Sevgili Tayfun Isci;

Benim mevzu bahis ettigim Kurd Hareketi degil, Apoist PKK Hareketi'dir.
Ocalan'in onderlik ettigi Apoist PKK Hareketi ile gecmisteki Kurd
onderlerimizin onderlik ettigi hareketler arasinda hicbir
benzerlik goremiyorum (Seyyid Riza ve Seyx Said'i liste di$i
birakmaniz unutkanliktan mi yoksa Ocalan'in onlari Ingiliz Ajanlari(!)
olarak gormesinden midir, merak ediyorum). Bu onderlerin hicbiri, "Anam da
Turktur, ben Turkleri severim, ne gorev verilirse yaparim" diyerek mucadele
ettigi gucun kar$isinda onurunu yerle bir etmemi$, orgutuyle ilgili butun
sirlari o guce teslim ederek (itirafci olarak) davasini satmami$tir. Tarih
ortada, fazla soze ihtiyac yoktur.

Apoist PKK Hareketi'nin oncelikli hedefi, Kurdistan'daki bari$cil Kurd
Hareketleri'ni tasfiye etmek olmu$tur. Ne acidir ki bu kanli mucadelede
Kemalist Rejim'in maddi ve manevi destegini arkasina almi$tir. Devletten
maddi destek aldigini Ocalan da kabul ediyor. Kapitalist sistemin degismez
bir kurali vardir, parayi veren ardindan emir de verir. Veya Nasreddin
Hoca'nin tabiriyle "Parayi veren dudugu calar" (yani, duduk, parayi verenin
agzindadir).

Butun Kurd gencliginin ev ev toplandigi 12 Eylul fa$ist darbesinden once
solugu Suriye'de almistir Ocalan. Oraya nasil gitmistir, kim goturmustur,
hakkinda cok iddialar vardir; orasini da okuyucu
arkadaslarin degerlendirmesine birakiyorum. Kurd gencleri daglarda zor
$artlarda mucadele ederken Ocalan Suriye istihbaratinin kanatlari altinda,
saraylarda hayatini devam ettirdi. Ne zaman ki can guvenligini tehlikede
gordu, bir senaryo ile Turkiye'deki "dayilari"na teslim oldu. Tabi Apoist
zihniyet bu teslim olma gercegini ortbas etmek icin "uluslararasi komplo"
safsatasini uydurdular. Asil olan, Ocalan can guvenligini tehlikede gordugu
Bekaa Karargahi'ndan, 1000 asker tarafindan guvenligi saglanan (24 saat
hizmet veren ozel doktorlar ve diger imkanlara sahip) Imrali Karargahi'na
nakledilmi$ olmasidir. Imrali'dan PKK'ya eleman etiyor, ate$kes kararlarini
bozuyor, kisaca, orgutunu Bekaa'dan daha iyi yonetiyor. Teslim oldugunda bir
fiske dahi yemeden klasorler dolusu itirafta bulunan Ocalan, PKK'yi,
Imrali'yi kontrole den Genelkurmay'a ragmen mi yonetiyor? Sanmiyorum. Olsa
olsa Genelkurmay'daki cuntacilarin direktifiyle bunu yapiyor olabilir.

Eskiden sag-sol, sunni-alevi catismasiyla darbe zemin hazirlanirdi, simdi
denetimde olan PKK var. Darbe zemini hazirlanmak istendiginde PKK hemen
eyleme geciyor. Bunun bircok numunesi vardir. Mesela, $ener Eruygur ve diger
kuvvet komutanlarini haril hurul darbe plani yaptigi donemde (2004lerde)
bakiyorsunuz Ocalan, derin avukati Mahmut $akar araciligiyla ate$kes
kararini bozdurmu$ ve ortami germeye ba$lami$. Neden (Apoist iddialara gore)
kendisine "komplo kurup yakalatan (!)" Ecevit doneminde degil de AK Parti
doneminde?!! Ve neden ozellikle 2004'te?? Cunku karga$asiz, kaossuz darbe
plani bir i$e yaramaz, ortam kari$acak ki darbe $artlari hazir olsun. Darbe
planlarini generaller yapiyor, musait ortam hazirlama gorevi de Apoist
PKK'ye du$uyor!

Kuvvet komutanlarinin, Genelkurmay Baskani Hilmi Ozkok'u ala$agi etmek icin
komplolar kurdugu, Emin Colasan gibi "embedded" gazetecilerin ona salya
sumuk saldirdigi bir donemde Ocalan'in "Radyodan dinledim. Hilmi Özkök'ün
güvenlik anlayışı devleti uçuruma götürür" ifadesi ne anlama geliyor
acaba? Ocalan'in darbecilere omuz vermesini daha sonra da mu$ahade ettik. AK
Parti'nin cumhurba$kani secmesini engellemek icin cevirdikleri 367
entrikasi, kapatma davasi, cumhuriyet mitingleri gibi dumenlere bakiyorsun
Daglica Baskini ile Ocalan da katilmis, dostlarina (efendilerine mi desek!)
destek cikiyor... Son gunlerde demokratik acilimi sabote etmek icin de
Ocalan'in devrede olduguna $ahit oluyoruz. Dayilarina teslim oldugunda
"Firsat verilsin, ustume dusen gorevi yaparim" sozunu tutuyor.

Buyuk umitlere sahip Kurd genclerinin baslattigi son 30 senelik
"mucadele"nin geldigi nokta ortada: 50 binden fazla kurban, milyonlarca
Kurdumuz buyuk sehirlerin kiyilarinda sefalet hayati yasiyor, milyonlarcasi
yurtdisinda surgun hayati yasiyor, binlerce koyumuz yakilip yikildi, ayakta
kalanlar da bir taraftan JITEM gibi cinayet makinelerinin, diger taraftan da
Apoist cinayet makinesi PKK'nin baskilariyla susturuldular,
sindirildiler, kendilerine guven duygularini kaybettiler. Eskiden du$man
birdi, inen tokat bir taneydi, rejimin i$birlikcileriyle kurduklari PKK
ile du$mani ikiye cikardilar, bir o vurdu, bir bu; ortaya korkunc fatura
cikti. Neticede ne oldu? Turp gibi bir diktatorumuz ve Kurdlerin
bagi$lariyla kurulan Apo Holding kuruldu. Hayrani oldugu M. Kemal'in
yolundan gidiyor, o da, millet sefalet icinde ya$arken, o bolluk icinde
yuzuyordu.

Odedigimiz bunca faturaya ragmen elimizde sadece bir diktator ve holdingi
varsa, ba$ta hedeflenen amaclarin hemen hemen hicbiri elde edilmemi$ken (ki
bu hedeflerin en nihayetindeki "demokratik cumhuriyet"tir, o bile ortada
yok! Bagimsiz Kurdistan'i bir kenara birakalim, zaten Ocalan, Bagimsiz
Kurdistan'a kar$I) kalkip buna "zafer" demek icin ar damarimizin gercekten
arizali olmasi gerekir.

Apoist zihniyetin kutsadigi sistem tipki Kemalist sistem gibi iflas
etmi$tir; bu yontemler, silah tuccarlarini zengin etmek ve masum Kurdlerin
kanini akitmaktan ba$ka bir i$e yaramiyor. $imdiye kadar yaramadiysa, bundan
sonra da yaramayacaktir. Tek secenek, bu anla$mali, kirli sava$i birakip
bari$a yapi$maktir. Bunun $arti da kayitsiz $artsiz silahlari birakmaktir.
Silahlari biraktigimiz zaman, $iddet mubtelasi olan Kemalist sistem de
cokecektir. Elimizdeki silahlari onlara taze kan pompaliyor, onun icin zaman
zaman PKK'ye silah veriyorlar ki bu $iddet devam etsin.

Hem TSK hem de PKK icindeki "Sava$ Agalari"na "Hayir" diyecegiz. Degi$en
dunyada Sava$ Agalari'na yer yok. Ocalan bunun farkinda oldugu icin sadece
"Bari$ istiyor gibi yapiyor". Kurulacak yeni duzende kendine yer ayarlamaya
calisiyor ("onumu aciniz" demekle bunu kasdediyor, hep "ben ben ben" diyor
yani, kendi akibetini du$unuyor) yoksa bari$ istedigi icin degil. Sahip
oldugu her$eyi $iddete borclu olan Ocalan'in (ve de TSK'daki cuntacilarin)
bari$ isteyecegine kesinlikle ihtimal vermiyorum; bir diktatorden hicbir
zaman demokrat insan cikmaz, i$In tabiatina terstir.

Gelinen nokta, en yumu$ak ifadeyle buyuk bir "ba$arisizlik"tir. Sadi
Maruf "Kurd halki olum do$egindeydi, Apoist Harekete imdada yeti$ti, halki
olumden kurtardi (Ocalan'i ilahla$tiriyor apacik), ki$ilik sahibi yapti"
diyor. Ki$ilikli ve onurlu bireyler, lider dahi olsun hata yapanlari
ele$tiren insanlardir. Apoist sistemde Ocalan'i birakiniz ele$tirmeyi, onun
yorumlarini dahi yorumlamaya cesaret eden var mi? Bu kucuk cesareti gosterip
de kellesini omuzunda tutabilen cok nadirdir, cogu "ajan" damgasiyla
damgalanip safdisi edildi (olduruldu).

Kurdlerin sagladigi butun maddi ve manevi destege ragmen gelinen nokta
buysa, bu nokta buyuk bir iflastir. Gencligimde in$aattlarda cali$arak para
kazandigim icin, gelinen noktayi in$aat i$inden bir ornek vererek gostermek
istiyorum. Mesela ya$adigimiz kasaba cok kucuk, imkansizliklar icinde; arti,
e$kiyanin baskisi altinda, insanlarimizi kaciriyorlar, katlediyorlar. Derken
bir adam cika geliyor "Ben muhendisim, size daha iyi bir $ehir in$a
edebilirim" diyor. Once "muhendis" olarak taninan insanlari cesitli
entrikalarla ortadan kaldiriyor; bir tek "Muhendis" olarak o kaliyor. Biz de
caresiz ona inaniyoruz "Tamam, insan gucu ve para bizden, plan ve in$a
senden" diyoruz ve ihaleyi ona veriyoruz. Ilk i$ olarak, verdigimiz
paralarla ve emegimizle kendisine buyuk bir saray yapiyor. "Bizim $ehir ne
oldu?!" diyecek oluyoruz, "Uzerinde calisiyorum karde$im, kor musunuz, kure
kereler (e$ek oglu e$ekler)... Yoksa siz e$kiyanin ajani misiniz?" diye
tersliyor, etrafindaki silahli adamlarina saldirtiyor; sormaya cesaret bile
edemiyoruz. Yakla$ik 30 sene aradan geciyor, bir$eyler yapiyor gibi
gorunuyor ama 50 bin tane emekcimiz i$ kazalari sonucu hayatini
kaybediyor, trilyonlarca lira para harcaniyor, bircok insan e$kiya ile bu
"muhendis" arasindaki dani$iki dovu$ten dolayi memleketi terkediyor ve
ortada degil bir $ehir, bir kumes bile yok! Siz bu i$e ba$ari mi diyorsunuz
$imdi?

"Kurdlerin sesini dunyaya duyurdu!" deniyor. Bir, nasil duyurdu? Kurdlerin
hakli davasini "teror" olarak duyurdu, dunyanin nefretini uzerine cekti.
Iki, bir ses duyurmak icin bunca masrafa deger miydi? 50 bin tane candan
bahsediyoruz. 50 bin tane koyun verip bir gazetede tanitim ilani vermek gibi
bir$ey, ustelik biz koyundan degil, candan bahsediyoruz. Ayni sesi, 1000
ki$i aclik greviyle veya ba$ka $iddet di$i bir yontemle de duyurabilirdi, en
azindan 49 bin insanimiz hayatta olurdu.

Siz bu iflasi goremiyorsunuz... Apoist Sistem'in kurdugu korku
imparatorlugunda isteseniz de goremezsiniz zaten. Her$ey korku uzerine
kurulmu$. Ama dunya degi$iyor, Kurdler de haliyle degi$iyor. Bir zamanlar
koylulere korku salan Agalar, $imdi birer Zugurt Aga oldular. Kurd halki
uzerindeki etkileri zayifliyor, butun feryad u figanlarin sebebi de budur.
Agalik sistemi coktu sevgili dostum, demokratik sisteme geciyoruz.
Demokratik sistemde Apo veya Alo Agalara yer yok.

Selam ve dostlukla

Cevdet


2010/1/19 <[email protected]>

>
> "Kürt Hareketi Tasfiyeci Kürtlere Fırsat Vermemelidir"adlı yazıma Sayın
> Cevdet Akbay zahmet edip bir yanıt yazmış ve guruba göndererek "benim
> hakikatleri çarpıttığımı "söylemiş Bu nedenle bu cevabi yazı guruba
> gönderilmiştir.
>
> Sayın Cevdet Akbay,
> Öncelikle hakikatleri tesyüz etmek nedir? Doğru anlamalıyız Anlarsak benim
> değil sizin hakikatten uzak olduğunuz görülecektir.
>  Bilinmelidirki tarih zulme karşı başkaldırıların tarihidir. Ahmede
> Xane'ler,Fakey e teyranlar Cegerxuinler  hep bu zulme karşı direnişi
> dillendirdiler. Qadı Muhammedler, Mala Mustafa Barzaniler,
> Bedirhanlar,Simkolar bu hakikate karşı direnerek var oldular. O günde
> teslimiyeti barış olarak gösterenler olmuştu, zulme karşı direnmek Kürdün
> hep geleneği oldu. Bu günün direnişi bu geleneğin üzerinde ve aşarak
>  yükselmiştir.
> Ama bu günde teslimiyeti barış diye yutturanların  olması doğal.
>
>  Elbetteki barış gerekli. 30 yıllık bir direnişi yanlışlamanız bana şunu
> gösteriyor. Siz bu 30 yıl boyunca bu direnişe karşı çıkmışsınız. Ama sayın
> Cevdet arkadaş, Direnişe karşı çıkanın zaten barış diye bir derdi olmaz.
> Zira o zaten sömürgecilerin barışı altındadır.. Bu nedenlede barış ve savaş
> arasındaki farkı gerçek anlamda görmenizi beklemiyorum.. Barışa ancak
> savaşanlar değer verebilir. Bu konuda da Kürt hareketi ve lideri barış için
> çaba harcamaktadır. Ama bu barış savaşı gereksizleştirecek bir barış
> olmalıdır.
>  Barış karşı tarafa boyun eğilerek ve teslim olunarak ta sağlanabilir. Bunu
> sanırım iyi biliyorsunuz.Bu gün barış adına içimizden bazı Kürtler bu çabaya
> girmiştir. Kürdün köleliği üzerinden bir barış, Barış değildir. Yüzyıllardır
> süren sömürgeci zihniyetin barışı bizim barış anlayışımızla örtüşmez. biz
> barışı Kürdün özgürlüğünün üzerinden düşünürüz.Tehlike sömürgeci barış
> söyleminin yaygınlaşmasıdır. Buna karşı durmaktan söz ediyorum . Çünkü bu
> anlayış tasfiyeci bir anlayıştır.
>  Ayrıca yıllardır süren direnişten ne kazanıldı diye soruyorsun?
> Bir direniş dışında kalanlara bakın  birde direnen kürt halkına bakın  farkı
> görürsün.
>  Umarım Sizin hakikatlerinizi çarpıtmamışımdır saygılarımla Tayfun İşçi
>
>
>
> İngilizce seviyenizi ücretsiz test edebilirsiniz. 
> Tıklayınız<http://servad.mynet.com/admynet/adredir.asp?ciid=43910&url=http://www.limasollunaci.com/ingilizce-seviye-tespit-testi.asp?firmaid=156>
>
> --
> -  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane
> grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin
> bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u
> rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin,
> dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
>  -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin
> hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her
> inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba
> propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da
> siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir.
> MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ:
> http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
>
-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap