To comment on the following update, log in, then open the issue:
http://www.openoffice.org/issues/show_bug.cgi?id=72851
                 Issue #|72851
                 Summary|5.bolum
               Component|Word processor
                 Version|1.0.0
                Platform|All
                     URL|
              OS/Version|All
                  Status|UNCONFIRMED
       Status whiteboard|
                Keywords|
              Resolution|
              Issue type|DEFECT
                Priority|P3
            Subcomponent|printing
             Assigned to|mru
             Reported by|kocakurt





------- Additional comments from [EMAIL PROTECTED] Thu Dec 21 08:11:40 -0800 
2006 -------
BESINCI BÖLÜM 

NEFSI YENMEK VE SEYTANA KARSI KOYMAK 
Akli basinda olan kimsenin, nefsin azgin arzularini açlikla sindirmesi 
gerekir. Çünkü Allah'in (C.C.) düsmanmi (nefsin azgin arzularini) ancak açlik 
gemleyebilir. Nefsin azgin arzulan, yemek ve içmek seytanin vasitalaridir. 
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur: 
"Seytan, insan vücudunda kan damarlari yolu ile dolasir, Binan-aleyh siz onun 
dolasim yolunu açtikla daraltiniz. Kiyamet günü, insanlarin Allah (C.C)'a en 
yakin olani, en uzun müddet aç ve susuz kalanidir." 
Insanoglu hesabina en büyük tehlike kaynagi, midenin doyumsuz arzularidir. Hz. 
Adem (A.S.) ile Havva'nin huzur ve istikrar yurdundan (cennetten) çikarilarak 
horluk ve yokluk diyarina (dünyaya) gönderilmelerinin sebebi odur. 
Bilindigi gibi bir agaç meyvesinden yemek, kendilerine Allah (C.C) tarafindan 
yasaklandigi halde azgin arzularina yenilerek sözkonusu agacin meyvesinden 
yediler de çirilçiplak kaliverdiler. 
Tahkike göre mide asiri arzularin kaynagidir. Hikmet ehlinden biri der 
ki, "nefsinin kontrolü altina giren kimse, onun azgin arzularindan hoslanmaya 
mahkûm olmus, onun yanilmalar zindar.fnda tutuklanmis ve kalbini faydali 
seylerden mahrum etmis olur. Vücud azalari topragini azgin arzularla 
sulayanlar, kalblerinde pismanlik agaci dikmis olurlar." 
Ulu Allah (C.C.) canlilari üc türlü yaratmistir: Melekleri akilli ve fakat 
azgin isteksiz yaratmistir. Hayvanlari azgin isteklerle donatmis fakat onlarin 
yapisina akil katmamistir. Insanoglunu ise akil ve arzulari birarada yapisina 
katarak yaratmistir. Buna göre aklini azgin arzularinin kontrolüne veren kimse 
hayvanlardan asagidir, bunun tersine azgin arzularini aklinin kontrolü altinda 
tutan kimse de meleklerden üstündür. 
HIKAYE 
Ibrahim Havvas (rahimullahu) anlatiyor: Bir gün Likam daginda idim. Bîr nar 
agaci gördüm, canim çekti, ondan bir nar kopararak yardim, eksiymis, elimden 
attim ve yoluma devam ettim. Az ileride birini gördüm, yere serilmis ve 
üzerine arilar üsüsmüstü. 
Adama selâm verince "aleykümselam, ya Ibrahim" diye cevap verdi. "Beni nereden 
taniyorsun" diye sordum. "Allah (C.C)'i taniyanlara hiç bir sey sakli degildir 
karsiligini verdi. Ona "anlasilan Allah (C.C) ile münasebetin var, su 
arilardan seni kurtarmasini O'ndan istesene" diye takildim. 
Bana su cevabi verdi, "ben de senin Allah (C.C) ile münâsebetin oldugunu 
saniyordum. Asil kendin, nar düskünlügünden seni kurtarmasini istesene! Nar 
düskünlügünün acisini insan ahirette çeker, oysa ari sokmasinin acisi 
dünyadadir. Öte yandan ari sokmesi vücudu incittigi halde azgin arzular, 
ignelerini kalbe batirirlar." Bana agir, fakat faydali bir ders veren adami 
kendi hatinde birakarak yoluma devem ettim. 
Nefsin asin arzulari padisahlari köle yaptigi gibi sabir da köleleri 
padisahliga yükseltir. Hz. Yusuf (A.S.) sabri sayesinde Misir meliki oldu. 
Buna karsilik Züleyha, nefsinin azgin arzusu yüzünden. Hz. Yusuf'a (A.S.) 
karsi duydugu aski gemleyemedigi için zavalli, düskün, yoksul, yasli ve 
gözlerinden mahrum bir duruma düstü. 
Ebul Hasan Errazi'nin (rahimullahu) anlattigina göre, ölümünden iki yil sonra 
babasini rüyasinda görür, üzerinde katrandan bir elbise vardir. Ona 
sorar, "babacigim, niye seni cehennemliklerin kiligi içinde görüyorum." 
Babasi "yavrum, nefsim beni cehenneme sürükledi! Sakin nefsine aldanma" der. 
Sairin biri bu konuda söyle der: 
Basima dört belâ sarildi. 
Sapikligim ve iradesizligim yüzünden düstüm pençelerine: 
Seytan, dünya, nefsim ve sonu olmayan arzular. 
Hepsi de düsmanim, acaba kurtulus nasil? 
Ihtiras ve kuruntularin karanliginda 
Nefsimin beni sonu olmayan arzulara çagirdigini görüyorum. 
Hatem'ül Asam (rahimullahu) der ki. "nefsim ayakbagim. ümim silâhim günahim 
hayal kirikligim ve seytan da düsmanimdir. Nefsimin arzusun, hiç bir zaman, 
uymam." 
Ehli marifetten bir zatin söyle, dedigi nakledilir: Cihad üç türlüdür. 
Birincisi kâfirlerle savasmaktir ki, bu zahiri cihad'dir. 
Ulu Allah'in 
"Allah yolunda cihad edenler..." 
(Maide Sûresi. 54) 
Ayet-i celilesinde , cihadin bu çesidine isaret edilmistir. 
Ikinci çesit cihad, ilimle ve inandirici deliller ile batilin taraftarlarina 
karsi verilen cihaddir. 
"En iyi usulle onlara karsi koy" (Nahl Sûresi. 125) 
Ayet-i kerimesi, bu çesit cihada isaret eder.
Üçüncü çesit cihad, kötülügü emreden nefse karsi verilen cihaddir. Bunun 
hakkinda Allah söyle buyurur: 
"Bizim ugrumuzda cihad edenlere yollarimizi gösteririz" 
(Ankebut Sûresi. 69) 
Peygamberimiz (S.A.S.) de bu konuda söyle buyurur: 
— "En faziletli cihad. nefse karsi verilen cihaddir." 
Nitekim sahabîler (Allah (C.C) onlardan razi olsun) kâfirlere karsi verilen 
bir savastan dönünce "küçük cihaddan büyük cihada döndük" derlerdi. 
Nefse, seytana ve azgin isteklere karsi verilen cihada "büyük cihad" ismini 
vermelerinin sebebi sudur: Nefse ve azgin arzulara karsi verilen cihad 
araliksizdir, oysa kâfire karsi arasira savas verilir, öte yandan cephe 
savasçisi düsmanini görür, fakat seytan görünmez, görünür düsmana karsi cihad 
vermek, görünmez düsmanla cihad etmekten daha kolaydir. 
Bir de seytana karsi savasirken onun. senin nefsinde bir destekçisi vardir, bu 
destekçi nefsin azgin arzularidir, oysa ki kâfirlerle yapilan savasta onlarin 
senin nefsinde öyle bir yardimcilari yoktur, bu yüzden seytana karsi verilen 
cihad daha çetindir. 
Yine savasta kâfir öldürürsen zafer ve ganimet elde edersin, kâfir seni 
öldürürse sehitlik rütbesi ile cennet kazanirsin. Halbuki seytani 
öldüremezsin, ama eger o seni öldürecek olursa Allah'in cezasina çarpilirsin. 
Nitekim derler ki: "Savasta atini elinden kaçiran kimse düsmanin eiine düser, 
buna karsilik imanini yitiren kimse Allah'in gazabina ugrar, böyle bir seyden 
Allah (C.C)'a siginiriz!..." 
Diger yandan, kâfirlerin eline esir düsen kimsenin elleri boynuna baglanmaz, 
ayaklarina pranga vurulmaz, aç ve çiplak birakilmaz. Oysa Allah (C.C)'in 
öfkesine muhatap olan kimsenin yüzü kara olur. Elleri boynuna kelepçelenir, 
ayaklan atesten prangalara vurulur, yedigi ates, giydigi ates ve içtigi ates 
olur.

---------------------------------------------------------------------
Please do not reply to this automatically generated notification from
Issue Tracker. Please log onto the website and enter your comments.
http://qa.openoffice.org/issue_handling/project_issues.html#notification

---------------------------------------------------------------------
To unsubscribe, e-mail: [EMAIL PROTECTED]
For additional commands, e-mail: [EMAIL PROTECTED]


---------------------------------------------------------------------
To unsubscribe, e-mail: [EMAIL PROTECTED]
For additional commands, e-mail: [EMAIL PROTECTED]

Reply via email to