(TEKRAR) ** *LOZAN, ERMENİ, KIBRIS, RUM, ABD, ATATÜRK'E SUİKAST, ECEVİTİN SUİKASTÇİSİ, DÜŞMAN KİM(!)*
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/lozan-ermeni-kibris-rum-abd-atatrke-suikast-ecevitin-suikastisi-dman-kim?hl=tr *Lozan'da Amerikan delegesi Ermeniler için bizden yurt istedi!..* Bunun *"insanlık gereği"* *olduğunu öne sürdü.* *Rıza Nur bu haddini bilmez adama:* *"Mademki insanlık gereği, o takdirde Amerikalılar onlara uçsuz bucaksız Amerika'da bir yurt versinler. Çünkü Amerika'nın hayat şartları TÜRKİYE'ninden çok daha rahat ve iyidir. Ermeniler orada çok daha rahat ederler,"* diyerek cevap verdi. Aslında aynı şeyi Filistin'e zorla yerleştirilen Yahudiler için de söylemek mümkün!.. Çok seviyorlarsa, zaten 4-5 milyon Yahudi var İsrail'de daha çoğu Amerika'da, hepsini orada toplansınlar, bir de o bölgeye "İsrail" eyâleti adı versinler, olsun bitsin! Araplar da biz de rahat edelim!.. Amerikalılar o dönemde Ermeniler'i, 1967'den sonra da Kürtler'i kullanarak bizi bölmek istemişlerdir. Ermenilerin TÜRKİYE'de tarihi bir hakkı yoktur. Adana yöresinde TÜRKLER Ermeniler'den daha çok oturmuşlardır. Hetom, Ropen, Loziyon Naharar ailelerinin sonuncusu Fransız'dır. Bu yüzden Fransızlar o bölgeyi işgal etmiş, ancak nüfusları olmadığı için Ermeniler'i devreye sokmuşlardı. SELÇUKLULAR Kars'ın kazası Ani'yi alınca, oradaki Ermeniler Bizans'a sığındı. Bizans İmparatoru da bunları Abbasiler'e karşı TOROS dağlarına yerleştirdi. Hepsi 20.000 kadardı. Sonradan gelip Adana'ya yerleşmişlerdir. "Ermeni Milli Yurdu" meselesi o tarihte pek dallanıp budaklanmış, bütün Avrupa ve Amerika bu konuda bize çok baskı yapmıştır. Ancak 5.1.1923 günü kendilerine: *- "İngilizler ve Fransızlar bu adamları kendi menfaatlerine kullanmışlar ve sonuçta bu insanlar savaş, göç, hastalıktan kırılmışlardır. Şimdi bunlara yurt temin etmeyi bir borç olarak görüyorlar." * ** *- "Ancak bunun sorumlusu biz değil, kendileridir. Ermeniler mazlum imiş!.. Dünyada zulme uğramış millet tek onlar değil ki!. Mısır, Hindistan, Tunus, Cezayir, Fas, hatta İrlanda kendine mütakil bir yurt istiyor. Önce siz bunlara yurt verin,"* denmiş ve toplantı terkedilmiştir. TÜRK tarafının bu kesin tutumu üzerine Ermeni meselesi bir daha gündeme gelmemiştir. Lozan'da Ermeniler ile birlikte Bulgar, Asuri ve Keldaniler de ele alınmak istenmiştir. TÜRK heyeti bu toplantıyı terketmiş, böylece bu temsilcilerin gayrıresmi olarak dinlenmesini, ve zabıtlara geçmemesini sağlamıştır. Ancak Ermeni militanların Rıza Nur ve İsmet Paşa'yı vuracakları tehdidi ortaya atılmıştır. Cenevre'deki "Comite Philarmenie"den dört temsilci gelip delegelerimizle görüşmüş, aynı tehdidi savurmuştur. Ermeniler MUSTAFA KEMAL'i de vurmak için teşebüse geçmişler ancak suikastçiler İstanbul'da yakalanmıştır.*(*>BAKINIZ<<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/atatrke-suikast-giriimi-1924?hl=tr> *)* Suikast, Ermeni insanının tabiatı haline gelmiştir. Aslında çağımızın vebası gizli örgüt ve suikast, İtalyan Piyomonte ve Risorte mason localarının bir icadıdır. (1850'ler) Önce Makedonya mason komitacıları (Sırp ve Bulgarlar) tarafından kullanılmış, sonra Ermeni örgütlerince benimsenmiş bir metottur. Bize de ilk İttihatçılar vasıtasıyla bulaşmıştır. Komünizm'in vazgeçilmez aracı olmuştur... Sözde müslüman Arap terör örgütleri de 1970'lerde bu sistemi benimsedi. Şimdi de Kürt gizli terör örgütlerin propoganda aracı olarak kullanılıyor. Bir defa İSLAM'DA TERÖR YOKTUR!.. CİHAD ve KISAS VARDIR. Yani, zalimle savaşırsın ve ona onun yaptığını uygularsın!.. Masumlara zarar vermek, veya kimi öldüreceği belli olmayan bombalar yerleştirmek İSLAM'a aykırıdır... Geçmişte HAŞHAŞİLER'in lideri HASAN SABBAH ta devlet adamlarına suikastler düzenlemiş;(1100'ler) ancak İSLAM devletleri tarafından takibe uğramış, nihayet Alamut kalesi Moğol ordusu tarafından fethedilerek bu fesat yuvasına son verilmiştir. Terörden caydırmanın tek yolu vardır: AYNI METODU KULLANMAK!.. Hangi örgüt veya devlet, terör ve suikaste başvuruyorsa;, Amerikalı, İngiliz, ve onlarla birlikte hareket eden Yahudiler gibi Irak'ta, Afganistan'da, Lübnan'da, Somali'de masum halkın üzerine misket bombaları, kimyasal silahlar ve seyreltilmiş uranyum mermi ve bombaları ile saldırıyorsa, düğün evlerini bile katliama tâbi tutuyorsa; ona önce misliyle (kısas), sonra 10 misliyle mukabele etmek gerekir!.. Belki vazgeçer. Bu yüzden biz, bu ülkelerdeki mücahitlerin yabancılara saldırılarını asla terör olarak görmüyoruz! Terörden sonuç alınmaz. Ancak güçlü taraf sonunda kazanır. Filistin-İsrail mücadelesinde Araplar terörle hiç bir sonuç alamadıkları, İsrail her terör olayına bire yüz karşılık verdiği halde; ABD'nin saf değiştirmesi yüzünden İsrail yelkenleri indirmek durumunda kalmıştır. Biz de Balkanlar'da aynı şeyi yapmıştık. (10)- Şimdi de "İnsan Hakları", Paris Şartları, Helsinki Nihai Sözleşmesi, Kopenhag Kriterleri, AGİT esasları şeklinde karşımıza çıkmakta, ama bunlardan hiç bir zaman TÜRKLER, MÜSLÜMANLAR ve geri kalmış ülkelerin insanları yararlanamamaktadır. "İnsan Hakları Komisyonu" temsilcileri TÜRKİYE'ye geldi mi, teröristler tarafından çoluk çoluk katledilmiş ailelere, bombalanmış yerlere uğramaz. Hapishanelerdeki canileri ve onların yakınlarını ziyaret ederler. Çünkü BATI tipi "insan hakları" aslında "suçlu hakları"dır! *Kısacası BATI'nın "ALLAH BİR"" demesine bile güvenilmez!..* Aslında her kendini bilen milletin böyle bir hülyası, ÜLKÜ'sü, hedefi vardır. Biz hariç!.. SİYONİZM, Filistin topraklarında bir İsrail devleti kurmayı ve Kudüs'ü başşehir yapmayı vazgeçilmez hedef olarak belirlemişti. Yahudiler bunda muvaffak oldular. Ermeniler'in *"Erzincan'dan Adana'ya inen Büyük Ermenistan" hayalleri vardır. Sırplar'ın "Büyük Sırbistan"* hayalleri vardır. Buna eski Yugoslavya toprakları dahil olduğu gibi, tüm Makedonya da girer. Bizim ÜLKÜ'müz *ATATÜRK'ÜN ÜLKÜSÜ'*dür!..Önce TÜRK İNSANI'nı üstün MEZİYETLİ, SECİYELİ hale getirmek, ülkeyi taklitten kurtarıp MUASIR MEDENİYET SEVİYESİ'ne çıkartmak; sonra EGE'de, AVRUPA'da, KAFKASYA'da ve MEZOPOTAMYA'da GÜVENLİ SINIRLAR'a ulaşmaktır!.. Aynı zamanda TÜRK CUMHURİYETLERİ ve TÜRK TOPLULUKLARI yakınlaşmak, DİL'de, FİKİR'de, KÜLTÜR'de, İŞ'de birlik sağlamak; ve HIRİSTİYAN BATI'ya karşı bir İTTİFAK oluşturmaktır. Bundan sonraki aşama, BİRLEŞİK DÜNYA TÜRKLERİ ile MÜSLÜMAN DEVLETLER arasındaki münasebetleri güçlendirerek bir ittifak oluşturmaktır ki, * ATATÜRK'ün* *"Bizim MÜSLÜMAN olmamız hasebiyle ÜMMETÇİLİĞİMİZ de vardır. Bu da bizim MİLLİYETÇİLİK ile ulaştığımız sınırların genişlemesini sağlıyacaktır"* *fikrine uygundur. * ** TÜRKİYE'nin bir sonraki hedefi ise, diğer mazlum ve geri bırakılmış ülkeleri yanına almak ve hep birlikte HIRİSTİYAN BATI HEGEMONYASI ile doğuda oluşabilecek bir ÇİN-JAPON HEGEMONYASI'na direnecek bir CEPHE oluşturmaktır. Dünyanın üçte ikisini açlıktan, kuraklıktan, hastalık ve sefaletten kurtaracak TEK yol budur. *TÜRK İNSANI küçük işlerin adamı değildir. 10 yıl, 50 yıl, 100 yıl sonra da olsa ulaşmak istediği hedefi bugünden koymalı ve şimdiden çalışmaya başlamalıdır. ATATÜRKÇÜLÜK budur!..* TÜRKİYE her meselede olduğu gibi KIBRIS konusunda da böyle yapmış, ve kaybetmiştir. Federasyon'a razı idi, MARAŞ'ı gözden çıkartabilirdi. Bunları ortaya koymuş, ancak gerilemeye zorlanmıştır. Halbuki daha baştan KIBRIS'ın tümünü almalı; İngiliz üslerini kuşatıp havasını bile tahdit etmeliydik. Eğer bunu yapsaydık, BATI'nın yapabileceği daha fazla bir şey yoktu. Zaten ambargo uygulamışlar, ülkeyi terörle karıştırmışlar, Ermeniler'i diplomatlarımızı vurdurmak için kiralamışlardı. Olsa olsa biraz daha bağırır, çağırırlardı. Üstelik böyle bir durumda adadaki Rumlar kaçar, biz de kısa sürede TÜRK aileler sevkederek 1950'den önceki nüfus oranını sağlardık. Sonra da görüşmeler ile "lutfen" bazı Rumlar'ın adada yaşamasına izin verirdik!..Şimdi de KIBRIS diye bir meselemiz olmazdı. Bu konuda nadirattan da olsa, Erbakan haklı idi. Ecevit koalisyon ortağını dinlememiş, hatta Kuzey KIBRIS'ın su ve enerji kaynağı bölgelerini dahi almamıştır. Bu yüzden halen Rumlar elektrik ve su keserek soydaşlarımızı sıkıntıya sokmaktadırlar. Hele Maraş'ın boş bırakılması, "burayı size ayırdık, isterseniz verelim" anlamına gelmiş, bütün pazarlık gücümüzü kaybetmişizdir. Halbuki İsrail, uyduruk Filistin devleti ile anlaşma imzalamasına rağmen onlara bıraktığı topraklara hâlâ yahudi yerleştiriyor!.. Böylece yeni toprak tartışmalarını önlüyor, görüşmeler "yerleştirmeden vazgeçmesi" üzerine yoğunlaşıyor. *** *Bunu da not olarak buraya eklemek istiyorum;* *1970'lerde Bülent Ecevit'e Amerika'da iken suikast yapmaya teşebbüs eden Ermeni'yi de, ABD "hastalık" sebebiyle serbest bırakmıştır!..* *ABD bizim EZELİ ve EBEDİ DÜŞMANIMIZDIR!..* *"Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım." Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK* -- *Özkan BOSTANCI* -- * ..::CTO::.. ..::CiHAN TÜRK OLSUN::..* http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr -- *Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK* -- Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel, gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz; mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz, mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir. Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz. Copyright (c) 2008 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation This message (including any attachments) is intended only for the use of the individual or entity to which it is addressed and may contain information that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from disclosure under applicable law or may constitute as attorney work product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is strictly prohibited. If you have received this communication in error, notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic communication. Allowed either use or coppy this message as its source. Copyright (c) 2008 CiHAN TURK OLSUN Corporation --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ You received this message because you are subscribed to the Google Groups "borsamorsa" group. To post to this group, send email to [email protected] To unsubscribe from this group, send email to [email protected] For more options, visit this group at http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
