İslam'sız biçare hayatlar

Kutsalını yitirmiş bu şehirde hayata neresinden tutunacağınızı, nereden
başlayacağınızı bilemezsiniz. Parçaları bir türlü bitiştiremezsiniz.
Bilbordlara asılmış bir ilan gibi sessiz bakarsınız hayata. Çağdaşsınızdır
ve çok cesursunuzdur. Şeytan telkinleriyle yaratıcınızı kovmuşsunuzdur
hayatınızdan. Umarsız, duyarsız ve tutarsızsınızdır artık. Şeytan uğultuları
arasında kaybolmuştur onursuz çığlıklarınız. Çünkü hep yanlış fotoğraf
karesindesinizdir.

Tanrısını yitirmiş bu şehirde kutsala düşman varlığınızla bir başınasınızdır
artık, biçare ve zavallı. Bu şehirde şeytan artık bir ayrıntı olmaktan
çıkmış bir aleniyet, bir meşruiyet kazanmıştır. Siz şimdi yaratıcınızdan
yoksun, dayanıksız halinizle milimetrik puştluklar peşindesinizdir. Şehrin
kıvrımlarında sınırsız sapkınlıklar peşindesinizdir. Mesela Beyoğlu'nun izbe
sokaklarında sentetik tineri çekip estetik ölümler düşlersiniz aklınızca.
Umarsız, duyarsız ve tutarsızsınızdır. Çünkü hep yanlış fotoğraf
karesindesinizdir.

Ucuz, cılız, basit, cilalı-boyalı ve sahte bir hayat sunulmuştur size.
Ruhunuzu ve bedeninizi asla son düzlüğe çıkaramayacak bir hayat… Ve siz asla
sorgulamamışsınızdır, seçmemişsinizdir, bir tercihte bulunmamışsınızdır.
Kabul etmişsinizdir ve kaybetmişsinizdir.

Asla sizin olamayacak bir hayata tutunmuşsunuzdur, eklemlenmişsinizdir bir
trenin vagonları gibi... Bu nedenle yollar çoktur. Bu nedenle rotanız belli
değildir. Bu nedenle hayatınızın makinisti siz değilsinizdir artık. Yollar
çoktur, ama siz artık "bu yol nereye gider" şansını yitirmişsinizdir. Çünkü
siz seçmemişsinizdir, karar vermemişsinizdir ve bir tercihte
bulunmamışsınızdır. Size sunulmuştur ve siz de kabul etmişsinizdir. Bu
nedenle hep yanlış fotoğraf karesindesinizdir.

Kutsalını yitirmiş şehrin kıyı sokaklarında bir ayrıntı bile değilsinizdir.
Ötelenmiş, örselenmiş, ertelenmiş, itelenmiş koca bir hiçsinizdir artık.
İsteklerinizin, arzularınızın ve sınırsız özgürlüğün aldatıcı dehlizlerine
dalmış bir zavallısınızdır artık. Çünkü hep yanlış fotoğraf
karesindesinizdir.

Tanrısını yitirmiş bu şehirde tensel zevkler peşinde koşarsınız nefsi
emmarenizle. Şehir bir aldatmacadır ve siz hep aldatılansınızdır. Sonra siz
kolayca aldatansınızdır. Şehir canınıza okumuştur sizin. Koca kalabalıkta
fareli köyün kavalcısı gibi yalnız ve şaşkınsınızdır. Bir yönünüz bir
tarafınız yokturdur sizin. Çünkü bitaraf olmuşsunuzdur. Şehir bitirmiştir,
şehir tüketmiştir sizi. Çünkü hep yanlış fotoğraf karesindesinizdir.

Ey ruhum haydi gidelim!

Önce besmelemizi çekelim. Arsızdan, hırsızdan, huysuzdan, uğursuzdan ve
kutsalını yitirmiş bu şehirden Rabbimize sığınalım. Haydi, çekelim
besmelemizi:

Bismillahirrahmanirrahim.

Birkaç güzel insanla şehrin tam orta yerindeyiz, bir abide gibi. Ey ruhum!
Haydi gidelim. Hakka gidelim.

Ya Hayy… Ya Hakk… Ruhumuza sükunet ver.

Tüm zamanların derin cahiliyyesinden sana sığınıyoruz.

Ellerimizi bırakma!...

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap