Sevgili Lorin Bedirxan, dürüstce söylemem gerekirse ben kendimi sosyalist bir Kürt olarak tanimliyorum. Siz müslüman Kürt kizi icin belki biraz ateistce gelir. Fakat bizim acilarimiz birbiriyle örtüsür, cünkü Kürt olarak ayni zülme tabi tutulmusuz. Kürt olarak sizin yaziniza serpistirdiginiz o güzel dilimizden mahrum kalmisiz. Bu ortak acilarimiz bizim tanisikligimizdir. Barbarlarimizin zülmünden taniriz birbirimizi, kanayan yaralarimizi acilarimizla kapatip örtmek istedik. Sizlerin acisi bana tanidik geliz, cünkü biz kimiz sorusunun acili, inkar edilmis cevabiyiz. Isyana dönüstük direniyoruz 21. y.y. da da. Yaziniz cok güzeldi hep protest kalin ve de kadinca. Ama kadinliginizin islami kimliginizi sorgulamasi gerktigini bilerek. cok sevindirdiniz ve bana cesaret verdi yaziniz. saygilarimla xaki g, bargin
--- Lorin Bedirxan <[email protected]> schrieb am Mi, 13.5.2009: Von: Lorin Bedirxan <[email protected]> Betreff: {Diwanxane} Protest Bir Yazı An: [email protected] Datum: Mittwoch, 13. Mai 2009, 12:35 Cahillik,kan,aşiret,kroluk,fakirlik kelimeleri ile birlikte anılan bir coğrafyadan sesleniyorum size.Yüzünüzün asıldığını,öfkenizin kabardığını,beyninizin firavunlaştığını bile bile yazıyorum.Baharın müjdecisi ‘pırpızek’ çiçeği kırılganlığı, ‘baboo’ diye bağıran çocukların coşkusu, ’ezize mın’ diye oğluna seslenen anaların şefkati,’hevare hevare’ diye başlayan ağıtların acısı,ağlamak için yalnızlığı ve karanlığı bekleyen gelinlerin onuru, ‘şeker tehle tı şirini’diye dillendirilen aşkların saflığı ile yazıyorum.Süslü ve soslu cümleler kurmadan kelimeleri eğip bükmeden, şairin dediği gibi harflerin harf düzüne alıp,kelimelerin tank gibi yüreğinizden geçeceğini umarak yazıyorum. Bu Kürt kızın yazacakları karşısında bakışlarınızın yumuşayacağını, öfkenizin dineceğini, firavunlaşan beyninizin tevazu gösterip beni anlamaya çalışacağını umarak yazıyorum. Siz kimsiniz diye sorduğunuzu duyar gibiyim.Sahi kendimi nasıl anlatmalıyım size.Siz basit bir soru sorduğunuzu düşünürsünüz.Ama ben nasıl ve nerden başlamalıyım diye gebe bir kadının sancılarını çekmeye başladım bile. Kürt kızıyım desem cebinizdeki bölücü terörist,doğuluyum desem diğer cebinizdeki cahil,kıro, müslümanım ve başörtülüyüm desem arka cebinizdeki rejim düşmanı,gerici,yobaz etiketlerinden birkaç tanesine maruz kalacağımdan korkarım. İslamcılar Kürtlüğümden,Kürtler Müslümanlığımdan kaygılanacak ve bu ülkenin asli unsuru olduğunu düşünen elit ve zinde güçler,taşıdığım bu iki sıfatı Cumhuriyetin temel değerlerine saldırı olarak algılayacaktır biliyorum.. Biliyorum çünkü yıllarca ‘kürdüm ama…..’, ’müslümanım ama…’ diye başlayan cümleler kurmak zorunda bırakıldım.’AMA’ diye başlayan cümlelerle ana kelimenin etkisini yumuşatmak ve o şekilde kabul görmek için çırpınıp durmanın onursuzluğunu geçte olsa fark ettim ve artık ‘ama’sız sıfatlarla tanımlayacağım kendimi.’Ez Kürdüm’ diyeceğim.’Ez müslümanım’ diyeceğim korkusuzca.Elimin hamuruyla erkeklerin diye bilinen işleri,ama tüm işlere karışacağım.Siyasette yapacağım,Kur-an ve Hadisler üzerine yorumlarda yapacağım uzun, upuzun saçlarımla. Kadın sorununun gelin-kaynana çekişmesine,dindarlığın başörtüsüne,modernliğin giyim kuşam şekilciliğine,aşkın elektrik alıp-almama basitliğinde ,vatanseverliğin bölünüyoruz-parçalanıyoruz paronayasıyla tartışıldığı bu ülkede Kürt,Müslüman ve kadın olarak yani yaşama üç sıfır yenik başlayan biri olarak, Havin bebeğin beşik kertmesi adı altında evlilik pazarlıklarının yapıldığı meclislerde ‘Vıha Nabe’, Berfin’in töre namus adı altında öldürülme kararlarının verildiği aşiret meclislerinde ‘Edi Bese’, ‘Eşek kadar oldun,okula gidip ne yapacaksın’ diyen otorite karşısında boyun bükerken Rojda kız ‘Jı Xude Bıtırsın’, Dilim ‘bilinmeyen bir dil’ olarak geçerken kayıtlara ‘yeter artık bu komedi’, Aynı çağda yaşadığımız halde başörtüme bakıp beni ve benim gibileri yaşanılan çağın dışında görmekte ısrar edenlere “İnne Lillah Ve İnne Lillahi Raciun” diye bağıran sesin, kanayan yüreğin, dökülen gözyaşların sahibi olacağım. Birileri kart-kurt diyerek Türk olduğumu, Türklüğü kabul etmemi, dilimi türkülerimi unutmam gerektiğini bana doğrultulmuş bir silahın namlusuyla anlatırken, dilime kültürüme dağlarıma özgürlük diye bağıracağım.Halkım töresini,namus anlayışını tavana asılı bir iple anlatırken, ben ölümlerde yaşamı yaratacağım. Devlet etnik kültürel kimliğimi,Kürtlerde kadınlığıma ait yaşam tercihlerimi ölümüm pahasına ezmek isterken ,yüreğimi dağlara gönderip militan yapacağım ve sonra bir kadın elinin mutluluğun resmini çizebildiğini göreceksiniz. Yüreğinin tüm gökyüzünü sevgi ile donatabildiğini .Ruhundan yükselen sesinin tetiğe uzanmış elleri tutabildiğini yüzündeki bir tek tebessümün tüm yetim çocuklara anne sevgisini tattırabildiğini Ve işte o gün havin bebekler ağıtsız ninnilerle gözlerini yumacak derin kedersiz uykulara.Berfin kır çiçekleri toplayacak Kürdistan dağlarında ,saçlarına kırmızı güller takacak.Siirt devlet hastanesinde bir ses yankılanacak anons cihazından “Doktor Rojda Hanım ,Doktor Rojda Hanım lütfen ameliyathaneye… --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~ - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Grubumuzdaki yazilarin hukuki sorumlulugu yazarlarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Fatma Zelal, Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane -~----------~----~----~----~------~----~------~--~---
