Yavuz Bahadıroğlu
Melodiyi birkaç haftada tüketen kahrolası popularizm, kitabı birkaç ayda
bitiriyor…

Etkisi de sadece birkaç ay sürüyor. Birkaç ay sonra kitaptan geriye ne
bilgi kalkıyor, ne görgü, ne etki, ne de fikir…

Kitap (kaset, film, dizi, vs) sanki hiç yazılmamış (yapılmamış) gibi oluyor…

Başka bir “moda” akım tarafından silinip süpürülüyor! Bir anda “moda”sı
geçiveriyor.

“Moda o kadar çirkindir ki, bizzat modacılar tarafından bile beğenilmediği
için, altı ayda bir değiştirilir” (Çin atasözü) diyen Çinliler haklı
çıkıyor.

Siz de günün birinde şöyle bir soru ile karşılaşabilirsiniz:

“Filan kitabı okudunuz mu?”

Olur ya, okumamışsınızdır: “Hayır, okumadım.”

Hayatında büyük ihtimalle o kitabın dışında kitap okumamış muhatabınız,
acır gibi yüzünüze bakacak, “Vah vah! Siz de amma cahilsiniz!..” der gibi
bir hareketle yanınızdan kaçar gibi uzaklaşacak…

Siz de, “moda” kitabı okumadıktan sonra, o yaşınıza kadar binlerce kitap
okumuş olmanızın hiçbir işe yaramadığını hayretle göreceksiniz.

Çağımızda hayatı şekillendiren ikili: “Moda” ve “reklam”…

İnsanlar “moda” ve “reklam” kanalıyla, birbirlerine tıpa tıp benzeyen
hayatlar yaşamaya zorlanıyor…

Aynı kitapları okuyacaklar…

Aynı müzikleri dinleyecekler…

Aynı şeyleri sevecekler…

Aynı elbiseleri giyecekler…

Aynı yiyecek-içecekleri tüketecekler…

Aynı filmleri, dizileri seyredecekler…

Aynı yerlere tatile gidecekler.

Oysa “insan” denen varlık, mutlu-huzurlu olmak için, ruhunun arzu ettiği
şeyleri de yapmak zorunda olan bir varlıktır…

Ne var ki, her gün daha fazla insan, kendine dayatılan “rutin” hayatın ve
kendine biçilen rolün esaretini yaşıyor…

Kendi dünyasını yaşamak isteyen ve bu uğurda savaşan insanlar ise
“uçuk-kaçık” ve “aykırı” bulunup bir şekilde dışlanıyorlar.

İnsan olmak, biraz da, özgür iradeyle tercih yapmaktır…

Kendi imanını, kendi tercihini, kendi disiplinini kendince yaşamaktır.

***

Yani reklamların ve modanın alıştırmasıyla “cola” ya da “nescafe” içerken,
gerçekten onları içmek isteyip istemediğinizi bir düşünün…

Belki de ayran içmek istiyorsunuz, şıra içmek istiyorsunuz, demli çay içmek
istiyorsunuz da, bunları herkes içmediği için, bunlar “moda” olmadığı için,
mecburen yabanın kültürünü yudumluyorsunuz…

Hadi bu kez inisiyatif almaya ve “kendiniz olma”ya doğru bir büyük adım
atın!


-- 

Beyazay İzmir Faaliyetlerimiz

https://www.youtube.com/watch?v=HD58JVgFRRU&t=4s

Arkadaşlar Youtube kanalımıza abone olmanızı ve Çalışmalarımızı İzleyerek
Çevrenizle Paylaşıp Tanıtmanızı rica ederiz.

https://www.youtube.com/channel/UC6e_zHfBdXzVrSu3PmdJiOg/playlists

Salih Arıkan İletişim


Tel: 0506 514 96 93


Skaype: saliharikan2

Face: https://www.facebook.com/saliharikan4


Twitter: www.twitter.com/saliharikan77


İnsragam:  https://www.instagram.com/izmirliengelliler


Bağımsız Hareket kursumuz

https://www.youtube.com/watch?v=BsxdDJMTwLY&list=PLxl9hJG-_A9y1GarC8cDkGa1Wgy2XwcxT&index=1&t=5s

Blogger

https://saliharikanyazilar.blogspot.com/

Web. www.beyazay.org.tr

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"asr_isaadet" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/asr_isaadet.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap