*CUMHURİYETÇİLİK ÜZERİNE 23*

http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr

- *MİLLİ HAKİMİYET* esası üzerinde idare edilen medeni devletlerde kabul
edilmiş bulunan esas; milletin genel isteklerini en çok temsil eden ve bu
isteklerin bağlı olduğu menfaat ve gerekleri en yüksek kudretle ve
salahiyetle yapabilecek siyasi grubun *DEVLET* işlerini üzerine alması ve bu
mesuliyeti en yüksek liderinin omuzuna bırakması prensibinden ibarettir.

*Zaten bu şartları kazanamayan bir hükümet vazife yapamaz. Kaideten ve
usulen milletin ekseriyetini temsil eden ve özel amacı belli olan parti,
hükümeti kurma mesuliyetini üzerine alır ve kendi amaç ve prensiplerini
memlekette uygular.*

- Başka memleketlerde müteşekkil fırkaların programlarını gözden geçirmiş
isem de, bunların tamamiyle *MEMLEKET* ve *MİLLET*'imizin hakiki*İHTİYAÇLARI
*'nı tatmine kafi
bulmadım.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr>(6.12.1922)

- Bütün sınıfları birbirleri için ayrılmaz unsur olan, çünkü *MENFAATLERİ*de
*BİRBİRİNE KARŞI OLMAYAN* halkımızın ortak ve genel olan menfaatlerini ve
saadetini temin için *HALK FIRKASI* kurulması düşünülmektedir. (16.1.1923)
*Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK*
********************************

*ATATÜRK*, *CHP'yi,* *halkı bir ve bütün halde tutmak, onun genel
temayüllerini iktidar yapmak için kurduğunu* *söylüyor...*



*MUSTAFA KEMAL, CUMHURİYET*'in temelinin atılmasından ve kendisinin
cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra, parti başkanlığı görevini fiilen İsmet
Paşa'ya devretmişti. (1923)...

*Kısa zamanda gördü ki, particilik kendi istediği yönde gitmiyor,* *1930
yılında İsmet Paşa'nın karşısına Serbest Fırka'yı çıkardı... *



Ama gördü ki, partiler arası muhalefet, parti içi muhalefet ve yozlaşmadan
daha zararlı; hemen
kapattırdı.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr>..


*Ölünceye kadar da İsmet Paşa'nın partisine tahammül etti...*



*Bu parti gittikçe köhneleşti, battı...*

1980'den sonra bir *"kürt partisi"* olarak ortaya çıktı. *DEP'i MECLİS'e
soktu...*

Konuyu başka bir yazıda inceleyeceğiz. Şimdilik sadece kendini *"ATATÜRK'ün
Partisi"* diye yutturmaya çalışan *CHP*'nin, *1924*'den beri aslında
*gayrımilli
şef* *mandacı İSMET İNÖNÜ'NÜN PARTİSİ* olduğunu belirtmekle yetinelim.



Bizim burada asıl söylemek isteğimiz şey, *"çok partili sistemin MİLLET'İN
İSTEKLERİ'ni yansıttığı"* iddiasının *palavra* olduğudur!..

Biz partilerin çoğalmasını, MİLLET'in bölünmesi ve birbirine düşman kamplara
ayrılması olarak görürüz!..

Zaten *PARTİ *kelimesi de *"parçalara ayrılma"* kökünden gelir.



İki parti çok partiden iyidir...

ABD bu sistemi uygulamakla BATI AVRUPA'dan ve diğer BATI taklitçisi
ülkelerden daha akıllıca davranmaktadır...

İngiltere'de belli başlı iki parti vardır...

Fransa 1958'de De Gaulle sayesinde çok partiden kurtulmuştur.



Particiliğin ehven-i şerr'i, TEK PARTİ'dir...

Hiç değilse muhalefet, *"iç muhalefet"* olur, kol kırılsa da yen içinde
kalır.



Niye böyle düşünüyoruz?..

*Çünkü hayatımız boyunca hiç bir partinin bütün programını, fikrimize uygun
bulmadık...*

Düşündüklerimizin bazısını bir parti, bazısını diğer bir parti
söylemekte.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr>..


Bazı düşüncelerimizi ise, çoğu kimseden duyuyoruz ama, bunlar politikaya
bulaşmayacak kadar dürüst olduklarından, herhangi bir partide değiller!..

Yine istisnasız her parti, hiç istemediğimiz pek çok şeyi savunuyor...

*Şimdi biz hangi partiye oy verelim?..*



Öte yandan falan parti listesinden seçilmiş bir milletvekili, bir konuda
kendi partisi gibi, başka bir konuda da muhalefet gibi düşünebilir...

Doğrusu belki de muhalefetin düşündüğüdür...

Ancak o kişi kendi partisinin kararına uymak zorunda...

Böylece belki de MİLLETİN GENEL İSTEĞİ'ne ters düşmek durumunda kalmakta!..

Şimdi bu kişi ne yapsın?..



1991 seçiminde T.B.M.M.'ne girmiş 450 milletvekilinden 150 tanesi
partisinden istifa etmiştir!..

1995'de gelenler de öyle...

O zaman öyle de şimdi farklı mı?..

Şimdi oylar bu kişilere verildi ise, bunlar vasıtasıyla Meclis'e giren parti
nasıl Meclis'te durur, hatta iktidar olur?..

Eğer oylar partiye verildi ise, bu kişilerin hâlâ Meclis'te işi ne?..



Sonra her 4-5 yılda bir MUHTAR, İHTİYAR HEYETİ, İL İDARE MECLİSİ, BELEDİYE
BAŞKANI, BELEDİYE MECLİSİ ÜYELERİ ve MİLLETVEKİLİ olarak 200'e yakın insan
seçiyoruz!.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr>
.

*Peki, bunlardan kaçına TANIYARAK oy veriyoruz?..*

Tanımadığımız insanları bir yerlere seçmenin *"DEMOKRASİ"* olduğu bir
gerçek...

*Ama ÜLKE'ye YARAR'ı ne?..*



*Böyle bir sistemin, böyle bir uygulamanın ne mantığı vardır, ALLAH AŞKINA
söyleyin!..*



*Halbuki ÜSTÜN VASIFLI kişiler, MİLLET'ten başkasına boyun eğmeden, kendi
VİCDAN'larından başkasını dinlemeden görev yapsalar, mutlaka daha çok yarar
sağlayacaklardır.. *

*Ama onları eleyerek tesbit edip başa geçirmek çok daha iyi olmaz mı?*



*Peki, bu durumda çare nedir?..*



Bizce en makbul CUMHURİYET, hiç bir PARTİNİN OLMADIĞI SİSTEM'dir!..

Ülkenin bütün vilayetlerinde en SECİYELİ, en BİLGİLİ, en İMANLI kişilerin
seçildiği küçük MECLİSLER kurulması, bu meclislerin de içlerindeki en ÜSTÜN
VASIFLI kişiyi TBMM'ne göndermesidir.



Ülkenin idari taksiminin temelini teşkil eden köy ve mahallelerden
başlayarak İHTİYAR HEYETİ bu nitelikte insanlardan seçilmelidir...

Bunların her birinin göndereceği temsilciler de nahiye, ilçe ve illerdeki
MECLİSLER'i oluşturmalıdır...

İHTİYAR HEYETİ o yöredeki her büyük ailenin reisi durumunda olan en
tecrübeli elemanlarından oluşarak faaliyet göstermelidir...

İl İdare Meclisi İL sınırları dahilindeki ilçe temsilcilerinden oluşmalı ve
İL'in sorunları ile ilgilenmelidir...

İLÇE meclisleri de köy ve merkez temsilcilerinden oluşmalıdır...

Belediye Meclisi diye ayrı bir kuruma ihtiyaç yoktur.

İl meclisi şehir içi sorunlar ile de ilgilenir.

Onların göndereceği temsilciler ile de T.B.M.M.
oluşmalıdır.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr>..


*Yani kimse tanımadığı kimseyi SEÇME durumunda kalmamalıdır...*



Bu meclislerin belli üye sayısı olmamasına rağmen, büyük tutulmamalıdır...

İllerde bile 25-50 olmalı, TBMM'nin üye sayısı 150'yi, bakanların sayısı da
15'i geçmemelidir.

Zira halk tabiri ile *"nerede çokluk, orada bokluk"* hesabı, sayı aritmetik
olarak arttıkça tıynetsizlik geometrik olarak artmakta!..



*Hiç bir meclis üyesi işini bırakmak durumunda değildir... *

*Çünkü ilçe-il meclis üyeliği, hatta MİLLETVEKİLLİĞİ bir MESLEK DEĞİLDİR!..
*

*Bunların illere, hatta Ankara'ya yerleşmesi de gerekmez. *

*Kendi bölgelerinde işlerini yaparlar, yılda 5-6 sefer 5-15 günlük çalışma
dönemleri için toplantılara katılmak üzere Meclis'e gelirler.*

**

Bu sistemin bir adı yok mudur?..

Vardır ve bizim icadımız değildir!...

Eski TÜRKLER'de KURULTAY olarak bilinen, İSLAM'dan sonra ŞUR'A adıyla
uygulanan sistemdir.

Yani halkın saygı duyduğu, *"kendisine danışılacak nitelikte"* bulduğu, ve
otoritesini kabul ettiği kişilerin oluşturduğu meclis!..

*Uygulaması var mıdır?..*

Evet, ÖZBEKİSTAN'da!..

TÜRKMENİSTAN'da!...



Bu meclis kanun yaptığı gibi , DANIŞMA görevini de yürütür, esas YETKİ onun
seçtiği YÖNETİCİ yani DEVLET REİSİ'ndedir...

*Ancak unutulmamalıdır ki, bu üstün nitelikli kişiler baştakinin hatasını
gördüğünde, onu alaşağı etme yetkisine de sahiptir!..*

MİLLET'in EHİL, BİLGİLİ ve DÜRÜST temsilcilerinin oluşturduğu *MECLİS ve
onun rızası ile bütün YETKİ'yi üstlenmiş CUMHURBAŞKANI!.. *

*Yanı ATATÜRK'ün MECLİS BAŞKANI olarak BAŞKUMANDANLIĞI da üstlendiği
dönemdeki uygulama!..*



Hatırlanacağı üzere, *1. Meclis*'e her yörenin en değerli kişisinin
gönderilmesi istenmiş, yöre ileri gelenleri, ihtiyarlar, eşraf toplanarak en
uygun kişiyi kongrelere ve Ankara'ya yollamıştı...

*MİLLİ MÜCADELE*'nin zorlu günlerinde görüşmeler uzayıp karar alınamayınca,
*MUSTAFA KEMAL İKİ yıla yakın MECLİS'in bütün yetkilerini bir kanunla
kendisine devretmesini istemişti... *

*Bu MECLİS YÜRÜTME, YASAMA ve YARGI yetkilerini TEK EL'de toplamıştı...*

Konunun uzun açıklamasını ilerde yaparız...

*Şimdilik şunu söylemek istiyoruz ki, ATATÜRK'ün partiler ve Halk Fırkası
üzerine söyledikleri dikkatle okunursa, görülecektir ki, esaslar bizim
yazdıklarımızla aynıdır.*



Eğer TÜRK MİLLETİ dediğimiz TÜRKİYE HALKI; TÜRKLER ve KÜRT, ARAP kökenli
gibi unsurlardan oluşuyorsa; *LİDER'in mutlaka TEMEL UNSUR'dan olması
gerekir.*

*Aynı şekilde BAŞBAKAN ve başbakan olma ihtimali olan PARTİ BAŞKANLARI da
TÜRK olmak durumundadır.*



*Şöyle bir durup tarafsız bir değerlendirme yapılırsa, görülecektir ki, son
50 yılın hemen bütün meseleleri CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN olarak seçtiğimiz
kişiler ile, sayısı 20'yi bulan PARTİ'nin LİDERLERİ'nin yarısının MİLLET'in
ESAS UNSURU olan TÜRK kökenli olmadığı, hatta kendini TÜRK
saymadığındandır!..*

*Eh, LİDER kendini TÜRK saymaz, TÜRK olmamaya daha fazla önem verirse; halk
ta kendine TÜRK'ten başka bir soy sop arar; kendini kürt, çerkez, laz,
arnavut, boşnak, arap diye ön plana çıkarmaya
çalışır*.<http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr>

*>>>DEVAM EDECEK

       Özkan BOSTANCI*

http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun/web/cumhuriyetilik-zerine-23?hl=tr
--
            ..::CTO::..
..::CiHAN TÜRK OLSUN::..
http://groups.google.com/group/cihan-turk-olsun?hl=tr
--
Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ ÜLKEMİZİN VE TÜRK DÜNYASININ AYDINLIK VE GÜZEL
YARINLARININ SİGORTASIDIR." (Özkan BOSTANCI)
--
Bu mesaj ve onunla iletilen tum ekler gonderildigi kisi ya da kuruma ozel,
gizlilik yukumlulugu tasiyor olabilir. Bu mesaj, hicbir sekilde, herhangi
bir amac icin cogaltilamaz, yayinlanamaz ve para karsiligi satilamaz;
mesajin yetkili alicisi veya alicisina iletmekten sorumlu kisi degilseniz,
mesaj icerigini ya da eklerini kopyalamayiniz, yayinlamayiniz, baska
kisilere yonlendirmeyiniz ve mesaji gonderen kisiyi derhal uyararak bu
mesaji siliniz. Bu mesajin bilinen viruslere karsi kontrolleri yapilmistir.

Bu mesajı yalnız kaynağı ile kullanabilir veya çoğaltabilirsiniz.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TÜRK OLSUN Corporation

This message (including any attachments) is intended only for the use of the
individual or entity to which it is addressed and may contain information
that is non-public, proprietary,privileged, confidential, and exempt from
disclosure under applicable law or may constitute as attorney work
product.If you are not the intended recipient, you are hereby notified that
any use, dissemination, distribution, or copying of this communication is
strictly prohibited. If you have received this communication in error,
notify us immediately by telephone and (i) destroy this message if a
facsimile or (ii) delete this message immediately if this is an electronic
communication.

Allowed  either use or coppy this message as its source.

Copyright © 2007 - 2009 CiHAN TURK OLSUN Corporation

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"borsamorsa" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/borsamorsa?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap