Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Kutlu Doğum Haftası’nın FETÖ projesi olduğu tartışmaları sırasında nedense
devreye birden eski Diyanet İşleri Başkanlarından Ali Bardakoğlu girmiş
gazete ve televizyonlarda yaptığı yorumlarla meseleyi sahiplenmişti.
Bardakoğlu neden bu kadar heyecanlanmıştı? Onu hareketlendiren sebepler
neydi? Yıllardır yürüttükleri FETÖ-vari projelerin ellerinden gideceği
zehabına mı kapılmıştı?
Zira Ali Bardakoğlu Diyanet’i hiç bırakmamıştı. O, her zaman gölge başkan
vazifesindeydi. Belki FETÖ ile mücadelede yeterince fikrî ve dinî mücadele
edilmemesinin sebebiydi. FETÖ’ye siyasetçilerimiz kalkıştığı işgal hareketi
nedeniyle her sözü söylemektedir. Peki, Diyanet de aynı söylemle mi karşı
çıkmalıydı? Son çıkan rapor sayılmazsa dinî ve fikrî konuda hiç mücadele
verilmiş miydi?
Bugün şu artık herkes tarafından biliniyor ki; FETÖ, "Dinler Arası Diyalog"
projesiyle Peygamber efendimizi yok sayıp bunun neticesi olarak da ülkeyi
ve Müslümanları Haçlılara peşkeş çekecekti!
Peki, Bardakoğlu ve ekibi FETÖ’nün fikirlerini devam ettirdiklerinin
farkında değil midir? Bunlara tövbe ettiklerini duymadıkça samimiyetlerine
inanmak zor olacaktır.
Ali Bardakoğlu Diyanet’in başından ayrıldıktan sonra Yönetimi Diyanet
tarafından oluşturulan Türkiye Diyanet Vakfı’na bağlı 19 Mayıs Üniversitesi
bünyesinde kurulan Kur’an Araştırmalar Merkezi (Kuramer)’nin başına geçti.
Kuramer’in maksadı anlatırken Müslümanların geri kalmışlığından ve Kur’anı
anlamakta geciktiğinden bahisle, batıda bu konuda yapılan çalışmaları
alkışlayıp bunları anlamak gerektiği ifade edilmektedir. Kur’an-ı kerimi
Batılı müsteşriklerin yorumu ile okumak teşvik olunmakla, İslam’ı ve
Müslümanları nereye götürmek istemektedirler? Şimdi Bardakoğlu’nun önce
Diyanet’in, sonrasında ise Kuramer’in başında iken iki faaliyetine dikkat
kesilip bizi ve Müslümanları nasıl bir inanca götürdüklerini görelim!

Peygamberimizi yok sayan sadece FETÖ’cüler mi?

Diyanet’in 3-7 Mayıs 2000 tarihleri arasında Ankara’da tertiplediği
“Uluslararası Avrupa Birliği Şûrası”na Hamid Ebu Zeyd isimli Mısırlı bir
teolog da katılmıştı. Tebliğlerin aynı yıl kitap hâline de getirildiği bu
toplantıda Ebu Zeyd’in şu ifadelerine (c. I, s. 441-442) dikkat kesilelim:
“İlahiyata ve felsefeye başvurarak Kur’an'a, Sünnet’e ve İslâmî düşünceye
eleştirel bir şekilde yaklaşmayı düşünmemiz gerekir. Bence sahip olduğumuz
Kur’an düşüncesi, Kur’an’ın Allah’ın sözleri olduğudur. Ancak bu yeniden
mercek altına alınmalıdır. Biliyoruz ki, bu okunabilir bir metindir.
Geometrik işaretler, bilmediğimiz işaretler barındırmaz. Yani yeniden
gözden geçirilebilecek bir metindir. Kur’an bir sözlü iletim döneminden
seçti. Tarih boyunca simdi okuduğumuz Kur’an gelişti. Hicret’e kadar
Kur’an’ın yazılı ve sözlü hâlini kısıtlamaya çalıştılar. Okuduklarımızın
Kur’an geleneğine dayandığını söylediler… Daha sonra savunmasını yaparken,
sonsuz Kur’an denen kavramı buldular. Bunlara artık bir son verilmeli.
Peygamberin kim olduğu, sadece Kur’an’ı alan ve ifşâ eden bir amil mi
olduğu sorusu. Ya Peygamber de değildiyse? Gerçekten burada yazan sözlerin
Allah’ın sözleri, tarihi anlatan sözler mi olduğu sorusu. Arapça ve Arap
kültürüne hitaben. Farz edin ki Peygamber Hintliydi, o zaman Hindistan
kültürünün yansımalarını beklerdik…”
Görüldüğü üzere Ebu Zeyd’e göre Kur’an’ın Allah kelamı olduğu
tartışmalıdır!.. Her devirde içerisine bir şeyler katılarak bugünkü
şeklinin oluştuğu, Arap kültürüyle dolu bir kitap olduğu ve Hazreti
Muhammed’in peygamberliğinin de şüpheli olduğu açıkça belirtilmektedir.
Buradan “Şüphesiz Kur’an’ı biz indirdik, onu mutlaka biz koruyacağız” âyeti
ona göre Kur’an’a dışarıdan sokulmuş olmalıdır. Zira inanmış olsa bu
sözleri söylemesi imkânsız olurdu.
Evet, Ebu Zeyd işte bu düşüncede bir teolog idi. Konuşması sırasında orada
bulunan bir kısım ilim adamları Ebu Zeyd’i tenkit ettiklerinde Ali
Bardakoğlu kürsüye çıktı. Şimdi de eski Diyanet Başkanı’nın neler
söylediğine dikkat edelim:
“Muhterem bilim adamları, elbette ki, Sayın Ebu Zeyd başta olmak üzere,
tebliğ sunan arkadaşlara teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bilhassa Ebu Zeyd
fikirlerini açıkça ifade ettiler, kendisini tebrik ederim, çok mutlu oldum.
Biz, bu ortamlarda fikirlerimizi tartışmayacaksak, konuşmayacaksak başka
hangi ortamlarda konuşabiliriz; ona imkân yok. Hoşgörüden çok bahsediyoruz
ama fazla da hoşgörülü olmadığımızı ilk anda ele veriyoruz. Ben, şahsen Ebu
Zeyd’in yaklaşımlarından çok istifade ettim. Kendisini de yakinen takip
ediyoruz. İslam düşünce dünyasında ciddi problemlerin olduğu aşikâr,
bunları göz ardı ederek, İslam dünyasında hiçbir problem yoktur, büyük
medeniyetler kurduk falan diyerek… Yani; biz, kendi konularımızı dindar
olarak değil, bir akademisyen olarak bir ilahiyatçı olarak ele almak
zorundayız." (Aynı eser, c.I, s. 517-518).
Görülüyor ki Bardakoğlu’nun hoşgörüsü, Peygamber Efendimize fütursuzca
saldırana, Kur’an-ı kerime Allah kelamı değildir diyenleredir. Bardakoğlu
onlardan etkilenmekte ve istifade etmektedir.



Kuramer’in korkunç faaliyeti!

Peki, bugün Bardakoğlu’nun başında olduğu Kuramer neler yapıyor.
İncelendiği zaman görülecek olan şudur. Nerede İslam itikadına uygun
olmayan kitaplar var Kuramer onu yayımlıyor. Bakınız bunlardan birisi
2016’da yayınlanan, W. Montgomery WATT’a ait, “Hz. Muhammed Mekke’de” adlı
kitaptır. Bu kitap aynen Ebu Zeyd’in fikirlerini bir başka söylemlerle dile
getirmektedir. Şöyle ki:
“Hz. Muhammed’in, beşerden bir öğretmeninin olabileceği.. (s.199),
Kur’an’daki kıssaları aşina olduğu birinden almış olabileceği (s.199), o
günkü duruma uyması için kıssaların Hz. Peygamber’e sezgi yoluyla da
verilebileceği (s.201),” şeklindeki ifadeleri Kur’an-ı kerimin Allah kelamı
olduğunu inkâr etmekten başka nedir?
Nitekim Kur’an’ı, “Hz. Peygamber’in büyük bir deha eseri (s.198)” olarak da
tanıtması da bunun açık tezahürüdür. Peygamber efendimiz hakkındaki şu
sözlerine de dikkat kesilelim:
“Hz. Peygamber’in, davasında başarı için putlara tapma eğiliminde olduğu
(s.143), müşriklerden elde ettiği dünyevi menfaatler karşılığında onların
ilahlarını bir bakıma tanıdığı (s.139),  Lat ve Menat’ın semavi varlıklar
olduğu ve bunun İslamiyet’e aykırı olmadığı (s.139), tevhidi bildiren
Zariyat Suresi’nin 51. âyetinin sonradan eklendiği (s.169), Kur’an’ın genel
olarak hadislerdeki tarihî malzemeden çıkartılan resmî doğrular gibi olduğu
(s.169) ” vs…
Bu saçmalık ve dinsizlikleri kitapta fazlasıyla yer bulurken, ne yazık ki
mütercim veya yayıncı tarafından hiçbir tenkide tabi tutulmamıştır.



Ben hoşgörülü değilim!

Evet, Sayın Bardakoğlu! Ben Hazreti Peygamberi sadece bir beşer olarak
gören, ilahi mesajları çalışmakla okumakla elde ettiğini bildiren, Kur'ân-ı
kerimi Allah kelamı olarak görmeyen Ebu Zeyd ve Watt gibilere hoşgörülü
değilim. Size ise hiç değilim. Onlar açıkça dinsizliklerini bildiriyorlar.
Peki, siz ne yapıyorsunuz? Açık olun ve bilelim. Dinimizle oynamayınız!..
Bizi hoşgörüsüzlükle suçlarken şunu da açıklayın! Böylelerine cehennemi
hazırlayan Rabbimiz hakkındaki düşünceniz nedir? Hâşâ onu da
hoşgörüsüzlükle mi suçlayacaksınız? Yoksa Kuramer o âyetleri de
temizlemekle mi görevlidir?
Şurası muhakkak ki Bardakoğlu’nun Diyanet’ten ayrıldıktan sonra Kuramer’de
yaptığı çalışmalar daha bir dikkatle incelenmeye muhtaçtır. Hadislerin
ayıklanmasından sonra sırada Kur’ân-ı kerim mi vardı? Bu gayretleri yarın
Kur’ân-ı kerimi yıkmak ve bozmakla neticelenmesin! Gerçi onların gücü buna
yetmez ise de gençlerimizi zehirlemesinler.
Şimdi de belli mihraklar Görmez’i “Uluslararası İslam Üniversitesi"nin
başına geçirebilmek için olmadık atraksiyonlara girişmektedirler.
Kuramer’in başındaki Bardakoğlu ile hangi faaliyetlere imza atacakları
artık malum değil midir?
İşte bu düşünce sahipleri İslam’ı ve Müslümanları parça parça etmez mi?
Bunlar Kur’ân-ı kerim ve Peygamberimize olan inancı yıkıp Müslümanları
nerede birleştirecektir? Bunun cevabını verebilir mi?


TEFEKKÜR

Pür ateşim açtırma benim ağzımı zinhar
Zalim beni söyletme derunumda neler var
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ahmet-
simsirgil/597904.aspx

-- 

Salih Arıkan İletişim

Tel: 0506 514 96 93

Skaype: saliharikan2

Face: https://www.facebook.com/saliharikan4

Twitter: www.twitter.com/saliharikan77

İnsragam:  https://www.instagram.com/izmirliengelliler

TRT Kent Radyo İzmir programımız

https://www.youtube.com/watch?v=NvIqLtO81Gc&t=746s

Kıraç - Aşmak İçin Hareket

https://www.youtube.com/watch?v=dRlIgRJS9mQ

Bolvadin Gazi orta okulu seminerleri

https://www.youtube.com/watch?v=pEhNaUxbXmI&t=8s

Beyazay İzmir Çalışmalarımız

https://www.youtube.com/watch?v=DaQCle9YNVw&t=369s

Türkiye Beyazay Derneği İzmir şube başkanı Salih Arıkanın Demokrasi
Nöbetleri

https://www.youtube.com/watch?v=TNcvjPdyMbA&t=77s

Engelsiz İzmir hatıraları

https://www.youtube.com/watch?v=GMtHDCggLUQ&t=16s

*Kitabımı Sesli İstiyorum!*

https://www.change.org/p/kitabımı-sesli-istiyorum-tcmeb
"Toplu,Ulaşımda,sesli,uyarı,sistemi,istiyoruzhttps://www.change.org/p/
izmir-b%C3%BCy%C3%BCk%C5%9Fehir-belediyesi-toplu-ula%
C5%9F%C4%B1mda-sesli-uyar%C4%B1-sistemi-istiyoruz

İmza kampanyamız kaldırınları geri istiyoruz

https://www.change.org/p/belediyeler-emniyet-müdürlükleri-valilikler-iç-
işleri-bakanlığı-esnaf-odaları-ve-tüm-halkımız-kaldırımlarımızı-istiyoruz


Blogger

https://beyazayizmirhaberler.blogspot.com.tr

Web. www.beyazay.org.tr

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"asr_isaadet" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to asr_isaadet+unsubscr...@googlegroups.com.
To post to this group, send email to asr_isaadet@googlegroups.com.
Visit this group at https://groups.google.com/group/asr_isaadet.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap