*MİLLİ HAKİMİYET, RUH VE ESAS
MESELESİDİR!..*<http://ozkanbostanci.blogcu.com/MILLI+HAKIMIYET_+RUH+VE+ESAS+MESELESIDIR___/>
Validemin mezarı önünde ve ALLAH huzurunda and içiyorum:
MİLLİ HAKİMİYET uğrunda canımı vermek, benim için bir vicdan ve namus borcu
olsun!..
MİLLİ HAKİMİYET öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve
tahtlar batar, mahvolur. (1924)
HAKİMİYET-İ MİLLİYE başka bir meseledir; CUMHURİYET, MEŞRUTİYET,
MUTLAKİYET-İ İDARE, İSTİBDAT yine başka birer meseledir!..
Bu dört şekil içinde muhtelif şekilde MİLLİ HAKİMİYET'in tatbik edildiğini
görmekteyiz...
Hatta İSTİBDAT'ta bile bir parça vardır.
MİLLİ HAKİMİYET, CUMHURİYET'in tekamülü demek değildir...
Çünkü MİLLİ HAKİMİYET, ŞEKİL DEĞİLDİR. RUH VE ESAS MESELESİDİR!
- Sultanlarla yönetilen memleketlerde VATAN için en büyük TEHLİKE,
sultanların düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır!...
*Meclislerle yönetilen memleketlerde de EN YIKICI YAN, bazı
MİLLETVEKİLLERİMİZİN ECNEBİ NAM VE HESABINA ÇALINMIŞ VE SATIN ALINMIŞ
OLMALARIDIR!..*
*MİLLET MECLİSLERİNE KADAR GİRMEK YOLUNU BULABİLEN VATANSIZLARIN VARLIĞI,
TARİHİ ÖRNEKLERİYLE BELLİDİR!..* (Ekim 1927)
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
***************************
*Bu sözleri okuyunca "NUR içinde yat, ATA'm!" dememek mümkün mü?..
Bir insan ancak bu kadar geleceği görebilir...*
Geçmişten ders alarak, geleceğe bu kadar parlak ışık tutabilir!..
ATATÜRK'ün dünyada ALLAH'tan başka TEK KORKUSU vardır:
MİLLET'i idare edenlerin SATILMIŞ, HAİN olması!..
Bu, GERÇEK bir TEHLİKE'dir!..
Geçmişte vardı, şimdi de vardır, gelecekte de olacaktır!..
Hiç bir millet, hiç bir toplum bundan azade değildir!..
Öyleyse buna en geçerli TEDBİR'i almak gerekir!...
İşte ATATÜRK'ün MİLLİ HAKİMİYET'ten ne anladığı burada barizleşir:
MİLLİ HAKİMİYET, MİLLET'in kendisini idare edenlere, onların İHANET'ine mâni
olacak müdahaleyi yapabilmesi; KADERİNİ ve GELECEĞİNİ bir-iki kendini
bilmezin eline ve diline bırakmamasıdır!..
MİLLET başındakilerin beceriksizliğini, ihanetini gördü mü, onları ALAŞAĞI
eder, ve en şiddetli şekilde cezalandırır!..
Bu uygulama bütün TÜRK devletlerinde vardı!
*Dünyada halk eliyle öldürülmüş hükümdarların çoğu TÜRK'tür!..*
Dünyada hükümdarları İHTİYARLAR KURULTAYI, ULEMA ve ORDU'nun kararları ile
görevden alınan; hatta ÖLÜM ile cezalandırılan TEK SİYASİ GELENEK,
TÜRKLER'dedir.
*BATI demokrasilerindeki "seçimle gelip seçimle gitme" diye makbul
gösterilen, suçu tespit edilen yöneticilerin "istifa" ederek ayrılması matah
bir şeymiş gibi yutturulan sistemler; yolsuzlukların, istismarların hatta
ihanetlerin azalmasına değil, artmasına yol açmaktadır.*
*Gerçek şudur ki, HALKIN ADALETİ ülkeyi yönetenlerin başında DEMOKLES'İN
KILICI gibi sallanmazsa; milletvekilleri, bakanlar ve cumhurbaşkanı
dokunulmazlık arkasına sığınırsa; bürokratlar yaptıklarından sorumlu
tutulmazlarsa; ülkeyi satarlar da kimsenin haberi olmaz!..*
600 yıllık OSMANLI DEVLETİ'nde her 6 padişahtan biri öldürülmüştür!..
Devletler aslında ortalama 50-150 yıl yaşarlar...
Kemal Tahir OSMANLI DEVLETİ'nin bu uzun ömrünü, "saltanatın HÜKÜMDAR, ULEMA,
ORDU üçlüsünün elinde bulunmasına, ve bunların birbirini denetlemesine"
bağlar...
Bir çok sözde aydın her 4 sadrazamdan birinin idam edilmiş olmasını dile
getirir ama, bunun müspet etkisini teşhis edemez.
İşin enteresanı, OSMANLI'yı da aşarak 1800 yıl ile rekor kıran ROMA
İMPARATORLUĞU'nda da (Doğu-Batı bir arada) hükümdarların önemli bir kısmının
öldürülmüş olmasıdır!..
Bu arada haksız katledilenler yok mudur, vardır elbette!..
Ama DEVLET hayatında FERD'in varlığı önemsizdir...
Bu tip olaylar ancak "derin kesilen tırnak" kadar önem taşır, ancak o kadar
acı verir.
Önemli olan 7 yaşında tahta çıkan bir padişah zamanında da, deli olan bir
padişah zamanında da DEVLET'in ayakta kalabilmiş olmasıdır!..
Bu çok açık gerçeği sezen BATILILAR, DEVLET'imizi yıkmak için TANZİMAT ile
padişahların ölüm cezası vermesini kaldırtmışlardır!..
Kemal Tahir bunu o kendine has üslubu ile "Padişahlar istediği zaman kafa
kesmedikçe, sözünü nasıl geçirecek, memleketi nasıl idare edecek?" diye
sorar...
Aynı şekilde 1960 ihtilalinden sonra yine BATILILAR politikacıların idamını
önlemeye çalışmışlardır.
BATILILAR bunu insani duygularla değil, kendilerine uşaklık edenlere güvence
vermek için yapmışlardır!..
Tıpkı her kanlı terör olayından sonra bir takım kendini bilmezlerin
sokaklara dökülüp "idamlara son" diye bağırmaları gibi...
Amaç hapisteki canileri koruyup dışarıdaki maşalara cesaret vermektir.
Bu söylediklerimizin okuyanlar üzerinde ŞOK etkisi yaptığını hissediyoruz...
Ama sormak isteriz:
TÜRK DEVLETİ, DELİ İBRAHİM zamanında mı, AKILLI DEMİREL zamanında mı daha
çok borçlandı?..
Çocuk AVCI MEHMET zamanında mı, CİN FİKİRLİ ÖZAL zamanında mı ahlâk daha
bozuldu?..
"MÜSTEBİT" ABDÜLHAMİT zamanında mı, yoksa DEMOKRAT DYP-SHP veya AKP
iktidarında mı bölünme bu kadar büyük tehlike haline geldi, uşaklık bu kadar
arttı?..
Kaldı ki, 600 yıllık OSMANLI döneminde öldürülen padişah, vezir, komutan,
ulema, sanatçı, sayısı 500'ü bulmaz!..
Bunların hepsinin haksızlığa kurban gittiğini farzetseniz bile, 1965-1995
arası Demirel-Özal döneminde ölen masum 30.000 insandan, 2000-2009 arasında
olan sivil ve asker kayıptan çok daha azdır!..
Bu ilk grubun içinde başbakan (Nihat Erim), bakanlar, milletvekilleri,
subaylar, yazarlar, bürokratlar, öğretmenler vardır!
Hepsi beceriksiz politikacıların sebep olduğu anarşi yüzünden hayatlarını
kaybetmişlerdir...
Onların pısırıklığı yüzünden düşürülen uçaklarda, batırılan gemilerde, veya
trafik kazalarında ölenler de, en az 50.000 kişidir.
Biz diyoruz ki; böyle olacağına, yani masumlar öleceğine; beceriksizler,
satılmış ve hainler cezalandırılmalıdır!..
Açıkçası, *ÜLKEYİ YÖNETMEYE TALİP OLAN, KELLESİNİ KOLTUĞUNA ALMALI; CANI
PAHASINA BU GÖREVİ ÜSTLENMELİDİR!..*
*Ancak öyle olursa, kendini değil, VATAN'ı düşünür!...*
ATATÜRK öyle yapmıştı!.. Abdülhamit zamanında hapse düşmüş, işgal zamanında
hakkında tutuklama emri çıkmış, nihayet idam fermanı verilmiş ve defalarca
suikaste uğramıştı...
Bütün bunlara rağmen, hiç bir zaman "dokunulmazlık" arkasına
sığınmamıştır!..
"Dokunulmazlık" ondan sonra gelen korkakların icadıdır, amaç ta memleketi
daha kolay soymak, hatta satmaktır!..
Baştakiler cezadan kurtulunca, onlara uşaklık eden bürokratlardan da hesap
sormak imkânsızlaşmıştır...
Minareyi çalan kılıfını hazırlamıştır...
Hırsız kendi ortağını cezalandırırsa, yenisini bulamaz!..
İşte herkesin gözü önünde DEVLET'in varlığı arsızca kemirilirken,
müsebbiplerin ellerini kollarını sallıya sallıya dolaşmalarının sebebi
budur!
Bazı kendini bilmezler, "saltanat" döneminde padişahların bir nevi "ilah"
olduğunu; astığı astık, kestiği kestik, zalim, insafsız, kontrolü imkânsız
varlıklar olduğu imajını yaymışlardır!..
Ama tarih gösteriyor ki, OSMANLI padişahları bizim son 8 cumhurbaşkanımızdan
daha fazla denetime tabi idiler...
*Her 6 padişahtan birinin öldürülmesi bir yana, 36 padişahtan 14'ü tahttan
indirilmiştir!..*
Asıl şimdiki yöneticiler bir nevi ilahtır!..
Cumhurbaşkanları, başbakanlar, parti başkanları en kötü OSMANLI padişahından
daha büyük hatalar yaptıkları, daha fazla zarar verdikleri halde "kıllarına
dokunulamaz, yerlerinden edilemez" bir hüviyete sahiptirler!..
*İsmet Paşa 49 yıl CHP'nin başına çöreklenerek KANUNİ'nin saltanat rekorunu
kırmıştır...*
*Demirel 35 yıl TÜRKİYE'nin kaderinde söz sahibi olarak 2. Abdülhamid'i
geçmiştir...*
Üstelik onun onda biri kadar hayrı dokunmadığı halde!..
*Celal Bayar 20, Menderes de 15 yıl ile 36 PADİŞAH'tan 20'sinden fazla
adlarını gündemde tutmuşlardır...*
Ve bunlardan bir tek MENDERES, hem de bunlara göre daha az suçlu olanı,
cezasını çekmiştir.
Bu "tek adam" hastalığı ATATÜRK'ten hemen sonra başa geçen İsmet Paşa'nın
kendini "milli şef" ilan ettirmesiyle başlamış, ondan Menderes'e, Demirel'e,
Özal'a bulaşmıştır...
Ve tabi ki, şimdide Erdoğan'a!..
Onlardan da komutan ve genel müdürlere geçmiştir...
Pek azı müstesna!..
Hepsi MİLLET'in EFENDİ, kendilerin sadece "hizmetle görevli" olduğunu
unutmuşlardır!..
Ama hepsi MİLLET VİCDANI'nda mahkûm olmuşlardır...
İLAHİ ADALET elbette yaptıklarının hesabını soracaktır...
Bu dünyada olmazsa, öbür dünyada!..
Tekrar ediyoruz, *MİLLİ HAKİMİYET, MİLLET'in bizzat kendisinin, bilhassa
ÂLİMLERİ ve ORDUSU ile siyasi iktidarı denetlemesi, yanlış kararlarına
müdahale etmesi, İHANET'e asla imkan vermemesidir!.. *
**
*Buna tevessül edenleri de şiddetle cezalandırmasıdır!..*
*"Oy ile denetleme" bir aldatmacadan ibarettir!..*
Her başa geçen kişi; çalıp çırptıktan, hatta MEMLEKET'i batırıp DEVLET'i
yıktıktan sonra dahi, başına gelebilecek en büyük felaketin "bir daha
seçilmemek" olduğunu düşünürse; daha fazla çalmak için elinden geleni ardına
koymaz!..
BATI'da 1995'den sonra gelişen TEMİZ ELLER arayışı, aslında bizim sözünü
ettiğimiz nitelikte ETKİLİ bir DENETİM metoduna duyulan hasreti yansıtır!..
*Ama TÜRKİYE'de o tarihten sonra çalıp çırpmalar, hatta vatanı satmalar daha
da artmıştır.*
Bir husus daha var:
Bazı yobazlar "HAKİMİYET kayıtsız şartsız ALLAH'INDIR" sloganıyla ortaya
çıkmışlardır...
Elbette ki, İSLAM inancına göre, "yere düşen yaprak"ta dahi O'nun hükmü
vardır.
TAKDİR-İ İLAHİ HER ŞEYE HÂKİMDİR. Ama bu, "insanlar doğruyu yanlışı
seçemezler" anlamına gelmez...
Dünyada HÂKİM, HÜKÜMDAR olamazlar anlamına hiç gelmez...
*Bunlar GERÇEK İSLAM'ı hiç bilmeyen, insanın ALLAH'IN yeryüzündeki HALİFESİ
olduğundan bihaber olanlardır.
İşte ATATÜRK'ün "DİN ile DEVLET işlerini ayırmak istiyoruz" derken karşı
çıktığı, bu yobazca tutum idi... *
**
*İSLAMİYET'te olmamasına rağmen HACI-HOCA takımına DEVLET İDARESİ'nde SÖZ
HAKKI vermek isteyenlerdi!*
Özkan BOSTANCI
ozkanbostanci.blogcu.com
--
..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.
Allowed either use or coppy this message as its source.
Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation
--
Özkan BOSTANCI
ozkanbostanci.blogcu.com
--
..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.
Allowed either use or coppy this message as its source.
Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"asr_isaadet" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/asr_isaadet?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---