Sayın ali arkadaş, Demokratik özerklik ile referandum yanyana gelmez v geçişgenlik yoktur fikrinize katılmıyorum. Referandum TC hukuk sistemi ile ilgili bir somutlaşmayı içermektedir. Oysa demokratik özerklik devletli veya devletsiz bir farklı yasama durumunu açıklamaktadır. PKK'nin açıkladığı üzere kürtlerin demokratik özerklik ilanı veya bağımsızlığını ilan etme özde bu TChukukunun dışına çıkmadır . B u durumda referandum ve demokratik özerklik bir biriyle oldukça ilintilidir tavsiyem Kürtler, referandum kadar kendi bağımsız hukuk sistem lerini de tartışmaya sokmalı ve diğer kesimlerin taleplerini de almalıdır. SAYGILARIMLA
Öyle anlaşılıyor ki, tuhaf analojiler dışında ''Demokratik Özerklik'' ile referandum '' boykotu'' arasında kimi bağlam ve açımlayıcı aidiyetler bulmak o kadar kolay olmayacaktır. Her şeyden önce Demokratik Özerklik talebiyle Boykot çağrısı arasında bir geçişgenlik yoktur. Birinden ötekine geçirimli bir önermede bulunmak, bu iki olgu kadar, baskın ve sonuç alıcı temsillere ihtiyaç vardır. Hayır, bir geçirimsizlik durumudur ve bize bir şeyler anlatmaz. Boykotun melez karakteri, tuhaf bir ironiyle, iktidar pratiği olarak anlamlandırabileceğimiz , Demokratik Özerklik iradesiyle çatışır ve her şeyden önce estetik bir boşluğa düşer. Çünkü nedensel olan nesnel olanı, anlamsız hale getirir. Ne demek istiyorum, demem şu ki, Demokratik özerklik talebiyle Boykot ,ahlaki olarakyan yana gelemez. Gelse bile bu ancak retorik olur ve hiç bir siyasal değeri yoktur. sonuç olarak Yetmez! ama Evet. Têr nake'! lê disa ERÊ. Demeokratik özerklik, Yetmez! ama Evet. Têr nake! lê disa Erê. Derhal ateş kes, Yetmez! ama EVET. Têr nake! lê disa ERÊ. Abdullah Öçalana özgürlük, Yetmez! ama Evet, Têr nake! lê disa Erê. Bu uzun ve kesintisiz, kansız demokrasi mücadelesinde her kazanım, Yetmez ama Evet. Têr nakê ! lê disa ERÊ. From: Cevdet Akbay Sent: Tuesday, July 20, 2010 6:31 PM To: [email protected] Subject: Re: {Diwanxane} REFERANDUM, DEMOKRATİK ÖZERKLİK VE BİZ Tayfun Bey; Yazinizda ozetle, "Evet" ve "Hayir" kotu ama "Boykot" cok iyi demeye cali$iyorsunuz. "Hayir"ci hayirsizlari bir kenara birakalim... "Evet"ciler konusundaki goru$leriniz hayli zorlama gibi geldi bana. "Darbe anayasasinin ozu degi$miyor" olarak ozetlenecek fikrinizde haklisiniz ama salt bundan dolayi "Evet"cilere itirazinizda hakli degilsiniz. "Evet"ciler de yapilan degi$ikligin yetersiz oldugunun farkinda, onun icin "Yetmez ama EVET" diyorlar, diyoruz. Degi$ikligin getirecegi yenilikler cok yazilip ciziliyor, detaya girmeye gerek yok. Ama darbe anayasasinda acilan en ufak bir gedige "Evet" demek, herkesten cok darbecilerin zulmunu iliklerine kadar ya$ami$ Kurdlerin oncelikli secenegi olmali bence. Darbecilere "yargi yolunun acilmasi, zirhlarinin delinmesi" bile Diyarbakir ve benzeri zindanlarda onbinlerce Kurdun hayatini zehir eden darbecilere bir tokat olacaktir. Sadece gecmi$ darbecilere degil, darbeyle karasini bozmu$, her darbe sonrasi pasli namlularini Kurdlere yonelten yeni nesil darbecilere de buyuk bir ikaz olacaktir: "Bundan sonra darbe yapmayi du$unurken bin kere du$un" dedirtecektir. Yani yenilikler darbe anayasasinda onemli gedikler aciyor... Gedik kucuk bile olsa Kurdlerin zararina bir$ey mi geliyor? Hayir! "Hayir" veya "Boykot"tan Kurdlere bir fayda mi geliyor? Hayir! Kurdlerin lehine "Evet" namina zerre kadar bir$ey yoksa "Hayir" ve "Boykot"ta israrin da mantikli hicbir tarafi yoktur. Olsa olsa "Turk ve Kurd Ergenekonlarinin dayani$masi" denebilir belki... "Evet"e kar$isiniz zaten, "Hayir"i begenmiyorsunuz... "Boykot"u ise goklere cikariyorsunuz. Oysa "Boykot" bence "Hayir"kadar Kurdler icin "hayirsiz"dir, Kurdlerin aleyhinedir. Bir sefer "Boykot" karari BDP'nin degil, Genelkurmay'in sorumlulugundaki Imrali'dan PKK'yi sorunsuz olarak yoneten Ocalan'in fikridir. Ocalan'in fikri ise Genelkurmay'daki Ergenekoncu apoletlilerin fikirleriyle birebir "ortu$uyor". "Boykot" fikri ayni zamanda BDP icin utanilmasi gereken bir durumdur. Cunku "Boykot" karariyla "Darbecilerime ve yaptiklari anayasaya dokundurtmam!" demekle kalmiyor, degi$iklige "Evet" diyerek darbecilere ve "utangac" destekcisi BDP ve Ocalan'a "Hayir" diyecek olan Kurdlerin iradesine de ipotek koyuyor. Iradelerine ipotek konanlarin halkin iradesine ipotek koymasi $a$irtici degildir aslinda. Bazi BDP'lilerin de itiraf ettigi gibi, eger Kurdler sandiga gitse, yuzde 80'den fazlasi bu degi$iklige "Evet" diyecektir. Hatta oyle inaniyorum ki BDP'nin Meclis'teki milletvekillerinin yuzde 80'i bile degi$iklige "Evet" diyecektir. Cunku degi$ikligin Kurdlere hicbir zarari yoktur. Ama "Hayir" demek Ergenekoncularla kol kola girmek ve darbecileri korumakla e$ anlamlidir. Ne "Boykot"ta ne de "Hayir"da Kurdlere bir hayir var... Kurdler ve diger butun mazlum halklar icin en hayirli tercih EVET'tir. Yetmez ama Evet... Selam ve dostlukla Cevdet 2010/7/17 <[email protected]> Referandum, Demokratik Özerklik ve Biz Tayfun İşçi 30 Yıldır sahiplerinin dahi savunamadığı 12 Eylül Anayasası bütün karşı çıkışlara rağmen militarist tekçi ve anti demokratik muhtevasını korumaya devam ediyor. “Yeni bir anayasa” talebiyle seçimlerden galip çıkan AKP, başta “Kürt açılımı” konusunda olduğu gibi her konuda yaptığını Anayasa konusunda da tekrarlıyor ve dişe dokunur hiçbir değişiklik olmamasına rağmen adını “Anayasa değişikliği” koyduğu bir referandumla 12 Eylül karşıtlarını oyalamaya, aldatmaya çalışıyor. Doğrusu bu politikası oldukça başarılı sonuçlarda veriyor. Bu gün referandum “Evet”çileri ile “Hayır”cılarıyla ve “Boykot”çularıyla Türkiye’nin gündemine oturmuş durumda. Referanduma götürülen değişim maddeleri incelendiğinde 12 Eylül Anayasasının özünün olduğu gibi korunduğu açık. Referandumda “değişime” evet diyenler aslında 12 Eylül anayasasının özüne evet demiş olacaklar ve ömrünü uzatacaklar “Değişime”Hayır” diyenler ise zaten 12 Eylül Anayasasına dokundurtmam demiş olacaklar. Özetle referandumda “Evet”de “Hayır”da 12 Eylül Anayasasına “Evet”de buluşmuş oluyorlar. Özellikle ara kesimler “Yeterli değil ama Evet”, 12 Eylül anayasasına karşıyız ama “Hayır” açıklamalarıyla içine düşürüldükleri açmazda kendi farklılıklarını kurtarmaya çalışıyorlar. Ama sandık 12 Eylül’de önlerine konulduğunda sonuçta birleşilmiş, çıkan kararlaşmada ortaklaşmış olacaklar. Kuşkusuz bu açmazlıkta en zor durum da olan BDP ise “ Hem hem de”biçimindeki evetçi yaklaşımında epeyi bir zaman oyalandıktan sonra bir karara ulaşmış, kendi bünyesindeki kararsızlığı “boykot”la geçiştirmeye yönelmiş durumda. Evet-Hayır oylarıyla 12 Eylül anayasasının yeniden onaylanması günahından kaçınmanın bir anlamı olabilir. Fakat sonuçta boykot, referandum çoğunluk oylarına, ki bu muhtemelen “ Evet”çi oylardır bu kesime katkı hanesine yazılacaktır. Kuşkusuz bu özgün koşullarda “Boykot” anlamlı bir yaklaşım olabilir Ancak çoğunluk kitlesini Kürtlerin oluşturduğu BDP’nin Anayasaya yaklaşımı Türkiye halkından farklı özgünlükler de taşımaktadır. Kürt hareketi Demokratik özerklik talebini savaşın seyrine uygun olarak somutlaştırabileceğini ilan etmiştir. “Demokratik Özerklik” veya “Özerk Demokratik Bölgeler” yaratma çağrıları bilinmektedir. Bu durumda DBP’nin anayasa konusunda Türkiye anayasasının yanı sıra ayrıca Kürtlerin demokratik özerklik hukukunu da göz önünde bulundurması gerekmektedir. Bilindiği gibi referanduma sunulacak olan T.C devlet hukukudur. Ebetteki BDP’nin bu hukuk için çabaları zorunludur. Buna dönük tavrı net ve kararlı olmalıdır. Ancak devlet içi bir anayasa kadar gerektiğinde devletinde dışında kendi hukukunu başta Kürtler olmak üzere Türkiye halkına sunmalıdır. Bu açıdan BDP ‘nin “Boykot” kararı Demokratik özerk bölgeler hukuku ile desteklenmelidir. Anayasa için yürütülen kampanyaların demokratik özerklik hukuku ile doldurulması gerekmektedir. BDP referandumla ilgili çalışmalarında Bir yönü ile demokratik cumhuriyet için önerdiği anayasanın yanı sıra demokratik özerklik hukukunu da halkın referandumuna sunmalıdır. Türkiye demokrasi güçleri Anayasa referandumuna AKP’nin belirlediği sınırlar içinde yaklaşmamalıdır. Kürtlerin giderek daha yüksek sesle ifade ettikleri ve Demokratik Özerklik ile ilgili samut adımlar atacakları yönlü yaklaşımlarını görmezden gelemezler. Demokrasi güçlerinin özünde yoğunlaşması gereken, Kürt halkının kendi özgür iradeleriyle kendi hukuklarının yazılması noktasında tutum belirlemelidirler. Kürtler, demokratik özerkliklerini açıkladıklarında Türkiye halkının yaklaşımı nasıl olacaktır? Demokratik özerklik koşullarında Kürtlerin konumlarının yanı sıra Türk ve diğer farklılıkların konumları nasıl olmalıdır? Demokratik özerk bölgelerden istemleri nelerdir? Demokratik özerklik hukuku ile devletsel hukuk arasındaki çelişkilerde yaklaşımlar ne olmalıdır? Bunlar Türkiyeli demokratların Türkiye halkı adına bir an önce tutum belirlemeleri gereken konulardır. Oysa Türkiye demokratları bu konuyu duymamış görmemiş davranmaktadırlar. Devletin bu konuda tavrı net tir ve özel ordu çalışmalarını hızlandırmıştır. Yine bunun yanı sıra ayrılma-bölünme tartışmalarını da gündeme sürmektedir. Türkiye demokratları sosyalistleri bu gelişmeler karşısında neden bu kadar suskundur. Referandum’a götürülecek Anayasa maddeleri belirlenmiş, referandum tarihi kararlaştırılmıştır. Tartışma aşaması sonlandırılmış olmasına rağmen, Türkiye demokratları AKP’nin referandumu konusunda bunca yoğun tartışırlarken halkların kendi iradeleri ile kendi hukuklarını yaratma ve demokratik özerklik çağrıları konusunda neyi beklemektedirler. Demokrasi güçleri bir yandan devlet hukuku bir yandan demokratik özerklik hukukunun gündeme düştüğü bu ortamda neden sadece AKP’nin hukukuna kendilerini hapsetmektedir. Her iki hukuksal çalışmada Türkiye halklarının kaderleri ile ilgilidir. Bu kader üzerinde Türkiye devleti kadar Kürt iradesi de muktedirdir. Bunun böyle olduğu 30 yıllık süren savaş boyunca da kanıtlanmış, taraflardan biri diğerine kendi hukukunu kabul ettirememiştir. İki farklı hukukun 30 yılı aşan çatışmasında sonlara yaklaşılmaktadır. Ya bu hukuk demokratik bir bileşende buluşturulup halkların özgür iradesi ile onaylanacaktır veya giderek her hukuk kendi toplumunu daha net çizgilerle ayrıştıracaktır. Kuşkusuz arzumuz demokratik bir hukuk ekseninde tüm farklılıklarıyla toplumun birlikteliğinin sağlana bilmesidir. Ancak bu birlikteliğin sağlanabilmesinde iktidarın anti demokratik hukukunun başarısızlığı görülmüştür sistemin hukuku toplumu her geçen gün ayrıştırmakta ve bölünmeyle karşı karşıya getirmektedir. Durum bu olmasına rağmen Anayasa konusunda sistemsel hukukun dışında dile getirilen Demokratik özerklik konusunda sessiz kalmak bu konuda da inisiyatifi devletten beklemek demektir. Demokratik özerklik veya bölgesel özerklik yaklaşımları ciddi kararlardır. Ve ülkenin geleceğini önemli oranda etkileyecektir. Türkiye’nin geleceğine dönük bu kararalar konusunda demokrasi güçlerinin olumlu veya olumsuz yaklaşımları açık ve net olarak gündemleştirilmelidir. Yoksa toplum AKP referandumu sonrasında kendisini ayrı hukuklarda bulabilir ve İş işten geçtikten sonra bu konuda yapılacakların yaşanacak gelişmelere hiçbir katkısı olmayacaktır. İngilizce seviyenizi ücretsiz test edebilirsiniz. Tıklayınız -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane Herkesin zevkle oynadığı oyunlar burada! Araba yarışları, Barbie oyunları, savaş oyunları ve daha fazlası için hemen tıklayın! -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
