1-Bazı BDP lilerin telefonu dinlenilmişlerse bunların isimleri yok mu?
Neden bunlar gözaltına alınmıyorlar. Sebebi basit: Bunlar uydurma
haberler.  Hatırlatalım 19 Aralık cezaevi katliamında da çok sayıda
insan diri diri yakılmış ancak yapılan açıklamalarda bunların
kendilerini yaktığı iddia edilmiş ve "kendinizi yakın" diye hayali
telefon görüşmeleri yayınlamışlardı.   (Daha sonra bu korkunç
katliamların planlayıcı ve sorumluları AKP tarafından
ödüllendirilmişti,  bu bile tek başına AKP zihniyeti hakkında yeterli
fikir vericidir.)

2-Daha önce Ahmet Türk'ün Başbakan ile görüşmesinden önce de böyle bir
olay olmuştu. O olayı kim yaptıysa bunu da onlar yapmıştır. Ancak
Başbakan da önceki olayın kimler tarafından yapıldığını bilmesine
rağmen -telefon görüşmeleri çıkmıştı-  yine de randevuların iptalini
aynı gerekçeye dayandırmaktadır. "Acaba o mayınları yerleştirenlere ne
oldu?"

3-Örgütüm tüm ateşkes çağrıları cevapsız kalmış,  ateşkese operasyon
ile cevap verilmiştir. Savaşın sürmesini kimlerin istediği, kimlerin
savaştan beslendiği açıktır. Son ateşkeste de onlarca gerilla
öldürülmüştür. İktidarda olup ta ateşkese cevap vermeyen siyasi ve
askeri sorumlular bu savaşın ve acıların sorumlusudurlar. Bu konuda
söyleyecek lafı olmayanların da kimseye bir şey öğretmeye hakkı da
bulunmamaktadır.

4-Halkımız tıpkı Şemdinli olayında olduğu gibi bu olayda da
sorumluları suçüstü yakalamıştır.  Psikolojik hareket merkezlerinde
yaratılan, uydurulan iddia ve haberlere kimse inanmamaktadır.

5-BDP (ve DTP) her zaman hükümet ile görüşmek istemiş ve sorunların
silahla değil diyalogla çözümünden yana olmuştur. Aksini iddia edenler
insanın hafızasının zayıflığına güvenmektedirler.   Açılım sürecinde
dahi Başbakan BDP ile görüşmemiştir. Sadece açılım sürecin
başladığında bir defa o da göstermelik olarak Ahmet Türk ile
görüşmüştür. " o güne kadar da asla görüşmem"  demekteydi. Tabi insan
hafızası zayıf olduğundan ve bazen de bazı gerçeklerin varlığı
rahatsız edici olduğundan unutulması ve anlatılmaması tercih
edilmektedir. Oysa küresel emperyalizme karşı dünya dengelerini
değiştiren Müslüman halkların ve dünya ezilmişlerin tek temsilcisi ve
öncüsünün, parlamentoda temsil edilen bir siyasi hareketle görüşmek
istememesi  (hem de ülkenin en önemli meselesi hakkında) nasıl izah
edilecektir.

6-BDP nin sorunun çözümü noktasında çözümü açık ve nettir. Bu da özerk
yönetimdir. Birilerinin bundan bu kadar korkmasını anlayışa
karşılıyoruz. Ülke sorunlarını çözmek için "İslam milleti-İslam
kardeşliği"  söylemi dışında somut ve elle tutulur bir sözü
olmayanlardan zaten bir beklentimiz de bulunmamaktadır.  Üzüntümüz
İslami kavram ve değerlerin içinin boşaltılması nedeniyle halkın
İslamdan uzaklaşmalarına sebebiyet verilmesidir. Neyse ki halkımız,
İslam'ın insanlığı özgürlüğe çağırdığını, haksızlıkların karşısında
olduğunun bilincinde olduğundan bu tahribat fazla etkili
olmamaktadır.

Ayrıca İslam kardeşliğinden bahsedenlerin bunun nasıl gerçekleşeceği
konusunda da fikirlerini ortaya koymaları gerekemez mi?

İslam kardeşliğini esas aldığını iddia edenlerin değil bağımsızlık
özerklik taleplerini bile ret etmeleri dikkate değerdir.  Çok
övündükleri Osmanlı sistemi de özerklik yada bu da benzer bir yapıya
sahip idi. Yine Osmanlı gibi bir yapıyı talep edenlerin karşısına
Osmanlı hayranlarının çıkması ve bu yönetim talep edenlerin batıcı
olarak küçümsenmeleri de dikkate değerdir.  Anlaşılan bunların
Osmanlıdan anladıkları sadece fetih ve saltanat düzenidir.

7-Eylemsizlik kararı bazı kesimleri rahatsız etmiştir. Bunlar kendini
ülkenin sahibi olarak gören derin devlet yapılanmaları ile bunlarla
yarışan ve iktidarda olmanın avantajlarını insani ve İslami
sorumluluğa tercih edenlerdir. Silahlar konuştukça bazı şeylerin
bahane edilmesi ve bu bahanelerle iktidarlarının güçlendirilmesi
fırsatı oluşmaktadır. Özgür bir toplum bunların işine gelmez,
toplumsal ve siyasi talepleri bastırmaya çalışırlar.
Taleplerin  ve toplumsal örgütlenmelerin  önü kesilmeye çalışıldıkça
bunlar bir şekilde kendilerini ifade edecektir. Bastırılan bir fikir
başka yerlerden filizlenir, illegale kayar. Buda yeni baskılara ve
haksızlıklara yol açar ve ayrıca illegal ve silahlı yapılarda kendi
yanlışlarını yaratır. Oysaki silahların susmasını sağlamak çok
kolaydır. Yeter ki bu istensin. Peki, bu nasıl mümkün olur? Anlatalım:
-Ülkenin tüm meselelerinin rahatlıkla konuşulması, ifade-örgütlenme-
inanç özgürlüğünün için yeni Anayasa yapılması,
-Her siyasi görüşün örgütlenebilmesi, temsili için seçim barajının
düşürülmesi (Mevcut haliyle AKP  %37 ile %65 temsile sahip olduğundan
12 Eylül düzenlenmesinde ısrar etmektedir. Statüko işlerine
gelmektedir.  Son referandumda HSYK  ve AYM ye birkaç yandaşlarını
yerleştirmeyi büyük bir devrim olarak gösterdiler.)
-Anadilde eğitim, yerleşim yerlerinin adlarını iadesi,
-Yerel yönetimlerim güçlendirilmesi, özerkliğin tanınması
-Ayrımsız genel siyasi af
-Yaşanan olayların araştırılması (işkence-cezaevi katliamları-faili
meçhuller-köy yakmalar ve örgütlerin katliamları ve haksızlıkların
araştırılması) Bunların araştırılması ve açıklanmasından sonra
tarafların birbirlerini affetmesi, mağdurlardan özür dilenmesi,
zararlarının karşılanması vb.
Bunlar yapılmayacak şeyler değil. Bunları yapabilmek cesaretli ve
muhafazakârlığı aşmış liderlere ihtiyaç vardır. Toplumsal sorunlar
tartışılmadan, haksızlıklar ortaya konulmadan ve bunlara karşı
mücadele etmeden sadece soyut İslam milleti ve kardeşliliği söylemleri
ile bir yere varılamaz. Ayrıca görülmektedir ki bazen kardeşlerde
birbirlerine haksızlık etmektedirler. Bundan dolayı dini, toplumsal,
siyasi, kültürel vb. tüm hakların güvence altına alınması
gerekmektedir. Ancak bunları hukuki normlarla düzenlemekte yetmez
öncelikle halkın birbirlerinin hakkına saygılı da olması gerekir.
Hiçbir toplumsal kesim diğeri üzerinde üstünlüğü ve ayrıcalığı
bulunmamalıdır.

İslam milleti kimsenin haksızlığa uğramadığı, herkesin özgür ve eşit
olduğu bir millettir.

Selam ve saygılarımızla...

Sinan Aslan

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik 
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u 
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze 
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. 
 -  Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu 
yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. 
Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. 
Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger 
Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap