Cemalettin Hacıosmanoğlu
‘‘En azından çocuklarımızın tek kutuplu Batıcı bir kültürde büyümelerine
gönlümüz razı değil.’’
Feminizm ve sanayi devrimi ilişkisi, fuhuş, kumbara, hadsizlik,
ahlâksızlık, bölücülük ve muhafazakâr eziklik kelimelerini ihtiva eden bir
yazı yazabilirdim gündeme dair. Fakat geçtiğimiz günlerde Salih Arıkan Bey
tarafından aldığım bir e-posta bana çok daha önemli geldi. Bugün biraz
Salih Bey’den ve onun haklı meramından bahsetmek istiyorum.
Salih Arıkan görme engelli bir vatandaş. Kendisi, Türkiye Beyaz Ay Derneği
İzmir Şubesi Başkanı. ’’Yerli ve Milli Eserlerin Seslendirilmesi’’ konulu
mesajıyla sesini duyurmak istiyor.

Teferruatına girmeyeyim, çeşitli kurumlar ve kütüphaneler kanalıyla
Türkiye’nin birçok ilinde görme engelli vatandaşlara yönelik hem e-kitap
hem de sesli kitap hizmetleri verilmekte. Pek çoğuna küçük bir araştırmayla
ulaşılabilir. Bu kurumlarda özellikle ders kitapları, sınavlara hazırlık ve
kültür yayınlarına dair hizmetler veriliyor. Fakat görme engelli
vatandaşlarımızın kitaplarla daha yoğun haşır neşir olabilmeleri için
e-kitap, sesli kitap ve Braille alfabesiyle basılmış eserlerin çok daha sık
şekilde yayınlanması gerekiyor.

Meselenin bam teline gelirsek, Salih Bey sözcülüğünde binlerce görme
engelli vatandaşımızın ortak bir şikâyeti var…

Sesli yayını yapılan veya farklı yöntemlerle görmeyen vatandaşlara hitap
eden eserler ekseriyetle Batı kökenli yahut Batı kültüründen beslenen
eserler. İslâm ve Türk dünyasına yönelik yayınlar istenilen çapta değil.
Salih Bey bu konuda sürekli olarak kütüphanelerden taleplerde
bulunduklarından fakat yeterli sonuç alamadıklarından dem vuruyor. Hadis,
Siyer, Akâid ve sair; aklî ve naklî temel İslâmî ilimlerin işlendiği
eserleri, kıymetli fikir-sanat insanlarının çalışmalarını ve kültür
dünyamızı renklendirecek diğer Doğu klasiklerini de okuyacak,
seslendirecek, yayınlayacak gönüllülerin çoğalmasını arzu ediyor.
Kendilerinin, seçme imkânı tanınmayan bir fikir evrenine hapsedilmesine
şiddetle karşı çıkıyor. Görmeyen çocukların da yerli ve milli değerlerle
bezenmiş olarak yetişmesini istiyor. Ve sözlerini şöyle bitiriyor: ‘‘En
azından çocuklarımızın tek kutuplu Batıcı bir kültürde büyümelerine
gönlümüz razı değil.’’

Salih Bey elinden geldiğince aktif, engellere sıkışıp kalmayan ve engeller
sebebiyle zayi olmayacak nesillerin yeşermesini isteyen dertli bir adam
gözlemlediğim kadarıyla. Güya gören yığınların, yaşadığını ve yaşattığını
zannettiği bir düzende; bize gerçekleri görmeyi, gerçekten görmeyi
hatırlatıyor. İtaat etmek zorunda bırakıldığı kültürel iktidara inatla
itaat etmeyeceğini haykırıyor.

Milletçe, kültür sömürüsünün ve düşünsel dayatmaların acımasız kapanına
kıstırılıyoruz. Görme engelli vatandaşlarımız, özellikle çocuklar ve
gençler bu zihin avcılığından çok daha keskin bir şekilde etkileniyor. Kalp
gözü hakikate aç duru nesiller, hakikate kör bir kavrayışla yoğrulup ziyan
ediliyor. İdrak dürbünleri dipdiri olan temiz dimağlar, bâtıla mecbur
bırakılarak bulanıklaştırılıyor. Derinleri ve öteleri görmeye kabiliyetli
beyinlerin düşünce ufkuna katarakt perdeleri indiriliyor.

Bu konuda gerekli çalışmaların acilen yapılmasını istirham ediyorum.
Kuşatıcı bir irfan atılımının gerçekleşmesini ve bu muazzez atılımda
fiziksel, zihinsel veya duyumsal engeli bulunan vatandaşlarımızın
unutulmamasını istiyorum.



Örneğin İslâm hukukunu gayrimüslimlerden, siyaset ilmini antik Yunan
filozoflarından, tarihi tarihsel düşmanlarımızdan öğrenmeyi, sanatı
yalnızca Batı’nın fikir ve üslubuyla tatmayı istememek; Salih Bey’in,
sözcülüğüne soyunduğu binlerce vatandaşın, hepimizin hakkı.

İmam-ı Rabbâni, İmam-ı Gazâli hazeratı gibi nice zirvelerin engin
ilimleriyle alakalanmak, Nizamü’l Mülk’ün, İbn-i Hâldun’un, Şeyh Gâlib’in,
Nabi’nin, Seyyid Ahmed Arvasi’nin, Necip Fazıl’ın, Cemil Meriç’in ve
diğerlerinin fikir dünyalarına pencere açmak; birçoğumuzun olduğu gibi pek
çok engelli vatandaşımızın da arzusu.

Batı kaynaklarına külliyen kapanalım demiyorum tabii ki. Açılalım ama
kendimizden de vazgeçmeyelim. Hazret-i Mevlâna’nın meşhur istiaresine
benzer şekilde, idrak ve izan pergelimizin bir ucunu kendi öz cevherimize
sabitleyelim. Diğeriyle de bütün dünyayı kavrayalım.

Velhâsıl, bir şeyler yapmaya çabalayalım.

Niyet hayır oldukça âkıbetin de hayır olacağını unutmayalım.

DİPNOT: Bu bahisle ilgili hizmet veren internet siteleri de yok değil.
Örneğin Mektubat-ı Rabbâni, Şevâhid-ün Nübüvve, Mızraklı İlmihâl gibi
birçok kıymetli eserin çevirilerini/sadeleştirmelerini tekil yahut karma
vaziyette, sesli kitap formunda ücretsiz yayınlayan kitapevleri mevcut.

İletişim

Salih ARIKAN,Tel: 0 506 514 96 93

E-Posta: [email protected]

Skaype: saliharikan2

Face: https://www.facebook.com/saliharikan4

İnsragam:  https://www.instagram.com/izmirliengelliler

Twitter: www.twitter.com/saliharikan77

Web. www.beyazay.org.tr

Bağımsız Hareket kursumuz

https://www.youtube.com/watch?v=BsxdDJMTwLY&;

Beyazay İzmir Faaliyetlerimiz

https://www.youtube.com/watch?v=HD58JVgFRRU&t=4s

Blogger

https://saliharikanyazilar.blogspot.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"asr_isaadet" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/asr_isaadet.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap