''Bugün darbe olmadıysa nedeni Özal'dır''    12 Eylül, hedeflerine ulaşma
açısından en başarılı darbedir. Ama Özal, Türkiye'nin değişimi için 2 önemli
adım atıp darbecilerin çanına ot tıkamıştır.
  20/09/2008

 *Dr. Cemal Fedayi'nin yazısı*

*Bugüne kadar darbe olmadıysa nedeni Özal*

12 Eylül askerî darbesinin yıldönümünde demokrat kalemler 12 Eylül'ü
eleştiren, yerden yere vuran yazılar yazdılar. Şüphesiz bu yazılar
yararlıdır ve olmalıdır.

Fakat aslında eleştirilecek, taşlanacak esas şeytan 27 Mayıs darbesidir. *27
Mayıs darbesi tüm darbelerin anasıdır*; tüm darbelerin doğduğu ana
kaynaktır. O kaynak kurutulmadan, o şeytan (hâlâ yaşayan) kurum ve
kuruluşlarıyla bertaraf edilmeden Türkiye'de darbelerin ve müdahalelerin önü
alınamaz. Özal'a *kadar, vurulması gereken esas nokta es geçilerek ikinci
dereceden hedeflerle zaman kaybedilmiştir.* Unutmamak gerekir ki; darbelere
zemin hazırlayan statüko (establishment) 27 Mayıs tarafından inşa
edilmiştir; hem de kan ve gözyaşı ile... Sivil siyasetçilere ait alan,
vesayet kurumlarının atanmış bürokratlarınca gasp edilmiştir... Bu suretle,
"*kayıtsız şartsız millî egemenlik*" esasına dayanan, Atatürk tarafından
kurulmuş I. Cumhuriyet ilga edilerek "kayıtlı şartlı millî egemenlik"
esasına dayanan II. Cumhuriyet kurulmuştur. Taşlanması gereken bir II.
Cumhuriyet varsa o da 27 Mayıs cuntası tarafından kurulan II.
Cumhuriyet'tir...

*27 Mayıs'ın kurduğu düzenin temelinde şu yatar:* Askerî ve sivil bürokrasi,
tüm siyasal, sosyal ve ekonomik düzenin üzerinde, genel bir gözetleyici ve
gerektiğinde müdahale edici genel bir vesayet kurumu haline getirilmiştir.
Bu, işin görünen tarafıdır. *27 Mayıs cuntasının bir de görünmeyen, gizli ve
derin yapılanmaları vardır.* Bu yapılanmalar, yeni darbelere zemin
hazırlayıcı eylemler organize eden gizli çetelerdir. Bu konuda Ergenekon'u
hatırlamak yeterlidir... Ergenekon davası ilerledikçe bu görünmeyen yapının
marifetlerini daha iyi görmemiz mümkün olacak...

*27 Mayıs'tan sonra iktidara gelen sivil iktidarların hiçbirisi bu
yapıyı/düzeni değiştirmemiş ya da değiştirememiştir. Ta ki Özal'a
kadar...*Özal, Donkişotvari bir şekilde bu yapının üzerine doğrudan
doğruya gitmemiş,
bu yapının altını oymuştur. *Özal'ın tüm politikaları, sivil toplumun
gelişmesini, piyasanın güçlenmesini sağlayacak altyapı reformlarına
yönelmiştir.* Serbest piyasayı, borsa dâhil, tüm kurumlarıyla kurmuş; TRT
tekelini kırarak özel televizyonların önünü açmış, en önemlisi, darbeciler
tarafından bir bekçilik kurumuna indirgenmiş polis teşkilatını güçlendirmiş
ve profesyonelleştirmiştir... Özünde Özal'ın değişim politikaları iki eksen
üzerinden gerçekleşmiştir: *1. Serbest piyasanın kurulması ve
güçlendirilmesi, 2. AB sürecinin başlatılması ve sürdürülmesi.* Altyapıdaki
bu çok da göze batmayan değişimler yavaş yavaş, kırıp dökmeden üstyapıyı
fiilen işlemez hale getirmiş ve darbelerin zeminini yok etmiştir. Bu derin
değişikliklerin nasıl gerçekleştiği ve ne tür sonuçlar doğurduğu ancak
yıllar sonra hakkıyla anlaşılabilmiştir.

Kimileri 12 Eylül cuntasının yargılanmasından, hesap sorulmasından
bahsediyor. Bunlar gerçekçi değil. Bir darbe galip gelmişse yargılanamaz,
yargılar. Başarısız olmuşsa zaten yargılanır. *12 Eylül, hedeflerine ulaşma
açısından en başarılı darbedir. *Dolayısıyla yargılanamamış, tersine kendisi
başkalarını yargılamış, daha sonra da kendisine anayasal bir zırh
hazırlamıştır. Darbeleri bertaraf etme, mahkeme ile kanun ile olmaz;
darbelerin gerçekleşme zeminini, altyapısını ilga etmekle mümkün olabilir.
Özal'ın yaptığı da tam budur;* Özal darbecilerin çanına ot tıkamıştır*...

*Eğer Özal'ın altyapı değişimleri olmasaydı 28 Şubat süreci bir post-modern
darbe değil, basbayağı kanlı-canlı bir sıcak darbe şeklinde tezahür
ederdi.*Özal'ın reformları olmasaydı 27 Nisan bir e-bildiri düzeyinde
kalmazdı.
Özal'ın reformları olmasaydı AK Parti tek celselik bir davayla
kapatılırdı... Özal'ın teknolojik atılımları ve polisi güçlendirme
reformları olmasaydı Ergenekon bu derece ayrıntılı takip edilemez ve
izlenemezdi... Eğer bugünün siyasetçileri daha güçlü ise ayakları yere daha
sağlam basıyorsa, sesleri daha gür çıkıyorsa... bunda en büyük pay
Özal'ındır... Sivil politikacılar içinde, pansuman tedbirlere, cuntacılarla
iyi geçinme türünden mıymıntı politikalara yönelmeyen, topu taca atmayan,
fundamental değişiklikler yaparak darbelerin zeminini berhava eden esaslı
bir siyasetçi olarak Özal'ı rahmet ve minnetle anıyorum. Biliyorum* kimileri
Özal'ı 12 Eylül'ün adamı olmakla, cuntacılarla işbirliği yapmakla
suçlayacak. Onlara ise sadece şunu söylemek lazım: Özal'a bu suçlamayı
yöneltenler tarihin gramerini bilmeyenlerdir...* Tarihin gramerini
bilmeyenlerle ise konuşmak mümkün değildir.

Zaman

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap