*DEMOKRASİ ÜZERİNE DEVAM 3 >>>*

http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/demokrasi-zerine-3?hl=tr

DEMOKRASİ esas itibariyle SİYASİ MAHİYETTE'dir!.. DEMOKRASİ bir SOSYAL
YARDIM, veya İKTİSADİ TEŞKİLAT sistemi DEĞİLDİR!.. DEMOKRASİ MADDİ REFAH
meselesi de DEĞİLDİR!.. Böyle bir nazariye, vatandaşların SİYASİ HÜRRİYET
ihtiyacını uyutmayı amaçlar!.. *BİZİM BİLDİĞİMİZ DEMOKRASİ, BİLHASSA
SİYASİDİR!.. HEDEFİ, MİLLETİN İDARE EDENLER ÜZERİNDEKİ MURAKABESİ SAYESİNDE,
SİYASİ HÜRRİYETİ TEMİN ETMEKTİR!..*
*Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK*
*****************************
*ATATÜRK* bu noktadan itibaren SİYASİ SİSTEMLER'in özelliklerini saymış...ve
gördüğünüz gibi, DEMOKRASİ'yi kalkınma sağlıyan, herkese refah getiren,
sorunları çözen, hatta *PAZAR EKONOMİSİ ile ilgili SİHİRLİ bir DEĞNEK gibi
yutturmaya çalışan madrabazların foyasını meydana çıkarmış!..*
**
*ATATÜRK'e göre eğer DEMOKRASİ diye bir şey varsa, o MUTLAKA İDARE EDENLER
ÜZERİNDE GÜÇLÜ BİR MURAKABE KURAN, MİLLET'İN MAŞERİ FİKRİYATININ İKTİDARA
YANSIMASINI SAĞLIYAN, YÖNETENLERİN DEĞİL; YÖNETİLENLERİN SİYASİ HAKLARINI
ARTTIRAN BİR SİSTEMDİR!.. Bunun en iyi uygulaması da, daha önce
belirttiğimiz gibi, CUMHURİYET'tir!*
**
Şimdi lütfen etrafınıza bir bakın... *DEMOKRASİ diye yırtınanlar; MİLLET
istediği için mi kendi maaşlarını arttırıyorlar?.. MİLLET istediği için mi
DOKUNULMAZLIK ZIRHI'na bürünmüşler?.. Çıkardıkları kanunlar, kendilerinin ve
ellerinde tuttukları KURUMLAR'ın denetimini kolaylaştırıyor mu,
imkansızlaştırıyor mu?.. Hangi "demokratik" ülkede başbakanların,
bakanların, milletvekillerinin, genel müdürlerin üzerinde "istifa"dan başka
bir denetim var?..*
**
Öyleyse *ATATÜRK, BATI TİPİ DEMOKRASİ'yi tarif etmiyor!.. O ülkelerdeki
uygulamayı anlatmıyor!.. O, İDEAL DEMOKRASİ'nin nasıl olması gerektiğini
anlatırken, kendi zihninde geliştirdiği CUMHURİYET'i tarif ediyor!... Zaten
onun anlattığı tarzda bir DEMOKRASİ, en İDEALİST BATILI tarafından bile dile
getirilmemiş ki!..*
**
Öyleyse ATATÜRK'ün İDEAL tarifini bir kenara bırakıp, şimdiki DEMOKRASİ'nin
neredene çıkıp nereye geldiğine bir göz atalım:
**
DEMOKRASİ'nin beşiğinin YUNANİSTAN ve ROMA İMPARATORLUĞU olduğu, sonradan
İNGİLTERE'de görüldüğü, AMERİKA ve FRANSA'da geliştiği doğrudur. *Ama NASIL
BİR DEMOKRASİ?..*
**
*Bu DEMOKRASİ, asla bize reklamı yapılan "üstün insan haklarını haiz,
özgürlükçü, eşitlikçi" sistem değildir!.. Birazcık TARİH bilgisi bile,
HAKİKAT'i bütün çıplaklığı ile ortaya çıkartmaya yeter.*
**
Gerek YUNANİSTAN'da, gerekse ROMA'da teb'a İKİ sınıfa ayrılırdı: HAS
VATANDAŞLAR ve KÖLELER... YUNAN şehir devletlerinden ROMA imparatorluk
döneminin sonuna kadar ahalinin çoğunluğunu teşkil eden KÖLE-İNSAN ve
KÖLE-MİLLETLER'e hiç bir söz hakkı tanınmamıştır.

*Dolayısiyle KADİM DEMOKRASİ bir ÇOĞULCU sistem değil; bir ELİT TABAKA
REJİMİ'dir!..Kadınların da sözü geçmez, SENATO'da yer alamazlardı.*
**
*Şu halde DEMOKRASİ'nin "HALKIN SESİ rejimi" olduğu bir palavradan
ibarettir!*
**
İNGİLTERE, AMERİKA ve FRANSA, her konuda olduğu gibi bu konuda da YUNAN ve
ROMA medeniyetinin kötü unsurlarını almışlar; sözde "demokrasi"lerinde
sadece kendi halklarına söz hakkı tanımışlardır.

*Mesela İngiltere; Afrika, Çin, Hindistan, Amerika, Avustralya ve
Arabistan'a hükmederken; bu ülke halklarından hiç bir temsilci İngiltere
Parlamentosu'nun kapısından bile girememiştir!*
**
*Kaldı ki, İngiltere kendi halkını da AVAM-LORD diye ikiye bölmüş; AVAM(AYAK
TAKIMI) dediği çoğunluğun hakkını, uzun süre LORD dediği eskiden HANEDAN'a
hizmet etmiş olan insanların dejenere torunlarına tahsis etmiş, vermemiştir.
* İngiltere'de sanayicilerin bile Parlamento'da temsili ancak 1832'den sonra
mümkün olabilmiştir. Aynı tarihlerde İngiltere nüfusu 8.000.000 İDİ. Bunun
ancak 160.000'i tarafından seçmen idi. Onların sözde seçtiği Avam
Kamarası'ndaki 658 mebustan 487'si ya asillerden veya asillerin seçtiği
temsilcilerden oluşuyordu!..

Lordlar Kamarası ise tamamen asillerden oluşuyor ve babadan oğula
geçiyordu... Hala da öyledir... Bugünlerde Sosyalist iktidar parlamentoda
"reform" yapacakmış!..(1999) Neymiş biliyor musunuz o reform?... LORDLAR
KAMARASI'ndaki kaşarlanmış hanedan mensuplarının sayısı 732 olmuş. Onu 90'a
indirecekmiş!.. Ama yine babadan oğula HANEDAN PARLAMENTOSU sürecek!... *İşte
bize "demokrasinin vatanı" diye yutturulan İngiltere'de durum budur!.. *
**
*Bu ZALİM ve DESPOT milletin 1839'dan sonra bize "demokrasi" baskısı
yapması; 1.MEŞRUTİYET, 2.MEŞRUTİYET meclislerinde OSMANLI teb'asından Arap,
Laz, Kürt, Çerkez, Bulgar, Yunan, Yahudi ve Ermeniler'in TÜRKLER'den daha
çok sayıda bulunumasını istemesi; ve bunu o dönemlerin yöneticilerine kabul
ettirmesi ibret vericidir!*
**
Fransa ve ABD'de de durum bundan farklı değildir!.. Zenciler, kadınlar son
zamanlara kadar parlamentoya girememişlerdir. Çinliler, sömürge temsilcileri
hala yoktur. Kızılderililer ise temsil ne kelime, yok edilmişlerdir!

*BATILILAR'da İNSAN sevgisinin olmayışının, APARTHEID denilen IRK
AYIRIMCILIĞI'ndan bir türlü vazgeçemeyişlerinin **sebebi; işte bu 3000
yıllık anlayışın genlerine sinmesinden dolayıdır!.. Buna bir de M.S.450'den
itibaren AVRUPA'yı saran VANDAL akınlarının getirdiği BARBARLIK ile 1097'de
başlıyan HAÇLI SEFERLERİ'ni, 1200'lü yılların KAPITALİZM ve 1492'den sonraki
EMPERYALİZM zihniyetini ekleyin; ortaya BATILI YAMYAM tipi çıkar!.. Bu
YAMYAM'ın kullandığı EŞİTLİK, İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ sloganları hep kendi
yaptığını doğru göstermek, yediği İNSAN etini gözlerden gizlemek içindir.*
**
*Halbuki MUTLAKİYET ile idare edilen OSMANLI DEVLETİ, İNSAN ayırımı
yapmazdı!.. Ta 1300'lerden itibaren her DİN ve IRK'tan insanın kaabiliyetini
geliştirebileceği ve SADRAZAM'lığa kadar yükselebileceği ENDERUN sistemini
kurmuştu... Öte yandan 36 OSMANLI padişahından 30 kadarı cariye, yani KÖLE
ile hayatını birleştirdiğinden, kölenin oğlu SULTAN olmuştur!*
**

*OSMANLI emperyalist değildi!..* Dağılmasından sonra kurulan 20 kadar
devletin istisnasız hepsi TÜRKİYE'den daha zengindir!.. Siz hiç AVRUPA ve
AMERİKA'nın sözde bağımsızlık verdiği Afrika, Güney Amerika ve Asya
devletlerinden bir tanesinin bile onlardan zengin olduğunu iddia edebilir
misiniz?

İşte TÜRK CUMHURİYETİ böyle bir rejimin ardından gelmiştir... Onun için biz
CUMHURİYET ile DEMOKRASİ'yi ayırıyoruz.. DEMOKRASİ hayranı ve hastası
değiliz!.. Biz CUMHURİYETÇİ'yiz!.. BATI'nın bütün dünyaya, sanki BATI'nın
zengin ve kalkınmış olmasının sebebi DEMOKRASİ imiş gibi, bu ucubeyi
dayatmasına isyan ediyoruz!..
**
*BATI DEMOKRASİSİ, tarihten gelen özelliği ile bir SINIF PARTİLERİ
sistemidir!..Yani MİLLET'in tümünün fikriyatını yansıtan MİLLİ SİYASET
görüşü taşıyan DEĞİL; iktidara geldiği takdirde SADECE TEMSİL ETTİĞİ KESİM'E
HİZMET EDECEK partiler söz konusudur... Bu da partilerin birbirine düşman
olmasına, MİLLET fertlerinin ikiye, üçe, beşe, ona bölünüp birbirinin
kuyusunu kazmasına yol açar.*
**
*ATATÜRK'ün HALK FIRKASI'nı kurarken söyledikleri bile, BATI TİPİ
DEMOKRASİ'nin bize uymıyacağının delilidir. Tekrar, aynen veriyoruz:*
**
*"Diğer memleketlerde PARTİLER mutlaka EKONOMİK HEDEFLER üzerine kurulmuş ve
kurulmaktadır. Çünkü o memleketlerde ÇEŞİTLİ SINIFLAR vardır... BİR SINIFIN
MENFAATİNİ KORUMAK İÇİN KURULAN SİYASİ bir PARTİYE KARŞILIK, DİĞER BİR
SINIFIN MENFAATİNİ KORUMA AMACIYLA PARTİ teşkil eder. Bu pek tabiidir!."*
**
*"GÜYA BİZİM MEMLEKETİMİZDE DE AYRI AYRI SINIFLAR VARMIŞ GİBİ, KURULAN
SİYASİ PARTİLER YÜZÜNDEN ŞAHİT OLDUĞUMUZ NETİCELER MALUMDUR... Halbuki HALK
FIRKASI'NA BÜTÜN MİLLET DAHİLDİR."*
**
ATATÜRK'ün bahsettiği ÇOK PARTİLİ uygulama MEŞRUTİYET dönemine aittir...
Yani biz ÇOK PARTİLİ SİSTEM'e 1950'de, DEMOKRAT PARTİ ile geçmedik!...
1908'den beri bu batağın içindeyiz!.. Şikayet edilen neticeler 90 yıl sonra
bile değişmedi.

Çünkü DEMOKRASİ aslında, EMPERYALİST BATI'daki HAKİM SINIFLAR'ın
(ARİSTOKRASİ ve RAHİPLER) AMERİKA'NIN BAĞIMSIZLIĞI ve FRANSIZ İHTİLALİ ile
zorla zorla elinden alınan imtiyazların geri kalanını koruyabilmek için
"kendi rızası" ile vermeyi kabul ettiği "tavizler"den ibarettir!..Bugün bu
İKİ sınıf ZENGİNLER (KAPİTALİSTLER) ile birleşmiş arkasına da koruyucu güç
olarak MAFYA'yı almıştır... *Delil mi istersiniz?.. DOĞU BLOĞU'nun
dağılmasından sonra bu ülkelerde ilk oluşan örgütün MAFYA olması, başka ne
ile izah edilir ki!..*
**
*Sonra İNSAN HAKLARI teranesi ile bu MAFYA ve SUÇLULAR'ın peşine takılacak
GÜVENLİK GÜÇLERİ ve ADALET MEKANİZMASI'nın elini kolunu bağlarlar... Polis
arama izni olmadan bir katilin otomobilinde suç silahını bile bulsa, adamı
beraat ettirirler... Kiralık kaatil kullandıklarından adam öldürenlerin bile
üzerinden İDAM cezasını kaldırırlar... Bankalara "mevduat sahiplerini
açıklamama" kuralı getirirler ki, HIRSIZLAR'ın, VATAN HAİNLERİ'in servetleri
korunmuş olsun!.. BATI'nın HUKUK SİSTEMİ bile SOYGUN DÜZENİ'nin bir
parçasıdır!.. *
**
*Hepsinin toptan adı da DEMOKRASİ'dir!..*
**
*EMPERYALİST BATI'nın DEMOKRASİ'nin "tabii sonucu" gibi göstermeye çalıştığı
EŞİTLİK kavramı da bir palavradan ibarettir!.. Dikkat edilirse, hiç bir
zaman EŞİT GELİR DAĞILIMI'ndan, EŞİT PAYLAŞIM'dan, hatta EŞİT KARIN
DOYURMA'dan bile bahsetmezler!..Sözünü ettikleri FIRSAT EŞİTLİĞİ bile ne
olduğu tam anlaşılmayan bir kavramdır!.. Ve hiç bir zaman AKILLI, DÜRÜST,
ÇALIŞKAN kişilere ÜÇKAĞITÇI, DÜZENBAZ ve KABA KUVVET'e dayananlara aynı
imkanları tanımazlar.... KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ döner dolaşır, kadınların da
bir kısım erkekler kadar namussuz ve ahlaksız olabilmesi noktasında
odaklaşır!.. Hiç bir zaman İYİDE, GÜZELDE birleşmezler!. SUÇLULAR'ın
MASUMLAR'a, HOMOSEKSÜEL ve LEZBİYEN, hatta SAPIKLAR'ın NORMAL İNSANLAR'a
"eşitliği" ön plana çıkar!... Ya AÇLAR'ın TOKLAR'a, ZAYIFLAR'ın GÜÇLÜLER'e
eşitliği, denkliği?.. Bunların BATI DEMOKRASİSİ'nde yeri yoktur!..Varsa,
görebilen varsa göstersin!*
**
Öte yandan son zamanlarda sık sık tekrarlanan bir ifade var: "DEMOKRASİ
olmadan LAİKLİK olmaz, LAİKLİK olmadan da DEMOKRASİ olmaz" diyor bazıları!..

Bu söz BATI için, AVRUPA için doğrudur!.. Doğru olması da pek tabiidir...
Çünkü, daha önce uzun uzun anlattık, bilhassa FRANSIZ İHTİLALİ ile
ARİSTOKRATLAR'ın tekelindeki YÖNETİM kısmen alınmış, BURJUVA denen okumuş,
şehirli tabaka SÖZ SAHİBİ olmuştu... Ancak bu KÖKTEN DEĞİŞİKLİK, KİLİSE'nin
MÜLKİYET hakkının da yaygınlaştırılması ile aynı anda yapılmıştı... İlki
DEMOKRASİ, ikincisi LAİKLİK'tir...Bunları AVRUPA'da birbirinden
ayıramazdınız, başarı ihtimali kalmazdı!..

*Ama TÜRKİYE'de ne ARİSTOKRASİ vardır, ne de CAMİLER'in SERVET'i!.. Haa,
"Laiklik, VİCDAN HÜRRİYETİ'dir," diyorsanız, o zaten OSMANLI'da da vardı...
ATATÜRK, TÜRK MİLLETİ'nden başkasında HOŞGÖRÜ olmadığını düşünür.*

*Önemli bir hususu daha var ki, DEMOKRASİ havarilerinin gözünden hep
kaçar... "En iyi demokrasi hangi ülkede?" diye sorduğmuzda cevap genellikle
"İskandinav ülkeleri" oluyor..* Bazısı da "İngiltere" diyor... Nedense
ABD'yi pek başarılı bulmuyorlar...Fransa ise, "aşırı demokrasi"nin yarattığı
sıkıntıları De Gaulle'ün getirdiği kısıtlamalarla aşmaya çalıştığı için
rağbette değil...ASYA, AFRİKA, GÜNEY AMERİKA'da yaşıyan 5 milyar insanın yer
aldığı hiç bir devlet ise BATILI anlamda DEMOKRATİK değil!..

*İşte gözden kaçan husus bu noktada bariz şekilde ortaya çıkıyor!... En
DEMOKRATİK denilen İSVEÇ, NORVEÇ, İNGİLTERE'de KRALLIK var!.. Batı
Avrupa'nın diğer "demokratik" ülkeleri de KRALLIK, veya PRENSLİK!.. Bunlar
bizim kadar "ilerici" olup SALTANAT'ı kaldıramamışlar daha!.*
**
Şaka bir yana; *bu durum gösteriyor ki, BATI TİPİ DEMOKRASİ için KRALLIK
şart!..Öyleyse biz, SALTANAT'ı lağvetmekle bu fırsatı baştan yitirmişiz!..*
**
E, ne yapacağız şimdi?.. İngiltere, İsveç, Norveç, Hollanda, Danimarka,
Monaco, hatta İspanya kadar DEMOKRATİK olabilmek için bir HANEDAN bulup
PADİŞAHLIK rejimine geri dönmek, bizim "demokratlar'a tavsiye edebileceğimiz
tek yol!.. *Tevekkeli değil, Özal Efendi boşuna kendi uyuz sülalesini
"hanedan" olarak göstermemişti!..*
**
Anlıyamadığımız husus, bu gerçeği domuz gibi bilen EMPERYALİST BATI'nın
dünyanın geri kalan kısmına DEMOKRASİ empoze ederken krallıkları yıkıp sözde
"cumhuriyet"ler kurması!.. Aynı şeyi bize de yapıp, MUSTAFA KEMAL'e "HİLAFET
ve SALTANAT'ı kaldırıp CUMHURİYET kurmak şartıyla İngilizler'in bizi
destekliyeceği" mesajını göndermemiş miydi?..Ama bunca çabasına rağmen; ne
bizde, ne de BATI AVRUPA dışındaki herhangi bir ülkede DEMOKRASİ kurulamadı,
kurulamaz da!.. Çünkü DEMOKRASİ; nev'i YAMYAM BATI İNSANI'na münhasır, çok
özel şartları olan ve 3000 yıllık MENFİ ŞARTLANMA'ya dayanan bir KRALLIK
REJİMİ'dir!..Başka hiç bir yerde uygulanamaz!

*O yüzden biz TÜRK MİLLETİ'ni BATI TARZI DEMOKRASİ'ye mahkum etmeyi; İMAM'a
PAPAZ CÜPPESİ giydirince daha "dindar" olacağını iddia etmeye
benzetiyoruz... Tüylerimiz diken diken oluyor!.. Çünkü bu BATI SİSTEMİ'nin
mayasının BOZUK, temelinin ÇÜRÜK olduğuna; hele şimdilerde iyice DEJENERE
olduğuna inanıyoruz!.. "Oy" alan fahişelerin, homoseksüellerin, hırsız ve
canilerin ülkeyi idare etmek üzere seçilebildiğini; seçilmek için
politikacıların her türlü madrabazlığa başvurduğunu görüyor ve DEMOKRASİ'den
iğreniyoruz!..*
**
*DEMOKRASİ; DEVLET'i idare etmek için hiç bir özel eğitim ve vasfın
aranmadığı, politikacılar tarafından gerçek dışı vaadlerin yapıldığı,
bunların hiç birinin tutulmadığı, herkesin aklına geleni söylediği, işine
geldiği gibi davrandığı, aynı ülke insanlarının yabancılardan daha çok
birbirine düşman kesildiği bir HIR-GÜR ORTAMI'dır!..*
**
*Biz DEMOKRASİ'nin peşinde koşmak ne kelime;* *ondan VEBA MİKROBU, AİDS
VİRÜSÜ gibi KAÇINMAK gerektiğine inanıyoruz!.. Bu bulaşıcı ve tedavisi
imkansız hastalık TÜRK MİLLETİ'ne bir musallat olursa, bir daha iflah
olmıyacağımızdan korkuyoruz!.. DEMOKRASİ arttıkça AHLAK'ın bozulacağına,
insanımızın batağa saplanacağına inanıyoruz... Zaman ve olaylar bizi
doğruluyor!*
**
Nitekim daha geçen yıllarda ülkemizde suçlulara DEVLET eliyle avukat tutup,
masumlara "sen de başının çaresine bak" dendiği CMUK yasası çıkmadı mı?..
Demek ki artık bizde de DEMOKRASİ "suçluların, üçkağıtçıların hakları"
şeklinde anlaşılmakta ve öyle uygulanmakta...

*Yazıklar olsun!*
**
*TÜRK'E BATI DEMOKRASİSİ GEREKMEZ!..*
**
*TÜRK İNSANI, ADI DEMOKRASİ OLMASA DA, ÖZLENEN HAKKANİYET VE HUZUR REJİMİ'Nİ
KURDUĞU hemen HER DEVLETTE YAŞATMIŞ, RUHEN DEMOKRAT İNSANDIR!.. *
**
*ATATÜRK böyle düşünür... *
**
*BATILILAR'ın TÜRK İNSANI kadar RUHEN DEMOKRAT olmasını ister!.. *
**
*YAMYAM BATILILAR'ın CUMHURİYET'i örnek almasını ister!..* (Bakınız:
CUMHURİYETÇİLİK
ÜZERİNE -1-2-3-4-
<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine--1?hl=tr&hl=tr>
)

*TÜRK DEVLETLERİ'nde kölelikten DEVLET kademelerine yükselmenin mümkün
olması bir yana; ORTA ASYA tarihimiz KADIN HÜKÜMDARLAR ile doludur!.. *
**
*HATUN daima HAKAN'ın yanında yer alırdı... OSMANLI'da ise DEVLET'i oğlu
adına yöneten veya kocası kadar sözü geçen KÖSEM SULTAN, SAFİYE SULTAN
örnekleri vardır... *
**
*Bu cariyelerin OSMANLI HÜKÜMDAR ÜNVANI olan SULTAN kelimesiyle anılmaları
dahi, bir BATILI'nın anlıyamıyacağı üstünlüktür.*
**
*Bu sebeple biz TÜRK İNSANI'nı "daha fazla demokratlaştırma" gayreti içinde
olan gaafillere şaşıyoruz!.. *
**
*Onlar gidip BATILILAR'ı TÜRK İNSANI kadar RUHEN DEMOKRAT yapmaya
çalışsınlar!..*

*>>>DEVAM EDECEK
-- 
       Özkan BOSTANCI*
--
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap