*ERMENİ TALEPLERİ VE PROPAGANDASI*

http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/ermeni-talepleri-ve-propagandasi?hl=tr

Sözde soykırım iddialarının dünya kamuoyu gündemine oturması için tarih
boyunca sürekli olarak isyanlar ve terör eylemlerini bir propaganda aracı
olarak gören Ermenilerin "Büyük Ermenistan"a ulaşmak yolundaki ilk hedefleri
"Dört T Planı" olarak adlandırılabilecek olan gayelerine ulaşmaktır. Dört T
Planı, şu dört kavrama dayanmaktadır: Tanıtım, Tanınma, Tazminat ve
Toprak... Yani, sözde Ermeni sorunu tüm dünyada terör yoluyla *"tanıtılacak"
*, sözde iddialar dünya kamuoyunca kabul edilip Türkiye tarafından *
"tanınacak"*, sözde soykırımdan dolayı Türkiye'den *"tazminat"* ve *"toprak"
* alınacaktır!...

Plana mesnet oluşturan Ermeni iddiaları ise şunlardır:

   1. *Türkler Ermenistan'ı işgal ederek Ermenilerin topraklarını ellerinden
   almışlardır.*
   2. *Türkler 1877-78 savaşından itibaren Ermenileri sistemli olarak
   katliama tabi tutmuşlardır.*
   3. *Türkler 1915 yılından itibaren Ermenileri planlı şekilde soykırıma
   tabi tutmuşlardır.*
   4. *Talat Paşa'nın Ermenilerin soykırıma tabi tutulması konusunda gizli
   emirleri vardır.*
   5. *Soykırımda hayatlarını kaybeden Ermenilerin sayısı 1,5 milyondur.
   Bu iddiaların hepsi de objektif bir inceleme karşısında dayanaksız
   kalmaktadır. ***

Şöyle ki;

- Türklerin Anadolu'ya ilk ayak bastıklarında bağımsız bir Ermenistan
devletinin mevcut olmadığı, dolayısıyla da Ermenilerin topraklarının
ellerinden alınması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı açıktır.

- 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Ermenilerin çıkarttıkları isyanlara
ve giriştikleri katliama da yukarıda yer verilmiştir. Ermenilerin bu
tutumunun Batı dünyasındaki propagandalarına bir zemin hazırlamak amacıyla
benimsenmiş bulunduğu da artık açıklığa kavuşmuş bulunmaktadır.

- 1915 yılındaki olayların kendisini arkadan vuran Ermenilere karşı Osmanlı
Hükümeti'nin uygulamaya koyduğu bir tehcir işleminden ibaret olduğuna da
keza daha önce işaret edilmiştir. Kaldı ki "soykırım" kavramının bu
husustaki Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ndeki tanımlamasına göre, soykırım
suçunun oluşması için bir hükümetin bir ırkı ortadan kaldırmak yönünde bir
niyetinin bulunması şartı aranmaktadır. Oysa, Osmanlı Hükümeti'nin Ermeni
ırkını ortadan kaldırmak gibi bir niyetinin bulunduğunu gösteren hiçbir
işaret olmaması bir yana, tam tersine tehcire tabi Ermenilerin güvenlik ve
refahının eksiksiz olarak sağlanmasına yönelik hükümet emirlerinin varlığına
yukarıda işaret edilmiştir. Öte yandan, Osmanlı arşivlerinin önemli bir
bölümü tarihçilerin incelemesine açılmış bulunmakta ve tasnif yapıldıkça
peyderpey açılmaya devam etmektedir. Bu belgelerin incelenmesi de Ermeni
iddialarının asılsızlığını ortaya koyacaktır.

- Talat Paşa'nın Ermenilerin soykırıma tabi tutulması yolunda gizli emirleri
bulunduğuna ilişkin olarak ilk kez Andonyan adlı Ermeni tarafından ileri
sürülen ve yıllar boyunca Ermeni iddialarının geçerliliğinin temel kanıtı
addedilen "belgeler" in tümüyle bir sahtecilik eseri olduğu, son olarak iki
Türk tarihçi tarafından yapılan incelemeler sonucunda hiçbir kuşku veya
tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konmuştur.

- Bu telgraflar daha önce 1919'da İngiltere'de Daily Telegraph gazetesinde
neşredilmiştir. General Allenby kuvvetlerinin Halep ve civarını öngörülenden
daha kısa sürede işgal etmeleri üzerine Osmanlıların bütün belgeleri imha
edemediklerine ve bu telgrafların Allenby'nin eline geçtiğine
inanılmaktadır, İngiliz Dışişleri bu iddia üzerine durumu işgal
komutanlığından sormuştur. Sonunda bu belgelerin Allenby kuvvetlerince
ortaya çıkarılmadığı ve Paris'te bir Ermeni grubu tarafından ileri sürüldüğü
anlaşılmıştır. Buna ait doküman İngiliz devlet arşivlerinde mevcuttur.

Talat Paşa'nın katili Tehliryan'ın Berlin'deki muhakemesi sırasında da bu
telgraflar ortaya atılmış ve bilirkişi heyetince beş tanesi gerçek olarak
kabul edilmiş ve mahkemede muamele görmüştür. Oysa, telgrafların yazılış ve
kaleme alınış şekli, yazıldıkları kağıtlar, bunların Osmanlı belgeleri
olmadığını göstermekte ve yukarıda da belirtildiği üzere sahtecilik eseri
oldukları kanıtlanmış durumdadır.

Ölen Ermenilerin sayısının 1,5 milyon olduğu iddiası da hiçbir geçerli
temele dayanmamaktadır. Şöyle ki, dönemin birçok yabancı kaynakçada
doğrulanan Osmanlı nüfus rakamlarına göre tüm Osmanlı İmparatorluğu içindeki
Ermenilerin sayısı 1,3 milyon civarındadır. Toplam nüfusları l,3 milyon olan
bir topluluğun 1.5 milyon ölü vermesi mümkün olamaz.

Ölen Ermenilerin sayısının kesin olarak hesaplanmasını sağlayacak bir belge
ya da yöntem bulunmamaktadır. Örneğin, Lozan Barış Konferansı'na katılan
Ermeni heyeti başkanı Bogos Nubar o tarihte Türkiye'de toplam 280,000 Ermeni
bulunduğunu, 700,000 Ermeni'nin ise başka ülkelere göç ettiğini
belirtmiştir. Bu rakamlar doğru ise toplam Ermeni nüfusu 1,3 milyon olduğuna
göre, Ermeni kaybı 300,000 dolaylarında kalmaktadır. Bu rakama çete
harekatında veya Rus kuvvetleri saflarında yer alarak ölenler de dahildir.
Ayrıca bu kayıpların on misline ulaşan yaklaşık 3 milyon Müslüman'ın da aynı
dönemde hayatlarını kaybettikleri unutulmamalıdır.

Encyclopedia Britannica'nın 1918 baskısında, ölen Ermenilerin sayısının
600.000 olduğu kayıtlıdır. Aynı ansiklopedinin 1968 baskısı ise bu sayıyı
1,5 milyon olarak verir. Ölenlerin sayısı kağıt üzerinde artmaktadır.

Savaş sonrasında İstanbul'da Nemrut Mustafa Paşa diye bilinen Mustafa Paşa
Divan-ı Harbi kurulmuştur. Enver, Talat ve Cemal Paşalar ile Dr. Nazım
kaçmış oldukları için diğer geri kalanlar tutuklanmıştır. Tutuklanması
istenenlerin listesi İngilizlerce verilmiştir. Dört grup insan
tutuklanmıştır.

   1. Savaşta Ermeni ve Rumlara karşı gayri insani tatbikatta bulunanlar,
   2. Savaş kaidelerine riayet etmeyenler,
   3. Mütareke şartlarına riayet etmeyenler,
   4. Kafkasya'daki kuvvetlerden Müttefiklerin emirlerine uymayanlar (Bunlar
   Azerbaycan Türkleridir.)

Tutuklananların önce İstanbul'da yargılanmaları istenmiştir. Ancak işgal
kuvvetleri istediklerini bulamayınca tutuklananları Malta'ya götürmüşlerdir.
Bunların büyük çoğunluğu münhasıran Ermeni soykırımından yargılanacaktır.
İngilizler delil araştırmasına girişmişler ve bu bir yıldan fazla sürmüştür.
Tutuklamalar ihbar üzerine gerçekleştirilmiştir; ihbar mektupları da
dosyalara mevcuttur.

İngiliz Hükümeti İngiliz Kraliyet Savcılığı'ndan bu kişiler hakkında dava
açılıp açılamayacağını sormuş; savcılık "Mahkum edilmelerini mümkün kılacak
deliller yoktur." cevabını vermiştir. İngiltere bununla da yetinmemiş ve
Washington'daki Büyükelçiliğinden Amerikan arşivlerinde deliller aramasını
istemiştir. Büyükelçilik tek bir belge bulunmadığını telgrafla bildirmiştir.

Bugün soykırımı ispat için ileri sürülen Andonian'ın kitabındaki telgraflar
o zaman İngilizlerin elindeydi. Bunlar gerçek olsaydı İngilizler bunları
mutlaka kullanır tutuklananları muhakeme ve mahkum ederlerdi. Lloyd George
Hükümeti gibi Türkiye aleyhtarı ve Türkiye aleyhine elinden gelecek her şeyi
yapacak bir hükümet bunu yapmadıysa ispat edilecek hiçbir husus olmadığı
için yapmamıştır.

Tehcirde, Armenian Relief Society adlı kuruluşun çalışmasına, Ermenilere
yardım etmesine, Amerika'dan gelen yardımların dağıtılmasına izin
verilmiştir. Yani Osmanlı Hükümeti bir yandan Ermenileri imha kararını
almış, diğer yandan yabancıları çağırarak "Siz de gelin ve katliamı
seyredin" mi demiştir? Bunun mantıkla hiç bir ilgisi yoktur.

Dolayısıyla, ispat edilmemiş bir soykırımın, kabulünün de söz konusu
olamayacağı açıktır.

http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/ermeni-talepleri-ve-propagandasi?hl=tr
-- 
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
-- 
       Özkan BOSTANCI
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright (c) 2008 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright (c) 2008 CiHAN TURK OLSUN Corporation

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap