*TÜRK DİYARI 1* <http://ozkanbostanci.blogcu.com/TURK+DIYARI+1/>
- TÜRKİYE halkı, IRKEN veya DİNEN ve HARSAN yekdiğerine karşı HÜRMET-İ
MÜTEKABİLE ve FEDAKÂRLIK hissiyatı ile meşhun ve MUKADDERAT ve MENAFİ-İ
MÜŞTEREK olan bir heyet-i içtimaiyedir.(1922)
*- Ben TÜRK ELİ'nin kahraman bir bucağındayım...*
*Yazık ki oraya "Bekir Diyarı" diyorlar... *
*Fakat özünde TÜRK DİYARI idi. *
*Bizim diyarımız OĞUZ TÜRKÜ'nün has kaynağıdır!.. *
*Biz de bu yüce kaynağın çocuklarıyız.* (26.9.1932 Diyarbakır)
*Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
******************************
- ATATÜRK, Batılıların 1800'lerden beri uyguladıkları politika ile ülkemizi
karıştırmaya, Kürt boyundan vatandaşlarımızı kullanarak devam edeceklerini
bildiği için; işe TÜRKİYE HALKI'nı tanımlamakla başlamış, ve DIYARBAKIR'ı
ele almıştır.
Diyar-ı Bekir olarak bilinen bu şehre o günden sonra, tabii kaynaklarına
uygun olarak DIYAR-I BAKIR denmesi, ATATÜRK'ün Kürt ayırımcılığına karşı o
günlerde aldığı tavrı göstermesi bakımından önemlidir.
*Aslen Diyarbakırlı olan büyük TÜRKÇÜ Ziya Gökalp, bir ara kendisinin "Kürt
olup olmadığı"nı da araştırmış ve şu sonuca varmıştır:*
*- "Diyarbakır şehrinde oturan halk, ta SELÇUKLULAR ve ARTUKOĞULLARI
zamanından beri TÜRK'tür. *
*Sonradan HARZEM TÜRKLERİ, AKKOYUNLU ve KARAKOYUNLU TÜRKMENLERİ de gelerek
bu TÜRKLÜĞÜ arttırmıştır. *
*Şehrin lisanı gösteriyor ki, Diyarbakırlılar TÜRK'tür. *
*Buradaki kültür, en zengin TÜRK KÜLTÜRÜ'dür. *
*Folklora dair topladığımız masallar, şarkılar, atasözleri, ilh. buna
şahittir!.."*
- "Diyarbakır'da eskiden beri oturanlar TÜRK olduğu gibi, bir kaç nesil
evvel filân aşiretten yahut kazadan gelerek, buradaki TÜRK kültürüne göre
terbiye almış ve ana dil olarak ilk çocukluğunda TÜRK lisanıyla konuşmaya
başlamış olan bütün fertler de TÜRK'tür."
- "İlk defa İstanbul'a gittiğim zaman, orada eskiden kalmış fena bir
alışkanlığa bağlı olarak bütün Karadeniz halkına Laz, bütün Suriye ve Irak
halkına Arap, bütün Rumeli halkına Arnavut dedikleri gibi; bizim gibi doğu
vilayetleri halkından bulunanlara da Kürt milliyetini yakıştırdıklarını
gördüm!..
Hakikati bulabilmek için, bir taraftan TÜRKLÜĞÜ, bir taraftan Kürtlüğü
tetkike başladım."
- "Diyarbakır şehrinde ana dil TÜRKÇE olmakla beraber, her fert biraz Kürtçe
bilir.
Lisanda bu ikilik, iki şekilde açıklanabilirdi.
Ya Diyarbakır'ın TÜRKÇE'si, bir KÜRT TÜRKÇESİ idi...
Yahut Diyarbakır'ın Kürtçesi, bir TÜRK KÜRTÇESİ idi!.."
- "Lisan tetkiklerim gösterdi ki, DIYARBAKIR'ın TÜRKÇESİ; Bağdat'tan
Adana'ya, Baku'ya, Tebriz'e kadar uzanan tabii bir lisandan, yani AKKOYUNLU
ve KARAKOYUNLU TÜRKLERİ'ne mahsus bulunan AZERİ lehçesinden ibarettir!..
Bu lisanda hiç bir sun'ilik yoktur!.."
- "Diyarbakırlıların sınırlı kelimelerden ibaret olarak söyledikleri
Kürtçe'ye gelince, bu lisanın köylerde konuşulan Kürtçe'den farklı olduğunu
gördüm...
Zaten bir çoğunun bildiği Kürtçe kelimeler "gel, git" gibi bir kaç tabire
inhisar eder.
Bu lisanı yalnız Kürtler ile onuştukları zaman kullanırlar.
Boşlukları TÜRKÇE kelimelerle doldururlar...
Kendi aralarında YALNIZ TÜRKÇE konuşurlar."
- "Kürtçe Farsça'nın akrabası olduğu halde, dilbilgisi itibariyle hiç ona
benzemez!..
Çünkü, Farsça'da bulunmadığı halde, Kürtçe'de hem erkeklik ve dişilik, hem
de Arapça'da ve Latince'de olduğu gibi kelime sonunda harf değişmesi
vardır." (Yani Kürtçe kelime açısından olduğu gibi, gramer açısından da
Hint-Avrupaî-Samî-Turanî dillerin bir karışımıdır, bu da bölgesel
özelliğinden gelir. Y.N.)
*- "Diyarbakırlılar Kürtçe'nin erkeklik-dişilik, harf değişmesi kaidelerini
tamamiyle atıp, Kürt sentaksını TÜRK dilbilgisine uydurarak sun'i bir Kürtçe
icat etmişler... *
*Linguistik bakımdan gayet mühim olan bu vakıa, Diyarbakırlıların TÜRK
olduğunun en büyük delilidir!.."*
- "Diyarbakırlıların TÜRK olduğunu ispat eden delillerden birini de mezhep
sahasında buldum. Diyarbakır'ın hakiki halkı bütün TÜRKLER gibi
Hanefi'dirler...
Kürtler ise umumiyetle Şafi'dirler...
Doğu ve Güney vilayetlerimizdeki bütün şehirlerin halkı Kürtçe'yi
Diyarbakırlılar gibi bozarak konuşurlar...
Hanefi olmak alâmetiyle de Kürtlerden ayrılırlar."
- "Irkça TÜRK olmadıkları halde, terbiye ve kültür bakımından tamamiyle TÜRK
ruhuna sahip.
Ve saadetlerimiz gibi felâketlerimize de ortak bir çok dindaşımız vardır
(Araplar, Acemler gibi).
Aldıkları terbiye dolayısı ile bunlar, TÜRK cemiyetinden başka hiç bir
millet içinde yaşayamazlar.
Bunları TÜRKLÜĞÜN dışında saymak, milliyetin ilmi mahiyetini bilmemekten
ileri gelir."
- "Dedelerimin Kürt ve Arap muhitinden geldiğini anlasaydım, yine TÜRK
olduğuma hüküm vermekte tereddüt etmezdim!..
Çünkü MİLLİYETİN YALNIZ TERBİYEYE DAYANDIĞINI sosyal incelemelerimle
ANLAMIŞTIM!.."
*(Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri sf.228-232)*
Ziya Gökalp bu satırları 1922'de yazmış!..
2000 yılında hâlâ "yöre halkı" deyimini kullanarak bütün Güneydoğu halkına
Kürt demeye getirenler var!..
Oralara gidip Mesut Yılmaz gibi, *"Demokrasi Türk'ün de, Kürd'ün de
hakkıdır."*
*"Avrupa Birliği'nin yolu, Diyarbakır'dan geçer"* diye nutuk atanlar var!..
*Ne yazık ki, ne Ziya Gökalp'in araştırması, ne de ATATÜRK'ün tavrı
benimsenmemiş, konuya aynı hassasiyetle yaklaşan çıkmamıştır.*
*Bir kere daha belirtelim ki, TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşı olan herkes
TÜRK'tür!..*
Bu ülkede yaşayan herkes DİN, KÜLTÜR ve KARŞILIKLI MENFAAT bakımından
birbirine sımsıkı bağlıdır.
Ayrıca birbiri için FEDAKÂRLIK yapmaktadırlar.
Doğudakiler düşmanın kovulmasında batıdakiler ile birlikte savaşmışlardır.
Batıdakiler de doğuya KEBAN ve GAP yatırımlarını boğazlarından kısarak
yapmışlardır.
TÜRKLER kendileri topraksız iken, geçen asırda yurtları işgâle uğrayanları;
Karadeniz sahillerine.
Adapazarı'na.
Eskişehir'e.
Bursa'ya yerleştirmişlerdir.
Bu bakımından artık bu ülkede her bakımdan kaynaşmış TEK bir MİLLET vardır.
Kürtlük, Çerkeslik, Lazlık ancak köy düğünlerinde, "Çerkes Tavuğu", "Arnavut
Ciğeri" gibi yemek adlarında, "Yörük çadırı", "Kürt traşı" gibi âdetlerde
yaşayabilir.
*Bu topluluklar zaten örf, âdet, din yönünden TÜRK'ten farklı değildirler.*
Tek farklılık gibi gösterebilecekleri şey, *YAZI'ya geçmemiş, DİL haline
gelmemiş, sayısı 50'yi bulan yöre ağızlarıdır... *
*Bir köy diğer köyü anlamaz...*
TUVA, CUVAŞ, YAKUT TÜRKLERİ'nin lehçeleri, bizim TÜRKÇE'mize Kürtçe
ağızlardan çok daha uzak ve anlaşılmaz olduğu halde, bu insanlar kendilerini
TÜRK sayıyorlar!..
*Kaldı ki, ORTAASYA'da karşılaştığımız Kürtler, AZERİ ve TÜRKMEN ağzıyla
konuşuyorlar!..*
Yani İran ve Irak'a yakın olmadıkları için, Arapça ve Acemce dillerini
bozmamış!
1000 yıldır birlikte olduğumuz, OĞUZ'un BEÇENE (Peçenek) ve BOĞDÜZ (Bohtan)
boyundan olan, bir kısmı da KUMAN Türklerinden gelen bu insanlar, nasıl
başka bir millet sayılabilir?..
*Bu yüzden bu kesim adına hareket ettiğini öne süren bazı densiz kişilerin
MİLLÎ BİRLİĞİ ve MİLLET RUHU'nu zedeleyecek hiç bir davranışına izin
verilemez.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nde YAŞAMA HAKKI, ancak TÜRK MİLLİYETİ'ne ve TÜRK
DEVLETİ'ne azamî önem verilmesiyle kaimdir! *
*TÜRK MİLLETİ ve TÜRK DEVLETİ'nin YAŞAMA HAKKI'nı kaybetmesindense; TÜRK
MİLLETİ ve TÜRK DEVLETİ'ni benimsemeyenlerin YAŞAMA HAKKI'nı kaybetmeleri
evlâdır!..*
Öte yandan, Avrupa ve Asya'daki soydaşlarımız da TÜRK'türler!..
Boşnak, Pomak, Azeri, Özbek, Tatar gibi tanımlar millet değil; coğrafi
bölgelere göre boy ve oymak farkını gösterir.
Bunlar sadece farklı tip ve folklorik özelliklere ait ifadelerdir.
Geçmişin büyük TÜRK devletleri (Attila, Cengiz, Osmanlı, Timur) hiç bir
zaman bu ayrılıkları vurgulamamışlardır.
Geleceğin TÜRK devletleri de, bu boy farklılıkları unutulduğu nisbette büyük
olacaktır.
*Zaten Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nin bulunduğu bölgenin tarihi adı
TÜRKİSTAN'dır!.*
Ancak yeni bağımsızlığa kavuşan ve bazısı devlet sahibi olan bu topluluklar,
halen bir benlik arayışı içinde oldukları için, STALİN'in kendilerine
"millet" olarak aşıladığı boy adlarına önem vermektedirler.
*Mesela Özbekler, yaşadıkları bölgeye TÜRKİSTAN derken, kendilerinin "TÜRK
değil, Özbek olduğunu" öne sürüyorlardı!.. *
*Halbuki TAŞKENT'in ana caddelerinden birinin adı BÜYÜK TURAN idi!.. *
*Ne anlama geldiğini bile unutmuşlardı. *
*Bir süre sonra farklı düşünmeye başladılar.*
*Bu konuya, TÜRK kardeşlerimizi rencide etmeden yaklaşmak gerekir.*
*"Siz bizdensiniz,"* yerine *"Biz sizdeniz"* demek, daha çok gönül
kazanır...
Doğrusu da budur!..
Biz daha önce TÜRKMEN'dik.
KIRGIZ'dık.
*Ancak ondan önce onlar da biz de GÖK-TÜRK idik!..*
İşte o noktaya gelinceye kadar *"biz sizdeniz"* demek uygun olur...
Zaten ATATÜRK, *"onlar bize değil, biz onlara yaklaşmalıyız"* demiştir!..
Yalnız bir hususu unutmamak gerekir:
*Her bir TÜRK boyunun kendine has özellikleri vardır!..*
Bunlardan iyi olanları kendimize örnek olarak almalı ve ırkımızın
vasıflarını en mükemmele götürmeliyiz.
*Meselâ her TÜRK bir ÇEÇEN kadar İMANLI, CESUR, SAVAŞÇI ve VATANI İÇİN
ÖLMEKTEN ÇEKİNMEYEN.*
*Bir AZERİ kadar MÜSİKİŞİNAS.*
*Bir ÖZBEK kadar ŞAİR.*
*Bir BOŞNAK veya LAZ kadar ÇALIŞKAN.*
*Bir ÇERKEZ kadar SABIRLI.*
*Bir OSMANLI kadar da ŞEHİRLİ, TEŞKİLATÇI ve EFENDİ olmalıdır.**
Özkan BOSTANCI*
ozkanbostanci.blogcu.com
--
..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.
Allowed either use or coppy this message as its source.
Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation
--
Özkan BOSTANCI
ozkanbostanci.blogcu.com
--
..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.
Allowed either use or coppy this message as its source.
Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"asr_isaadet" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to
[email protected]
For more options, visit this group at
http://groups.google.com/group/asr_isaadet?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---