'Ne din elden gidiyor, ne de laiklik'
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, son günlerde yeniden gündemleştirilen
iddialara cevap verdi: Daha da dindarlaşıyor muyuz? Ya da din elden gidiyor
mu? Laiklikten ne haber? Bardakoğlu'na göre, kaygılar yersiz...


 [image: 'Ne din elden gidiyor, ne de laiklik']

Bardakoğlu, TV8'de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde
bulundu. Türkiye'nin giderek dinadarlaştığı yönündeki iddialar için,
"Türkiye'de ne dindarlaşma eskiye göre değişti, ne din elden gidiyor ya da
ne laiklik eskiye göre daha zayıfladı. Bu tür kaygılara gerek yok" diye
konuştu. Bardakoğlu sadece dini şekiller, semboller ve tezahürler daha fazla
ön plana çıkmaya başladığını belirterek, "Toplumda geçişlilik arttı. Semtler
arasında geçişlilik arttı. Artık her yerde, her taraftan insanı görmemiz
kolaylaştı" dedi. Bu durumun alışkın olunmayan yeni bir durum olduğuna
işaret eden Bardakoğlu, "Biz bunu sevgi, saygı ve hoşgörü içinde
karşılamalıyız. Din konusunda meydana gelen aşırılıklarınsa anlatılması
lazım" diye konuştu. Bardakoğlu, kara çarşafın bir aşırılık olup olmadığına
ilişkin ise şunları söyledi:

"Kara çarşaf dinimizin bir emri değildir. Dinimizin algılanma tarzında
örtünme dini bir gereklilik olarak görülmüş ama bunu çarşafa bağlamak yanlış
olur. Kara çarşaf dindarlığın bir olmazsa olmazı değildir. Aşırılıklarla
mücadele etmenin en sağlıklı yolu, aşırılıkların üstüne giderek onları
deşifre etmek değil. Böyle yaparak onları daha da radikal bir hale getirmek
yerine onları anlamaya çalışmak ve doğru bildiklerimizi anlatmak gerekir.
Yani mesafe koydukça aradaki farklar büyüyor. İnsanlar birbirini dışlamaya
başlıyor ve insanlar arasında uçurumlar oluşuyor. Oysa 70 milyon
farlılıklarımızı tolere edebilmeliyiz. Bunun da yolu sevgiden ve bilgiden
geçer."

-"ILIMLI İSLAM SİYASİ VE STRATEJİK BİR PROJENİN ADIDIR"-

Ilımlı İslam konusuna da değinen Bardakoğlu, bu tabirin daha çok siyasi ve
stratejik bir projenin adı olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Müslümanlığın hoşgörüye dayanan, karşılıklı sevgiyi saygıyı öğütleyen ,
ılımlı bir din olması ayrı bir konu. Ancak bu daha çok siyasi ve stratejik
bir projenin adı. Biz din dindir İslam İslam'dır dedik. İslam'ın başına
sonuna bir şeyler koymak doğru değildir. Radikal İslam, siyasal İslam,
ılımlı İslam gibi tabirler Müslümanlıktaki genel tasavvuru zedeliyor. Biz bu
tabiri doğru bulmuyoruz. İslam dininde ılımlılık yok mu, hoşgörü yok mu tabi
ki var. Ama bunu bir paket haline getirip proje şeklinde sunmak,
Müslümanlığı bulunduğu çizginin dışına iter. Batılılar şunu kastediyorsa
"İslam'ın tabiatında sertlik vardır. Kendi çıkarlarımız doğrultusunda
kenarını köşesini düzeltelim, kendi çizgimize çekelim ve bunu dünyaya empoze
edelim' diyorlarsa bu şekildeki bir proje doğru değil. Dinimiz kimsenin
dindarlığına karışan bir din değil. Allah insanlarımıza özgürlük tanımış.
Ilımlılık, sevgi, saygı İslam'ın özünde zaten var. Ama bunu proje şeklinde,
yönlendirme ve bir hamle şeklinde değerlendirmek kabul edilemez."

"-NOBRE İHTİYAÇ DUYARSA ONA DA YARDIMCI OLURUZ"

Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, Beşiktaş'lı futbolcu Mert Nobre'nin
"Kur'an'ı Kerim'i inceliyorum" sözleri üzerine "Diyanet İşleri Başkanlığı
olarak insanlarımızın emrindeyiz. Kim ihtiyaç duyarsa yardımcı oluruz; o da
öğrenmek istiyorsa ona da yardımcı olmak görevimiz" dedi. Bardakoğlu şöyle
devam etti:

"Bizim temel görevlerimizden biri insanı, toplumu, ihtiyaç duyanı İslam Dini
konusunda doğru bilgiyle aydınlatmak. Topluma İslam dini konusunda sağlıklı
bilgi sunmak. Aşırılıkları, yalan yanlış bilgileri dışarıda bırakacak
bilgileri vermek. Bugün yanlışla mücadelenin en doğru yolu budur. Diyanet
İşleri Başkanlığı olarak insanlarımızın emrindeyiz. Kim ihtiyaç duyarsa
yardımcı oluruz; o da öğrenmek istiyorsa yardımcı olmak görevimiz. Kuran'ı
Kerim'in başka dillere çevrilmesi önemli olduğu kadar da zor. Biz başkanlık
olarak temel bilgi kitaplarımızı yaklaşık 20-22 Türk lehçesi ve yabancı dile
çevirdik. Bunların arasında Portekizce yok. Bu da bizim için bir vesile olur
inşallah."

-"KİMSE DİNİ REKLAM MALZEMESİ YAPMASIN"-

Özellikle magazin dünyasında kapanma konusunun malzeme yapılmasını da
değerlendiren Bardakoğlu, "İsteyen başını kapar isteyen kapamaz isteyen oruç
tutar, isteyen tutmaz. Kimse kaimseye baskı kurmasın diyoruz; ancak hiç
kimsede dindarlığını reklam malzemesi yapmasın" dedi. Bardakoğlu bir takım
kişilerin bu yolla gündeme gelmeye çalıştığını iafde ederek şunları söyledi:


"Maalesef bu konular üzerinde yoğunlaşıldığı için gündemde olmayan kişiler
de bunu kullanarak gündeme gelme yolunu seçiyorlar. Kutsalı kullanarak
insanları aldatmak, çıkar sağlamak sadece dinimize değil, kendi kişiliğimize
insanlığımıza da saygısızlıktır. Kuran'ı Kerim'de şöyle bir ifade var:
"Dünya hayatı sizi aldatmasın. Dünyaya dalıp gitmeyin, peşinden kaybolup
gitmeyin. Dünyada yaşayın; ama yaşadığınız dünyanın geçici olduğunu,
Allah'ın huzuruna çıkacağınızı,ebedi olarak kalacağınızı sakın unutmayın.
Çıkar kavgaları içinde kaybolup gitmeyin. Sakın ola ki Allah hakkında şeytan
sizi aldatmasın' Yani deniliyor ki Allah'ı her işinize alet etmeyin."

anka

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap