Göz altındaki çocuk
Sen Lunaparklarda, atlı karıncalarda bir kentin kalbini çocukluğunla
doldururkendi yaşıt olmamız. O zaman bende sende on yaşındaydık ama ben göz
altındaydım.
Göz altında ve gözleri kocaman olmuş korkudan. Korku bana on yaşındayken
emzirilmedi ben doğarken evimizin saçaklarına saplanan kurşun sesleriyle
uyumuştum kardeş! işte o zamandı korkuyu emdiğim. Sen korkudan uyumayı
bilmezsin ama.
Sen sana özel olarak ayrılan çocuk odasında saf elyaf yastıkta uyurdun. Harry
Potter yüzlü yorganlar örtünürdü üstüne.
Ben bir karakolun izbe, penceresi demir parmaklı, rutubet kokan beton duvarları
arsında beklerdim. Uyursam korkardım uyumasam çocukluğumu unuturdum.
Çok kent! Çok ülke! Seni salıncaklarda, hamaklarda büyütür kardeş.
Ben göz altında büyürüm.
Tanklar geçer üstümden, panzerler, savaş uçakları büyümemi gözlerler. Çünkü ben
göz altındayım. Gözüm korku kocamanı, dehşet kocamanı.
Gözlerim tahliye olurdu olur olmaz.
Sen sıra sıra oyunlarla sınıflarda yirmi birinci yüzyıl çocuklarıyla güle
oynaya öğrenirdin mutluluğu. Mutluluk sana elma şekeri bana dudağı kanamış bir
armağan.
Dudağı kanamış çocuk gördün mü? Dövülüp dudağı kanayan.
Görmedinse...
Bizim oralara gel.
Sokaklarımız biber gazı kokar. Koklama! Bir çam ormanı düşün mesela, yaprakları
kardeş kokusu cennet.
Ateş yanar, toz kalkar, duman yükselir caddelerde öksürük tutar seni, gezme! Su
verilirken kızgın zamanlara sakın ha! Sakın gezme...
Gezersen bir bomba patlar belki yanı başında korkma! Bir karanfilin kırıldığı
yerden kırılırsın yaşama. Yaşamak annesizlik gibi kör kütük yetim kalır sonra.
Böylesi günlerde şehrin göbeği ile keserler bağımı, sen mutluluk rüyaları gör
kardeş aşk rüyaları ben kahrını çekerim özgürlüğün.
Özgürlükten ne anlarsın sen deme... özgürlük, göz altından çıkınca gözler önüne
olur! Bütün özgürlükleri de öğrendim ben, mesela dondurma yerken özgürdür
insan, yumruk yerken değil. Sahi çikolata yerken de özgürdür insan ama küfür
yerken olmaz ki.
Mesele bazen sabah vaktinde tatlı uykudayken bizim göğümüzden helikopterler
geçer, işte o sabahları sevmem. Bunu özgürlük için söylemiyorum. O sabahları
bizim şehrimize gelme! Gelirsen iki şehir arasında bir yerde kaybolursun, sonra
seni bulamam gözümün altına saklayamam seni, sen benim gözümün içisin çünkü...
Göz altında ürkek bir damla gibiydim kardeş. Ürkek bir ağlayış gibi. Yüzü
mosmor bir yalnızlık gibi. kan tutmadı beni, şefkat tuttu ekmek kuran çarpsın
şefkat tuttu beni.
El çektim gülüşten çaresiz, güneşi eskiten bir çocuktum artık. Yürümeyi unutan
bir çocuktum. Ağaçları tırmanamayacaktım, ayak diretmeyecektim babama bana
uçurtma al diye.
Sapanım çocukluğumun suç unsuru ve ben göz altındayım. Misketleri soruyorlar
bana durmadan misketleri çünkü ben taş atan çocuklardandım.
Lunaparkı yok, atlı karıncaları, hamakları, salıncakları...
Onun için;
Sana bir tank versem atlı karıncana bindirimisin kardeş!
Savaş uçağı versem hem de sahicisinden beni lunaparkına alır mısın?
Ben yerliyim buralıyım yani, sarı saçlı, mavi gözlü, kaşları el ele tutuşmuş
benimle kardeş olur musun?
Bir top güllesi versem bir meşin top verir misin kardeş?
--
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
- Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ:
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane