*CUMHURİYETÇİLİK ÜZERİNE 2*
**
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr
**
*Başka idareler ne kadar ilerlemiş, gelişmiş olursa olsun eksikleri ve
boşlukları o kadar çoktur ki!...Günün birinde bizimkine benzer bir idareye
ulaşabilmek için yeni ve önemli değişiklik yapmak zorunda
kalacaklardır!..*(27.1.23)

*HÜKÜMET'in nasıl olması mevzuubahs olabilir. DİN'İN ESASLARI'nda İDARE'nin
ne gibi noktaları intiva etmesi lazım geleceği musarrahtır: ADALET,
MEŞVERET, ULÜLEMRE İTAAT!.. Bizim HÜKÜMETİMİZ tamamen BU ESASLARI İHTİVA
EDİYOR!..* (16.1.23)

- *MEVCUDİYETİMİZİ MUHAFAZA* ve *MİLLİ EMELLERİMİZ*'in temini için *HAKİKİ
DAYANAĞI HARİÇTE DEĞİL, DAHİLDE BULMAK* prensibini İcra Heyeti kabul
etmiştir!.. Şuradan buradan gelecek kuvvetlere dayanarak *EMEL* takip
edersek, hayal kırıklığına uğrarız!.. Bunun için *ÖNCE KENDİ KUVVETİMİZ*'e
önem veriyoruz!... (5.2.1924)

*Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK*
*****************************

Bu ifadelerden ilkini daha önce vermiş ve MİLLİ İRADE'i daha önce tarif
etmiştik... Şimdi tekrarlayacak ve gerçek MİLLİ İRADE'nin politikacıların
anlayışından ne kadar farklı olduğunu
göstereceğiz.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr>

*MİLLİ İRADE, KENDİ İŞİNİ KENDİ GÖRMEK; BOYNU KALIN KURT OLMAKTIR...* Kİ,
İTLERİN DİŞİ GEÇMEYE!.. Kurda sormuşlar, "Boynun niye kalın?" diye. "Kendi
işimi kendim görürüm de, ondan," diye cevap vermiş. O misal!



Zaten İRADE, "FİKRİYATI FİİLİYATA GEÇİRME KUDRETİ" demektir...
*"MEVCUDİYETİMİZİN
MUHAFAZASI", "MİLLİ EMELLER"* ve *MÜŞTEREK HEDEF* fikriyatımızın temelini
teşkil eder... Bunların fiiliyata geçirilmesi de amacımızdır... *MİLLİ İRADE
* nispetinde gerçekleşecektir.



*ATATÜRK,* bu konuda *MİLLETİNDEN BAŞKASINA GÜVENMEZ!.. MİLLETİN DE
KENDİSİNDEN BAŞKASINA GÜVENMESİNİ İSTEMEZ!..* Kendi işini göremeyen,
başkalarının desteğine muhtaç olanlar sadece *ACİZ* değil, aynı zamanda *
İRADESİZ*'dir!.. *Böyle bir durumda zaten MİLLİ İRADE söz konusu olamaz!..*



Öyleyse MİLLİ İRADE hiç bir zaman Demirel efendinin iddia ettiği gibi,
*"partilerin
aldığı oy"* değildir!.. MİLLET, hangi partiye oy verirse versin, amacı
değişmez ki!.. Partilerin, milletvekillerinin hem yabancılara avuç açıp, hem
aldıkları oyları bahane ederek *"milli iradenin temsilcisi"* olduklarını öne
sürmeleri, densizlikten başka şey değildir!..



ATATÜRK'ün teşkil ettiği KUVVA-YI MİLLİYE, İSTİKLAL Savaşı'nda
*"MEVCUDİYETİMİZİN
MUHAFAZASI"*nı sağlamış olan MİLLETİN GÜCÜ'dür... Ama görevi daha
bitmemiştir!.. *"MİLLİ EMELLER"*in gerçekleşmesi için MİLLİ İRADE ile
birlikte yeni DEVLET'in TEŞKİLATI'nın RUH ve CAN vereceklerdir. PARLAMENTO
(TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ demiyoruz, milletin meclisi olsa her zaman bu
iradeye uyar) ve HÜKÜMET bu RUH'u taşıdığı sürece MİLLİ İRADE'ye tâbi
"temsilci" olur... Bu RUH'u taşımayan partiler, cumhurbaşkanı,
milletvekilleri ve bakanlar MİLLİ İRADE'ye ters düşmüş, iktidarı MİLLET
ARZUSU hilafına gaspetmiş müstebitlerdir... Derhal alaşağı edilmeleri
gerekir!..



ATATÜRK, çok haklı olarak GÜÇLÜ bir DEVLET için SAĞLAM bir TEŞKİLAT üzerinde
duruyor... *"Halkın her şeyi DEVLET'ten, onun temsilcisi HÜKÜMET'ten
beklediğini, hiç bir zaman kendi içinde organize olup en basit sorunları
bile çözemediğini"* söylüyor.



Bu bir gerçektir... Bir hatıramızı nakletmek isteriz... 1992 yılındaki
Erzincan depreminde, bir köylünün yıkılmış ahır altında kalan ve beli
kırıldığı için korkunç acılar çeken ineğini çıkarmak zahmetine bile
katlanmadığı, başında oturup resmi ekiplerin gelmesini beklediğini
televizyondan seyretmiştik... Ve tabii insanımızı böyle atıl, böyle miskin,
böyle organizasyonsuz ve merhametsiz hale getirenlere lânet etmiştik!..



Uzun zamandan beri ihmale uğramış olan TÜRK toplumu TEŞKİLAT ruhunu
kaybetmiştir... ATATÜRK, bunun "halkın MÜTEFEKKİR ve MÜTEŞEBBİS olarak
yetiştirilmemesi"ne bağlıyor... Kendisi halkı eğitmek için okullara önem
vermiş, TÜRK OCAKLARI'nı, HALKEVLERİ'ni devreye sokmuştu... Ama daha sonra
gelen politikacılar, halkın cahil ve beceriksiz kalmasını kendi
menfaatlerine uygun buldukları için, insanımızın MÜTEFEKKİR ve MÜTEŞEBBİS
yetişmesini adeta engellemişlerdir.



MİLLET'İN yeniden ORGANİZASYONU gerekir!.. Bu TEŞKİLATLANMA; başta MECLİS ve
HÜKÜMET olmak üzere, bütün kurumların, bütün meslek kuruluşlarının ve bütün
fertlerin BİRBİRLERİNE YARDIM ve DESTEK esası üzerine olmalıdır... Yeni
nesillere ÖNCE VATAN'IN SELAMETİ'Nİ DÜŞÜNME, KENDİ SORUNU KENDİ ÇÖZME,
KARŞILIKLI YARDIMLAŞMA okullarda öğretilebilir, yetişkinlere ise bu meziyet
HALKEVLERİ gibi kuruluşlarda aşılanabilir... MİLLİ İRADE ile MÜŞTEREK
HEDEF'e yürümek ancak bu takdirde mümkün
olur.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr>



Biz MİLLET'İN ORGANİZASYONU için iki hususu çok önemli görüyoruz: VERGİ
SİSTEMİ ve İDARİ TEŞKİLAT...Bu konuları bir başka bölümde açıkladık.
(Bakınız: DEVLETÇİLİK İLKESİ yazımız) Bu yüzden burada sadece HALK'ın kendi
içindeki TEŞKİLATLANMA'sından söz edeceğiz.



RESMİ DEVLET KURUMLARI dışındaki teşkilatlanma MESLEK ODALARI, ŞİRKETLER,
KOOPERATİFLER, BİRLİKLER, SENDİKALAR, VAKIFLAR, DERNEKLER, SANDIKLAR, vs.
şeklinde olur... Bunların her birinin TANIM'ı ayrı, özelliği farklı
kuruluşlar olması gerekir.



Halbuki şimdi şirket gibi işleyen kooperatifler, dernek gibi faaliyet
gösteren vakıflar ortalığı sarmıştır... Meslek odaları, şirketler ve
sendikaların hemen hiç bir sorumluluğu yoktur... Hele ortalığı pıtrak gibi
sarmış olan çoğu dış bağlantılı "sivil toplum kuruluşları" sorumluluk
taşımak bir yana, ihanet içerisindedirler. Bunları da, istismar edenleri de
hiç bir şekilde cezalandırmak mümkün değildir.



Konu çok uzun olduğu için burada sadece VAKIF, DERNEK ve SANDIK kavramlarına
bir TANIM getireceğiz... Bunların üçü de KÂR AMACI GÜTMEYEN
KURULUŞLAR'dır... VAKIF, mevcut bir SERVET'i MİRASÇILAR'a bırakmak yerine,
HALK'ın hizmetine sunmak için oluşturulan KURUM'dur... VAKIF ÇALIŞANLARI
iyiniyetli, fedakâr ve kanaatkâr kişilerden oluşur... Mesela VAKIF'a ait 10
dükkânın kirasını toplar, bununla gerekli tamirat, bakım vesaireyi
yaptırdıktan sonra kalanıyla fakir öğrencileri okuturlar... Kendileri sadece
bu işte çalışıyorlarsa, vasat maaş alırlar... Asla VAKIF SERVETİ'ni yiyemez,
azaltamaz, amacından ayrı sahada sarfedemezler!..



Yani ortada hiç bir SERVET yokken, bunu HALK'a adayan yokken, üç-beş
madrabazın bir araya gelip "vakıf" kurması, hizmet etmesi gereken HALK'tan
PARA toplaması, sonra da bunun büyük kısmını LÜKS binalara, otomobillere,
boş oturan personele harcaması ASLA ve KAT'A VAKIF değildir!.. Bu sebeple şu
anda mevcut bütün uyduruk "vakıflar"ın malları bağlı oldukları DEVLET
KURUMU'na geçirilmeli, personeli o DEVLET KURUMU'ndan sadece hakettiği maaşı
alan kişilerden oluşan bir ALT BİRİM haline getirilmelidir!... Ancak
tanımladığımız tarzda GERÇEK VAKIFLAR'ın faaliyetine izin verilmelidir...
Ayrıca yabancı kökenli bütün sözde vakıflar kapatılarak, mallarına el
konulmalı, yöneticileri soruşturmadan
geçirilmelidir.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr>



DERNEK ise, belirli bir SERVET veya MALİ KAYNAK sahibi olmayan iyi niyetli
kişilerin bir araya gelip HALKA HİZMET sundukları kuruluştur... Bunlar
gerektiğinde para toplayabilir. Ancak ASLA topladıkları paraları kendileri
için harcayamazlar, maaş alamazlar. Çünkü onlar gönüllü olarak kendi
hizmetlerini HALK'a sunma amacıyla yola çıkmışlardır.



DERNEKLER'in içinde KIZILAY, ÇOCUK ESİRGEME KURUMU, TÜRK HAVA KURUMU gibi
çok büyümüş ve büyük amaçlar üstlenmiş, bu yüzden de DEVLET himayesine
alınmış olanlar ise KURUM olarak anılır ve bir DEVLET KURUMU gibi faaliyet
gösterir... Yani çalışanları maaş alır, ama tam mânâsiyle DENETİM'e
tâbidirler... KURUM paralarını keyfi harcayamazlar... Kemal Demir adındaki
namussuz gibi KIZILAY'ın başına 20 yıl çöreklenip krallar gibi
yaşayamazlar... En ufak bir suistimallerinde köpekler gibi
süründürülürler...Yani şimdiki durum böyle değil, ama böyle olması
gerekir!..



DERNEKLER arasında ARDEŞENLİLER DERNEĞİ gibi bir ilçenin insanlarını bir
araya getirme, dayanışma amacı güdenler de olabilir... Ama bunların
faaliyeti asla ARDEŞENLİ OLMAYANLAR aleyhine olamaz!.. Böyle bir dernek
kumar oynatmaya perde
yapılamaz!..<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr>



SANDIK ise herhangi bir KURUM, ŞİRKET veya APARTMAN halkının bir araya gelip
her ay muayyen bir miktar para toplayarak biriktirdikleri ve ihtiyaçlarını
bu SANDIK'tan gördükleri teşkilatlanma biçimidir... Çalışanları ASLA maaş
almaz!.. Belki KREDİ ÖNCELİĞİ gibi basit hakları olabilir... SANDIK kendi
mensupları dışından para toplayamaz. Sadece mensuplarına gene mensuplarının
ORTAK imkânı ile yardımı amaçlayan bir kuruluştur.



İşte bu tanımlar bile ülkemizdeki teşkilatlanma biçimlerin nasıl
üçkâğıtçılar eliyle istismar edildiğini göstermeye yeter... Daha durun;
ŞİRKET, KOOPERATİF, SENDİKA, MESLEK ODASI gibi esas paranın döndüğü
kuruluşları açıklamadık... Bir gün onu da yaparız. Ama şu kadarını
belirtelim ki, kimse bir sendikaya veya meslek odasına üye olmaya
zorlanmamılıdır. Mesleğini icra etmesi sendikanın veya meslek odasının
iznine bağlı olmamalıdır!..



Yine bu kısımda geçen MEVCUDİYETİ MUHAFAZA sözü belki tereddüt
yaratabilir... Ancak bir milletin daha ileriye gidebilmesi için önce MEVCUT
VARLIĞI'nı koruması, GARANTİ'ye alması gerekir... En beceriksiz meclis ve
hükümetlerin dahi bunu yapmasını takdirle karşılarız... Çünkü 1699'dan beri
gelmiş geçmiş padişah, sadrazam, meclis ve hükümetlerden bunu yapabileni, çok
azdır.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr>



Zamanımızdan örnek vermek gerekirse, KIBRIS, GÜNEYDOĞU, EGE'DEKİ HAKLARIMIZ,
BALKAN TÜRKLERİ ve İÇ İŞLERİMİZ konusundaki baskılara rağmen, 80'lere kadar
durumu muhafaza edebilmemiz dahi bir başarıdır!.. Bizim tüylerimizi diken
diken eden, şimdiki milletvekili ve bakanların hiç birinin bunu yapacak
tıynette görünmemesi, ve sürekli taviz vermesi, her cephede gerilemesidir.



Bir kavrama daha açıklık getirmek istiyoruz: Son zamanlarda bazı
politikacılar *"siyasi irade"* diye bir tabir uydurup kullanmaya
başladılar... Kastettikleri *"Hükümet bunu istiyor, Meclis'ten de
geçirebilir"* 
anlayışıdır.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr>

Bir defa hiç bir zaman "siyasi irade", MİLLİ İRADE'nin yerine geçemez!..
Eğer HÜKÜMET ve MECLİS, MİLLET'in *KENDİ İŞİNİ KENDİ GÖRMEK, BAŞKASINA
MUHTAÇ OLMAYACAK GÜCE ULAŞMAK* konusundaki İRADE'sini kendinde hissediyorsa;
o zaten MİLLİ İRADE'dir!.. Yok, kendi bildiğini okuyacaksa, o davranışı
"siyasi irade" filan değil; İSTİBDAT'tır, politik İHANET'tir!..



Hadi, bir de İSTİBDAT'ı tarif edelim... Çünkü bu kelime de olur olmaz
yerlerde kullanılıyor... İSTİBDAT, İKTİDAR SAHİPLERİ'nin MİLLİ İRADE'ye
aykırı istek ve kararlarını zorla uygulamalarıdır... Son 20 yıldır
hükümetlerin millete danışmadan Avrupa Birliği'ne girme çabaları, Kıbrıs,
Güney Doğu ve Kuzey Irak konusunda sürekli taviz vermeleri, parlamentodan
yabancıların hazırladıkları kanunları virgülüne bile dokunmadan geçirmeleri
hep İSTİBDAT'tır, yabanlar kahrolası müstebitlerdir!. Yoksa MİLLİ İRADE'ye
uygun kararları, menfaati haleldar olduğu için bunlara direnen azınlığa
DEVLET'in gücünü göstererek tatbik etmek, asla İSTİBDAT
sayılmaz!.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr>
.

*>>>DEVAM EDECEK*

*       Özkan BOSTANCI*

http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-2?hl=tr
--
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation





-- 
       Özkan BOSTANCI
--
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap