*DEMOKRASİ ÜZERİNE DEVAM 5 >>>*

*
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/demokrasi-zerine-5?hl=tr
*<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/demokrasi-zerine-5?hl=tr>

Bütün *RUS* milleti içinden işçi, deniz ve kara kuvvetlerinden ibaret bir
azınlık, ekonomik esaslara dayanan KOMÜNİST PARTİSİ adı altında birleşerek
bir diktatörlük vücuda getirmişlerdir... *Gayelerinde MİLLİ değildirler...*
*Kişisel HÜRRİYET ve EŞİTLİK tanımazlar. HALK EGEMENLİĞİ'ne saygı
göstermezler... İçte çoğunluğu zor ve baskı ile görüşlerine itaate mecbur
ederler... *Dışta kendi prensiplerini yaymaya çalışırlar.



*Halbuki HÜKÜMET kurmaktan amaç, evvela FERDİ HÜRRİYET'in
teminidir!..*BOLŞEVİK hükümet şeklinde İSTİBDAT mahiyeti
görülmektedir... Bir cemiyeti,
bir kısım insanların görüşlerinin zorla esiri ve zebunu yaşatmak şekline
TABİİ ve MAKUL bir hükümet sistemi nazarıyla bakılamaz.



- *İHTİLALCİ SİYASİ SENDİKALİZM teorisyenleri her türlü siyasal kuruluşları
yalnız kendi menfaatleri lehine çalıştırmak ve nihayet siyasi kuvvet ve
hakimiyeti ellerine geçirmek isteyen İŞÇİ gruplarıdır...* Bunlar amaçlarını
zorla elde etme fırsatını beklerken, zaman zaman GENEL GREVLER yaparak,
hükümet adamları üzerinde etkili oluyorlar.

*Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
****************************

Biz EHİL, TECRÜBELİ ve AHLAKLI kişilerin başa geçmesini ESAS olarak almıyan
bütün kuruluşları reddederiz... Bu açıdan zamanımızın MESLEK ODALARI'nı ve
SENDİKALAR'ı hiç bir yarar sağlamıyan, aksine zarar veren kurumlar olarak
görürüz!.. Bunlar 700 yıl önceki AHİ TEŞKİLATI'ndan bile geri kuruluşlardır!

AHİLİK'te her mesleğe ancak EHİL olanlar alınır, DÜRÜST davranmıyan,
stokçuluk yapanlar cezalandırdığı gibi, düzenli toplantılar ile yeniler
eğitilirdi!.. Halkla ilişkiye önem verilirdi... Her mahallede her meslek
grubunun bir sandığı vardı!.. SANDIK, yardıma muhtaç esnafa kredi
sağlardı... Teşkilatın kendi içinde bir MUHAKEME uygulaması olduğu için,
bütün mensuplar işini iyi yapmaya çalışırdı!.. Ahiliğin amacı, HALK'a daha
iyi hizmet vermek ve mesleği geliştirmekti.

*Biz bugün,* *"TÜRKİYE'de yeteri kadar DOKTOR ve ECZACI olduğunu"* açıklayan
ve *"yeni eleman yetiştirilmemesini"* isteyen meslek odalarını duydukça,
kanımız donuyor!.. Çünkü biliyoruz ki, bu isteğin altında köşe başlarını
kapmış doktor ve eczacıların gelirlerinin azalma korkusu var!
**
*Biz* "Hapishane şartlarının düzeltilmesi, suçluların haklarının tanınması"
için yollara dökülen Baro yetkililerini görünce, suratlarına tükürmek
geliyor içimizden... Çünkü bunlar avukatlığı "suçluyu cezadan kurtaran kişi,
ipten adam alır" zihniyetiyle yapıyorlar... Sahi, siz hiç BAROLAR
BİRLİĞİ'nin masumların, mazlumların, aldatılmışların, ırzına geçilmişlerin,
yani davacıların haklarını savunmak için beyanat verdiğini, yürüyüş
yaptığını gördünüz mü?..
**
*Ya SENDİKALAR?..* Çalıştığı müesseseyi "grev" bahanesi ile tahrip eden,
çöpleri günlerce sokakta bırakıp salgın hastalık yaratan ve kendi çöpünü
dökmeye kalkanı da döven; insanları ÇALIŞMA'ya değil de, ÇALIŞMAMA'ya teşvik
eden, işçileri "açız" diye bağırtıp kendileri lüks villalarda oturup
Mercedesler'e binen SENDİKA yöneticilerini gördükçe; bu kişilerin
damarlarında TÜRK KANI yerine LAĞIM SUYU dolaştığını düşünüyoruz!.. OSMANLI
DEVLETİ'nin hiç bir döneminde hiç bir MESLEK KURULUŞU mensuplarına kendi
ekmek kapılarını tahrip etme, hizmet verdikleri kişileri dara sokma fikri
aşılamamıştır!.. Böyle bir TEK OLAY yoktur!.. Biz bu AYAKLAR'ın BAŞ olduğu
SENDİKACILIK hastalığını da BATI'dan kaptık.
**
*Bir örnek verelim:* *Bizim bu ÇAKAL sendikacılarımız* fakir DEVLET
dairelerinde boş oturan odacılara GENEL MÜDÜR MAAŞI kadar ücret almayı,
onları sık sık sokağa dökmeyi "işçi haklarını koruma" olarak görürler de;
zengin VAKKO, BENETTON, LEWI'S gibi gavur müesseselerinde DÜŞÜK ücretler ile
günde 10, haftada 60 saat çalıştırılan kişilere, oturacak bir SANDALYE bile
koymanın yasak edilmiş olması karşısında, kılları kıpırdamaz!..Zavallı
kızların genç yaşta sahip oldukları parmak gibi varisleri görmezden
gelirler!
**
*SENDİKACILAR'ın yediği HALTLAR saymakla bitmez!..*12 Eylül'de sözde
sosyalist DİSK yöneticisi Fehmi Işıklar, Shareton Oteli'nde
yakalanmıştı!..Maden-İş yöneticisi Şemsi Denizer, temsil ettiği işçilerin
kömür karasından seçilmeyen bakışlarından utanmadan Mercedes arabasıyla
metresini alıp "o gece klübü senin, bu gece klübü benim," dolaşır!..(1993)
TÜRK-İŞ Başkanı Halil Tunç da, Anadolu Klübü'nde bezik oynamaya bayılırdı!..
*Sevsinler bunların işçiliğini!...*
**
*Bu iş TÜRKİYE'de böyle de BATI'da farklı mı?..* Yoo!.. Dedik ya, zaten biz
oradan kopya etmişiz... Bizdeki SENDİKA kelimesi İngilizce SYNDICATE'den
gelmiştir. Ama ABD'deki sendikalar öyle kötü bir şöhret yapmıştır ki,
zamanla "syndicate" MAFYA anlamına gelir olmuştur! Ne yapsın Amerikalılar,
işçi kuruluşlarına UNION demeğe başlamışlar!.. Halbuki eskiden bu kelime
TRADE UNION olarak sadece ticaret odaları için kullanılırdı.
**
*En korkuncu ise,* SENDİKALİZM "oy"la yürüdüğü, ve VASIFSIZ işçilerin oyu
daha çok olduğu için; yapılan toplu sözleşmelerde TECRÜBE ve EHLİYET ücret
tesbitinde ön plana çıkması gerekirken, bu kansızlar "seyyanen zam"
isterler. Böylece BİLGİLİ, ÇALIŞKAN, TECRÜBELİ, MESLEK SAHİBİ ve DÜRÜST
işçiler, hiç bir vasfı olmayanlarla aynı kefeye konur... Hatta EKARTE
edilir!..
**
*ATATÜRK bu sistemin "MİLLET'in sadece bir kesiminin menfaatini koruduğunu,
amacına ulaşmak için DEVLET'i bile yıkacak GENEL GREVLER'e gittiğini"
söylüyor!.. Bu sistemi de TÜRK MİLLETİ'nin mizacına uygun bulmuyor!...*
**
Biz bu kadarla yetinmiyoruz... Sadece SENDİKACILAR'ın başa geçmesi değil;
sendikacılığın SÖZ SAHİBİ olmasını da mahzurlu görüyoruz!.. *İşçinin hakkı
elbette korunmalı, işverene ezdirilmemeli!.. Ama bu sorumluluğu TÜM
İŞÇİLER'i kapsıyacak şekilde DEVLET üstlenmeli!.. Sadece SENDİKALAR'a haraç
ödemek durumunda kalanların (ki toplam işçi nüfusuna oranı %30 bile
değildir) değil; gariban işçinin de hakkı korunmalı...İşçi iken külhanbeylik
ile SENDİKACI olup başka işçilerin hakkını yiyenlere, biz İŞÇİ TEMSİLCİSİ
diye bakamıyoruz!.. İçimiz kaldırmıyor!*
**
Bütün bu belirttiğimiz sorunlar ortada iken şimdi ne yapılmak
isteniyor?..Sanki DEVLET işçilerinin SENDİKALI olması yetmezmiş gibi,
MEMURLAR da "sendikalı" yapılmak isteniyor!.. BATI'yı taklit ederek!..Bunu
DEMİREL efendi 1991 seçim vaadleri arasında dile getirdi; ama sonra ne o, ne
de partisi gerçekleştiremedi.

Çünkü MEMUR sadece MAAŞ ARTIŞI istiyor. Onu da DEVLET veremiyor...
Hüsamettin Cindoruk adındaki zat Meclis Başkanı iken kendisini ziyarete
gelen memur "temsilcileri"ne "kurun sendikanızı, haklarınızı alın," dedi...
Yahu, sen iktidar partisinden seçilmiş MECLİS BAŞKANI'sın... Zaman zaman
CUMHURBAŞKANI'na vekalet ettin... Eğer DEVLET verebilecek durumda ise, niye
verdirmedin?.. Veremiyecek durumda ise, o zaman sendika kurulunca nasıl
verecek?.. Ne diye bir de memurları sokağa döküyorsun, bre İZ'ANSIZ!..

*Sonuçta ne oldu?..*

*Daha "sendikalar kanunu" çıkmadan, yani KANUNSUZ sendikalar Kürt
militanların liderliğinde mantar gibi çoğaldı... *
*Her parti kendi güdümünde SENDİKA kurup memurları masa başında kamplara
böldü... *
**
*1996'da memur sendikaları sözüm ona "direniş" diye günlerce büyük
şehirlerde terör estiriyorlardı!... Trenler kalkmıyor, hastaneler
çalışmıyor, vergi toplanmıyor, VATANDAŞ'ın işi DEVLET kapısında tıkanıp
kalıyordu!... Şu an durum bundan farklı mı ki!!!*
**
*DEVLET'in Doğu'da tepelediği PKK eşkiyası, "sendikacı" hüviyetiyle DEVLET
kademelerine sızıyor, DEVLET'i içinden yıkmaya çalışıyor... *
**
*Ne diyelim?.. *
**
*Buna imkan hazırlıyanlara LANET olsun!*
**

** *>>>DEVAM EDECEK*
-- 
       *Özkan BOSTANCI
*--
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap