Kanal D Tv 'nin ana haberlerini Mehmet Ali Birand veriyor.MAB 'nin cep
defteri diyebilecegim bir muhabiri var.Ankara Haber Koordinatoru Erhan
Karadag.Dun TBMM 'deki 'Hukumete sinir otesi operasyon yapma yetkisi"
gorusmeleri hakkinda bay Karadag haber geciyor.(DTP adina konusan Fatma
Kurtulan AKADEMIK bir konusma yapti.) Duydugumda;
Hay! canin ciksin e  mi? dedim.Kardesim sen muhabirsin,gorevin haber
vermek.Haberin "Akademik" olup olmamasi senin degerlendirecegin bir sey
degil! Secici kurul musun?Sana ne konusmanin "akademik " boyutu?
Maalesef bizim ulkemizde muhabirlerin bircogu, benzer hatalari bilerek veya
bilmeyerek islemekteler.Gectikleri habere edebi bir boyut katmak adina
kullandiklari sifatlar veya tamlamalar haberi sulandiriyor ve saptiriyor.
Bu  da beni hayli ofkelendiriyor.Vee gordugunuz gibi AKADEMIK (!) bir
elestri yapmak zorunda birakiyor.Hosgorunuze siginarak Akademik sevgi ve
saygilarimi iletirim.Gurol FICICI

__._,_.___ *PATRON Uçakta hostes, papaza sormuş :
- Viski, cin, şarap... Ne emredersiniz?
- Kaç metrede uçuyoruz kızım?
- On bin metredeyiz peder!
- O halde sen bana su getir kızım, patrona çok yakınız, ayıp olur!

) KOCAN NEREDE Genç bir kadın sol gözü mosmor bir halde evine gelmiş.
- aman Allah'ım kim yaptı bunu kızım?
- kocam.
- peki ama o Londra da değil miydi?
- bende öyle zannediyordum anne.

) SIYANÜRLÜ KARPUZ Bir karpuz tarlasıı olan çiftçi her akşam tarlasına
çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti. Bir süre
düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi: "Dikkat!
Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!" Ertesi akşam çiftçi karpuz
yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında
geziyordu. Karpuzlarını denetleyerek eksik olmadığının düşünürken gözü kendi
levhasının yanına konan bir levhaya ilişti: "Şimdi o karpuzlardan iki tane
var!"

) GÖRGÜSÜZ BAKAN Bakan olan görgüsüz birisi şoförüne sorar. "Şoför söyle
bakalım eşekle şoför arasında ne fark vardır? " Şoför bir süre düşündükten
sonra mahcup bir şekilde; "Bilemedim bakanım" diyor Bakan cevap olarak:
"Eşeğe çüş diyince, şoföre ise dur diyince durur" demiş. Bunun üzerine şoför
çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için bir şey söyleyememiş.
Belirli bir süre sonra bu defa şoför bakana: "Bir soru sorabilir miyim
bakanım" der. Bakan da: "Sor bakalım" der. Şoför sorar: "eşekle bakan
arasında ne fark vardır?" Bakan bir süre sonra: "Bulamadım şoför söyle
bakalım" diyor. Bunun üzerine şoför de: " Vallahi bakanım ben de
bulamadım... "

) ÇATLAK YUMURTA Adamın biri Amerika ye gitmiş ve orada çok güzel bir civciv
görmüş ve ülkesine götürmek istemiş. Uçağa binmiş ve civcivi ceketinin iç
cebine koymuş. Yanına da bir rahibe oturmuş. Civciv bir sure sonra adamın
gömleğinin içine girip pantolonuna doğru inmiş ve fermuar seviyelerine
geldiğinde cani dışarı çıkmak istemiş. Fermuarın azıcık acık kalan yerinden
dışarı bakmış ve hemen kafasını geri çekmiş. Bu hareketi bir kaç kez
tekrarlamış. Civciv rahibenin dikkatini çekmiş. Rahibe utana sıkıla adama
donmuş: 'Beyefendi, ben bu islerden pek anlamam ama galiba yumurtalarınızdan
biri çatlamış !'
 *
 <[EMAIL PROTECTED]>
.

__,_._,___



-- 
Son olarak sunu hatirlatmakta fayda var? Kazanma ve kaybetme yollari da
gullerle ve dikenlerle dolu. Kazanma kusaginda kaybetmekte var. Kaybettim
mulahazasi icinde kazanmakta!

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap