*Solda yeni oluşum tutmaz*
Birikim Dergjsi Genel Yayın yönetmeni Ömer Laçiner, Türkiye'deki sosyalist
hareketi ve 'sol'u analiz etti: Solda yeni oluşum tutmaz, çünkü kafaları 30
yıl geride kalmış.


Birikim Dergisi Yayın yönetmeni Ömer Laçiner'den ilginç sözler:Solda yeni
oluşum tutmaz, çünkü kafaları 30 yıl geride kalmış. Nasıl tarafsınız? Kime
karşı? Modern devlet tarafsız bir devlettir. Tarafım demek gayrimeşrudur.
Birikim Dergjsi Genel Yayın yönetmeni Ömer Laçiner, Türkiye'deki sosyalist
hareketi ve 'sol'u analiz etti. Akşam'dan Nagehan Alçı'nın sorularını
cevaplayan Laçiner çarpıcı tespitlerde bulundu.

Türkiye'deki sosyalist hareket siyasete yansıyamadı hiçbir zaman. Uzun
yıllardır dünyadaki sol ile bağlantı halinde olan ve sosyalizmin evrimini
yakından takip eden düşünürler siyasete uzak durdukları gibi siyasetçilerle
fazla temas etmediler.

Bu ülkedeki sosyalist hareketin mihenk taşlarından biri Birikim Dergjsi. Biz
de geçtiğimiz Cuma günü derginin Genel Yayın yönetmeni Ömer Laçiner ile
Sultanahmet'teki ofislerinde bir araya geldik ve dünyadaki sosyalizm ile
Türkilye'de kendini sol olarak tanımlayan siyaset arasındaki farkları
konuştuk. Laçiner hiç de iç açıcı bir tablo çizmedi. Yeni oluşumlar için "bu
hareketlerdeki insanlar sorunlardan bihaberler. Çapsız insanlar, beni
ilgilendirmiyorlar" yorumunda bulundu. Dünyada sol tartışmaların farklı bir
yere gittiğini Türkiye'deki aydınların bunları takip etmediklerini söyleyen
Laçiner: " Türkiye'ye layık gördükleri sol yamalı bohça gibi bir şey. Onlar
çapsız diye ben de çapsız olmak zorunda değilim!" dedi.

Laçiner soldan bahsederken konu orduya da geldi. Birikim Dergisi Geel Yayın
yöetmeni, TSK'nın devir teslim töreninde İlker Başbuğ'un söyledikleri için
"gayrimeşru" sıfatını kullandı.

*Türkiye'de 'sol' çapsız ordu da orta zekâlı*

Türkiye'de solun kendi içinde kavgalı olduğu için güçlenemediği tezine
itirazınız var mı?

Gayet tabii var. Soldaki kavganın bir kısmını kişisel sebeplere
bağlayabilirsiniz ama bazıları ciddi sorunlarla ilgili. 60'lardan 70'lerden
beri solda neler oluyor, yenilikler neler, bunlarla ilgilenilmesi lazım.

*İlgilenilmiyor mu?*

Hayır. Dünyada sosyalizmin salt ekonomik bir şey olmadığı tartışılıyor
artık. İşçilerin toplumu gerçekten ileri götürecek sınıf olup olmadığı ele
alınıyor. Sosyalizmin ekonomik olduğu kadar sosyolojik, psikolojik bir
hareket olduğu söyleniyor. Oysa buraya bu tartışmalar hiç yansımıyor. Biz
sosyalizm dediğimizde iyi işler yapan, zenginden fakire veren, hayırsever
bir devletten bahsetmiyoruz. Bu, devlet imkanlarını dağıtma meselesi değil
çünkü.

Zaten bu bahsettiğiniz AKP iktidarının yapmaya çalıştığı.

Evet, herhangi bir sosyal demokrat program olabilir bu. Ama bizim sosyalizme
ikna oluşumuz Türkiye koşullarından dolayı değil. Daha evrensel bir
duruşumuz var. Yoksa birilerini kurtarılacak gibi görmek baştan işe zehir
atmak demek.

*CHP'Yİ KİMSE ELEŞTİRMİYOR*

Bahsettiğiniz sosyalist hareketin kendini sol olarak tanımlayan
siyasetçilerle ilişkisi nasıl?

Türkiye kendine mahsus kavramlarla yürüyor. Mesela CHP'nin "ortanın
solundayız" lafını kimse eleştirmiyor. Bazıları "emeğin yanındayız" diyor
örneğin. Emeğin karşısında olan varmış gibi. Dolayısıyla bizim uğraştığımız
kavramlar siyasete yansımıyor.


Son günlerde kendini 'sol' olarak tanımlayan yeni partilerden bahsediliyor.
10 Aralık Hareketi, içinde Akın Birdal ve Altan Öymen gibi isimlerin geçtiği
Çatı Partisi gibi. Bu hareketlenmeler sizi heyecanlandırıyor mu?

Bunlar geleneksel, bizim bahsettiğimiz sorulardan bihaber insanlar. Ne
yaparlarsa yapsınlar beni ilgilendirmiyor. Kızıyorum, çünkü bu ülkedeki
aydınlar kendilerini üçüncü sınıf yerine koyuyorlar. Ben tüm dünyayı
ilgilendiren temel soruları soruyorum ve bu insanlar "evet olabilir ama biz
zavallı bir ülkeyiz. Zavallı çaplarımız var" diye düşünüyorlar.

*Siyasette kendilerini sol diye tanımlayanlar aslında sol'dan bahsetmiyorlar
mı?*

Bahsetmiyorlar. Onlar sol'u sığlaştırıyor. Türkiye'ye layık gördükleri
sosyalizm yamalı bohça gibi bir şey. Dünyadaki sosyalistlerin konuştuklarını
konuşacak formasyonları yok. Kendi zihin darlıklarına göre elbise
biçiyorlar. 30 yıl önce ne konuşuyorlarsa hâlâ aynı. Ama bunlar çapsız diye
biz de çapsız olmak zorunda değiliz. Ben bu kadar küçük hedeflerle
oyalanmıyorum. Sosyalizm büyük bir iddiadır.
*Sizlere kulaklarını tıkamaları kendilerine güvensizlikten mi kaynaklanıyor?
*
Bir sebebi bu olabilir ama benim bildiğim kadarıyla temel sorunları
bilmiyorlar. Mesela ben bilgisayardan bahsediyorum. Bilgisayarın üretim ve
insan ilişkilerine etkisi diyorum. Adam bunun üzerine "bilgisayar gelince
sömürü mü ortadan kalktı?" diyor.

*Türkiye'nin en büyük problemi muhafazakârlık*

Bu gün sağı muhafazakârlıkla suçlarken kendini sol'da tanımlayalar da büyük
bir muhafazakârlık içinde değil mi?

Evet, kireçleşmiş bir formül içindeler.

O zaman ülkenin en büyük problemi muhafazakârlık diyebilir miyiz?

Evet, Türkiye çok muhafazakâr ve ciddi bir küçüklük kompleksi içinde.

*Ergenekon soruşturmasında umutlu musunuz?*

Ergenekon'da toplumun tamamına yayılmış bir ilişkiler ağı gördük. Ciddi bir
ordu uzantısı var. Bunu bugünkü iktidara bırakırsak olmaz.

*Bırakmama gibi bir olasılık var mı?*

Tabii, bunu halk yapacak. İtalya'yı örnek gösteriyorlar. Orada ciddi halk
komiteleri vardı. İnsanları aktive etmek için Ergenekon çok iyi bir fırsat.

Ama 70'lerin İtalya'sını 2000'lerin Türkiye'sinden bekleyebilir miyiz?
İnsanlar kültür endüstrisi ile pasifleştirildi, apolitikleşti.

Beklemek zorundayız. Sosyalistler bir şey yapmak istiyorlarsa kalkıp halkı
teşvik etsinler.

*Bizdeki ordu neden 'dilsiz dev' değil*

Son dönemde sancılı süreçlerden geçtiğimiz halde ordu daha az konuştu. Bu,
siyasetteki rolünün azaldığının işareti olabilir mi?

Ama şimdi devir teslim törenindeki konuşmalara bir bakın: Laiklik konusunda
tarafız, diyor İlker Başbuğ. Nasıl tarafsınız? Kime karşı? Modern devlet
tarafsız bir devlettir. Tarafım demek gayrimeşrudur.

Ordu Batı modernliği üzerine kurulu olduğu iddiasındadır. Oysa Batı'da ordu
için "dilsiz dev" denir. Her şeyi Batı'ya uyarlamaya çalışan ordu konu
rolüne gelince neden kendiyle çelişir?

Bunlar bir efsanedir. Ordu cumhuriyet kurulurken elitin yerine geçti. Sadece
toprakların kurumu ile ilgilendi ve bunu Batılılaşma olarak adlandırdı.
Toplumu hamur gibi gördü ve şekillendirmeye kalktı. İmparatorluğun
dağılmasıyla ırkçı bir milliyetçilik üzerine kurulu homojen bir toplum
yaratmaya çalıştı. Böylece düşünce araçlarımız daraltıldı. Cumhuriyet bizi
kısırlaştırdı.

Ordu toplumu homojenleştirdi, diyorsunuz. Orgeneral İlker Başbuğ devir
teslim töreninde "Alt kimlikler üst kimlik yapılmaya çalışılıyor. Bu, TC'ye
zarar verir" dedikten sonra " TSK demokratik kurallara saygılıdır.
Demokraside çoğulculuk esas olmasıdır" sözlerini sarf etti. TSK
çoğulculuktan ne anlıyor sizce?

Bu insanlar kullandıkları kelimeleri bilmiyorlar. TC ordusu orta zekalı bir
müessesedir.

*Ama ordunun kendini en hızlı yenileyen kurum olduğu söylenir. Geçen sürede
felsefesinde bir değişiklik yapmadı mı?*

Kendini yenileme vs efsanedir. Ben subaylık yaptım, biliyorum. Ordu
Türkiye'de ortalama tahsil yapan insanların yeridir.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap