Ali Karahasanoğlu
Kamuoyunda “Cumartesi Anneleri”  diye isimlendiriliyorlar..
Özellikle 1980 darbesinden sonra..

Ayrıca da 1990’lı yılların başında, faili meçhul cinayetlerle ortadan
kaldırılan, cenazeleri bile bulunamayan insanların aileleri adına..

Annelerin İstanbul Galatasaray’da, her hafta buluşması olarak biliniyor..

Tarih ne dedik?

1980 darbesi..

Ve 1990’lı yılların başları..

O yıllarda, ne AK Parti var..

Ne de, AK Parti’nin üst yönetiminin o yıllarda siyaset yaptığı Milli
Selamet Partisi veya Refah Partisi iktidarda..

Tam aksine..

“1990’lı yılların başı” diyerek tanımlamamızdan da anlaşılacağı üzere..

Refah Partisi’nin 1996’da koalisyon ortağı olarak hükümet kurduğu dönemde,
Cumartesi Anneleri’ne artık ekleme olmamış..

Öncesinde 18 bin faili meçhul cinayetten bahsedilir iken..

Necmettin Erbakan’ın başbakan olması ile birlikte, Türkiye’de bir dönem
kapanmış..

Cumartesi Anneleri, eski yıllardaki olduğu üzere, kartopu gibi büyümekten
kurtulmuş..

Denilebilir ki, “Evet, yeni faili meçhul cinayetler yaşanmadığı için, yeni
yeni Cumartesi Anneleri de, bu gruba katılmamış. Ama o tarihe kadar
çocuklarını kaybetmiş olan Cumartesi Anneleri’nin dramlarına da, bir çare
bulunamamış!”

Bu itiraza, prensip olarak saygı ile yaklaşırım..

Oğlunu, kızını kaybetmiş acılı annelerin taleplerine, her türlü önyargıdan
uzak şekilde yanaşıp, “çözüm için neler yapılabilir”i düşünmemiz lazım..

Bu yolda yapılanları da, Cumartesi Anneleri’nin takdir etmesi lazım..

Ne gibi?

Şunun gibi:

Necmettin Erbakan Hoca’nın başbakanlığı dönemi ile birlikte, malum karanlık
dönemin kapandığı gerçeğini kabul edip, “Cumartesi Anneleri olarak, bizim
aramıza yeni anneler eklenmedi.. Bu sebeple, Erbakan Hoca’mıza ve onun
ekibine teşekkür ederiz” demeleri gerekir..

Daha başka?

“Cumartesi Anneleri”nin çıkışına sebep olan 1980 darbesindeki kaybolan
gençlerin birinci derece sorumlusu Kenan Evren ve darbeci arkadaşlarının
yargılanması için cesur adımı atan Tayyip Erdoğan ve yönetimine teşekkür
edilmesi lazım..

Öyle ya..

Madem ki, Cumartesi Anneleri’nin varlık sebebi, en başta 1980 darbesinde
kaybolan gençler, işkencede ölen insanlardır...

1980 darbesinin failleri de, madem ki Kenan Evren ve arkadaşlarıdır..

O halde..

Bu darbecilerin yargılanmaları, Cumartesi Anneleri için, çocuklarını geri
getirmese de.. “Kimsenin yaptığı, yanına kar kalmadı” rahatlaması için bir
zorunluluktur..

Bu tablo karşısında..

Cumartesi Anneleri’nin, AK Partili yöneticilerden, herhangi bir
rahatsızlıkları sözkonusu olabilir mi?

Olmaması gerekir..

Tam aksine, sabah akşam dua etmeleri gerekir..

Cumartesi Anneleri’ne ilaveten..

Diğer annelerin de..

“Türkiye’yi faili meçhuller ülkesi olmaktan çıkaran Erbakan Hoca’mıza ve
talebelerine teşekkür ederiz. Bizler de belki, çocuklarımızı yeni yeni
faili meçhullerle kaybedecektik.. Dünya bizlere zindan olacaktı..
İktidarları döneminde, böyle derin yapılanmalara fırsat vermeyen Erbakan
Hoca’mıza, Sayın Tayyip Erdoğan’a sonsuz teşekkürler” demeleri gerekir..

Ama önümüzdeki haberlerde ne var?

“Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar”ın en güzel örneği
olan 1980 darbesi ile PKK terör örgütünün Türkiye’ye yaşattığı dramın
unutturulmaya çalışılıp..

Sanki faili meçhuller, AK Parti iktidarı döneminde işlenmiş gibi..

PKK’nın uzantısı HDP’li milletvekilleri öncülüğünde, Cumartesi Anneleri’nin
700. hafta etkinliğinde, bugünün iktidarı ile gereksiz polemiğe giriliyor..

Polise direnmeler.. Sandalyelerle saldırmalar.. Vs, vs..

Neresinden bakarsanız bakınız, bir bayram ertesinde, tatsız olaylar..

İşaret fişeğinin atıldığını gören CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da,
hemen devreye girip..

Açıklamasını yapıyor:

“Haberi duyduğumda derin bir üzüntüye kapıldım. Ne istiyor bu anneler? 700
haftadır çocuklarının mezarı nerede bunu öğrenmek istiyor. Bir anne için
bundan daha haklı bir talep olabilir mi? Bu çocukların annelerini, eşlerini
birileri katletmiş, öldürmüş, yok. ‘Mezarını bulun, bari kemiklerini bize
verin, bari hiç değilse mezarının başına gidip bir Fatiha, bir dua okuyup
bari bir çiçek koyalım’ diyorlar.”

İşte bu noktada..

Artık bizim tane tane konuşmamız.. Güzel güzel sözlerimiz.. Nezaket dolu
anlatımlarımız..

Hepsi alabora oluyor..

Sinir katsayımız zirve yapıyor..

Haykırasımız geliyor:

“Bre Kemal.. O annelerin çocuklarını, Fatiha okuyacakları mezarı olmayacak
şekilde katleden 1980 darbecilerinin yargılanabilmesi için Anayasa
değişikliği yapılmak istenildiğinde, ölümüne karşı çıkan sen değil miydin?”

Yakasından tutup, sorasımız geliyor:

“1980’de darbe olmuş.. Darbecilerin yargılanabilmeleri için anayasa
değişikliği 2010’da ancak yapılabilmiş.. Sana ve senin partindekilerin
direnişine rağmen.. O ara dönemde.. CHP’nin kardeş partisi SHP koalisyon
ortağı olmuş.. Darbecileri yargılattırmamış. Senin partin CHP, kısa dönem
de olsa, koalisyon ortağı olmuş, darbecilerden hesap sormamış.. İkiz
partiniz DSP, koalisyon ortağı olmuş, darbecileri yargılatmamış.. Aynı DSP,
başbakanlığı eline geçirmiş, darbecilerin mahkeme önüne çıkmasını
sağlamamış.. Senin genel başkanlığındaki CHP, ‘Anayasa değişikliği ile,
Kenan Evren yargılanmayacak’ diyerek, meydanlarda referanduma hayır oyu
istemiş, Anayasa Mahkemesi’ne gidip, değişikliğin iptalini istemiş.. Şimdi
yaşanılanlardan, AK Parti’yi mi sorumlu tutuyorsun?”

 Kemal Bey’e daha soracaklarımız var:

“1990’lı yılların başındaki faili meçhuller.. Yani Cumartesi Anneleri’nin
büyük çoğunluğunun çocukları, eşleri; CHP’nin ikiz kardeşi SHP’nin iktidar
olduğu 1991-1995 döneminde faili meçhule kurban gitmiş.. Şimdi sen hangi
yüzle, kendi partinin sorumlu olduğu faili meçhullerden, AK Parti’yi
sorumlu tutacak şekilde konuşmalar yapıyorsun?”

En başta, Cumartesi Anneleri, bu utanmazlığa itiraz etmeli..

“Bizim, CHP’den de, HDP’den de yardım talebimiz yoktur. Çünkü
çocuklarımızın, eşlerimizin katilleri onlardır” demeleri lazım..

Ondan sonra..

AK Parti’ye düşecek bir görev varsa..

Onu da istemeye hakları olur:

“Bugüne kadar yaptıklarınız için teşekkürler. Ama yetmez. Failleri de
bulun.. Velev ki darbeci generaller olsun.. Faillerden hesap sorun.. Velev
ki, CHP’li, HDP’li yöneticiler olsun!”


-- 

Beyazay İzmir Faaliyetlerimiz

https://www.youtube.com/watch?v=HD58JVgFRRU&t=4s

Arkadaşlar Youtube kanalımıza abone olmanızı ve Çalışmalarımızı İzleyerek
Çevrenizle Paylaşıp Tanıtmanızı rica ederiz.

https://www.youtube.com/channel/UC6e_zHfBdXzVrSu3PmdJiOg/playlists

Salih Arıkan İletişim


Tel: 0506 514 96 93


Skaype: saliharikan2

Face: https://www.facebook.com/saliharikan4


Twitter: www.twitter.com/saliharikan77


İnsragam:  https://www.instagram.com/izmirliengelliler


Bağımsız Hareket kursumuz

https://www.youtube.com/watch?v=BsxdDJMTwLY&list=PLxl9hJG-_A9y1GarC8cDkGa1Wgy2XwcxT&index=1&t=5s

Blogger

https://saliharikanyazilar.blogspot.com/

Web. www.beyazay.org.tr

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"asr_isaadet" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/asr_isaadet.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap