Hayrettin Karaman
“ABD yönetimi, Suriye’nin İdlib kentindeki gelişmeleri yakından izlediğini
vurgulayarak, ‘Eğer Beşşar Esed yeniden kimyasal silah kullanmayı seçerse
ABD ve müttefikleri hızlıca ve uygun şekilde karşılık verecektir, bu
konudaki duruşumuz nettir’ açıklamasını yaptı.”

Esed ile barışmak mı? yazısının sesli anlatımı ve tüm Hayrettin Karaman
yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Şu tehdide ve tedbire bakın! Kimyasal silahla katliam yaparsa önlenecek,
diğer silahlarla yaparsa müdahale edilmeyecek!!!

Esed’in cinayetlerinin baş sorumlusu önce ABD, sonra Rusya ve diğer
destekçileridir.

Niçin önce ABD?

Çünkü Suriye halkı yıllarca çektiği zulümden, baskıdan, bir Nusayrî
azınlığın yönetime silahla el koyup bir daha bırakmamasından, ülkede
servetin adil dağıtılmayıp yöneticiler ve destekçileri arasında
paylaşılmasından… bıkıp usandığı, “artık yeter” demenin zamanı geldiğine
karar verdiği için sokağa çıktı.

Sokağa çıktı da ne yaptı?

Silah yok, terör yok, vurup kırma ve yağmalama yok…

Bütün istedikleri adil bir seçimle halkın istediği kişilerin yönetime
gelmesi ve zulmün sona ermesinden ibaret.

Buna karşı Esed’in ve ipini ellerinde tutanların yaptıkları silahsız
insanları tutuklamak, işkence yapmak ve topluluklara ateş açarak öldürmek
ve yaralamak oldu.

Türkiye ne yaptı?

Türkiye en üst seviyelerde devamlı görüşmeler ve konuşmalar yaparak halkın
istediklerini kısmen de olsa vererek durumu yumuşatmayı ve en az zararla
normalleşmenin yollarını bulmayı tavsiye etti. Esed bu makul teklife önce
evet diyordu, sonra vazgeçip yanlış olan yolda ısrar ediyordu.

Türkiye’nin önünde iki yol vardı: Ya “Suriye halkının meşru talebinden bana
ne, ben çıkarıma bakarım, bu da Esed’le iyi geçinmemi gerektiriyor” diyerek
onun yanında yer alacak, halka uygulanan zulme yardımcı ve destekçi
olacaktı, yahut da zulme isyan eden halkı destekleyecekti.

Hukuk, ahlak, din ikincisini emrettiği için o da bunu yaptı.

Eğer ABD başta verdiği görüntüyü ve sözleri değiştirmeseydi kısa zamanda
Esed bitecek, Suriye’de normalleşme devreye girecekti.

ABD sözünde durmasa, ikili oynasa, gevşek davransa, yanlış ata oynasa bile
Rusya devreye girip Esed adına savaşmasaydı ÖSO yine Esed’in işini bitirme
noktasına gelmişti.

Şu oldu, bu oldu, sonunda öyle bir noktaya geldik ki, bazı aklı başında
kimseler bile “Türkiye’nin Suriye politikasını değiştirmesinin zamanı
gelmiştir, Esed yönetimindeki Suriye ile doğrudan görüşmeler yaparak
ilişkileri, bütün taraflar bakımından olabilecek en az zararla
normalleştirmesi gerekiyor, aksi halde Türkiye de, muhalifler de daha büyük
zararla ve daha çetin problemlerle karşılaşacaklardır” demeye başladılar.

Suriye probleminde taraflardan birini veya diğerini destekleyen devletlerin
birinci hedefleri maddidir; jeo-strateji ve enerji ile ilgilidir, ama
unutmamak gerekir ki, saikler arasında din, mezheb ve ideoloji de vardır.

ABD, Rusya, AB ve diğer gayr-i müslim ülkeler İslam dünyasının uyanmasını,
kalkınmasını, birleşmesini, dine dayalı medeniyetlerini ihya edip yeniden
yaşamaya başlamalarını istemiyorlar. Maddi çıkarları çatışsa bile bu
hedefte birleşiyorlar. Herhangi bir İslam ülkesinde samimi Müslümanlar
inançlarına uygun bir düzen kurmak için harekete geçtiklerinde, bu hareket
demokrasinin teknik kurallarına uygun olsa bile derhal karşı çıkıyor,
hareketi kanlı kansız bastırmak için darbeci askerlerle, krallarla,
diktatörlerle işbirliği yapmaktan utanmıyor ve çekinmiyorlar. Bu
ülkelerdeki laikleri ve dinsizleri koruyor, destekliyor, iktidara getirmeye
çalışıyorlar; dinde reform yaparak Batı’ya boyun eğmeyi tercih eden sözde
İslâmî hareketlere gerektiğinde “ılımlı” diyerek hoş bakıyorlar, sahih
İslam’a bağlı bir devlet ve dünya düzenini savunanlara radikal, kökten
dinci, siyasal İslamcı diyerek karşı cephe oluşturuyorlar. İslam’ı terör
dini olarak takdim ve temsil eden marjinal gruplara örtülü destek
veriyorlar, böyle gruplar yoksa kendileri icad ediyorlar.

Sonuç olarak hem soru hem içinde cevap bulunan bir cümle kurayım:

Gemiyi kurtarabilmek için zalim kaptanla anlaşma noktasına geldik mi?

-- 

Beyazay İzmir Faaliyetlerimiz

https://www.youtube.com/watch?v=HD58JVgFRRU&t=4s

Arkadaşlar Youtube kanalımıza abone olmanızı ve Çalışmalarımızı İzleyerek
Çevrenizle Paylaşıp Tanıtmanızı rica ederiz.

https://www.youtube.com/channel/UC6e_zHfBdXzVrSu3PmdJiOg/playlists

Salih Arıkan İletişim


Tel: 0506 514 96 93


Skaype: saliharikan2

Face: https://www.facebook.com/saliharikan4


Twitter: www.twitter.com/saliharikan77


İnsragam:  https://www.instagram.com/izmirliengelliler


Bağımsız Hareket kursumuz

https://www.youtube.com/watch?v=BsxdDJMTwLY&list=PLxl9hJG-_A9y1GarC8cDkGa1Wgy2XwcxT&index=1&t=5s

Blogger

https://saliharikanyazilar.blogspot.com/

Web. www.beyazay.org.tr

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"asr_isaadet" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/asr_isaadet.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap