*TÜRK DİLİ ÜZERİNE 3*

 http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/trk-dili-zerine-3?hl=tr
*Milletler buna nasıl hazırlanır?.. MANEVİ KÖPRÜLER'i sağlam
tutarak!.. DİLbir köprüdür,
İNANÇ bir köprüdür, TARİH bir KÖPRÜDÜR!..*
**
Bugün biz bu kitlelerden *DİL* bakımından, *GELENEK, GÖRENEK,
TARİH*bakımından kopmuş, ayrılmış, çok uzaklara düşmüşüz.
*TÜRKÇE'MİZ *bile *BATI TÜRKÇE'Sİ!..* Demek ki bir de *DOĞU TÜRKÇE'Sİ* var.
Bizim kullandığımız mı doğru, onların kullandıkları mı?..

Bunun hesabını yapmakta fayda yoktur. Onların bize yaklaşmasını
bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli. *TARİH bağı kurmamız lazım.
Folklor bağı kurmamız lazım. TÜRKOLOJİ alanında merhaleler aşmamız lazım!.*

*KİM YAPACAK BUNLARI?..* *Elbette BİZ!.. Nasıl yapacağız?.. İşte
görüyorsunuz, DİL encümenleri, TARİH encümenleri kuruluyor. Dilimizi onun
diline yaklaştırmaya çalışıyoruz. Tarihimizi ona yaklaştırmaya çalışıyoruz.
ORTAK BİR MAZİ idrakine varmak peşindeyiz.*

*(29.10.1933 tarihli sohbet)*
*Gazi Mustafa Kemal ATAÜRK
*****************************

*ATATÜRK, DİL'in gerçek sınırları tespit eden esas unsurlardan biri olduğunu
çok iyi bildiğinden, TÜRKİYE TÜRKLERİ'nin DOĞU'da ve BATI'da DİLİ, DİNİ, ÖZÜ
BİR KARDEŞLER'i ile bütünleşmesi için, yüzyılların getirdiği kopukluğu, bir
an önce ortadan kaldırmak üzere harekete geçmiştir.*

*ATATÜRK*'ün gayesi, önce *ORTAK BİR MAZİ*'ye ve *ORTAK BİR KÜLTÜR*'e
ulaşmayı sağlayacak *DİL ve TARİH* çalışmalarını, *FOLKLOR* araştırmalarını
sür'atle tamamlamaktı. *TÜRK DİL KURUMU* da bu meyanda kurulmuştur. Onun
ölümüne kadar da bu kurum *ATATÜRK*'ün gösterdiği hedefe doğru ilerlemiştir.

*TÜRKÇE 300 yıldır ihmal* *edilmişti.* *2. ABDÜLHAMİD*'in ve
*TÜRKÇÜ*yazarların son zamanlardaki ferdi teşebbüslerinden başka,
kapsamlı bir
çalışma yapılmamış olması sonucu; *ATATÜRK'ün bu faaliyeti büyük ölçüde
"deneme-yanılma" metodu ile yürümüştür.*

Ancak herhangi bir hata farkedilince, hemen geri dönülmüştür.* "Öz
Türkçecilik"* akımı, bu hatalardan biridir. Bu konuyu *GÜNEŞ DİL
Teorisi*ile birlikte işleyeceğiz.

Bizim burada belirtmek istediğimiz husus, *ATATÜRK'ün bu kadar açık olarak
belirttiği hedef ve gayeye rağmen, eliyle kurduğu kurumun 1940-1980 yılları
arasında, yani tam 40 yıl bir TAHRİP MAKİNESİ gibi çalıştığıdır. Eğer 12
Eylül Müdahalesi olmasaydı, hala da bu yönde ilerliyor olacaktı.*

1940'dan sonra *"TÜRK"* özelliğini kaybeden bu kurum, *İSLAM* dini ve
kültürünü benimsemiş olan *TÜRKİYE* insanının, bunlarla beraber gelen *
ARAPÇA* ve *FARSÇA KÖKENLİ*, ancak büyük çoğunluğu *TÜRKÇE'YE İNTİBAK
ETMİŞ*kelimelerin istisnasız hepsini hedef almış, çoğunu da
unutturmaya muvaffak
olmuştur.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/trk-dili-zerine-3?hl=tr>

Bunun neticesinde aynı kültürü taşıyan *SELÇUKLU, OSMANLI, TİMUR* ve *BABÜR
İmparatorlukları*'nın toprakları üzerinde yaşayan *TÜRK* ve
*MÜSLÜMAN*kardeşlerimizle 1000 yıl öncesine uzanan DİL beraberliği,
tamamen kopmuştur.

Bahsettiğimiz alanı tahayyül bile güçtür. Viyana kapılarından, Rusya
içlerinde Tataristan'a, Çin'den Hindistan'ın ortalarına, Irak'tan Afrika'nın
batısına uzanır. *Özellikle Arap ülkelerinde kalmış olan TÜRKLER bu 40
yıllık ilgisizlik sonucu, benliklerini tamamen kaybetmişler ve
Araplaşmışlardır*. *Halbuki daha 1900'lerde bile Mısır'ın yarısı TÜRK'tü; ve
TÜRK olmayan, hükümdar veya subay olamazdı. Kral Faruk'a kadar bu böyle
sürmüştü. Hindistan-Pakistan'da çok büyük bir TÜRK nüfus vardı.*

Bu kurumun ihaneti bu kadarla da kalmamıştır. Kurum 1940-1980 arasında öyle
bir uygulamaya girmiştir ki, sadece *YURT DIŞINDAKİ TÜRKLER* ile
değil; *TÜRKİYE'DE
DOĞUP BÜYÜYEN* son *ÜÇ NESİL* birbirinin dediğini anlayamaz, birbirinin
yazdığını okuyamaz hale gelmiştir. *TÜRKİYE İNSANI* bu kurum yüzünden
"dilsiz" olup çıkmıştır. Çünkü bu kurumun 1980'den önce bastırdığı sözlük
26.000 kelime bile değildi. Ancak 12 Eylül'den sonra, 60.000 kelimelik küçük
bir sözlük hazırlanabilmittir.

*En acısı* *Mehmet Akif'in İSTİKLAL MARŞI, ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ gibi son
dönemlerin ıstıraplarını ve VATAN AŞKI'nı dile getiren şiirleri ile,
ATATÜRK'ün NUTUK, GENÇLİĞE HİTABE gibi eserleri okunur, anlaşılır olmaktan
çıkmıştır. Sanki birileri bize İSTİKLAL'imizi de, ATATÜRK'ü de unutturmak
istemiştir!..*

*İngiliz dil alimi ve Türkolog Margaret Bainbridge, içine düşülen bu acı
durumu, şöyle ifade eder:*

*- "Sizin HAKİKİ TÜRKÇE'niz, bundan yıllar önce TÜRKÇE ile yazan
muharriyelerinizin dilidir. Ondan evvelki lisanınızın her külfeti, bunların
elinde yumuşamış, kaybolmuş, ortaya çok güzel bir yazı dili, şiir ve nesir
çıkmıştır." *

*- "Bugünkü diliniz ise tamamiyle uydurma ve artık güzel olmayan bir dildir.
Ne nesir, ne şiir, ne üslubu kalmış, ziyan olmuş bir lisan!.." *

*- "ÖMER SEYFEDDİN'in, YAHYA KEMAL'in, AHMET HAŞİM'in, FARUK NAFİZ'in, ORHON
SEYFİ'nin, REFİK HALİD'in ve REŞAT NURİ'nin eserlerinde kemalini bulmuş olan
TÜRKÇE'ye, nasıl kıydınız?.. Bu güzel dili kısa zamanda nasıl bu kadar
mahvettiniz?.."*

*Dikkat edilirse sayılan yazarlar, şairler ancak 50 yıl öncesinin
edebiyatçılarıdır!..*

Bu kişilerin DİL'i ulaştırdıkları mükemmel seviye, *o TÜRK OLMAYAN DİLSİZ
KURUM tarafından* kıstas olarak alınmamış; tam tersine,* "Ne etsek de, yeni
nesiller bu şaheserleri okumasa, anlamasa!" **zihniyetiyle o muhteşem
TÜRKÇE'ye acımasızca kıyılmıştır.* Bahsedilen eserler
*"sadeleştirilerek"*basılmış, böylece yazarların o nefis üslubu yavan
bir hale dönüşmüş, ilgi
azalmıştır.

İsmet Paşa döneminde DİN de büyük ihmale uğramış, bugünkü "laik" olduğunu
söyleyen, ancak asla DİN'le ilgilenmeyenlerin tohumları o günlerde
atılmıştır.

*Böylece milletimizin sahip olduğu iki fazilet büyük hasar görmüştür.*

Ancak ATATÜRK'ün haklı olduğu bir husus
vardır...<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/trk-dili-zerine-3?hl=tr>
*Ne sömürgeci BATILILAR, ne Rusya, ne de İsmet Paşa bu milletin tümünden DİN
ve DİL'i tamamiyle silmeye muvaffak olamamışlardır.*

*>>>DEVAM EDECEK*
*       Özkan BOSTANCI*


http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/trk-dili-zerine-3?hl=tr
--
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright (c) 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap