*AĞLA KARANFİL AĞLA*
**
*(AĞLA QƏRƏNFİL AĞLA)*

http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr

*Azerbaycan derd içinde boğulmuş
Sevenleri diyar diyar kovulmuş
Ağla şair, ağla yurdun dağılmış
Nerde kopuz, nerde kırık keman hey!
Nerde büyük vatan, nerde Turan hey!..*
**
** 20 Yanvar ve Hocalı'da solan karanfillerin aziz hatırasına ithaf olunur..
.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>


28 Mayıs 1918'de ilk bağımsız Türk cumhuriyetini ilan eden Azerbaycan
Türkleri 1920'ye kadar büyük bir direniş göstermiş ancak yoğun Sovyet
baskısı karşısında yenik düşmüşlerdir. Azerbaycan bu tarihten 20.yüzyılın
sonlarına kadar Sovyetler Birliği'nin bir parçası olarak kalmıştır.

Stalin'in, Lenin'in yerini alması ve tüm muhalif sesleri kanlı bir biçimde
susturmasından sonra tamamen Rus Şovenizmi'ne teslim olan Sovyetler Birliği
80'lerden sonra iyice çatırdamaya başlamıştır. 1985'te devletin başına gelen
Mihail Gorbaçov *"glasnost"* (açıklık) ve *"perestroika"* (yeniden
yapılanma) politikalarıyla *"Soğuk Savaş"*ı bitirip SSCB'yi yeniden
toparlamaya çalıştıysa da bu politikalar SSCB'nin sonunu getirmiştir.

90'lara gelirken SSCB bünyesindeki birçok devlet bağımsızlığını ilan etmeye
başlamıştır. Doğu Avrupa'da büyük bir hoşgörüyle yeni devletleri birer birer
tanıyan Ruslar konu Azerbaycan Türkleri olduğunda çok farklı davranmıştır.

Yıl 1990 olduğunda Azerbaycan Türkleri çok daha kararlı bir biçimde
bağımsızlık için harekete geçmiştir. 19 Ocak 1990 günü, o zamanki adıyla
Lenin Meydanı'nda toplanan binlerce Azerbaycan Türkü tek yürek olup
"Azadlıq" diye bağırmıştır. Bu kararlılık karşısında Ruslar kaba kuvvete
sarılmış ve Kızıl Ordu Birlikleri Azerbaycan halkının üzerine tanklarıyla
yürüyüp,<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>sivilleri
ezmeye çalışmıştır. 20 Ocak sabahı Kızıl Ordu'nun aralarında kadın
ve çocuklarında bulunduğu yüzlerce sivili katletmesi bağımsızlık ateşini
artık söndürülmesi imkânsız bir hale getirmiştir. Meydanda toplanan yüz
binlerin omuzlarında bugünkü "Şehidler Hıyabanı"na defnedilen kahraman 20
Yanvar (Ocak) Şehitleri, Azerbaycan Bağımsızlığının simgesi olmuştur.
Onların kahramanca direnişi 1991'de bağımsızlığa giden yolu açmıştır. Çağdaş
Batı(!) ise bu olayı bir iç mesele olarak değerlendirmiş ve bu zulme her
zamanki gibi sessiz kalmıştır.


SSCB'nin tamamen dağılmasından sonra Ruslar boş durmamış BDT'yi kurarak bir
anlamda "imparatorluk mirası"na sahip çıkmışlardır. Ortaya çıkan yeni
devletlerden sadece Şevardnadze'nin Gürcistan'ı ve Ebulfeyz Elçibey'in
Azerbaycan'ı bu boyunduruğu reddetmiştir. Ruslar, Gürcistan içerisindeki
Abhaz bölgesinde bir isyan çıkarmış ve Şevardnadze zorla da olsa BDT'ye
girmeyi kabul etmiştir. Azerbaycan ise tarihin gördüğü en vahşi
katliamlardan birine maruz bırakılmıştır.

Büyük Ermenistan hayalleri peşinde koşan Ermeniler Rusların çekildiği
üslerdeki tüm silahlara sahip olmuş ve bölge şartlarına göre güçlü bir ordu
kurmuştur. Rusların da sürekli kışkırtmasıyla Ermeniler Karabağ'a saldırmış
ve Azerbaycan'ın bir bölümünü işgal etmiştir.
<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>
Bölgede stratejik öneme sahip olan Hocalı kenti 1991 Ekim'inden itibaren
Ermenilerce abluka altına alınmış ve dışarıyla tüm bağlantıları kesilmiştir.
2 Ocak 1992'den itibaren şehre elektrik verilmemeye başlanmıştır. Şubat
ayının ikinci yarısından itibaren ise Ermeniler her gün toplar ve ağır
makineli silahlarla şehre dehşet kusmuştur.
*
Ve 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gece…*

İnsanlık tarihinin en büyük vahşetlerinden biri yaşandı Hocalı'da.
Taşnaksutyun Çetesi'nin liderlerinden Robert Koçaryan önderliğindeki Ermeni
Silahlı Kuvvetleri şehre girerek 83'ü çocuk, 106'sı kadın ve 70'i yaşlı
olmak üzere tam 613 kişiyi, insanlık onuruna sığmayacak bir şekilde, vahşice
katletti! 1275 kişi esir alındı, 487 kişi ağır yaralı kurtuldu, 150 kişi ise
kayboldu!

Cesetler ve yaralılar incelendiğinde hepsinin en vahşi işkencelerle
öldürüldüğü ortaya çıktı. Cesetlerden kiminin gözü oyulmuş, kiminin
kolları-bacakları kesilmiş, hamile kadınların karnı yarılmıştı.

Babası gözleri önünde öldürülen ve katliam sırasında 8 yaşında olan Hezangül
Emirova, olay günü Ermeni askerlerin babasını önce bir ağaca bağladığını
söylüyor,<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>"
sonra Ermeni askerler, babamdan, Karabağ'ın Ermeni toprağı olduğunu
söylemesini istedi. Babamın '3 çocuğum var, üçünü de öldürseniz söylemem.'
demesi üzerine Ermeni askerleri babamın üzerine benzin dökerek onu diri diri
yaktılar." diyor gözleri yaşlı...

Bir başka görgü tanığının anlattıkları ise insanı dehşete düşürüyor:
"Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan
iki Ermeni yazı tura atıyordu. Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK–47
model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı
çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:
-Akçik, manç? (Kız mı, oğlan mı?)
-Akçik! (Kız)
Bu cevap üzerine 'oğlan' diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile
hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürülü
gözleri bebeğin kasıklarına
kilitlendi.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>
-Tun şahetsar, ınger! (Sen kazandın, yoldaş)
-Yes şahetsapayts ays bubrikı inç bes bidigişdana... (Ben kazandım ama bu
bebek nasıl beslenecek?)
-Mayrigı bedge gişdatsine.(Annesi besleyecek elbette)
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya
geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:
-Mayrig yerahayin zizdur! (Çocuğa meme ver)"

Ne kadar da benziyordu bu oyun(!)lar 90 yıl önce Van'da, Kars'ta,
Erzurum'da, Ağrı'da atalarının oynadığı oyunlara…

Olayın yankıları dünya basınında az da olsa duyuldu. 16 Mart 1992 tarihli
Newsweek'te şu haber yer alıyordu: "Geçtiğimiz hafta Azerbaycan yine bir
morgun mahzeni gibiydi. Cesetlerin çoğu kaçmaya çalışırken yakın mesafeden
vurulmuştu, bazılarının yüzleri paramparça idi, bazılarının kafa derileri
yüzülmüştü…"

Bu olaylar yüzünden vicdanı sızlayan Ermeniler de vardı elbette. Hocalı
katliamına tanık olan ve daha sonra Beyrut'a yerleşen Ermeni gazeteci Daud
Kheyriyan, 'For the Sake of Cross' (Haçın Hatırı İçin) isimli kitabında
(Sayfa: 62-63)  vahşeti şöyle anlatıyor: "...Gaflan denen ve ölülerin
yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı'nın 1 kilometre batısında bir yere
2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız
çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa,
açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu.
Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu
tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar.
Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi
geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa'ya
döndüm.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>Onlar
Haç'ın hatırı için savaşa devam ettiler."

Karabağ Savaşı 1994'te Bişkek'te imzalanan bir anlaşmayla sona erdi. Bugün
Dağlık Karabağ bölgesi halen Ermenistan işgali altındadır. Hocalı
Soykırımı'nın baş sorumlusu Robert Koçaryan 1998 yılından beri Ermenistan
Devlet Başkanıdır ve Ermeniler tarafından "Karabağ Kahramanı" olarak
görülmektedir. İnsanlık tarihinin sayılı katliamcılarından biri olan bu
faşist katil göreve gelir gelmez, 6 yıl önce yaptığı büyük soykırımı
unutarak "Sözde Ermeni Soykırımı" iddialarını dünya gündemine
taşımıştır.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>

Bu vahşetin sorumluları bugün hiçbir mahkemede yargılanmadan hastalıklı
fikirleriyle devlet yönetmeye devam etmektedir. Eğer gereken ilgi
gösterilmezse bu savaş suçluları insanlık vicdanı önünde yargılanmadan
tarihin tozlu sayfalarına karışacak. Başkaları için defalarca sokaklara
dökülenlerin bu katliam için kuru bir "biz de üzülüyoruz" geçiştirmesi
elbette samimi vicdanlar önünde hiçbir değer taşımamaktadır. Samimi ve
vicdan sahibi olan hiç kimse bu zulme sessiz kalamaz!

Bizler de bugün sesimizi çıkarmazsak Hocalı Soykırımı da, 1914'te Ermeni
çetelerince Anadolu Türklerine yapılan katliamlar gibi, İngilizlerin Yemen
Cephesinde esir aldıkları askerlerimize yaptıkları işkenceler gibi,
Sovyetler Birliği'nin Kırım Türklerine yaptığı zulüm
gibi,<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>Rumların
Kıbrıs'ta yaptığı katliamlar gibi, Çin'in bugün Doğu Türkistan'da
devam ettiği zulümler gibi unutulacaktır. Güney Azerbaycanlı şair Mehmed
Aslan'ın bu katliamın ardından yazdığı şiir:

*AĞLA QƏRƏNFİL AĞLA*

Qərənfil şəhid qanı,
Ağla qərənfil ağla!
Ağla,inlət meydanı,
Ağla qərənfil ağla!

Cavanlara qıydılar,
Tanklar altda qoydular.
Qanın içib doydular,
Ağla qərənfil ağla!

Hər şəhidə bir düzüm,
Abşeron-qan dənizim.
Sən-mənim ağlar gözüm,
Ağla gərənfil ağla!

Uzaq mənzil,acı yol,
Yoldu,yol,əlacı yol!
Şəhitlərə bacı ol,
Ağla qərənfil ağla.

Kərbəla-qan çöllərə,
Puç olan qönçələrə,
Nazənin incilərə,
Ağla qərənfil 
ağla.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>

Bu təklənmiş şirlərə,
Bu arxasız ərlərə,
Bu talesiz nərlərə,
Ağla qərənfil ağla!

Bu günahsız qanlara,
Bu didilmiş canlara,
Bu cansız cavanlara,
Ağla qərənfil ağla!

Bu səngiməz ağrıya,
Bu qan sızan sarğıya,
Bu Allahsız qurğuya,
Ağla qərənfil ağla!

Xeyrə şər üstün gəldi,
İniltili ün 
gəldi.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/20-yanvar-ve-hocaali-katliami-ala-karanfil-ala?hl=tr>
..
Ağlamalı gün gəldi,
Ağla qərənfil ağla!!!

-- 
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
-- 
       Özkan BOSTANCI
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation





-- 
       Özkan BOSTANCI
-- 
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap