Öyle anlaşılıyor ki, tuhaf analojiler dışında ''Demokratik Özerklik'' ile 
referandum '' boykotu'' arasında kimi bağlam ve açımlayıcı aidiyetler bulmak o 
kadar kolay olmayacaktır. Her şeyden önce Demokratik Özerklik talebiyle  Boykot 
çağrısı arasında bir geçişgenlik yoktur. Birinden ötekine geçirimli bir 
önermede bulunmak, bu iki olgu kadar, baskın ve sonuç alıcı temsillere ihtiyaç 
vardır. Hayır, bir geçirimsizlik durumudur ve bize bir şeyler anlatmaz. 
Boykotun melez karakteri, tuhaf bir ironiyle, iktidar pratiği olarak 
anlamlandırabileceğimiz , Demokratik Özerklik  iradesiyle çatışır ve her şeyden 
önce estetik bir boşluğa düşer. Çünkü nedensel olan nesnel olanı, anlamsız hale 
getirir.
Ne demek istiyorum, demem şu ki, Demokratik özerklik talebiyle Boykot ,ahlaki 
olarakyan yana gelemez. Gelse bile bu ancak retorik olur ve hiç bir siyasal 
değeri yoktur. sonuç olarak Yetmez! ama Evet. Têr nake'! lê disa ERÊ. 
Demeokratik özerklik, Yetmez! ama Evet. Têr nake! lê disa Erê. Derhal ateş kes, 
Yetmez! ama EVET. Têr nake! lê disa ERÊ. Abdullah Öçalana özgürlük, Yetmez! ama 
Evet, Têr nake! lê disa Erê. Bu uzun ve kesintisiz, kansız  demokrasi 
mücadelesinde her kazanım, Yetmez ama Evet. Têr nakê ! lê disa ERÊ.


From: Cevdet Akbay 
Sent: Tuesday, July 20, 2010 6:31 PM
To: [email protected] 
Subject: Re: {Diwanxane} REFERANDUM, DEMOKRATİK ÖZERKLİK VE BİZ



Tayfun Bey;

Yazinizda ozetle, "Evet" ve "Hayir" kotu ama "Boykot" cok iyi demeye 
cali$iyorsunuz. "Hayir"ci hayirsizlari bir kenara birakalim... "Evet"ciler 
konusundaki goru$leriniz hayli zorlama gibi geldi bana. 

"Darbe anayasasinin ozu degi$miyor" olarak ozetlenecek fikrinizde haklisiniz 
ama salt bundan dolayi "Evet"cilere itirazinizda hakli degilsiniz. "Evet"ciler 
de yapilan degi$ikligin yetersiz oldugunun farkinda, onun icin "Yetmez ama 
EVET" diyorlar, diyoruz. 

Degi$ikligin getirecegi yenilikler cok yazilip ciziliyor, detaya girmeye gerek 
yok. Ama darbe anayasasinda acilan en ufak bir gedige "Evet" demek, herkesten 
cok darbecilerin zulmunu iliklerine kadar ya$ami$ Kurdlerin oncelikli secenegi 
olmali bence.

Darbecilere "yargi yolunun acilmasi, zirhlarinin delinmesi" bile Diyarbakir ve 
benzeri zindanlarda onbinlerce Kurdun hayatini zehir eden darbecilere bir tokat 
olacaktir. Sadece gecmi$ darbecilere degil, darbeyle karasini bozmu$, her darbe 
sonrasi pasli namlularini Kurdlere yonelten yeni nesil darbecilere de buyuk bir 
ikaz olacaktir: "Bundan sonra darbe yapmayi du$unurken bin kere du$un" 
dedirtecektir.

Yani yenilikler darbe anayasasinda onemli gedikler aciyor... Gedik kucuk bile 
olsa Kurdlerin zararina bir$ey mi geliyor? 

Hayir!

"Hayir" veya "Boykot"tan Kurdlere bir fayda mi geliyor?

Hayir!

Kurdlerin lehine "Evet" namina zerre kadar bir$ey yoksa "Hayir" ve "Boykot"ta 
israrin da mantikli hicbir tarafi yoktur.

Olsa olsa "Turk ve Kurd Ergenekonlarinin dayani$masi" denebilir belki...

"Evet"e kar$isiniz zaten, "Hayir"i begenmiyorsunuz... "Boykot"u ise goklere 
cikariyorsunuz.

Oysa "Boykot" bence "Hayir"kadar Kurdler icin "hayirsiz"dir, Kurdlerin 
aleyhinedir.

Bir sefer "Boykot" karari BDP'nin degil, Genelkurmay'in sorumlulugundaki 
Imrali'dan PKK'yi sorunsuz olarak yoneten Ocalan'in fikridir.

Ocalan'in fikri ise Genelkurmay'daki Ergenekoncu apoletlilerin fikirleriyle 
birebir "ortu$uyor". 

"Boykot" fikri ayni zamanda BDP icin utanilmasi gereken bir durumdur. Cunku 
"Boykot" karariyla "Darbecilerime ve yaptiklari anayasaya dokundurtmam!" 
demekle kalmiyor, degi$iklige "Evet" diyerek darbecilere ve "utangac" 
destekcisi BDP ve Ocalan'a "Hayir" diyecek olan Kurdlerin iradesine de ipotek 
koyuyor. Iradelerine ipotek konanlarin halkin iradesine ipotek koymasi 
$a$irtici degildir aslinda. 

Bazi BDP'lilerin de itiraf ettigi gibi, eger Kurdler sandiga gitse, yuzde 
80'den fazlasi bu degi$iklige "Evet" diyecektir. Hatta oyle inaniyorum ki 
BDP'nin Meclis'teki milletvekillerinin yuzde 80'i bile degi$iklige "Evet" 
diyecektir. Cunku degi$ikligin Kurdlere hicbir zarari yoktur. Ama "Hayir" demek 
Ergenekoncularla kol kola girmek ve darbecileri korumakla e$ anlamlidir.

Ne "Boykot"ta ne de "Hayir"da Kurdlere bir hayir var...

Kurdler ve diger butun mazlum halklar icin en hayirli tercih EVET'tir. 

Yetmez ama Evet...

Selam ve dostlukla

Cevdet

 
2010/7/17 <[email protected]>

  Referandum, Demokratik Özerklik ve Biz

  Tayfun İşçi

  30 Yıldır sahiplerinin dahi savunamadığı 12 Eylül Anayasası bütün karşı 
çıkışlara rağmen militarist tekçi ve anti demokratik muhtevasını korumaya devam 
ediyor. "Yeni bir anayasa" talebiyle seçimlerden galip çıkan AKP, başta "Kürt  
açılımı" konusunda olduğu gibi her konuda yaptığını Anayasa konusunda da 
tekrarlıyor ve dişe dokunur hiçbir değişiklik olmamasına rağmen adını   
"Anayasa değişikliği" koyduğu bir referandumla 12 Eylül karşıtlarını oyalamaya, 
aldatmaya çalışıyor.  Doğrusu bu politikası oldukça başarılı sonuçlarda 
veriyor. Bu gün referandum  "Evet"çileri ile "Hayır"cılarıyla ve 
"Boykot"çularıyla Türkiye'nin gündemine oturmuş durumda. 



    Referanduma götürülen değişim maddeleri incelendiğinde 12 Eylül 
Anayasasının özünün olduğu gibi korunduğu açık. Referandumda "değişime" evet 
diyenler aslında 12 Eylül anayasasının özüne evet demiş olacaklar ve ömrünü 
uzatacaklar "Değişime"Hayır" diyenler ise zaten 12 Eylül Anayasasına 
dokundurtmam demiş olacaklar. Özetle referandumda "Evet"de "Hayır"da 12 Eylül 
Anayasasına "Evet"de buluşmuş oluyorlar.



  Özellikle ara kesimler "Yeterli değil ama Evet", 12 Eylül anayasasına 
karşıyız ama "Hayır"  açıklamalarıyla içine düşürüldükleri açmazda kendi 
farklılıklarını kurtarmaya çalışıyorlar. 

   Ama sandık 12 Eylül'de önlerine konulduğunda sonuçta birleşilmiş, çıkan 
kararlaşmada ortaklaşmış olacaklar.



  Kuşkusuz bu açmazlıkta en zor durum da olan BDP ise  " Hem hem de"biçimindeki 
evetçi yaklaşımında epeyi bir zaman oyalandıktan sonra bir karara ulaşmış, 
kendi bünyesindeki kararsızlığı "boykot"la geçiştirmeye yönelmiş durumda. 
Evet-Hayır oylarıyla 12 Eylül anayasasının yeniden onaylanması günahından 
kaçınmanın bir anlamı olabilir. Fakat sonuçta boykot, referandum çoğunluk 
oylarına, ki bu muhtemelen " Evet"çi oylardır bu kesime katkı hanesine 
yazılacaktır.



   Kuşkusuz bu özgün koşullarda "Boykot" anlamlı bir yaklaşım olabilir Ancak 
çoğunluk kitlesini Kürtlerin oluşturduğu BDP'nin Anayasaya yaklaşımı Türkiye 
halkından farklı özgünlükler de taşımaktadır. Kürt hareketi Demokratik özerklik 
talebini savaşın seyrine uygun olarak somutlaştırabileceğini ilan etmiştir. 
"Demokratik Özerklik" veya "Özerk Demokratik Bölgeler" yaratma çağrıları 
bilinmektedir. Bu durumda DBP'nin anayasa konusunda Türkiye anayasasının yanı 
sıra ayrıca Kürtlerin demokratik özerklik hukukunu da göz önünde bulundurması 
gerekmektedir. Bilindiği gibi referanduma sunulacak olan T.C devlet hukukudur. 
Ebetteki BDP'nin bu hukuk için çabaları zorunludur. Buna dönük tavrı net ve 
kararlı olmalıdır. Ancak devlet içi bir anayasa kadar gerektiğinde devletinde 
dışında kendi hukukunu başta Kürtler olmak üzere Türkiye halkına sunmalıdır. Bu 
açıdan BDP 'nin "Boykot" kararı Demokratik özerk bölgeler hukuku ile 
desteklenmelidir. Anayasa için yürütülen kampanyaların demokratik özerklik 
hukuku ile doldurulması gerekmektedir. BDP referandumla ilgili çalışmalarında 
Bir yönü ile demokratik cumhuriyet için önerdiği anayasanın yanı sıra 
demokratik özerklik hukukunu da halkın referandumuna sunmalıdır.



   Türkiye demokrasi güçleri Anayasa referandumuna AKP'nin belirlediği sınırlar 
içinde yaklaşmamalıdır. Kürtlerin giderek daha yüksek sesle ifade ettikleri ve 
Demokratik Özerklik ile ilgili samut adımlar atacakları yönlü yaklaşımlarını 
görmezden gelemezler. Demokrasi güçlerinin özünde yoğunlaşması gereken,   Kürt 
halkının kendi özgür iradeleriyle kendi hukuklarının yazılması noktasında tutum 
belirlemelidirler. Kürtler, demokratik özerkliklerini açıkladıklarında Türkiye 
halkının yaklaşımı nasıl olacaktır? Demokratik özerklik koşullarında Kürtlerin 
konumlarının yanı sıra Türk ve diğer farklılıkların konumları nasıl olmalıdır? 
Demokratik özerk bölgelerden istemleri nelerdir? Demokratik özerklik hukuku ile 
devletsel hukuk arasındaki çelişkilerde yaklaşımlar ne olmalıdır? Bunlar 
Türkiyeli demokratların Türkiye halkı adına bir an önce tutum belirlemeleri 
gereken konulardır.  Oysa Türkiye demokratları bu konuyu duymamış görmemiş 
davranmaktadırlar. Devletin bu konuda tavrı net tir ve özel ordu çalışmalarını 
hızlandırmıştır. Yine bunun yanı sıra ayrılma-bölünme tartışmalarını da gündeme 
sürmektedir.  Türkiye demokratları sosyalistleri bu gelişmeler karşısında neden 
bu kadar suskundur.



    Referandum'a götürülecek Anayasa maddeleri belirlenmiş, referandum tarihi 
kararlaştırılmıştır. Tartışma aşaması sonlandırılmış olmasına rağmen, Türkiye 
demokratları AKP'nin referandumu konusunda bunca yoğun tartışırlarken halkların 
kendi iradeleri ile kendi hukuklarını yaratma ve demokratik özerklik çağrıları 
konusunda neyi beklemektedirler. Demokrasi güçleri bir yandan devlet hukuku bir 
yandan demokratik özerklik hukukunun gündeme düştüğü bu ortamda neden sadece 
AKP'nin hukukuna kendilerini hapsetmektedir.



   Her iki hukuksal çalışmada Türkiye halklarının kaderleri ile ilgilidir. Bu 
kader üzerinde Türkiye devleti kadar Kürt iradesi de muktedirdir. Bunun böyle 
olduğu 30 yıllık süren savaş boyunca da kanıtlanmış, taraflardan biri diğerine 
kendi hukukunu kabul ettirememiştir. İki farklı hukukun 30 yılı aşan 
çatışmasında sonlara yaklaşılmaktadır. Ya bu hukuk demokratik bir bileşende 
buluşturulup halkların özgür iradesi ile onaylanacaktır veya giderek her hukuk 
kendi toplumunu daha net çizgilerle ayrıştıracaktır. Kuşkusuz arzumuz 
demokratik bir hukuk ekseninde tüm farklılıklarıyla toplumun birlikteliğinin 
sağlana bilmesidir. Ancak bu birlikteliğin sağlanabilmesinde iktidarın anti 
demokratik hukukunun başarısızlığı görülmüştür sistemin hukuku toplumu her 
geçen gün ayrıştırmakta ve bölünmeyle karşı karşıya getirmektedir. Durum bu 
olmasına rağmen Anayasa konusunda sistemsel hukukun dışında dile getirilen 
Demokratik özerklik konusunda sessiz kalmak bu konuda da inisiyatifi devletten 
beklemek demektir.



  Demokratik özerklik veya bölgesel özerklik yaklaşımları ciddi kararlardır. Ve 
ülkenin geleceğini önemli oranda etkileyecektir.  Türkiye'nin geleceğine dönük 
bu kararalar konusunda demokrasi güçlerinin olumlu veya olumsuz yaklaşımları 
açık ve net olarak gündemleştirilmelidir. Yoksa toplum AKP referandumu 
sonrasında kendisini ayrı hukuklarda bulabilir ve İş işten geçtikten sonra bu 
konuda yapılacakların yaşanacak gelişmelere hiçbir katkısı olmayacaktır. 



------------------------------------------------------------------------------

  İngilizce seviyenizi ücretsiz test edebilirsiniz. Tıklayınız 
   

  -- 
  - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane 
grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u 
ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen 
reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji 
teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
  - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane




-- 
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
- Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap