6284: Aileden, Kadınlar Cehennemine…

 Alparslan Aydar
“Derin nefes alın ve hayal edin lütfen:

Evlisiniz ve evinizde eşinizle karşılıklı kahve içerek bir konuda
tartışıyorsunuz...

Tartışmanın bir yerinde kırılma yaşanıyor ve sorunlar aşılamaz bir noktaya
geliyor.

Eşiniz telefona sarılıyor ve polisi arıyor.

Sizi en az üç ay evinizden uzaklaştırmak/atmak için, kendini güvende
hissetmediğini söylemesi yeterli…"

Düşünelim…

Aksini ispat etmeniz için ne gerekir?

Karşı deliller mi?

İyi ama 6284, 8/3 delil veya belge aranmaz demiyor mu?

Bu madde nedeniyle artık neredeyse bütün boşanma davalarına evden
uzaklaştırma kararları eşlik ettiğini düşünüyoruz fakat gerçek rakamları
yetkililer elbet açıklayacaklardır.!

Bekliyoruz…

Aydınlanma Hareketi tüm insanlığa daha özgür ve daha adil bir dünya
vaadetti.

Halen, Derin Dünya'nın Irak ve Suriye'de demokrasi ve adalet için
bulunduğunu düşünüyorsanız eğer sözcükler anlamını yitiriyor.

Tüm dünyada katledilen milyonlarca insan...

Hepimiz Irak ve Suriye'de yaşananlara yakından şahid olduk.

Sorsanız, demokrasi, adalet ve insan hakları için geldiler.

Oysa gördüğümüz, kan, gözyaşı ve sömürüden ibaret...

Aydınlanma Hareketi için bilgi, hakikate ulaşmanın vesilesi değil,
yeryüzüne tahakküm kurmanın aracıdır.

Zira bilgi güç demektir.

Dünyanın yeni patronlarına göre eski ve eskiye ait ne varsa kötüydü ve
ortadan kaldırılmalıydı.!

Vahiy, gelenek ve aile...

Kamuoyuna lanse edilen şiddet haberlerinde kullanılan argümanların
neredeyse tamamı çarpıtılmaktadır...

Kadına Şiddet yaygarası, bu köklü projenin bir aparatından ibarettir..

Derin Dünya ve gönüllü neferlerinin gerçekleri çarpıtmaktaki mahareti
takdire şayandır...

Kendisini sol olarak tanımlayan fakat kapitalizmin bu topraklardaki
misyonerleri gibi davranan çoğu kadın dernekleri de boş durmadı.

2009 yılından beri daha yoğun bir saldırı altında olan Ak Parti
iktidarının, Kadın ve Aile politikalarının Gezi Aklı ile gösterdiği
paralellik, Ak Parti tabanının kadın dernekleri noktasındaki yanlızlığıyla
birleşince 2012 yılında Kadına Şiddetüzerinden sergilenen çarpıtmanın
meyvesi olan  ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair
Kanun' (6284) yürürlüğe girdi.

O günden bu güne her şey daha kötüye gidiyor.

En azından kanuna gerekçe olarak gösterilen kadın cinayetleri açısından
durum ortada.

Bizi biz yapan ve milletin yapı taşı olan aile yapımız çözülüyor.

Aile kurumu can çekişiyor.

Geçtiğimiz günlerde Fuat Tosun ne olduğunu, sebeplerini ve yaşananları
yazmayı denedi.

Belki gözlerimiz açılır ümidiyle de kitabına çarpıcı bir isim seçti:

Kadınlar Cehennemi…

“Kadınlar Cehennemi' ismi -empati oluşturma çabasının ötesinde bir gerçeği
de yansıtıyor. Özellikle boşanma sürecindeki erkekler, 'Maymunlar
Cehennemi' filmindeki insanlar kadar olmasa da büyük bir baskı altında
yaşamaya çalışıyor.

Evlerinden kovulmuş, karakolları mesken tutmuş, çocuklarından
koparılmış..."  (Fuat Tosun, Kadınlar Cehennemi)

Tüm kitap boyunca, sorular soruluyor, rakamlar veriliyor, dikkatimiz bize
gösterilen cambazdan farklı bir noktaya çekilmeye çalışılıyor:

"Erkek ölümlerinin de önemli kabul edilebilmesi için, politik olarak fayda
sağlaması şart mıdır?

İntihar eden evli erkeklerin sayısı yıllık binin üzerine çıkmış olmasına
rağmen neden kimse ses vermiyor?

Neden, çocuklarını öldürüp intihar cesaretini dahi gösteremeyen kadınlar
değil, öldürülen kadın haberleri gündem oluyor?

Neden kadınların taammüden öldürdükleri erkekler değil, öldüren erkek
haberleri gündem oluyor?

Neden annelerin öldürdüğü değil, babaların öldürdüğü çocuk haberleri gündem
oluyor?

Oysa hazır elde istatistikler  de var.!

Aile içi geçimsizlik nedeniyle intihar eden erkek sayısı kadınların
neredeyse dört katı.

Kadınlar, öz çocuklarını erkeklerden beş kat daha fazla öldürüyorlar...

Erkekler daha çok (boşanma sürecinde) devletin aile içi meselelere kadınlar
lehine karışması nedeniyle, içine düştükleri psikoloji sonucunda
öldürürken, kadınlarsa daha çok aldattıkları eşlerini, aldattıkları
sevgilileriyle birlikte öldürüyor.

Yani erkekler çoğu zaman cinnet halinde yani üzerlerindeki baskı nedeniyle
akıl sağlıklarını yitirdikleri anlarda öldürürken, kadınlar planlayarak
yani taammüden öldürüyor." (Kadınlar Cehennemi)

Tüm bu sorular, aslında ne olduğunu anlamamız için aile üzerinde
odaklanmamız gerektiğini söylüyor.

“Aileler üzerinde oyun tezgâhlayan güce birçok isim verilebilir. Kimi
Emperyalizm, kimi Faşizm, kimi de küresel güçlerden bahsedebilir ancak
Faşizmden Emperyalizme, küresel güçlerden diktatörlüklere kadar bütün bu
kavramların yaslandığı tek güç ‘para ve kapital’dir. Bu nedenle, aile
üzerinde oynanan oyunların tezgahlayıcısı olarak farklı kavramların
çevresinde dolaşmak yerine, sorumlu tanımlanırken ‘Kapitalizm’ kavramını
kullanmanın daha doğru olduğunu düşünmekteyiz.

Kapitalizm, seçimlerden değil, aynı hedef etrafında kenetlenmiş
topluluklardan korkar. Bu yüzden, etnik ayrıştırma, sınıf içi ayrıştırma ve
son olarak aileleri ayrıştırma, parçalama ve çürütme hedefini daima
gündeminde tutar.”(Kadınlar Cehennemi)

Zira parçalanmış aile demek: İki ev, iki araba, iki buzdolabı yani daha çok
tüketim demektir. Fazla acımasız bulanlar için kapitalizmin dünyayı ne hale
getirdiğine bir kez daha dönüp bakmalarını tavsiye ederiz.

Zira, malları sebebiyle azgınlaşan Müstekbir Zümresi asla doymuyor.

Sürecin mağdurlarınca oluşturulan Aile Platformu’nun geçtiğimiz günlerde
yaptığı açıklamada üzerinde durduğu temel noktalar ise şunlar:

İstanbul Sözleşmesi’nin iptali,

6284 Zulmü,

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’nin iptali,

Çocuk Haczi,

Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu (EYS),

Tek Taraflı Velayet,

Aile Reisliği ve Süresiz Nafaka Zulmü…

Dikkat edilirse medyada konu sadece nafaka ve çocuk haczi üzerinden ele
alınıyor.

Modern dünyada aileyi tehdit eden bir çok faktörden bahsedilebilir.

Fakat üzerinde durulması gereken asıl nokta:

Kadınların boşanmalarına ve kocalarına iftira atabilmelerine imkân sağlayan
yasal düzenlemelerin yürürlükte olduğudur.

Bu topraklarda hiç kimse bu güne kadar sonuçları itibariyle aile kurumunu
böylesine tehdit eden uygulamalara imza atmamıştır.

Ak Parti iktidarının neredeyse son on yıldır kesintisiz devam eden
saldırılardan sonra, ancak nefes alabildiğinin farkındayız.

Fakat artık GEZİ’den bu tarafa Ak Parti’nin Kadın ve Aile politikalarını
esir alan kadın derneklerinin değil, Aile Platformu’nun talepleri tüm
boyutlarıyla konuşulmalıdır.

Konuştuğumuz geleceğimizdir…

(Devam edeceğiz inşallah.)

-- 

Beyazay İzmir Faaliyetlerimiz

https://www.youtube.com/watch?v=HD58JVgFRRU&t=4s

Arkadaşlar Youtube kanalımıza abone olmanızı ve Çalışmalarımızı İzleyerek
Çevrenizle Paylaşıp Tanıtmanızı rica ederiz.

https://www.youtube.com/channel/UC6e_zHfBdXzVrSu3PmdJiOg/playlists

Salih Arıkan İletişim


Tel: 0506 514 96 93


Skaype: saliharikan2

Face: https://www.facebook.com/saliharikan4


Twitter: www.twitter.com/saliharikan77


İnsragam:  https://www.instagram.com/izmirliengelliler


Bağımsız Hareket kursumuz

https://www.youtube.com/watch?v=BsxdDJMTwLY&list=PLxl9hJG-_
A9y1GarC8cDkGa1Wgy2XwcxT&index=1&t=5s

Blogger

https://saliharikanyazilar.blogspot.com/

Web. www.beyazay.org.tr

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"asr_isaadet" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/asr_isaadet.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap