OPUS DEİ ve Tarikat Gerçeği
Yazar İrem Ertürk







Opus Dei tarikatı Katolik kilisesi içindeki en gizemli ve en tartışmalı
güçtür. Dan Brown'un Da Vinci Şifresi kitabını okuyanlarınız Opus Dei'yi,
müridinin radikal tavırlarıyla öne çıkan bir dini kurumsallaşma olarak
hatırlayacaklardır. Kitapta Opus Dei aynı zamanda sağ kanat politik
gündemini belirleyen bir güç olarak da verilmişti ki, bu da bir çok kesimi
oturduğu koltuklarında rahatsız etmeye yetmişti.




Opus Dei hakkında çok fazla konuşulan, fakat günümüz dinsel toplulukları
içinde hakkında en az şey bilinen örgüttür. Nitekim CNN televizyonu için
Vatikan analizleri yapan, BBC için Opus Dei belgeseli hazırlayan ve
araştırmacı kimliğiyle Opus Dei'nin içine sızmayı başarmış isimlerden biri
olan John Allen, kitabında tarikatın kuruluşundan günümüze kadar olan
gelişimini, yapısını ve işleyişini geniş bir yelpazede gözler önüne sermiş.



Yazı boyunca, tarikatlar ve günümüzde yaşanmakta olan din gerçeğinin,
toplumsal hayatta nasıl karşımıza çıktığını sorgulama fırsatı bulacağız, ve
bizler farkına varmadan bu gerçeğin toplumları nasıl bir kaosa sürüklediğini
hep birlikte irdeleyeceğiz. Bu noktada Opus Dei'nin, gerek yapısıyla gerek
kanıtlanmış gerçeklikleri ve sayısal verileriyle üzerinden
tartışabileceğimiz doğru bir örnek olacağı kanaatindeyim. Şimdi gelin Opus
Dei'yi hep birlikte tanıyalım:





Opus Dei, 2 Ekim 1928 de Madrid'te sıradan bir papaz olan Jose Maria Escriva
de Balaguery Albas tarafından kurulmuştur. İlk başlarda örgüt, idealist
fikirlerle kurulmuş olduğu söylense de, iş ideolojiyi hayata geçirmeye
geldiğinde tablo biraz karışmıştır. Escriva tarafından oluşturulan Opus
Dei'nin temel fikri, sıradan bir işin kutsallığıdır. Opus Dei latince kelime
anlamı olarak da zaten 'Tanrının işi" demektir. İnanca göre kişinin Tanrı ya
yakın olması ulaşması için ille de rahip olması gerekmemektedir. Kişi hukuk
mühendislik veya tıpla uğraşırken Tanrı'ya ulaşabileceği gibi, yaptığı işe
Hıristiyanlık ruhunu getirirse çöp toplarken veya postayı teslim ederken de
tanrıya ulaşabilir. Bu görüşleri ve Tanrı'nın göreve çağrısının yolunu
paylaşan, aynı vücudun parçaları olmak görünüşü 1940'ların dini yapısına
göre fazla yenilikçiydi. Opus Dei bırakın Katolik olmayı, Hıristiyan bile
olmayan ortakları kuruluşa kabul etmek için 1950 yılında Katolik
Kilisesinden izin alabilen ilk kuruluştu.Bu yüzden Escriva zamanın dini
otoriteleri tarafından sapkınlıkla suçlanmıştı. Escriva sonrasında kurum
kilise etkisine çok fazla karşı koyamamış görünüyor, çünkü kurum günümüzde
Katolik kilisesine paralel görüşler sergiliyor ki çağlar boyu alengirli
yollarla dini ve siyaseti avucunun içinde tutmayı başarmış Kilise için başka
türlüsü düşünülemezdi.



Örgüt dışardan bakıldığında dini ideolojilerin dayanışma içinde hayata
aktarıldığı bir topluluk olarak gözükmektedir. Seküler dünyada Opus Dei,
Kafatası ve Kemikler veya Masonlar gibi seçkin ve gizli bir topluluğa
benzemiştir denilmektedir.




Kurumun gündeminde vergi, terörle savaş veya sağlık hizmetlerinin nasıl
geliştirilmesi gerekir, gibi ana konular yoktur, genel olarak homoseksüellik
ve kürtajın yasaklanması gibi konularla uğraşmaktadır. Burdan açıkça
anlaşılacağı üzere kurum günümüzde Vatikan'la beraber düşünme ve gündem
belirleme yetisine sahiptir ki zaten Papa II. Jean Paul'ün de içinde
bulunduğu Escriva hayranları , "bir aziz olmanın" her Hıristiyanın kaderi
olduğuna ve bir gün II. Vatikan konseyi tarafından ilan edilecek "kutsallığa
evrensel çağrı" nın gerçekleşeceğine inanırlar, yani diğer bir deyişle, bir
gün tüm dünyanın Hıristiyan olacağına inanırlar.



Opus Dei tarikatı üyelerinin uyması gereken kurallar yanında bir de her gün
yapması gereken ibadetler vardır. Bunların içinde kalçalarına "cilice" denen
çivili bir zinciri günde iki saat sıkıca bağlamalarını kapsayan uygulama da
yer alıyor. Bu işlemi İsa'nın çilesini anlamak için gerçekleştirdiklerini
belirtiyorlar. Çile tüm Opus Dei üyelerinin günlük ruhani programlarının bir
parçasıdır. Opus Dei' nin %30 unu oluşturan evlenmeme ahdi yapan üyeler her
gün cilice ve okunan dualarla kendilerini kırbaçlama görevini yapmak
zorundadırlar. Ama evli kadın üyeler için farklı basit günlük çileler
verilmiştir. Kadınlar sadece erkeği memnun etme ve çocuk bakma gibi hizmet
görevleriyle yükümlü tutulurlar, evli erkeklerse evin geçimini sağlama ve
tamirat işlerinden sorumludur. Sosyal anlamda aşırı muhafazakar bir yapıları
vardır. Tüm bu bilgiler ışığında, John Allen' ın belirttiği gibi, Opus Dei'
nin bir kökten dinci fabrikası olduğunu söylemek yerindedir.




Tüm bu görünen yüzünün yanında, Opus Dei'den ayrılan üyelerin görüşleri Opus
Dei'nin sunduğu imajdan çok farklı bir tabloyu gözler önüne sermiştir. John
Allen, ayrılan üyelerle yaptığı görüşmeler sonucu yansıtılandan çok farklı
gerçeklere ulaşmış. Üyeler her şeyden önce dış dünyayla ilişkilerinin
tamamen azaltıldığı , Opus Dei ve diğer otoritelere karşı mutlak bir boyun
eğmeye zorlandıklarını belirtmişler. Ayrılanların çoğu Opus Dei' yi "Dini
suistimal etmekle" ve birçok alanda insanlık haklarını ihlal ettiği için
eleştirmekte. Onbinlerce mutlu Opus Dei üyesi bu iddiaları çürütmeye
çalışırken, diğer bir kesim kurumu, kontrol ve gücü elinde tutan bir insan
icadı olarak tanımlıyor.



Araştırmalar onu gösteriyor ki pek de haksız değiller. Tarikat dünya
siyasetini tıpkı bir ahtapot gibi sarmakta. İngiltere Milli Eğitim Bakanı,
Polonya hükümetinde görev yapan 3 bakan, Perulu 2 bakan, ABD Anayasa
Mahkemesi 'nin 2 yargıcı, Amerikan Kongresi 'nin onlarca üyesi, eski FBI
Başkanı Louis Freeh ve Fox televizyonunun yorumcusu Robert Novak; Opus Dei
müridi olduğunu gizlemiyor. ABD'de kürtaj, eşcinsel evlilikleri ve kök hücre
çalışmaları konusunda yönetimin muhafazakar tutum göstermesinin ardında Opus
Dei' nin yattığı vurgulanıyor. Dünyanın en saygın meslek gruplarından
birçoğu bu tarikata üye gözüküyor, işadamları, doktorlar, gazeteciler,
yazarlar, avukatlar, mimarlar vb.



Bu noktada ilk akla gelen soru şu : Böylesine radikal fikirlerle
yaygınlaşmış , dünya siyasetini böylesine sarmış bir örgütün başı kim , bu
insanları kim yönlendiriyor ? Opus Dei tarikatının belirgin bir liderinden
bahsedemeyiz ama satır aralarını okumayı bilenler bunu çıkarmakta pek
zorlanmayacaklardır.



Opus Dei üyelerine göre Papa'nın kimliği, Kilise'nin de, Papalık Makamı'nın
da üstündedir. Papa, Tanrı-Krallığı'nın kutsal önderidir. Böylesine yüce bir
mertebeye erişebilen kişi de elbette Olağanüstü bir kişidir. Bu nedenle Opus
Dei, böylesine olağanüstü bir kişi tarafından temsil edilen Vatikan
Devleti'ni yüceltir ve Kilise'yi ikinci planda görür. Dip not düşmek
gerekirse, şu anki Papa geçtiğimiz sene, Papa II. Jean Paul un ölümünün
ardından San Pietro Meydanı'nda düzenlenen bir törenle resmen Katolik
Kilisesi'nin başına geçen Papa XVI. Benediktus'dur. Papa'nın kimliğinin Opus
Dei tarikatı için bu kadar önemli olduğu düşünülürse, " Papa XVI.
Benediktus' u yakından tanımakta fayda var.



Papa XVI. Benediktus, Alman adıyla Joseph Alois Ratzinger, kadın haklarına ,
kürtaja, homoseksüelliğe ,diğer dinlere ve hatta Avrupa birliğinin genişleme
sürecinde Türklere sert tepkisiyle Vatikan'ın ün yapmış isimlerinden biri,
Papa II Jean Paul'ün de 20 yıllık danışmanıydı. Almanlar da dahil olmak
üzere bir çok katolik kesim, daha evrensel değerlere sahip anlayışlı Papa
adayları varken Ratzinger'in seçilmesine bir anlam veremediğini açıkça
belirtmekte.. Ratzinger, namı diğer Papa XVI. Benediktus, Papa seçilmesinin
öncesinde İslam karşıtı görüşleriyle ve hoşgörüden uzak açıklamalarıyla da
seceresi kabarık bir isim.Dolayısıyla da Yahudilerin de içinde bulunduğu bir
çok din adamının zaman zaman sert eleştirilerine hedef olmuş bir isim.. 14
yaşındayken Hitler'in gençlik koluna üye olmasını ve Nazi ordusuna hizmet
etmiş olmasını o zamanki dışsal faktörlerin bir zorlaması olarak belirtse
de, Ratzinger kendi ülkesi Almanya'da bile faşist olarak tanınmaktan ve
tepki toplamaktan kurtulamamış. Tüm bu gerçekler ışığında, bilinmeyen
sebeplerle yine de Katolik kilisesinin başına gelebilmiş ve Papa XVI.
Benediktus olabilmiş. Kanımca bu seçim , Vatikan kimliğini açıkça gözler
önüne seren ve dünya politikasındaki yerini ve duruşunu , amacını açıkça
belirten bir göstergedir.

http://rapidshare.com/files/88951826/Opus_Dei.part1.rar
http://rapidshare.com/files/88976989/Opus_Dei.part2.rar
http://rapidshare.com/files/88988958/Opus_Dei.part3.rar
http://rapidshare.com/files/88998916/Opus_Dei.part4.rar
http://rapidshare.com/files/89002099/Opus_Dei.part5.rar

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap