Slav û Hurmet ji wera; 

Li ser Netew-devleté heya naha gelek niqaş pék hatîn.Jî bo Komarake(Deweleteke) 
serbixwe gelek Tevgeré Kurd,an leheng tén dîtin anji bi bébextî tén 
tawanbarkirin. Min xwest Kû ez xebate ke xwe ya li ser vé mijaré bi formate ke 
dîrokî da ji wera parvekim.

 

Silav







KÜRDLERDE ULUS-DEVLET OLGUSU ve GELİŞİM SÜRECİ
 
 
Kürd tarihini inceleyen tarihçiler modern Kürd tarihini genellikle 19 yy 
başlarında yani Babanların Osmanlıya başkaldırması ile veya o dönemde 
gerçekleşen lokal bazı olaylar ile başlatırlar. Modern tarihe tam ve kesin bir 
noktadan başlamak mümkün olmasa da modern Kürd tarihi hakkındaki başlangıç 
genelde bu dönem olarak yani 19yy başları olarak kabul edilir. Bu dönemin 
başlangıç olarak kabul edilmesinin en önemli nedenleri arasında, sanayi 
devriminin gelişmesi ile birlikte gelişen ulus-devlet olgusu ve bu olgunun 
Kürtlerde belli bir bilinç tetiklenmesine yol açmasıdır. Babanların 1806 
yılındaki bu isyanları, Kürdler ile Osmanlı nın  4-5 asırlık olan 
birlikteliklerinin  sarsılmaya başladığının da ilk işaretini vermiştir..
 
 Babanların isyanından sonra 1847 yıllında Botan Beyi Bedirhan Bey 
isyanı,Kürtlerdeki ulus-devlete olan yakınlığın veya özlemin ilk somut 
işaretidir. Bu isyanda Bedirhan bey, hem bölgede gelişen kürdi-milli duyguların 
etkisiyle, hemde Osmanlı tebasındaki diğer bazı etnik unsurların ayrılmaya 
başlaması  ile beraber Botan bölgesinde güçlü bir kürd hakimiyeti kurmaya  
çalışmiştır. O dönemin diline göre çok somut bir Kürd ulus devlet isteği olmasa 
da  cok güçlü bir otonomi istemi mevcuttur  ve bunun içinde Osmanlı ile 
çatışmayı göze alabilmiştir.1847 yılında Botan bölgesindeki bir çok Kürd beyı 
de Bedirhan beye bu isyan öncesi ve isyan sırasında destek vermiştir.
 
Bedirhanların isyanı sürecinde belkide Kürd tarihinde milliyetçiliğin ilk 
işareti olan ötekileştirme ve şiddet kullanma olayı Nasturilere karşı  
kullanmıştır.Botan Emiri Bedirhan bey Nasturilere karşı  yaptığı bölgesel  iç 
savaşta bir cok Nasturi öldürülürken bir çoğu da bulunduğu coğrafyayı terk 
etmek zorunda kalmıştır.Kürd tarihindeki milliyetçiliğin  somut bir örenği olan 
bu olay daha sonra  1930 yılında Iran Kürdistan'ında isyan eden Kürd isyancı 
SIMKO nun ,Asuri lider Patrik Mar Şamun'u öldürerek milliyetçiliğin ve aşiret 
bağnazlığının diğer bir örneği olmuştur.
 
Modern Kürd tarihinde Bağımsız bir ulus devlet olgusunun dini ve geleneksel 
kültürle iç içe geçerek oluştuğu ilk isyan 1882 yılındaki Seyh Übeydullah 
isyanıdır. Bu isyanın amacında, Şeyh Übeydullah İran Kürdistanından 
Şemdinli'ye(Botan'a) kadar çok geniş bir bölgede İslami esaslı bir Kürdistan'ı 
istemektedir. Şeyh Ubeydullahın Nakşi tarikatından olması ve Kürd İslam 
camiasında güvenilir biri olup alim olarak olarak bilinmesi isyanın nitelliğini 
ve nicelliğini de de etkilemiştir. Bu isyana İran ve Türkiye Kürdistanın da 
bilinen bir çok Kürd aşireti destek vermiştir. Bugün ki coğrafik tanımlama ile 
Türkiye, İran ve Irak coğrafyasında bulunan Kürdler tarafından sıcak 
karşılanmışdır. Şeyh Übeydullah kendi isyanını tanımlarken, şerri kanunların 
hüküm süreceği bir Kürd coğrafyasından söz etmektedir. Yine aynı dönemde 
yabancı misyonerlerin bölgede bulunması, bazı etnik ayrılmaların Osmanlıdaki 
diğer farklı azınlıkları etkilemesi, uluslaşma süreci ile birlikte 
milliyetçiliğin  de gelişmesi,  Kürdler üzerinde de etkili olup, Kürdler çok 
dağınık olan aşiret yapılanmalarını bazen akrabalık, bazen dini, bazen de 
coğrafik ortaklıklardan kaynaklı olarak birleştirip, uluslaşma  ve devletleşme 
amacındaki  bir sürece girmişlerdir.
 
 Kürtlerin uluslaşması sürecine girmesi ve bir araya gelmeye başlamaları 
Osmanlıyı oldukça kaygılandırmıştı. Bu nedenle Kürtlerin kendi arasında ve 
diğer etnik unsurlarla Aralarında derin rahatsızlıklar yaratan Hamidiye 
alayları Sultan Abdulhamid tarafından kuruluyor. Kurulan bu alaylarda seçkin ve 
Osmanlıya bağlı Kürd liderler yer alırken çocukları da Hamidiye aşiret 
mekteplerine alınmaktaydı. Birinci dünya savaşından sonra Bu alaylarda ve 
okullarda yer alan bazı kürdler kendi kimliklerini dini bir retorik ile 
harmanlayarak Osmanlı veya devamı olan Türkiye Cumhuriyetine karşı yapılan 
ayaklanmalarda yer almışlardır
 
 Birinci Dünya savaşı sırasında ve bitiminde Kürdler arasındaki Bağımsız bir 
devlet arzusu oldukça dağınık bir görüntü arz etmekteydi. Türkiye 
Kürdistan'ında yaşayan Kürdlerin çoğunluğu ortak ümmet anlayışından kaynaklı 
T.C ile beraber yaşamayı arzularken (Burada tüm Kürdlerden kesinlikle söz 
etmiyoruz çünkü Kürdlerin belli bir bölümü bağımsız Kürdistanı kurma 
taraftarıdır) Irak da ki Kürd ler bağımsız bir Kürdistan ulus-devlet anlayışına 
daha yakın durmaktaydılar. Hatta 1914  yılında Şeyh Abdulselam Barzani Osmanlı 
saltanatına gönderdiği bir mektupta Kürd dilinin bağımsızlığından, bölgesel 
federasyondan ve diğer bazı kültürel ve kimliksel  haklardan bahsetmektedir. Bu 
mektubundan kaynaklı Osmanlı saltanatı gelişen Kürd uluslaşma bilincini kırmak 
için Şeyh Abdulselamı idam ederek Kürtlerin uluslaşma ve bir araya gelme 
arzularına idamla karşılık vermiştir. I.Dünya savaşından sonra özellikle Irak 
Kürdistan'ında yaşayan Kürdler, İngilizlerin 1921 yılında Irak devletini kurup 
başına Faysalı da kral olarak atamaları , Şeyh Ahmet Barzani Önderliğindeki 
Kürtlerde rahatsızlıklara yol açmıştır. S.A.Barzani yeni Irakı tanımadığını ve 
Kürd ulusunun haklarının verilmediğini söyleyerek bu yeni Faysal ve İngiliz 
yönetimine karsı gelmiştir. Irak Kürdistan'ında diğer önemli bir gelişmede Şeyh 
Mahmut Berzenci'nin 1918-19 yılları arasında 55 Kürd aşiretininde desteğini 
alarak Kürdistanı kurması ve kendisin ide Kral olarak tanıtmasıdır. Bu 
Kürdistan krallığı başlangıçta İngilizler tarafından da kabul edilmiştir. 
Dönemin İngiliz askeri sorumlusu Binbaşı Noel İngilizler adına Şeyh Mahmut 
Berzenci yi ve Kürdistan'ı tanımıştır. Şeyh Mahmut Berzenci'nin Kürdistan 
girişimi, Irak da Barzanileri,Türkiye de Kürd Teali cemiyetini ve diğer bazı 
Kürd aşiretleri ile örgütleri ve Iranda da Şikak lı Sımko üzerinde Kürdistan 
fikrinin daha da güçlenmesine yol açmıştır.İlginç dir ki 1918-1930 yılları 
arasında Kürdistan'ın her dört  parçasın da da dönemin otoriter güçlerine karsı 
bir savaş söz konu iken Kürd Liderlerinin veya Kürd güçlerinin kendi aralarında 
ki ciddi bir ulusal birliktelikten bahsetmek oldukça zordur.Bunun temel 
nedenleri,Aşiretçilik,Nakşi ve Kadirilik gibi farklı mezhepçilik veya lider 
sorunsalından kaynaklanmaktadır.Dikkat çeken bir diğer noktada Dersim veya 
Koçgiri gibi alevi kökenli Kürtlerin yaptığı baş kaldırılıra Sünni Kürtlerin 
veya Sünni Kürtlerin yaptığı ayaklanmalara alevi Kürtlerinin cok az veya kısmi 
bir destek verdikleri gerçeğidir.Aynı gercek Irak Kürdistan'ında Kadiri 
tarikatından olan Şeyh Mahmut Berzenci ile Nakşi Tarikatından olan Barzanilerin 
Irak'a karşı olan savaşlarında da ortaya çıkmaktadır.Benzenciler ve Barzaniler 
Irak Faysal yönetimine karşı güçlerini birleştirmemişlerdir. 
 
 1925 lerde Türkiye'nin, 1926 da da Irak Devleti'nin az cok güçlenip (inglizler 
başta olmak üzere diğer emperyalist devletlerinde desteği ile) kendi ayakları 
üzerinde oturduktan sonra Kürdlere karşı imha ve inkar politikası gütmüşlerdir. 
Aynı dönemin güçlü emperyalist güçleri olan İngiliz-Fransız ve Sosyalist Rusya  
Kürtlere sırt cevirken, Kürtlerde devlet olamamanın ve kaçırdıkları devlet 
fırsatını tekrar yakalamak için 1925 de Şeyh Sait isyanı,1926-30 arasında da 
Ağrı isyanları ile yeniden bir ulusal var oluş mücadelesi vermişlerdir. Şeyh 
Said isyanı Kendi içinde dini bazı ritüeller taşısa da özellikle Cibranlı Halit 
ve yakınındakiler bağımsız bir Kurdistan fikrine oldukça yakın durmaktaydılar. 
Ağrı isyanında ise Kürdler,Xoybun örgütünün ve Ihsan Nuri Dersimi'nin etkisi 
ile  çoğunlukla Bağımsız bir Kürdistan'ı hedeflemekteydiler.Hatta 1927-1930 
arası Bazid (Bugünki adıyla Doğubeyazıd ve Ağrı çevresi) ve civarında bir 
Kürdistan devleti kısa bir süreliğinde olsa kuruluyor.
 
Irak Kürdistan'ında ki Kürdler de, 1932 yılına kadar Süleymaniye ve çevresinde 
Şeyh Mahmut Berzenci liderliğinde, 1979 Yılına kadarda Molla Mustafa Barzani 
liderliğinde (bazen federatif bir yapıya razı olsalar da) bağımsız bir 
Ulus-devlet olgusunun amaçlandığı Bağımsız Bir Kürdistan'ı kurmak 
amacındaydılar. M.Mustafa Barzani'nin bu isteği 1945 yılında İran 
Kürdistan'ında kurulan Mehabet Kürd Cumhuriyetin de hayata geçse de, yüzyılın 
ilk Kürd bölgesel Ulus-Devlet Cumhuriyeti sadece 337 gün yasayabiliyor.
 
 Yukarıda, Modern Kürd Tarihinden kesitler vererek aktarmaya çalıştığım gibi 
Kürtlerin de tarihi süreç içerisinde, Gelişen Ulus-Devlet olgusuna yakın 
durdukları, bazen dinsel, aşiretsel ve milliyetçi temalar taşısa da çoğu zaman 
bir Ulus-Devlet arzusuna sahip oldukları anlaşılacaktır
 
 
 
Deniz  SERHEDÎ

Siyaste bilimi ve uluslar arası ilişkiler Doktora programı
 
 
                                          
_________________________________________________________________
Hotmail: Free, trusted and rich email service.
https://signup.live.com/signup.aspx?id=60969

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap