KURÊŞAN AŞİRETİ VE "GANDİ" KEMAL`İN "TÜRKMENLEŞMESİ"

Munzur Çem

"... Bingöl yaylasının ahalisi; Zaza, Îzol, Lolo, Halti, Çevkani, Şekaği [1] , 
Kiki, Bisyani, Murki, Yezidi adlı Kürd aşiretleri olup, nice yüz bin 
hayvanlarıyla Bingöl dağına çıkıp, taze hayat bularak, Erzurum vezirine yayla 
hakkı (vergisi) verirler. Yaylanın mahsulleri; beşinci iklimdeki yirmi dokuz 
dağdan en verimlisi, bu Bingöl dağıdır. Nice çeşit bitki ve otları olduğu gibi, 
kimya otu dahi vardır." (Evliya Çelebi Seyahatnamesinden...)

Hürriyet yazarı Soner Yalçın`ın, "Kürt tarihine merakı"nın ürünü olan 
yazılarına bir süre önce bir yenisi eklendi. "Kılıçdaroğlu Hakkında Bilinmeyen 
Tek Gerçek" başlıklı ve 23 Mayıs tarihli Hürriyet`te çıkan yazısında, yazar, bu 
kez CHP Genel Başkanının mensubu olduğu "Kurêşan" aşiretini "tarihi açıdan!" 
ele alıyor.

Yazıya başlarken verdiği bilgiye bakılırsa, Soner Yalçın, "tarihsel olaylara 
meraklı politikacı" Kılıçdaroğlu ile yazıyı kaleme aldığı tarihten bir gün önce 
bir görüşme yapmış. Görüşmede "Zazalar" bir ana tema olarak konuşulmuş. Bu 
konuşma esnasında Kılıçdaroğlu kendisine bir dosya ileteceğini söylemiş. Bir 
gün sonra ise verdiği sözü tutmuş ve TRT Avrasya Televizyonunda yayınlanan bir 
programın yazılı tekstini içeren dosyayı yollamış vs.

Bahsi geçen TRT`deki programın sunucusu ise Prof. Dr. Alemdar Yalçın. Soner 
Yalçın`ın verdiği bilgiye göre Prof. Dr. Yalçın;

1. Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi Müdürlüğü'ne başkanlık etmiş,

2. Türk üniversitelerinde dekanlık, rektörlük yapmış,

3. Halen Türkiye Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Merkezi Başkanı olarak 
çalışıyor,

4. Bir ara, Rahşan Ecevit kendisini DSP genel başkanlığına aday göstermiş,

5. Şimdi ise TRT Avrasya televizyonunda Türk kültürü üzerine programlar yapıyor 
vs.

İşte Soner Yalçın böyle birinin yönettiği bir televizyon programını esas alarak 
bizim Kürt Kurêşan aşireti mensuplarının etnik kimliği hakkında yazı yazıyor 
daha doğrusu terziye elbise siparişi verir gibi Hürriyet`in "Gandi"si Kemal 
Kılıçdaroğlu`na soy ayarlamaya çalışıyor.

Uydurmalar Yer Adları İle Başlıyor

Gerek Soner Yalçın`ın yazısına gerekse sözü edilen TV programına hakim olan 
resmi tarih anlayışı, yazının hemen girişindeki yer adlarıyla başlıyor.

Örneğin 900 küsur yıllık geçmişten bahsedilirken "Tunceli" sözcüğü 
kullanılıyor. "Falan kes o tarihte Tunceli`ne gelmiş vs." Peki neden o dönem 
yöreye verilen ad ya da adlardan biri değil de "Tunceli" gibi 1935 yılında bir 
yasa ile verilmiş uyduruk isim tercih ediliyor? Yine Kemal Kılıçdaroğlu`nun 
köyünden bahsedilirken de "Ballıca" deniliyor. Oysa o yörede bu adı taşıyan 
herhangi bir köy yok. Kılıçdaroğlu`nun köyünün ismi onun halkının dilinde 
"Bolcîye" dir. "Ballıca" bu köyün Türkçeleştirilmiş adıdır. Ayrıca programda 
dile getirildiği gibi Kurêşan`nın "Gaziler" diye bir kolu da yok. Öyle 
anlaşılıyor ki program yapımcıları aşiretin "Qazîyan" kolunu bir çırpıda kendi 
dillerine yani Türkçeye uyarlayıp "Gaziler" yapmış ve halka da öyle sunmuşlar. 
"Bilime ve tarihe saygı" dediğin böyle olur!!

Kurêşanlı olduğu söylenen Zabit Güler adındaki konuşmacı Kurêş`in Horasan`dan 
geldikten sonra Nazimiye`nin "Zeyrek" köyüne yerleştiğini söylemiş. Oysa bu 
ilçenin "Zeyrek" adında bir köyü yok. Bu isme yakın "Soyreke" diye bir köy var 
ama Kurêş`in orada kalmadığı biliniyor. Kurêş`in başlangıçta bugünkü 
Karakoçan`a bağlı "Çeleqas" köyünde kaldığı daha sonra ise "Zêve"ye gittiği, 
Kurêşan mensupları şurada kalsın Dersim`de doğup büyümüş sıradan birinin bile 
rahatça bilebileceği bir şey. Kurêş`in kışın hayvanlarını beslediği yer yani 
"gome"si ise "Zargovit"tir.

Alaettin Keykubat için "Paşaköy`de oturuyordu" demek te gerçeğe uygun düşmüyor. 
Çünkü o yörede bu adı taşıyan herhangi bir köy mevcut değil. Efsanede 
Keykubat`ın bugünkü Depe (Karakoçan)`a bağlı "Baxên"e geldiği söylenmektedir.

Diğer taraftan Soner Yalçın yukarıda adı geçen Zabit Güler`den bahsederken, ona 
"Kureyşan Ocağının son temsilcilerinden" diyor. Oysa Zabit Güler ya da bir 
başkasından "Kurêşan`ın son temsilcilerinden biri" diye bahsetmek için herhangi 
bir neden yok. Kurêşan oldukça büyük bir aşirettir. Bugün olduğu gibi yarın da 
kendisini temsil edebilecekler çok olur.

Ayrıca Kurêşan mensuplarına Dersim`de "dede" denmez. Onların Dersim halkı 
arasındaki dini sıfatları "pîr" ve "rayver/rayber/rêber" dir. "Dede" asıl 
olarak Dersim`e göre daha batıda olan Aleviler arasında kullanılan, bu arada 
Dersim`in batısında da rastlanılan bir terimdir.

"Kurêşan`ın Kolları!"

Soner Yalçın, Prof. Yalçın`ın aynı programda söylediklerini esas alarak 
"Kureyşan ocağına bağlı 12 kol vardı" derken de yanılıyor. Sözü edilen TV 
programında sayılan ve Hürriyet yazarının da yazısına aldığı kabile ve 
aşiretler Kurêşan Ocağının kolları değil, Kurêş`e bağlanmış, ona çıralık 
vermesi kararlaştırılmış olanlardır. Bu kabile ve aşiretlere mensup olanlar 
Kurêş soyundan gelenlere taliplik bağı ile bağlıdırlar.

Yalçın televizyondaki programda bahsi geçen bir şecereye dayanarak söz konusu 
aşiret ve kabilelerin adlarını şu şekilde sıralıyor:

1) Delsinler-Delihasanlar kabilesinden Horembey adıyla anılan oymağın başı Cafer

2) Alan kabilesinden Burkent oymağı ve başları Teymur

3) İlyas kabilesinden Han adıyla tanınan oymağın başı Hüseyin

4) Milli kabilesinden Bozkır oymağının başı Muhammed

5) İzol kabilesinden Üç Ayak oymağı ve başları Abdullah

6) Haydaran kabilesinden Bedirhan oymağı ve başları Ali

7) Karsan kabilesinden Hançer oymağının başı Mustafa

8) Lal kabilesinden Baykara oymağından İbrahim

9) Çakır Tahir kabilesinin başı Mahmut

10) Dedo kabilesinden Börek Uzun oymağı ve başları Muhammed

11) Zurvet kabilesinden Duvar Dana oymağından Yusuf

12) Medin kabilesinden Dik Kınalı oymağın başı Abbas

Buna karşılık Seyyid Kekil tarafından yayınlanan, Arap alfabesinden Latin 
alfabesine çevrilmiş noter tasdikli şecerede aynı liste şu şekildedir [2] :

1- Zükûr ile isimlenmiş Millî kabilesinden Muhammed Tâlib

2- Üçayak ile isimlenen İzol kabilesinden Abdullah

3- Derkûni ile isimlenen Haydar kabilesinden iki bölük lakaplı Ali Tâlib

4- Hançêre ile isimlenen Karsan kabilesinden Mustafa Tâlib

5- Lefi Kara ile isimlenen Lâl kabilesinden İbrahim Tâlib

6- Verek ile isimlenen Arap Tahir kabilesinden Mahmud Tâlib

7- Eyvânî ile isimlenen Dada kabilesinden Fahri Tâlib

8- Kılan ile isimlenen Zudolyan kabilesinden Yusuf Tâlib

9- Kolâtya ile isimlenen Merdini kabilesinden Abbas Tâlib

10- Hanevar ile isimlenen İlyas kabilesinden Hasan Tâlib

11- Verek Yudan ile isimlenen Alan kabilesinden Teymur Tâlib

12- Üksek Dağ ile isimlenen Desinler kabilesinden Cafer Tâlib

Yeri gelmişken iki liste arasında göze çarpan bazı farklardan kısaca 
bahsetmekte yarar olduğu kanısındayım.

Soner Yalçın`ın yazısında yer alan listenin;

1.sırasındaki "Delsinler", Seyyid Kekil`in listesinde "Desinler"dir. (Daha 
sonra da değinileceği gibi, bunun aslının "Dêsiman", Türkçesi: "Desimler" 
olması gerekir.)

2.sırasında, "Alan Kabilesinin Burkent Oymağı" deniliyor. Seyyid Kekil`in 
yayınladığı listede ise "Burkent" sözcüğü yok, bunun yerine "Verek Yudan" var.

3.sırasında, "İlyas Kabilesinden Han oymağı" denirken Seyyid Kekil`in 
listesinde "Hanevar ile isimlenen İlyas kabilesi" şeklinde bir tanımlama var.

4.sırasında "Milli kabilesinden Bozkır oymağı" deniliyor. Oysa Seyyid Kekil`in 
listesinde "Bozkır" adı yok, bunun yerine "Zükûr" var,

6.sırasında Haydaran kabilesinden "Bedirhan Oymağı", Seyyid Kekil`in listesinde 
"Derkûni lakabı"dır.

7.sırasındaki Karsan Kabilesinin "Hançer Oymağı", Seyyid Kekil`in listesinde 
lakap olarak "hançere" şeklinde geçer.

8. sırasındaki "Lal Kabilesi", Seyyid Kekil`in listesinde "Lol kabilesi"dir,

9. sırasındaki "Çakır Tahir", Seyyid Kekil`in listesinde "Arap Tahir"dir,

10.sırasındaki "Dedo kabilesi" Seyyid Kekil`in listesinde "Dada kabilesi", 
"Börek Uzun oymağı" ise lakap olarak "Eyvânî"dir,

12.sırasındaki "Medin" kabilesi, Seyyid Kekil`in listesinde "Merdini", "Dik 
Kınalı Oymağı" yine lakap olarak "Kılotya"dır.



      

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap