KÜRT KADINI YAŞAMINI GERİ İSTİYOR ! Doğu ve Güneydoğu Bölgelerine yaptığımız ziyaretlerde, bölgede yaşayan kadınlarımızın fotoğrafını sıradan bir yerli turist gibi değil de sorumluluk bilincine sahip bir batılı hemcinsi olarak çekersek hepimize düşen çok büyük görevler olduğunu kolaylıkla kavrayabiliriz. Kadın olmanın dayanılmaz güçlüğü ve sorumluluğu da yine bu bölgelerde bir tokat gibi yüzümüze şiddetle çarpılıverir.
Bu bölgelere son yıllarda defalarca gitmeme rağmen, her gidişimde, bölgenin kadınlarına cesaret, özgüven ve güçlerinden dolayı hayran kalarak geri dönüyorum. Hiç şüphesiz ki bu bölgede en verimli toprak "Kadın". Bölgenin güç koşullarına rağmen bir gün bile umutlarını ve güçlerini yitirmemiş bu kadınlarımız, kadın olmanın onurunu her zaman vakurla taşımaktalar. Sorunları ise dağ gibi : sağlık sorunları, eğitim eşitsizliği, cinsiyet ayırımı, töre cinayetleri, sosyal ve çalışma yaşamında 2. sınıf muamele, toplumsal baskı, aile içi psikolojik baskı, genç kız intiharları, mirasta eşitsizlik, kültürel asimilasyon, çalışma hayatında ücret eşitsizliği, her türlü özgürlüklerinin kısıtlanması, ataerkil aile hakimiyetinden dolayı bağımsız çekirdek aileye yönelememeleri ve bütün bunlara bağlı olarak daha bir çok sorun... Güneydoğu halkı, kadının toplumsal ve politik yaşama katılmasının önemini anlamış ama yine de önyargıyı kırmak konusunda isteksizler. Buna bir de hiyerarşik feodal ilişkiler eklenince hayat bu bölgenin kadınları için çok daha zorlaşıyor. Herkes töre aleyhinde ama töreye uyuyor. Güneydoğu' da kadınlarımız, küreselleşen ve uzağın yakın olduğu dünyamızda görsel basın sayesinde artık televizyondan başka dünyaları ve onların kadınlarını izleyebiliyorlar. Onlar gibi yaşamadığının farkına varan ve özgürlüğünün sınırlarını sorgulayan kadınlar için yaşam büsbütün güçleşiyor buralarda. Ev içi yaşamı kabullenen kadın ise sokakta bile tek başına var olamıyor. Bu bölgede değişimi kız-erkek ilişkisi bazında sağlayacak olan tek mekan ise üniversiteler . Sosyal alanlar onlarla birlikte açılmış. Kadın-erkek ilişkileri ve cinsiyet eşitliği üniversiteler sayesinde var olabilmiş, bir anlamda normale dönmüş. Görüştüğüm bazı kişiler "Kadının toplumsal hayata girmediği yerde hiç bir şey tam değil. Kadın eve aittir düşüncesi var hala bizde "diyorlar. Fakat kimsenin eylem planı olarak bunu değiştirmeye cesareti yok. Toplumsal baskı o denli yoğun ki "elalem ne der" korkusu nedeniyle kimse fikrini söyleyemiyor. Kimse kadın konusunda gelenek dışı davranmayı göze alamıyor. Yaklaşık yirmi yıldır devam eden göçler yüzünden bu bölgelerdeki kentlerimiz adeta köy-kente dönüşmüş. Kendi kültürel zenginliğini, dilini, özgürlüğünü ve özgünlüğünü yitiren insanlarımız bağnazlığa esir düşmüşler. Bölgede kadınların haklarını savunan sivil toplum kuruluşları oldukça fazla. Bölge kadınlarını sosyal hakları konusunda bilinçlendirme, kadına yönelik şiddete son verme ve kadınlarımızın toplumsal hayata kazandırılmaları konusunda canla başla hizmet verdiklerini gördüm. Kadın merkezli hedefleri, ve bu hedefleri gerçekleştirme konusundaki kararlılıkları ve cesaretleri beni çok etkiledi. En önemli gözlemlerimden biri şu : Bölgede töre cinayetlerinde yaşamını yitirmesi doğal görünen kadın artık kendi yaşamını geri istiyor. Güneydoğu' da kadının sosyal yaşama katılmasının normalleştirilmesi gerekiyor. Kadınlar artık bu feodal çerçeveyi kırarak sosyalizasyonun önünü açmalı. Kadınların doğrudan politikaya müdahil olmaları da böylece mümkün olabilir. Türkiye'nin modernleşmesi gibi Güneydoğu' nun modernleşmesinin yolu da kadından başlıyor. Kadına yatırım ise en büyük geri dönüşümü olan yatırım. Tarih boyunca doğanın en ağır ve hırçın ortamında şekillenen Kürt kadını Kürt halkının bağımsız ve özgür olma tutkusunun gelişip yerleşmesine önemli bir katkısı sunmuş. Yine tarihi süreç içinde diğer İslam halklarına göre Kürt halkı, kadın konusunda daha hoşgörülü olmuş. Kürt kadınına, tarih boyunca, karakteri olan özgürlüğünü, çağdaşlığını ve onurunu tekrar iade etmek ise bütün kadınların görevi olmalı. Hepimiz biliyoruz ki AB'nin hassas konusu Kadın. Türkiye'nin imajı eşittir kadın hakları. Kadın hakları ihlal edildikçe, mevcut sorunlar karşısında siyasal gafletler sürdükçe, kadın göstericilere dayak vakaları Türkiye'nin onuruna darbe vurdukça ve Türkiye 'erkek' olduğu kadar 'kadın bir toplum' da olamadıkça, ülkenin geleceği bulanıklaşıyor. Çünkü kadınsız bir Türkiye'nin yarını yok. 'Bir milletin kadınları, ilerleme derecesinin terazisidir'. Milletler, 'insanların ilerleme dereceleri daima kadınlarının düzeyiyle orantılıdır' kuralını her zaman, her dakika göz önünde bulundurmalıdır. Bu konudaki eksiklik, ulusal alışkanlıklardan doğup, yazılı olmayan ulusal gelenekler içinde gelişen karakter belirleyici bu terbiyenin, aydınlatıcı kurallarla ve çağdaş öğretim kuralları ile de olgunlaştırılıp taçlandırılmamış olması. Bugün Türkiye'de, doğu/batı, kır/kent, tarım/sanayi gibi pek çok alanda kadın emek olarak işe koşulmakta, ancak kadınlar bu alanlarda karar verme/belirleme mekanizmalarının dışında kalmaktadırlar. Bu durumun en belirgin alanı kuşkusuz siyaset kurumu. Kürt Kadını ne istiyor ? *Kürt halkının sorunlarının varlığının samimi olarak kabul edilmesi, *Kürt kadınlarına uygulanan kültürel baskının kaldırılması, *Kürt kadınına anadilini özgürce kullanma hakkının tanınması, *Çocuklarına istediği ismi koyma hakkı verilmesi *Kültürel asimilasyon politikasına son verilmesiyle, Kürt kadını layık olduğu onurlu yaşamına tekrar kavuşacak. Kürt kadınının sorunlarının çözümü ise tüm Türkiye'nin çağdaşlaşma kriterleri olmalı. Türkiye bu gerçeği artık anlamalı ! NİL DEMİRKAZIK ÇOCUK- DER BAŞKANI _________________________________________________________________ Hotmail: Trusted email with Microsoft's powerful SPAM protection. https://signup.live.com/signup.aspx?id=60969 -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
