Değerli Okurlar,
Artık sözün bittiği yerdeyiz.
Tarihi bir dönemeçteyiz. Kürt'lerin de kaderini belirleyecek 12 eylül 2010
referandumuna yaklaşıyoruz.
Bu referandumda Türkiye anayasasında yapılacak değişikliklerin neler olduğunu
inceleyemeden, anlayamadan Ergenekon'cu güçlerin yanında yer alarak
referandumda hayır oyu verilmesini veya boykot edilmesini isteyenler için
onları aydınlatıcı olması amacıyla değerli mamoste Dr. İsmail Beşikçi'nin bir
röportajını ekliyorum.
Lütfen aşağıdaki röportajı okuduktan sonra daha sağlıklı düşünsünler.
İnanıyorum ki Ergenekon düzeninin yarattığı kurum veya organizasyonlardan
farkında olarak veya olmayarak rant, itibar sağlayanlar ile görevli ajanlar
dışında büyük oranda insanlarımız gerçeklerin farkına varacak ve referandumda
''yetmez ama EVET'' diyeceklerdir.
Sağlık ve başarı dileklerimle.
Dr.Sacit Güneş
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
BDP'nin bu konudaki tutumunu olumsuz buluyorum. BDP pakete
destek vermeliydi. BDP mükemmel bir anayasa düşünüyor. Bugünkü Meclis
aritmetiğini dikkate alalım. Bu mükemmel anayasayı kiminle yapacaksınız?
CHP ve MHP köklü değişimlere karşı. Onlarla bu konuyu konuşamazsınız
bile. Bu konuyu ancak AKP ile veya Selamet Partisi'yle konuşabilirsiniz.
Röportaj: Warvîn Sosyolog
İsmail Beşikçi ile yapılan bu röportaj, Güney Kürdistan'da 15 günde bir
yayımlanan kadın dergisi Warvîn'de Kürtçenin Kurmancca lehçesiyle,
Avrupa'da ve Güney Kürdistan'da yayımlanan haftalık Rûdaw gazetesinde ve
daha sonra Zazakî.Net sitesinde ise Kürtçenin Zazaca lehçesiyle
yayımlanmıştır. Warvîn dergisinin izniyle Zazakî.Net okurları için
röportajın orijinalini yayımlıyoruz. * * * Warvîn: En günceli açılım süreci
olduğu için onunla başlayalım. Açılım ne öngörüyordu, hangi noktaya geldi?
İsmail Beşikçi: Bir
yıl kadar önce Kürt açılımı adıyla gündeme geldi. Bu, "günümüze kadar
Kürtlere anti-demokratik politikalar uygulanmıştır. Artık bu
politikalardan vazgeçiyoruz" anlamına geliyordu. Ama kısa bir süre sonra
demokratik açılım, daha sonra da milli birlik projesi kavramları
kullanılmaya başlandı. Bu da artık açılımın tökezlemeye başladığı
anlamına geliyor. Artık güvenlik daha ön planda geliyor. Neden böyle
oldu? Hükümet, etkin çevreler örneğin ordu, yargı, üniversite gibi etkin
çevreler tarafından eleştirildi. Hükümet bu eleştirilere direnç
gösteremedi, geri adım attı.
- Bu açılım PKK'nin tasfiyesi üzerine mi kuruldu?
-
PKK'nin tasfiyesini istemek, hem doğru değil hem de mümkün değil. Fakat
açılımın böyle bir anlayışa göre planlandığı anlaşılıyor. "Bazı
demokratik adımlar atalım, böylece PKK'yi zayıflatalım, giderek tasfiye
edelim..." anlayışı var. Bu çok yanlış bir anlayıştır. Açılımın muhakkak,
liberal, demokratik bir gerekçesi olmalıdır. Güvenliği sağlayalım,
güçlendirelim anlayışıyla açılım olmaz. Bu zaten her zaman yapılıyor.
-
Çatışmalar daha da şiddetlenirse, hükümet yeni bir anayasa dâhil, diğer
konularda adım atar mı? Kürtler açısından, çatışmaların artması ne
kazandırır ne kaybettirir?
-
Kanımca açılımdan geri dönüş artık mümkün değildir. Açılım şu veya bu
şekilde sürer. Çatışmaların artması Kürtler için iyi değildir.
-
Muhataplık tartışmaları nasıl değerlendirilmeli? Öcalan ve PKK'siz
çözüm mümkün mü? - Hükümet için en önemli konu budur kanısındayım.
PKK'siz çözüm olmaz. Kürt
sorunu, Kürtlerin temel demokratik halklarının gasp edilmesinden doğan
bir sorundur. Hükümet, kendi iradesiyle demokratik adımlar atarak bu
politikadan geri adım atabilir. TV 6 bu konuda önemli bir adımdır. Ama
bir de PKK sorunu vardır. Hükümet bu sorunu Barış ve Demokrasi
Partisi'yle, giderek PKK ile görüşerek çözebilir. Bu görüşme, hal hatır
soran bir görüşme değildir şüphesiz, müzakere edici bir görüşme
olmalıdır.
-
Açılım sürecinde bazı yasa değişiklikleri Meclis'e geldi. (Referandum
paketi) BDP'nin bu konudaki tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
-
BDP'nin bu konudaki tutumunu olumsuz buluyorum. BDP pakete destek
vermeliydi. BDP mükemmel bir anayasa düşünüyor. Bugünkü Meclis
aritmetiğini dikkate alalım. Bu mükemmel anayasayı kiminle yapacaksınız?
CHP ve MHP köklü değişimlere karşı. Onlarla bu konuyu konuşamazsınız
bile. Bu konuyu ancak AKP ile veya Selamet Partisi'yle konuşabilirsiniz.
Kürtler için ise, anayasada köklü değişimler gerekir. Anayasa
değişikliği paketindeki üç madde böyle köklü değişimler öngörüyordu. Bu
maddelerden birisinin, partilerin kapatılmasıyla ilgili maddenin
görüşmeler sırasında yeterli oy sağlanamamasından dolayı düştüğü
biliniyor. -
BDP referanduma destek vermeyeceğini açıkladı. Bu, Kürtlere ne
kazandırır ne kaybettirir? Referandumda Kürtlerin tavrı ne olmalıdır?
-
Kürtler referanduma olumlu destek vermelidir. Referanduma karşı oy
vermek Kürtlere kaybettiren bir tutum olur. - "Kürtlerin ne istediğinin
bilinmediği" yorumları sürekli yapılıyor. Gerçekten Kürtler ne
istediğini bilmiyor mu? Kürtler ne istemeli, nasıl istemeli? - Kürtler
ne istediklerini biliyorlar. Ama devlet, Türk aydınları, sivil toplum
örgütleri vs. bunu bilmezlikten, duymazlıktan geliyorlar.
-
Yazılarınızda sık sık Kürtlerin statü sahibi olması gerektiğinden
bahsediyorsunuz. Bunu bağımsız devlet olarak mı algılamalıyız? - Bağımsız
devlet kurmak Kürtlerin doğal hakkıdır. Federasyon, otonomi gibi birimler de
bir statü olabilir.
-
"Kürtlerle Türklerin arasına kan girdi, artık beraber yaşayamazlar"
yorumları yapılıyor. Bu gerçekçi midir? Beraber yaşamanın koşulları ne
olmalıdır? - Federasyonun önemli bir koşul olduğunu düşünüyorum.
- Güney'in dışında diğer parçalar için, özellikle Kuzey Kürdistan Kürtleri için
nasıl bir model öngörüyorsunuz?
- Federasyon.
- Parçalanmışlığa rağmen, Kürtler ulus bilincine sahipler mi? Değilse bunu
yaratabilirler mi? Nasıl? -
Kürtler ulus bilincine sahipler. Ama 1920'lerde, Kürtlerin ve
Kürdistan'ın bölünüp parçalanması konusunda, Kürtlerin başına lanetli
bir çorap geçirilmesi konusunda, sağlıklı bir bilince sahip değiller.
-
Güney Kürdistan-Türkiye ilişkilerinin iyileştiği gözlemine katılıyor
musunuz? Katılıyorsanız, Türkiye neyi hedefliyor? Yada bu ilişkiler
nasıl değerlendirilmeli? -
Kürdistan Bölgesel Yönetimi'yle Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari
ilişkilerin giderek diplomatik ilişkilerin gelişmesi her iki taraf için
de iyidir. Bu gelişmelerin süreceği kanısındayım.
--
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
- Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ:
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane