Ufuk Demiray
Diyabet!
Yani şeker hastalığından bahsediyorum.

Adı gibi tatlı olmayan, yaş ve zaman dinlemeden sinsice ilerleyen büyük
tehlike.

Dostlar gerçekten çok önemli bir mesele. Konu hakkında biraz bilgi
edinmemiz ve çevremize gerekli bilgilendirmeleri yapmamız gerekiyor.

Hepimizin çevresinde çok sayıda diyabet hastası var. Kimisi ilaç
kullanırken kimileri insülin kullanarak hayatını idame ediyor. Kimisi de
farkında bile değil.

Dünyada 2015 yılında 415 milyon yetişkin diyabetli sayısının 2040 yılında
642 milyona çıkacağı ve her 10 yetişkinden birinin diyabetli olacağı tahmin
ediliyor.

Türkiye Diyabet Vakfı'nın verdiği bilgilere göre, Türkiye tüm Avrupa
ülkeleri içinde en hızlı diyabet artışı gösteren ülke!

Diyabet hastalarının sayısı açısından ise Türkiye, Avrupa genelinde Rusya
ve Almanya'nın ardından üçüncü sırada.

Türkiye'de yaklaşık 7 milyon şeker hastası bulunuyor. Şeker hastalığının
artış hızına bakıldığında ise yüzde 15 ile Türkiye dünya genelinde ilk
sırada!

Berbat bir hastalık ve bu hastalığa koşar adımlarla giden bir Türkiye.

Peki niye?

Aşırı şeker tüketen, ekmeğin zehir olduğunun halen bilincinde olmayan,
hangi tür ekmeği tüketirsen tüket hepsinin vücuda zararlı olduğunun
farkında olmamak, ekmeksiz doyamıyorum diyen bir toplum. Karbonhidratın
tanımını bilmeyen yüzde 90’lık bir kesim. Hareketsiz bir hayat, yetersiz
spor faaliyetleri, fastfood tüketimindeki artışlar, şişmanlık gibi ana
etkenler.

Bunlara ilave olarak, genetiği bozulmuş gıdaların yüksek şeker içermesi.
Rafine ürünlerin içerdiği yüksek şeker oranları, aşırı yağlı beslenme
alışkanlıkları gibi geçmişten günümüze kadar uzanan alışkanlıklar.

Özetle, hareket etmeyen, ne yediğinin farkında bile olmadan yaşayan bir
toplum. Dünyada diyabetin oransal olarak, en hızlı artış gösterdiği ülke
olmamızın; facianın ne kadar şiddetli olduğunun farkında olmamız için
yeterli sonuç olduğunu düşünüyorum.

Her gün en az 30 dakika spor faaliyetleri içerisinde olmamız, raflardan
olabildiğince az beslenmemiz, beslenme alışkanlıklarımızı tekrar gözden
geçirmemiz gerekiyor.

Dinimizde, az yemek yemeyi tavsiye etmektedir. Peygamber (sav) “İnsanoğlu
midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini
doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekirse, midesinin üçte
birini yemeye, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes alıp vermeye
(havaya) bırakmalıdır” buyurmuştur (Tirmizizühd Hadis 2380). Çok yeme, pek
çok hastalığın sebebi olarak gösterilmiştir: “Birçok hastalığın gerçek
sebebi çok yemedir” (C. Sağır 1/36) .

Peygamber (sav) Hastalığın nasıl önleneceği ile alâkalı olarak şöyle
buyurmuştur: “Hastalığın evi midedir. Tedavinin özü perhizdir.”

Sözün özü; Az yemek hastalıkların şifasıdır.

-- 

Beyazay İzmir Faaliyetlerimiz

https://www.youtube.com/watch?v=HD58JVgFRRU&t=4s

Arkadaşlar Youtube kanalımıza abone olmanızı ve Çalışmalarımızı İzleyerek
Çevrenizle Paylaşıp Tanıtmanızı rica ederiz.

https://www.youtube.com/channel/UC6e_zHfBdXzVrSu3PmdJiOg/playlists

Salih Arıkan İletişim


Tel: 0506 514 96 93


Skaype: saliharikan2

Face: https://www.facebook.com/saliharikan4


Twitter: www.twitter.com/saliharikan77


İnsragam:  https://www.instagram.com/izmirliengelliler


Bağımsız Hareket kursumuz

https://www.youtube.com/watch?v=BsxdDJMTwLY&list=PLxl9hJG-_A9y1GarC8cDkGa1Wgy2XwcxT&index=1&t=5s

Blogger

https://saliharikanyazilar.blogspot.com/

Web. www.beyazay.org.tr

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"asr_isaadet" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/asr_isaadet.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.
  • Diyabet! salih arıkan

Cevap