Referandum sonuçlarını nasıl okumalıyız?

12 Eylül'de yapılan referandum, beklenildiği gibi Akparti'nin öncülüğünü
yaptığı demokrasi cephesinin galibiyetiyle bitti. Ortaya çıkan tabloyu nasıl
okumak icap ediyor?

Dilerseniz ona kısaca bir göz atalım.

Ege ve Akdeniz sahilleri başta olmak üzere, Trakya'da derin fobiler hala
etkisini hissettirmeye devam ediyor. Cumhuriyet'in kuruluşunda kemik bir
taban husule getirilmiş CHP için. Bunlara iki şey öğretmişler; dindarlığın
irtica ile malumu; kürd olmanın ise bölücülükle eşdeğer olduğu yalanlarıdır.
Haliyle, Kemalizme en sadık seçmen profili; Görünüşte çağdaş! olup Batılılar
gibi giyinip kuşanan ama batı'nın değerlerini kabul etmeyen, hatta buna
karşı çıkarak laikçi yaşam tarzını ibadet gibi telakki eden bu sahil
kesimleridir.

Bu yetmezmiş gibi üstüne birde son yıllarda artan göç olgusuyla birlikte, bu
kesimlerin Kürtlerle fiili olarak karşılaşmış olmaları, ırkçılık
hezeyanlarından mülhem olan bilgilerine yeni bir uygulama sahası
doğurmuştur.

Buraya kadar anlaşılmayacak bir durum yok, ne var ki asıl anlamakta
zorlandığım nokta; ''Dersim''in durumudur.

Biliyorsunuz Tunceli ismi, ''tunç-el'' den geliyor. Bu da dersim
katliamındaki harekâtın ismiydi. Öyle görünüyor ki bu saaten sonra
Tunceli'ye ''Dersim'' demenin hiçbir faydası kalmamıştır. Çünkü ''Tunc-eli''
ismini içselleştirmiş ve özümsemiş bir halk var ortada. Akparti hükümeti,
ağzıyla kuş tutsa bu bağnaz ve Eric Hoffer'in 'kesin inançlı' diye
tanımladığı jargonu buraya uyarlarsak, derin alevi psikolojisini düzeltme
şansı yoktur. Dersim katliamının müsebbipleri bugün bellidir. İşte tarihi
gerçekler, işte aktörleri ortada. ''Hayır'' oylarının Türkiye'de en fazla
çıkan yer olmasında Kılıçdaroğlu'nun Tunceli'den olmasına tek başına
bağlamak inandırıcı gelmiyor bana. Osmaniyeli Bahçeli, Ispartalı Süleyman
Demirel de 'Hayır' cephesindeydi oysa...

Erzurum ve Yozgat gibi iller, MHP'nin kirli propagandasına inanmayarak,
ülkenin bu önemli demokrasi virajında yerlerini alırken, Dersim gibi mağdur
ve aydın geçinen bir yerin oligarşik düzenin devamından yana gözükmesinin
izah edilebilecek bir tarafı pek kalmamıştır. Oysaki ''boykot''a bazı
gerekçelerle karşı çıktığımız halde onu kısmen anlayabiliyoruz çünkü
"boykot" bir duruşun göstergesi, ama Tunceli'nin bu Hayır'ından pek bir şey
anlayamıyoruz... Evet, bunlar enselerine inen balyozcu ellerin maşuku artık;
psikoloji dilinde buna mazoşizm derler. Yani, katiline ve kendisine
zulmedene aşık olmak ve bundan ziyadesiyle haz almak...

Boykot cephesine gelince; Türkiye'deki değişim cephesinin ağırlığını koyup
referandumda başarı ipini göğüslemesi, BDP'nin boykot uygulamalarının
sonuçlara aksetmesini kısmen işlevsiz kıldı. Aslında ülke genelinde Evet'in
çıkmasıyla Kürtlerde istediklerini almış oldular. Nasıl mı? Evet çıkarsa
zaten tabanı bundan razı, Hayır çıksaydı, işte görüyorsunuz biz olmadan
olmuyor bu işler diyeceklerdi.

Şayet bu referandumda 'Evet' çıkmamış olsaydı, Kürtler Türkiye'de
demokrasinin önünde duran bir takoz, dahası mevcut durumun sürmesini
sağlayanlar saffında mütalaa edileceklerdi ki bu durum, özgürlük arayan bir
halk için düşündüğümüzde demokrasi tarihi açısından kara bir leke olurdu.

Öte taraftan bölgedeki kürt aydınları, sivil toplum temsilcileri ile
Hakpar'ın tutumu manidardı. Onlarda Türkiye'nin bu kritik demokrasi
virajında tablodaki yerlerini aldılar. Başbakan'ın teşekkür konuşmasında
buna değinmesi de anlamlıydı. Demokratik özerklik tartışmalarında altını
çizdiğimiz husus da buydu.

Özcesi, Türkiye'ye demokrasi kadar, Kürtlere de demokrasi istemek lazımdır.
Bildiğiniz gibi şimdiye kadar sistemi kontrol eden "derin güçler" ile pkk;
muhalif ve farklı düşünen Kürtleri birlikte eziyor ve tasfiye ediyorlardı.
Oysa bölgenin demokratikleşme sürecine dahil edilmesinin yolu, kürt
coğrafyasındaki farklı sesleri ve yaklaşımları teşvik etmekle mümkün.
''Hiçbir kürdün eli silahlı bir örgütle geleceğini özgürce tartışabileceğine
inanmıyoruz'' (Orhan Miroğlu) denirken kastedilen buydu.

Kısacası kürd halkı, düne kadar devletin bölgede uyguladığı politikalar
itibariyle ilkel feodal ağalığın sömürüsü ve zulmü altındaydı. Bunları
tarihe gömmüşken yeni ağalar inşa etmenin kürtlere faydası yoktur. Öncesi
sağlıklı bir zeminde özgürce tartışmak ve bütün kürtlerin katılımı dahilinde
bazı projelerin gözden geçirilmesinden geçer.

Umarım bu sonuçlardan herkes payına düşen dersi çıkarır.

http://www.hinishaber.net

13 Eylül 2010 13:54 tarihinde necip bingül <[email protected]>yazdı:

> Her şeye rağmen başarı, özgürleşmiş Kürtlerindir,ruhunu özgürleştirmiş
> sömürgeçi göçlerle tek bir ortak yaşamı olmadığını,ortak iradenin ancak
> kendisine ulusal değerlerine ve iradesine saygıyla olabileceğini bu refe-
> randumu boykot ederek gösterdi.
>
> Kürtleri kimin temsil ettiği ve Kürt halkının adına kimin konuşabileceği bu
> referandumu boykot eden Kürtler gösterdi.yukarıda herşeye rağmen de-
> dim,onca entirika oyun ve hillelere karşın bu özgürleşmiş ruh şamar indir-
> di kendisine dost olmayanlara.
>
> Feodal gerici ortaçağ zihniyetini taşıyan sakalı yılanlar dahil din
> istismar-
> cıları,Kürt özgürlük hareketine karşı hep pusuda duran,kinini kusmak için
> fırsat kullayan bazı parti ve şahsiyetlere rağmen özgürlüğü kendisine ya-
> şam prensibi olarak kabul eden Kürtlerin şamarıydı bunlara bu referandum-
> la boykot demeleri.
>
> Seçimden bir gün önce başlayan gözaltı ve sindirme operasyonlarıyla seçim
> günü dahil müşahid ve sandık görevlileriyle 500'e yakın BDP yünetici ve
> üye-
> leri gözaltına alındı,vali kaymakam,askerlerin tehdit ve saldırılarına
> rağmen
> Boykot diyen Kürtler kazandı bu referandumda.
>
> Bu referandum dolayısıyla bir gerçek tekrardan ispatlandı,örgütlü olamayan
> son otuz yılda sömürgeci göçlere karşı direnmeyen bu direniş saflarında yer
> almayan,ister Kürt ister Türk yada diğer halk mensupları,inanç gurup men-
> supları alevi,islamcı değerleri ve inançları ne olursa olsun Akp nin
> arkasında
> sadece ve sadece Akp lilerin tozu oldular,yaşam belirtilerini gösteren bir
> ne-
> fes kıbırdaması bile yok.
>
> Gerçekten bunlara özülüyorum,kendine sosyal demokrat diyen,entelektüel ay-
> dın diyen,Kürt olduğunu söyleyen, ahkam kesen,alevi yada beli bir inanç
> men-
> subu olduğunu söyleyen bu sistemden baskı ve zulum görenler nasılda Akp nin
> ve Chp nin koyruğuna takılıp kendi celatlarına kan ve güç verdiler ve bu
> gerçeği
> ne zaman fark edecekler.!
>
> Dersimde CHP'ye koyruk oldular Kürdistanın diğer kentlerinde bu anlayış
> sahip-
> leri AKP'eye koyruk olarak celatlarını göçlendirdiler.1925 te 1938 de bu
> coğraf-
> yada katliam ve soykırım saldırıları gerçekleştirenlerin  günün
> sözcüleriydi bu gü-
> nün Akp ve Chp si.
>
> Temeni ediyorumki boykot tavrıyla bir kez daha dosta ve dost olmayanlara
> varlı-
> ğını ispatlayan özgür Kürtler ve Kürtlerin iradesi yukarıda anlatmak
> istediğim an-
> layış sahiplerini uyandıracaktır.
> selamlar saygılar.
>
>
>
>
>
> --
> - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane
> grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin
> bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u
> rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin,
> dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin.
> - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki
> sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa,
> her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara
> sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren
> gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER:
> Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ:
> http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
>

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik 
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u 
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze 
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. 
 -  Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu 
yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. 
Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. 
Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger 
Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap