Gaziantepte yolsuzluk yok, sadece iftira var  Hasan Celal Güzel
------------------------------


Ertuğrul Özkök dostum, beni çeyrek asırdır tanır. Bir hayli zorlu ve iddialı
bir bürokrasi ve siyaset hayatım oldu. Mutlaka hatâlı yaptığım işler de
vardır. Lâkin hiçbir zaman yalan söylemedim, yolsuzluğa bulaşmadım ve
inandığım doğruları sonuna kadar savunmaktan vazgeçmedim. Dürüstlüğüme
inanan kamuoyu, benim eş dost hatırı için gerçekleri gizlemeyeceğimi çok iyi
bilir.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Asım Güzelbey'i severim;
dürüstlüğünü ve çalışkanlığını takdir ederim. Onun, kesinlikle Türkiye'nin
en dürüst ve namuslu idarecisi olduğuna inanıyorum. Buna rağmen, basına
intikal eden iddiaları, bürokrasiyi ve mevzuatı bilen bir uzman sıfatıyla
tam bir tarafsızlık içinde inceledim. Yani, Ertuğrul Özkök'ün deyimiyle
'halının altına süpürülenler' var mı diye baktım.
Vardığım sonuç şudur: Asım Güzelbey'in hiçbir yolsuzluğu yoktur. Bilâkis
Belediye gelirlerini arttırmak için sarf etmiş ve kendisine hiçbir menfaat
temin etmemiştir.
Asım Güzelbey, iftiraya uğramıştır. Yerel muhabirin kasıtlı yalan haberleri,
hiçbir süzgeçten geçirilmeden ve Güzelbey'in cevap ve düzeltme hakkına
riayet edilmeden, 'Yeni bir Şaban Dişli olayı yakaladık' hevesiyle
insafsızca yayınlanmıştır. Ne yazık ki, Radikal Gazetesi ve İsmet Berkan
dışında, hâlen hatâda ısrar edildiği görülmektedir.
***
Dr. Asım Güzelbey, 1986 yılında yapılan ara seçimlerdeki ilk milletvekilliği
adaylığım sırasında, memuriyet ile bağdaştırmadığı için SSK'daki görevinden
istifa ederek benim seçim kampanyamda çalışmıştı. Benim de, 2004'deki
Mahallî Seçimler'de onun seçim kampanyasında çalıştığım doğrudur. Böylece
hem bir vefa borcunu ödemiş, hem de çok sevdiğim Gaziantep'e dürüst ve
çalışkan bir belediye başkanı seçilmesi için uğraşmıştım.
Seçimden sonra ricasını kırmayarak, kısa bir müddet için bürokrasiye
alışıncaya kadar haftada iki gün 'fahrî müşavirlik' yaptım. Bunun
karşılığında hiçbir şekilde para almadım veya herhangi bir menfaat temin
etmedim. Kısaca, Ertuğrul Özkök'ün ima ettiği mânada hiçbir menfaat ilişkisi
içinde bulunmadım.
Benim menfaat ilişkim, Ertuğrul Özkök'ün üst yönetici olduğu Doğan Medya
Grubu'nda profesyonel köşe yazarı olmaktır. Ancak, bu menfaat ilişkisine
rağmen kendi grubumun yayın politikasına ters düşme pahasına inandığım
doğruları yazmaktan da çekinmiyorum.
***
İsnat edilen olaylara gelince, Oktay Ekşi dahi, bir 'rüşvet' olayının
olmadığının farkında,
TCK'ya yeni kavramlar kazandırarak 'kurumsal rüşvet'ten söz ediyor.
'İkinci Şaban Dişli Olayı' diye lânse edilen ilk olayda, basit ve kamu
yararına bir imar tadilâtının sözkonusu olduğunu; önceden imar yapılmış arsa
için muhabirin kasten 'düzenleme ortaklık payı' yapılmadığını söylediğini;
arsa sahibinin arsanın artan değerine karşılık 700 bin YTL'lik çekin
Belediye'ye ödendiğini ve olayda hiçbir şekilde 'rüşvet' sözkonusu
olmadığını artık herkes biliyor.
Ertuğrul Özkök de biliyor ki, yazısında bu rüşvet iddiasından hiç bahis yok.
İkinci olaya gelince, bu hâlâ iyi anlaşılamamış bir 'yanlışlıklar
komedyası'... Özkök'ün de yazısından olayı anlamadığı görülüyor.
İşin aslı şu: Belediye, önceden 55 dönümlük arsası bulunan bir araziyi
değerlendirerek bir Alman şirketinin yatırım yapmasını sağlamak ve
karşılığında elde edeceği parayla Gaziantep Raylı Sistemi'ni finanse etmek
istiyor. Ancak, Alman şirketi 100 dönüm civarında bir arsaya ihtiyacı
olduğunu söyleyince, 1/5000 planından sonra değerlenen arsa çevresini
Belediye kendi imkânlarıyla alamıyor. Bu durumda, Şirketin ortağı ve
yöneticisi, 35 hissedarın sahip olduğu arsaları rayiç bedeliyle satınalarak,
Büyükşehir Belediyesi'ne 33, Şehit Kâmil İlçe Belediyesi'ne de 33 olmak
üzere toplam 66 dönümlük arsayı hibe ediyor.
Sadece Belediye mülkü olarak bağışlanan kısma ticarî alan izni veriliyor ve
Belediye'nin arsaları değerleniyor. Geri kalan arazi konut alanıdır. Böylece
ticarî alan hüviyeti kazanmış olan belediye arsası 20-25 milyon YTL değerine
ulaşıyor (Ayrıca, Şehit Kâmil Belediyesi'nin de 10-15 milyon YTL'lik imkânı
oluyor).
Şimdi Güzelbey soruyor: "Bizim 20-25 milyon YTL beklentimiz olan arsanın,
henüz imar tadilâtı gerçekleşmemiş olan komşusundaki bir parselin 87 milyon
YTL değerinde olması mümkün müdür?"
***
Kısaca, bu işte arsa sahipleri zarar etmemiştir. Kendilerine, rayiç
bedelinin çok üstünde 20 milyon YTL civarında ödeme yapıldığı tahmin
edilmektedir. Belediye kâr etmiş ve 20-25 milyon YTL'lik ek bir gelir
imkânına kavuşmuştur. Ayrıca, Gaziantep'e önemli miktarda dış sermaye de
getirilmiş olacaktır.
Bütün mesele, şirketin ortağının aldığı arsayı, 84 milyon YTL'den tapuya
kaydedip, daha sonra 87 milyon YTL'ye kendi şirketine devretmesidir. Bunun
sebebini de, Alman bankalarından alacağı kredi miktarını yüksek tutmak
olarak göstermektedir.
Olay budur ve halının altında başka hiçbir şey yoktur.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap