BİR KÜRDÜN ÇIĞLIĞI
Nil Demirkazık
Araplar, Kürdlere Arap diyor.
İranlılar, Acem diyor.
Türklerde, Türk diyor.
Kürd diyen yok.
Şimdi biz Arap mıyız, Türk müyüz yoksa Acem miyiz?
Siz karar verin. Kimsenin dili varmıyor bize Kürd demeye.
Ne güzel, nasıl da bize sahip çıkıyorlar diye düşünebiliriz. Her millet
kendinden kabul ediyor. Bu aslında güzel bir sahiplenme diye biliriz.
Ancak içimizden birileri “hayır ben Kürdüm” dediğinde kıyametler kopuyor.
Sorun da burada başlıyor. .
Biz Kürdleri kimliğimizle değil kendi kimliğinizle kabul etmenizde yatıyor.
Sizin kimliğinizle var olsak bile yine de eşitlik ilkesine uymayan uygulamalara
maruz bırakılıyoruz. Seksen yıldır red ve inkar ederek bizi kendi kimliğinizden
biri olarak gördünüz. Fakat bunun asimilasyon amacı olarak kullanıldığını fark
etmediniz. Bir toplumu kendi kimliğinden soyutlayarak Türk yapma istekleri,
binlerce insanın ocağına ateş düşürdü ve yüzbinlerce insanın ölümüne neden
oldu.
Bunda Türk halkının çıkarı neydi?
Yoksulluk ve felaketlerden başka ne getirdi onlara.
Ekonomisi dibe vurdu.
Dünyada barbar kimliğiyle anılan bir toplum haline geldi.
Binlerce ananın gözlerinden sakındığı evlatlarını kaybetmesine sebep oldu.
Kardeş diyerek bir ulusu yok saymanın yöntemlerini Kürdler üzerinde
denediler.
Kardeş dediler ormanları ve köylerini yaktılar.
İkibinbeşyüz faili meçhul cinayete ortak oldular.
Halepçe de beşbin insanın kimyasal silahlarla yok edilmesine göz yumdular.
Bu da yetmedi, Saddam gibi eli kanlı bir diktatöre sürekli destek verdiler.
Saddam idam edildiğinde dünyada tek üzülen toplum Türk toplumu oldu.
Hani kardeştik?
Bu kardeşlik teraneleriyle Türk toplumu uyutulmaya çalışıldı. Oysa
farklılıklarımızı kabul ederek kardeş olabilirdik. Türkler gerçekten inanarak
Kürdlere kardeşim„ dediğine inanıyorum.
Ancak Kürd tarihine öylesine yabancı ki, bu kardeşlik duygusu da onun
tarihine bakışında ki çarpıklığın sonucuydu.
Yoksa “kardeşim“ dediğin insanlara yapılan zulme karşı çıkmak gerekmez miydi ?
Her gün yirmi dört saat medya ve televizyonlar Kürdlere, Kürd aydınlarına ve
Kürd önderlerine küfür ediyor. Yapılan dizilerde bile kötü, hırsız, çakal ve
hain tiplemeler genelde Kürdlerden seçilmektedir. Herhangi bir yerde, kötü ve
yüz kızartıcı suç işlenmiş ise, olay normal akışında Ahmet veya Mehmet diye
küçük bir haber olarak geçerken, söz konusu suça, eğer bir Kürd iştirak etmiş
ise, bütün haber programları ve gazeteler, olayı manşetlere çıkararak bütün
Kürd toplumunu suçlayan bir pozisyona çekiyorlar.
Kürdlerle Türklerin kardeş olduğunu iddia edenlere soruyorum?
Saddam zulmünden kaçıpta Türkiyenin 'misak-i milli'sine sığınan Kürdlere ne
oldu?
Şimdi neredeler?
Neden buralarda kalmadılar?
Bir tekini gören var mı?
Yok.
Çünkü Saddam zulmünden kaçıp buralara sığınanlar, bu defa Türk ordusunun
zulmüyle karşı karşıya kaldılar. Bulgaristan'dan gelen Türk soydaşlarına
konutlar yapan ve onlara iş ortamları yaratan Türk devleti, kardeş dediği
Kürdleri tel örgülerle çevrili kamplara kapattı.
Onlara yardım etmek isteyen Kuzeyli Kürdler, türlü türlü cezalara
çarptırıldı. Bu da yetmezmiş gibi, Muş'da ki bataklık üzerine kurulan kamplar
için yapılan ekmeğe, fare zehri koyularak, yüzlerce insanın zehirlenmesine ve
onlarcasının ölmesine sebep oldular. Kamptaki yüzlerce çocuk, bu bataklığın
yaydığı mikroplardan, açlıktan, bakımsızlıktan ve hastalıklardan hayatlarını
kaybettiler. Saddam zulmüne rahmet okutacak uygulamalar sonucunda, Saddam
zulmünü tercih etmek zorunda kalarak geri dönmek zorunda kaldılar.
Kardeşlik bu muydu?
Kendi dilinde şarkılar dinlemesine bile tahammül edemediğiniz bir ulusa,
„kardeşim „demeniz ne kadar gerçekci.
Her sabah Kürd çocuklarına “ne mutlu türküm diyene” dedirterek, yıllarca
böylesi bir uygulamaya Kürdlerin “ evet „
diyebileceğini kim düşünebilir?
Bir insanın ana dilinde konuşmasını yasaklamak kardeşliğin neresinde
durmaktadır?
Bu savaşta sıkılan her kurşunun, Türk toplumunun sofrasından ve eğitiminden
eksilerek birilerinin ceplerine girdiğini ne zaman anlayacaksınız ?
Türk toplumu artık bunu anlamalıdır. Kürdistan dağları daha yüzbinlerinin
ölümüne sebep olabilir.
Bu dağlardan nice sultanlar, nice Mustafa Kemaller ve İsmet paşalar gelip
geçti. Evleri, ormanları ve köyleri yakıp gittiler.
Ama Kürdler hala oradalar .
Bütün bunları göz önünde bulundurmak ve bu savaşa „dur“ demenin zamanı gelip
geçmektedir.
Türk aydın ve demokratlarının üzerine ise çok büyük bir sorumluluk
düşmektedir.
Bu sorumluluk Kürd ve Türk insanının ölmesi ya da ölmemesi üzerine kurulmuş
bir sorumluluktur.
Ya bu sorumluluğa herşeyi göze alarak göğüs gerecek ve Türk halkını
uyandırmaya çalışacaksınız,
ya da,
tarihin çöplüğüne insanların ölümü üzerinden kirli politikalara ortak olan
yavşak, işbirlikçi bir adla atılacaksınız :
Ve tarih sizi bu ölümlere, cinayetlere suskun; kalemi satılmış biri olarak
yazacak.
Seçim siz Türk aydınlarının.
NİL DEMİRKAZIK
ÇOCUK-DER GENEL BAŞKANI
Cem ozan
---------------------------------
Yahoo! Türkiye açıldı!
İnternet üzerindeki en iyi içeriği Yahoo! Türkiye sizlere sunuyor!
http://yahoo.com.tr
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane
grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u
ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen
reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji
teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
- Grubumuzdaki yazilarin hukuki sorumlulugu yazarlarina aittir. Kurd kultur
milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ
grupta ideolojik propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk;
saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara
oncelik taninir. MODERATORLER: Fatma Zelal, Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed
Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---