*İbrahim Karagül*
[email protected]
20 Ocak 2010 Çarşamba
Kürt paralı askerlerin Yemen'de ne işi var?

Yemen ordusunun, Suudi Arabistan ordusunun, ABD özel birliklerinin, Fas ve
Ürdün birliklerinin ortak savaş yürüttüğü, İran'ın Kızıldeniz bölgesinde
yeni garnizonu olduğu iddia edilen Zeydi'ler (Husi), 17 Ocak tarihinde çok
ilginç bir bilgiyi dünyaya duyurdular.

Dünkü yazıda "Yemen'de Peşmerge
iddiası<http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/Default.aspx?t=19.01.2010&y=IbrahimKaragul>"
başlığı altında dikkat çekmeye çalıştığımız iddiayı göre; Kuzey Iraklı
Peşmerge birlikleri aktif olarak Yemen savaşında yerini aldı. Zeydiler'le
Peşmerge birlikleri arasında yoğun çatışma olduğuna dair raporlar
yayınlanıyor. Zeydi kaynaklar, Yemen hükümeti ile Peşmerge arasında on
milyon riyallik anlaşma yapıldığı, bazı askeri üslerin bu güçlerin
denetimine bırakıldığı, söz konusu paralı askerlerin Yemen ordusu ve S.
Arabistan adına savaştığı iddia ediliyor.

Amacım "Kürtler neden Yemen'de" tartışması açmak değil. Devletlerin,
orduların, diplomasinin, silah endüstrisinin, enerji lobisinin ve daha bir
çok etkin çevrenin yerini aldığı, küresel sistem inşasına yönelik
hesaplaşma, yeryüzünün kritik bölgelerinde ciddi çatışmalara, işgallere,
istikrarsızlıklara neden olurken, görünenin arkasındaki aktörlere, güçlere
dikkat çekmek istiyorum. Örtülü operasyonların, kirli ilişkilerin,
uyuşturucudan kara para trafiğine, suikastlerden etnik çatışmalara kadar
türlü türlü operasyonlar yürüten bu güçler, demokrasi, barış, insan hakları
vaazları veren devletler tarafından besleniyor, o devletlerin pis işlerini
yapıyor.

Nepalli "Gurka"lar şimdilerde küresel ekonomide ağırlıklı yer edinen yatırım
araçlarına döndüler. 2003'teki Irak işgalinden sonra yeniden gündemimize
giren, Irak içinde dini liderlere ve merkezlere saldırılar düzenleyerek
mezhep savaşı çıkaran, işgal ittifakı için hedef olan bütün bölgelerde öncü
güçler olarak istikrarsızlık ortamı oluşturan ve gayet masum biçimde adları
"güvenlik şirketi" olarak geçen bu şirketler/paralı askerler, Türkiye'yi de
vurdular!

En büyüklerinden, Felluce katliamının mimarı olan Blackwater, şimdilerde
ismini değiştirdi ve "Xe Service" adıyla operasyon yapıyor. Daha geçtiğimiz
günlerde, Demokrat, barışçı Barack Obama yönetimi ile bu örgüt/şirket
arasında 1 milyar dolarlık pazarlık başlatıldı. Anlaşma sağlanırsa, ABD
yönetimi bu şirkete, Afganistan polisini eğitme karşılığında 1 milyar dolar
ödeyecek.

Irak'ta ABD ve İsrail adına en kanlı savaşı veren Blackwater, şimdi
Afganistan'da operasyonlar yapıyor, insan kaçırıyor, bombalı saldırılar
düzenliyor, uyuşturucu trafiğini yönetiyor. Pakistan'da insansız hava
araçlarıyla, Pentagon'un çıkarları doğrultusunda saldırılar düzenliyor,
suikastlere imza atıyor, iç savaşı besleyecek her türlü planı uyguluyor.

Somali'de benzer operasyonlar yapıyor. Geçtiğimiz günlerde Güney Somali'deki
çatışmalarda 18 kişi öldü, saldırıyı yapan Blackwater'ın paralı
askerleriydi. Başkent Mogadişu'da bombalı saldırılar yapıp, suçu Somalili
Müslüman örgütlere atıyor. Blackwater'ın pis işleri Somali'den Doğu
Türkistan'a, İran'dan Keşmir'e kadar uzanıyor. Tabii bunların hepsi, ABD ve
İsrail istihbaratının kontrolünde, yönetiminde işler.

Bugünlerde İran'da nükleer fizikçiler öldürülüyor. Mossad-Blackwater
ortaklığı, uzun süreden beri İran içinde suikastler düzenliyor, özellikle de
İran nükleer çalışmalarında rol alan nükleer fizikçileri hedef alıyor. Devam
edelim:

Pakistan'da, özellikle Peşaver bölgesinde, Taliban'a atfedilen bombalı
saldırıların bazılarının bu şirket tarafından yapıldığını, Karaçi'de Aşura
günü yapılan saldırıda yine Blackwater imzası olduğunu, Belucistan krizini
beslemeye yönelik hedefler seçildiğini ve saldırılar yapıldığını, CIA-Mossad
yönetiminde Pakistan'ın bir çok bölgesinde yoğun operasyonlar/saldırılar
gerçekleştirildiğini söylemek zorundayız. Beluch Liberation Front ve Beluch
Liberation Army, bu çevreler tarafından yönlendiriliyor. Londra ve İsrail'de
merkezleri bulunuyor. Blackwater'ın Cezayir'de bile yol kenarlarına
yerleştirilen bombalarla saldırılar yaptığına dair bilgiler mevcut.

Çok daha tehlikeli bir durum var: Bu şirket, ABD ve İsrail istihbaratı
yönetiminde, Özbekistan, Tacikistan, Doğu Türkistan, Yemen gibi bir çok
bölgede, İslamcı gruplar organize ettiği, eğittiği, silahlandırdığı ve
kullandığı gerçeği. Küresel terörle mücadele operasyonları için gereken
teröristler, bu kamplarda eğitiliyor ve harekete geçiriliyor. Noel günü
Detroit'e giden uçağı havaya uçurmak isteyen Nijeryalı öğrencinin de işte bu
kamplarda eğitildiği sanılıyor.

Şimdi gelelim, yazının başındaki konuya. Peşmerge'nin, yani Kürt paralı
askerlerin Yemen'de ne işi olduğuna. Blackwater karşı direniş birimi,
bugünlerde Yemen'de, Yemen askerleriyle birlikte operasyonlara katılıyor.
Yemen'deki operasyonun kapsamına Somali de giriyor. Yemen'deki paralı
askerlerin hedefinde Zeydi'ler var. Yani bu güçlerle savaşıyorlar. Daha
önce, Aden Körfezi'ndeki korsanlar için bu şirkete bağlı deniz birlikleri
bölgeye gönderilmişti.

Irak'tan Peşmerge birliklerini Yemen'e kim götürmüş olabilir? On milyon
riyallik anlaşma, Yemen hükümeti ile kimler arasında yapıldı? Bu parayı
gerçekten Yemen mi ödedi yoksa başka bir Ortadoğu ülkesi mi? Yakın
gelecekte, Blacwater'ın operasyon alanına giren her bölgede, Peşmerge
birliklerini görürsek şaşırmayacağız. Bu dev sektör, ABD'ye olan diyet
borcu, örtüşen çıkarlar, örtülü operasyonlarda bir başka ittifakı gözler
önüne seriyor şimdi.

Peki, İsrail'den yüklenen patlayıcıları, Kuzey Irak'a, oradan da Anadolu
içlerine nakledenler kimlerdi? Sevkiyatı kontrol edenler arasında
Mossad'dan, ABD'den, Kuzey Irak'tan ve Türkiye'den personelin bulunması
nasıl bir gizli ittifakı işaret ediyor?

Peki, Dağlıca, Aktütün gibi büyük saldırılar, sadece PKK saldırıları mıydı?
Aynı ittifakın ürünü olamaz mı? Burada biraz düşünmemiz lazım. Burası çok
önemli. "Türkiye'yi de vurdular" derken, bir şey anlatmaya çalışıyorum.
-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap