Alper KANAT wrote: > Bu konuyla ilgili ufak tefek birşeyler söylemek istiyorum.. > > 1) Bence farklı bir dağıtımla yola çıkılmamalı.. Yani debian-tr gibi > birşeye gerek yok.. Bunun yerine Pardus'un yaptığı gibi örneğin > Debian'ın Türkçe'leştirme sorunları gibi şeylere odaklanabilir. Ya da > Zemberek, GKSU, GTK Sözlük, Lale gibi yazılımların Debian'a dahil > edilmesini sağlasak daha faydalı olur bence... Mesela bu programların > paketleme görevini üstlenip depoya dahil etme çalışmaları çok hoş olur.. > Ubuntu'ya kızıyoruz, debian-tr yapalım diyoruz.. ama ben de yanlış > anlamış olabilirim söylediklerinizi.
Burada (en azından benim aklımda olan) asla Ubuntu modeli değildi. Zaten Ubuntu, debian-tr gibi bir grupla erişebileceğimizden uzak bir yerde olsa gerek. Aslında dediğiniz gayet güzel. Belki de sadece bir paket çalışması ile güzel bir çalışma yapabiliriz. Zira debian sistemindeki elemanları bir paket aracılığı ile de Türkçe hale getirebilmeliyiz. Mesela listeye dahil olduğum kısa süre içerisinde birden fazla kere gördüğüm, yazı tipi sorunları için bir debian-tr paketi oluşturabiliriz. Paketin içinde yazı tipleri, bunun yanında dediğiniz gibi, Zemberek vs.. gibi paketleri de ekleyebiliriz (yada "virtual package" yapabiliyoruz galiba). Ancak buradaki sorun şöyle. Mesela sistemde openoffice yüklü ise, bildiğim kadarıyla onu Türkçe yapmak için bir yama yok. Openoffice' in Türkçe sürümünü yüklemek gerekiyor(?). Bu tip sorunlar ele alınarak, paketleri yan yana koyup bir cd mi yapmak, yoksa sadece bir paket ile hallolur mu diye düşünebiliriz. Umarım (en azından kendi) aklımdakileri daha açık anlatabilmişimdir. Tabiki özel programlar içeren bir dağıtım oluşturamayız (ne vaktimiz, -en azından şuanda benim için- ne bilgimiz yeter). Benim düşündüğüm (ve çoğu kişinin aklında olduğunu tahmin ettiğim) debian' ı alıp olabildiği kadar Türkçe bir hale getirmek ve bu oluşturduğumuzu bir .iso haline getirmek. > 2) Takımlaşma kişilere daha fazla yük bindirecektir ki burada birçok > insan işine gücüne zar zor zaman ayırıp bir de Linux'la uğraşıyor... Bu > nedenle bireysel çalışmalar bana da daha mantıklı geliyor.. Aslında haklısınız. Ancak şöyle bir durum var. (samimi olarak) Bence bu konularda önce biraz gerçekçi ve açık sözlü olarak, herkesin niyetini isteğini açıklaması lazım. Benim fikrimce, bir insan bu işten hiçbir çıkarım yok diyorsa, ya birşeyler gizliyor, yada bu konu üzerinde yeterince düşünmemiş demektir. Çünkü "insanlar" hiçbirşeyi kendine bir getirisi olmadan yapmaz. Neden yapsın ki, bu sadece "insanlar" için değil, doğa için geçerli bir durum. Bana öyle geliyor ki "çıkar" kelimesi zalimce kullanıldığı gibi, samimiyet için de kullanılabilir. Çünkü insanlar sadece samimi oldukları insanların çıkarlarını bilirler. "Çıkarları saklamak" ticaretten türemiş, daha çok kazanç sağlamak için yapılan bir çeşit oyun olsa gerek. Bu yüzden, bence, her başarılı ve verimli olacak girişimden önce, konu ne olursa olsun, samimi olmak adına, herkes enine boyuna düşünüp, önce ortaya çıkarlarını koymalıdır. Bu uzun girişten sonra, ben düşünüyorum ki, en azından yukarda bahsettiğim gibi bir "alt-dağıtım" oluşturmak için, "güzel birşeyler yapmak" yada/vede "ismini duyurmak" "çıkarı" için en azından işi görecek kadar insanlar ve zaman ortaya çıkacaktır gibime geliyor. Belirtilmesi gereken önemli bir nokta da, (en azından benim düşündüklerimde) grubun bir iş gücü olmaması. Grubun tek varlığının sebebi işlerin takibini sürdürecek sisteme bakıcılık etmeleri. Bunun dışındaki "geliştirme şekilleri", ister kişisel, ister grup şeklinde, diğer geliştiricilerin isteğine bırakılacak bir konu. (bildiğim kadarıyla zaten debian da bu şekilde çalışıyor) iyi günler, Can Kavaklıoğlu

