HAY SENİN HUKUKUNA…

 

Tayfun İşçi

 

Hukuksuz Türkiye’de korkunç bir hukuk savaşı
yaşanmakta. Bir tarafta Adalet Bakanlığı öte tarafta HSYK hemen yanı
başında Yargıtay-Danıştay-Anayasa Mahkemesi. Hukuk bir top gibi elden ele
dolaşmakta her oyuncun farklı bir top tutuşu, her kesimin farklı bir
vuruşu var. Takımlar bir bir eleniyor Ergenekon spor ve cemaat spor final
de kapışıyor. Bir o bir bu derken goller bir birini izliyor. Türkiye
böylesine bir derbi maçı görmedi. Heyecan dorukta tribünler ayakta bir
Ergenekon bir cemaat, taraftarlar kapıştı kapışacak. Holiganlar fırsat
kolluyor. Ergenekon tam galip diyeceğiz ki,hakem sam amca mızıkçılık
yapıyor. Oyun bitmek bilmiyor uzatmalar uzadıkça uzuyor.

 

 Bir
özel yetkili savcı bir diğer savcıyı hallederken diğer savcılar yetkiliyi
hallediyor. İş bir birine çelme takmakla da kalmıyor, falsolu hareketler
bir birini izliyor. Askeri yargı, ne kadar sivil olduğu tartışma konusu
olan   “sivili
yargıyı ”, “sivil yargı ” askeri yargıyı bellemeye
çalışıyor. Ortada birçok belge-kanıt uçuşuyor. Belgeyi kapan diğerine
bindiriyor.

Hukuk kimde? Kim hukukçu belli değil. Herkes bir birine gol
atıyor. Ama kazanan belli değil. Çünkü oyunun kuralları yok. Kuralsız bir
ülkede keyfiyetten kaynaklı kurallar savaşıyor.

 

 Türkiye resmiyet de bir hukuk devleti. Öylesine bir
hukuk devleti ki, her on yılda bir hukuk yazanlar çıkıp, süngüyle hukuk
yazıyor. Birine alışmadan diğerine başlıyoruz. Başlıyoruz dedim de yazılan
anayasalara değil, yazanlara başlıyoruz. Yazanlar yazdıkları üzerinden
değil, kendi keyfiyetlerini
konuşturuyor.1921–1924–1960–1980, Anayasaları yazılıp
siliniyor ama baki kalan bu ülkede yönetimde keyfiyetten öte
gitmiyor.

 

Keyfiyet dedim de,keyif bu nereye konacağı belli değil,
“aka da konar, boka da konar”. Hoş aka konduğu pek görülmüş
duyulmuş değil. İşte bu nedenle de her defasında mide bulandırıcı bir koku
ülkeyi sarar durur.

 

 Keyfiyet sahiplerinin düne kadar keyfine diyecek yoktu
doğrusu. Beş aşağı, beş yukarı hepsi aynı tasın yoğurduydu. Aynı devletin
ve devlet içinde devletin ürünleriydi. Bu nedenle rahatlıkla kaynaşıp
mayalana biliyordu. Şimdi ise durum biraz değişti. Gerek dünya gerek
toplum artık belli bir kaba sığmıyor, kabarıp taşıyor ve maya artık
tutmuyor. Yeni bir kab yeni bir tas yeni bir devlet kendisini dayatıyor.
İşin yoksa arada bul nasıl bir hukuk.

 

Kuralsız ülkenin kuralsızları kurallar üzerinden kuralsızlık
savaşı veriyor. Keyfiyet çatışmasını hukuk savaşı görüntüsü altında
sürdürüyor. Hukuk adına yaşanan çatışma hukuksuzluk üzerinden
sürdürülüyor. Tarafların her girişimi kuralsızlık örneği al birini vur
ötekine.

 

 Günahlarını almayayım hukukun işletilmesini savunanlarda
var. Ama nerde hukuk? Elde bir kışla talimatnamesi var anayasa niyetine.
Öyle bir anayasa ki miadı çoktan dolmuş. Bir zamanlar zar zor
kullanılmışsa da bu gün kullanmaya kalksan Allah korusun ortalık kan gölü
olur. Sadece yasanın anası mı? Doğurduğu çocuklarda öyle Türk ceza yasası
velet mi velet başa çıkılır gibi değil, yakaladığının gözünü oymakta. De
gel de hukuku işlet bakalım. Hukukçu ne yapsın, başına belamı alsın?
Anayasa-ceza hukuku, her gün dönümünde bir ameliyat geçirmiş, kırk yamalı
bohça neresinden tutsan dökülüyor, gel de işlet hukuku işlete
bilirsen.

 

 Şu
kavga arasında ikide bir de hukukun siyasallaştırılmasından söz edilip
duruluyor küfür niyetine. Neymiş efendim “yandaş hukuk” bak
gıdıklamayın beni kendimi tutamayıp kahkahayı basarım, tarafsız hukuk mu
varmış. Hele de Türkiye’de

 

 

Ha,  bir de
herkes için hukuk mu guguk mu bir şeylerden söz edenler var. Bak buna bir
şey diyemiyorum. Herkese hukuk. E… vallahi doğru. Şırnak’ta
bizim çocuklar için bir hukuk, her yaşına bir kurşun sayılan Uğur
Kaymaz’a bir hukuk, cumhurbaşkanlığı seçimi için 367’li bir
hukuk. Tabi canım her kese bir hukuk lazım Fırat’ın doğusuna da
batısına da ayrı ayrı bir hukuk. Yahu herkese dedim de kendimi de
unutmayayım elbet bana da düşer bir hukuk.

 E,
vallahi ne diyeyim herkese birer hukuk dağıtıp sonra hep beraber keyfimize
göre takılalım.

 

Sabrında bir sınırı var, sinir oldum vallahi hukuksuz ülkede
hukukçular savaşı.fesüphan Allah,

 Sözün
kısasımı uzunu mu tam kestiremiyorum. Hukuku katledenler arasın da bir
hukuk savaşıdır gidiyor. Şimdi ben ne desem bilmem ki

 

  Hay
senin hukukuna…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Askeri yargımı sivil yargımı

 

 



        
                İngilizce seviyenizi ücretsiz test edebilirsiniz. Tıklayınız
        

   

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap