*ATATÜRK'TEN ORDU MİLLET-ORDU DEVLET İLKESİ*

*
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/ordu-millet-ordu-devlet-ilkesi?hl=tr
*
- *TÜRKİYE CUMHURİYETİ YALNIZ İKİ ŞEYE GÜVENİR:* Bir *MİLLET KARARI*, diğeri
en elim ve en müşgül şerait içinde dünyanın bihakkın kesb-i liyakat
eden *ORDUMUZUN
KAHRAMANLIĞI!..* (22.2.1924)


*MİLLET ve KAHRAMAN EVLATLARI'ndan mürekkep ORDU, o kadar yekdiğeriyle
birleşmiştir ki, dünyada ve tarihte bunun misali enderdir!..* (22.2.31)


*TÜRK MİLLETİ ORDU'sunu çok sever... Onu, kendi idealinin harisi telakki
eder.* (22.2.31)

*ORDUMUZ, TÜRK BİRLİĞİ'nin, TÜRK KUDRET ve KAABİLİYETİ'nin, TÜRK
VATANSEVERLİĞİ'nin çelikleşmiş ifadesidir.*
**
- *TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin ORDUSU, şunun bunun elinde
ihtiras aleti olmaktan münezzehtir!..* *İnsan ve bağımsız yaşamaktan başka
gayesi olmayan MİLLETİN, YALNIZ ONUN EMRİNE BAŞEĞEN ÖZ EVLATLARINDAN OLUŞMUŞ
SAYGIDEĞER BİR TOPLULUKTUR!..*
**
Milletler yüksek hedeflerine ulaşmak istedikleri zaman, bu feveranları
karşısında üniformalı çocuklarını bulmuşlardır... Tarihin bu umumiyeti
içinde yüksek bir istisna, TÜRK tarihinde görülür... Bilirsiniz ki, TÜRK
MİLLETİ ne vakit yükselmek için adım atmak istemişse, önünde, daima yüksek
MİLLİ İDEAL'i tahakkuk ettiren hareketlerin önderi olarak kendi kahraman
çocuklarından mürekkep ORDU'sunu görmüştür... Bundan sonra da TÜRK
MİLLETİ'nin ULVİ İDEAL'inin husulü için kahraman ASKER evlatları hep önde
gidecektir. (22.2.31) (3)

*TÜRK ORDUSUNU, ONUN FAZİLETİNİ, KIYMETİNİ ve BU ORDU İLE NELER
YAPILABİLECEĞİNİ BENİM KADAR ANLIYAN AZ OLMUŞTUR!..* (13.3.26)

- Bütün iç ve dış varlığını VATAN MÜDAFAASI'na vermeyi savsaklıyan veya
hafife alan milletler, savaşı gerçekten göze almış ve başarabileceğine
inanmış sayılmazlar. (Eylül 1922)

- Ordumuz hayat ve haysiyet mücadelesinde MİLLET'in ve MİLLETİN GAYELERİ'nin
yegane istinatgahıdır... Bu vazife-i mübeccelesinde bihakkın muvaffak
olabilmesi için lazım gelen evsafın birincisi, demir gibi bir İNZİBAT'tır.
Orduda İNZİBAT'ın yegane vasıta-i tecellisi MÜNEVVER, KAHRAMAN, FEDAKAR
zabitandır.

Büyük MİLLİ DİSİPLİN OKULU olan ORDU'nun EKONOMİK, KÜLTÜREL, SOSYAL
SAVAŞLAR'ımızda, bize aynı zamanda EN LÜZUMLU ELEMANLAR'ı da yetiştiren
büyük bir OKUL haline gelmesine, ayrıca itina ve himmet edileceğine şüphem
yoktur. (4)

*İnsanların mücadelesinde EN KUVVETLİ İSTİHKAM, İMAN DOLU
GÖĞÜSLER'idir.*(21.11.22) (5)

*Bir MİLLETİN RUHU zaptolunmadıkça, bir milletin AZİM ve İRADESİ
kırılmadıkça, o millete HAKİM olmanın imkanı yoktur.* (30.8.24)

- Hiç bir millet ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz. Fakat her
vakit MEMLEKET ve MİLLET'imizi müdafaaya kaadir bir ORDU'ya malikiyet de,
nuhbe-yi amalimizdir. (Ocak 1922, Vakit Gazetesi'ne demeç)

Ben ORDUMUZUN VARLIĞI'nı ve gücünü paramızla orantılı bulundurmak görüşünü
kabul edenlerden değilim... PARA VARDIR, YA DA YOKTUR!.. İster olsun, ister
olmasın, ORDU VARDIR VE OLACAKTIR! (Mayıs 1922)

VATAN'IN ve rejimin KORUYUCUSU olmakla kalmayıp, en geniş ve hakiki
manasıyla bir SULH AMİLİ ve bir EĞİTİM ve ÖĞRETİM OCAĞI olan YENİLMEZ
ORDUMUZ'un SON SİSTEM SİLAH ve motorlu VASITALAR'la cihazlandırılması
yolundaki çalışmalara hız vermeliyiz. (6)

TÜRK ORDUSU'nun bir cüz'ü tammı, muadilini behemahal mağlup, iki mislini
tevkif ve tesbit eder!.. Bunu askeri bir esas, bir düstur olarak nazar-ı
dikkatte tutmalıdır... Bu kıymet mahfuz kaldıkça teşkilatımızı talim ve
terbiyemizi sevk ve idaremizi bu hedef ve gayeye yürüttükçe, TÜRKİYE'nin her
türlü taarruzdan tecavüzden masun ve mahfuz kalacağına kimsenin şüphesi
kalmaz. (22.2.34)

- Bir ORDU'nun cevheri ne olursa olsun, SİYASET'e karışırsa, BİRLİKTE
HAREKET ve SAVAŞMA KAABİLİYETİ'ni kaybeder!.. Ve VATANIN MÜDAFAA GÜCÜ'nü
hiçe indirir. SİYASET'e karışmış bir ORDU'nun, karışmadan önceki DİSİPLİN'i
ve SAVAŞMA KAABİLİYETİ'ni yeniden kazanabilmesi için çok zaman ister. (8)

*VATAN MÜDAFAASI'na ait vazifelerden daha MÜHİM VAZİFE olamaz!*

*- "TÜRK yenildi" derlerse, inanmayın!.. Yenilen komutandır! (9)*

*Farkında değil misiniz ki, bu memlekette MİLLİ bir GENEL kURMAY heyeti
yoktur... Bir Alman genel kurmayı vardır... O Alman genel kurmayı ki, ilk iş
olarak benim gibi dik başlı bir askeri ordudan çıkarmak kararı verdi.*

Enver ve arkadaşları zaten daha önce TÜRK ulusunu uygunsuz duruma
sokmuşlardı. Bu uygunsuz durum ORDU'nun yabancı komutanların eline
bırakılması, verilmesidir!.. TÜRK ulusunun güçsüz ve kaabiliyetsiz olduğu
inancıyla, o heyeti ayaklarına kadar giderek memleketimize davet edenler
onlardı... Ben ORDU'nun kayıtsız şartsız bütün sırları ile Alman askeri
heyetine verilmesi ve bırakılmasından çok üzgündüm.

- HARB, nihayet yalnız karşı karşıya gelen İKİ ORDU'nun çarpışması
değildir... MİLLETLERİN ÇARPIŞMASIDIR. MEYDAN MUHAREBESİ milletlerin bütün
mevcudiyetleriyle, ilim ve fen sahasındaki seviyeleriyle, ahlaklariyle,
harslariyle, hülasa bütün MADDİ ve MANEVİ kudret ve faziletleriyle ve her
türlü vasıtalariyle çarpıştığı bir İMTİHAN SAHASI'dır. (10)

Bu sahada, çarpışan milletlerin hakiki kuvvet ve kiymetleri ölçülür. Netice
yalnız cismani kuvvvetin değil, bütün kuvvetlerin bilhassa AHLAKİ ve HARSİ
KUVVET'in üstünlüğünü mertebe-i sübuta vardırır... Bu sebeple meydan
muharebesinde yenilen taraf, milletçe ve memleketçe mağlup sayılır... Böyle
bir akıbetin ne kadar feci olabileceğini tahmin edersiniz. (30.8.24)

*- Kati netice daima TAARRUZ'la alınır, fakat MÜDAFAA ile ifa olunan bir çok
vazife de vardır.* (22.2.24)

Her taarruza karşı daima MUKABİL TAARRUZ düşünmek lazımdır... MUKABİL
TAARRUZ ihtimali düşünmeden, ve KARŞI EMNİYET'e şayan tedbir bulmadan
hareket edenlerin akıbeti, mağlup ve münhezim olmaktır, münkariz olmaktır!

Düşmanın VATAN içine girmiş olması, düşman lehine bir çok esbab ve avamil
tevlit eder... Düşmanı VATAN İÇİNDE mağlup etmek, başlı başına bir kuvvet
eseridir... VATAN dahilinde mağlubiyetin akıbeti, fevkalade vahimdir.
(22.2.24)

- Geçen gün bana zırhlı müdafaa hatlarından bahsediliyordu... Bu hatların
faydasına inanamıyorum... Zira HARBİ İNSAN YAPAR. Binaenaleyh insanın toprak
üstünde bulunması lazımdır... Köstebek gibi toprak altında, beton borularda
veya zırhlı kulelerde oturtulacak bir kuvvet, evvelden HARB HARİCİ edilmiş
bir kuvvet addedilmelidir... MANEVRA KAABİLİYETİ'ni kendi kendine imha etmiş
olmakla bir harbte mağlubiyetten başka ne kazanılabilir,
bilmem...(11.3.1938) (11)

Umumi harpte bir ordunun başında idim... TÜRKİYE'de diğer ordular ve onların
komutanları vardı. Ben yalnız kendi ordumla değil, öteki ordularla da meşgul
oluyordum... Bir gün Erzurum cephesindeki hareketlere ait bir mesele
üzerinde durduğum sırada yaverim dedi ki: "Niçin size ait olmayan
meselelerle de uğraşıyorsunuz?"... Cevap verdim: Ben bütün orduların
vaziyetini iyice bilmezsem, kendi ordumu nasıl sevk ve idare edeceğimi tayin
edemem!"

(Büyük Taarruz'da) Mütemadiyen gelen muhtelif rütbedeki esir zabitanla
görüştüm... Bunlardan biri erkan-ı harb zabiti idi... Zavallı verdiği
malumat meyanında istemiyerek, başkumandan vazifesini alan General TRİKOPİS
ve 2. Kolordu komutanı General DİGENİS'in bizim çevirmek istediğimiz
çemberin içinde bulunduğunu ifade etmiş oldu... Derhal ordu komutanına,
"Kemalettin Paşa'yı bulunuz... Bizzat Trikopis'le beraber bütün düşman
generallerini behemahal esir etmesini söyleyiniz," dedim. (30.8.24)


*- HAYAT-I MİLLET tehlikeye maruz kalmadıkça, HARB bir
CİNAYET'tir!..*(16.3.23) (12)

****

 >>>ORDU, MİLLET, DEVLET ÜZERİNE
-1-<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/ordu-millet-ordu-devlet-ilkesi---aiklamalar--1?hl=tr&hl=tr>



-- 
       *       ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..*
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
*Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız
düşmanıyım. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK*
-- 
Özkan BOSTANCI


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to [EMAIL PROTECTED]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap