Bir Kürdün Rüyası

Türkçü ve İslamcı hareketin ağır ağabeylerinden Abdurrahman Dilipak
tarafından kaleme alınan ve faşist/ergenekoncu vakit gazetesi ile onun
kazdığı çukura sürüklenmekten başka bir mahareti olmayan küçük
arkadaşı Haksöz Haber sitesinde yayınlanan üç bölüm halindeki "bir
kürdün rüyası" yazısı ile ilgili olarak yazdıklarımı  sizlere
paylaşıyorum:

Dilipak, bir kürdün gördüğü rüyası bize anlatıyor ve bu rüyada özetle;
referandumda yüksek oranda boykot çıktığından dolayı hükümetin
dağıldığını, MHP ve CHP nin iktidar olması ile savaşın büyümesi ile
devreye ABD ve BM nin girmesi ile Öcalan ve PKK öncülüğünde Kürt
devletinin kurulduğunu söylemektedir.  Kurulan bu devlette Öcalan'ın
putlaştırıldığını, tam bir faşist baskıcı halk ve İslam düşmanı bir
rejim kurulduğunu anlatmaktadır.  Özeti bu şekilde olan bu "rüya" da
aslında Dilipak, bu türlü bastıramadığı milliyetçi  duygularının dışa
vurumundan başka bir şey değildir. Ağabeylerinin bu durumunu
sorgulamayan ve hatta bunun farkında bile olmayan yada farkında olup
ta belki de bu şekilde düşünen "İslam kardeşliği ve tevhidi bilinç
sahibi" iddiasındaki Haksöz Haber sitesi de bu yazıyı yayınlamakta bir
sorun görmemiştir. Türk tipi İslamcılığın aynası şeklindeki bu yazıya
ilişkin değerlendirmelerim:

1-Dilipak yazısında öncelikle referandumdaki boykotun CHP ve MHP yi
iktidara getirmek için ABD-İsrail ve Ergenekoncu derin devletin
projesinin olduğunu ima etmektedir. Ama nedense referandumdan önce
neden ateşkes ilan edildiği, operasyonlara rağmen ateşkesin devam
ettiği konusuna hiç değinmemektedir. Belirtmek gerekir ki bu tür
ateşkes ve barış ihtimalinden en çok bu cephedeki "İslamcı" kurumlar
rahatsız duymaktadırlar. Ateşkes ilanı, barış çağrılarına
gazetelerinde hiç yer vermedikleri gibi İslamcı  kuruluşların dahi
ateşkesin "karşılıklı olması yada operasyonların durdurulmasını"
içeren çağrılarını görmez, haber yapmazlar. Oysaki daha önce
yaptıkları propagandalarda referanduma kadar eylemlerin artacağını
iddia etmişlerdi. Yine sürekli olarak halkın iradesini önemsediklerini
ileri sürenler nedense boykot karar ve uygulanmasının da halkın bir
tercihi olduğunu anlamak istememektedirler. Bunlara göre AKP/Cemaat
koalisyonu dışında kalan herkes hain,işbirlikçi,ajan/provokatör,
ergenekoncudur. Kendileri gibi düşünmeyen her kes yine din düşmanı,
ABD/İsrail uzantısıdır. Tek ve mutlak doğru sadece kendileridir.

2-Yine bu "rüyada" MHP ve CHP iktidarının şiddeti artırdığını,
köylerin ve şehirlerin bombalanması ile devreye ABD ve BM nin
girdiğini anlatmaktadır. Dikkat ederseniz bu "rüyada" köyler ve
şehirler devlet tarafından bombalandığında bile bunu durdurmak için
Dilipaklar,Cemaatler ve diğer "İslamcılar"  devreye girmiyorlar. Yani
verilen mesajda "ne olursa olsun, ne kadar toplu katliamda olsa biz
bir şey yapmayız" şeklindedir. Anlatılan "Sakın bizden böyle bir
beklentimiz olmasın". Dır. Gerçekte de bölge de binlerce köy
yakıldığında hiçbir "İslamcı" gazete köylerin yakılmasını manşetine
taşımamış, hiçbir "İslamcı" cemaat, grup, parti,dernek yada vakıf bir
miting, gösteri yapmamışlardır. Oysaki sekiz yıllık eğitime karşı,
katsayı farklılığına karşı yüz binler alanlara toplanabilmişti.

3-Dilipak, bu anlatımda Kürtlerin; ABD,AB ve İsrail den aldıkları
silahlarla ayaklandıklarını söylememektedir. Oysaki kendileri dürüst
olsa idi devletin zaten bunlardan silah aldığını söyler, en
sevmedikleri İsrail e bile halen silahlar için para verdiklerini de
bize açıklardı. İsrail ve ABD den alınan silahlarla son otuz yılda ne
kadar Kürdün öldürüldüğünden bahsetmeyen Dilipak, alışkanlıkları
olduğu üzere tüm toplumsal muhalefetlerin varlığı dış güçlere
bağlamaktadır. Onlar göre ülkemizde zaten bir sorun yok (var olan
sorunlar ise onlara göre başörtü ve katsayıdır), tüm mesele
Türkiye'nin dünya lideri olmasına engel olmak isteyen batılı ülkelerin
oyunlarından ibarettir. İçerdekiler ise onların işbirlikçilerinden
başka bir şey değildir.

4-Yazının devamında Kürt Anayasasından bahseden Dilipak, bu anayasada
Öcalan'a adeta tapılacakmış şeklinde maddeler yazılacağını, bir diğer
maddede ise "Kürdistan Kürtlerindir. Ülke sınırları içinde yaşayan
herkes Kürt'tür. Zaza, Gırmanci, Keldani gibi milletlerin aslı
Kürt'tür. Bunların 'biz ayrı bir milletiz, dilimiz farklı..' gibi
bölücü görüşlerine göz yumulamaz." Şeklinde bir düzenlemenin olacağını
iddia etmektedir. Oysaki hiçbir Kürt hareketi hiçbir zaman bu "bölgede
yaşayan herkes Kürt'tür" şeklinde bir açıklaması olmamıştır.Herhalde
bundan sonra da olmayacaktır. Devletin; inkar, asimilasyon ve
baskılarına karşı varlıklarını,kültürlerini,dillerini korumaya çalışan
Kürtleri bu şekilde tanımlamak iftiradır,zulümdür. Kimsenin
Keldanilerin Kürt olduğunu iddia etmeyeceği kesin iken, neden Zaza ve
Kurmançların (Dilipak'ın deyimi ile Gırmanç) Kürt olduğu iddia edilsin
ki? Yoksa Kürtler, bunların dışında ayrı bir millet de bizim mi
haberimiz olmadı? Yıllardır köşe yazarlığın yapan "çok şey
bilen,aydın,öncü-direnişçi" İslamcılar bu halde ise diğerleri ne
durumda acaba?

5- Dilipak'a göre kurulacak Kürt devletinde (oysaki Kürtlerin ille de
ayrı bir devlet kuracağız diye bir amaçları bulunmamaktadır. Talep
ettikleri sadece özgür bir şekilde dillerini, kültürlerini
yaşayabilmektir. Dilipak ta; Kürtlerin taleplerinin bu olduğunu
bildiği halde milletin milliyetçi duygularını harekete geçirebilme,
yapabilirse iç savaş ortamını yaratabilmek için Kürtlerin dış destekle
bağımsız devlet peşinde olduklarını iddia etmektedir. ) her tarafta
"ne mutlu Kürdüm" afişlerinin asılacağını iddia etmektedir. Zaten
bunlara göre Kürt hareketleri de ırkçıdır. Oysa ki, Türküm demekle
kimsenin mutlu olmadığını gören Kürtler, neden Kürdüm diyerek mutlu
olsunlar ki? Kürtler, ne kadar zulme ve haksızlığa uğrasalar da; başka
milletleri asla düşman olarak görmez, onları küçük görmezler. Kürtler,
varlıklarının ve haklarının tanınmasını isterler. İşte Dilipakların da
tahammül edemedikleri budur. Hiçbir Kürt, kendisini başka bir
milletten üstün görmez, üstün olduklarına ilişkin bir söylem ve iddia
peşinde olmaz. Çünkü; yapılan zulümlerin sorumlusu halk değil,
yönetimlerdir. Savaşın en korkunç dönemlerinde, binlerce "faili
meçhul" ve köy yakma dönemlerinde dahi Türkleri kovma, saldırma,
düşmanlık besleme durumları yaşanmamıştır, yaşanmamalıdır. Yazının bir
yerinde Kürt devletinde rejim muhaliflerine "Türk dölü" denileceğini
iddia eden Abdurrahman Dilipak, bu anlatımla aslında kendi gazete ve
çevrelerinin dünya görüşlerini bu şekilde yansıtmış olmaktadır.
Öldürülen gerillalarının sünnetsiz olduğundan bahisle ermeni
olduklarına vurgu yapan, aynen gönüldaşları ergenekoncular gibi ermeni
katliamları için "atalarımıza laf söylettirmeyiz" diyen bunlar ırkçı
değil de kimler ırkçıdır. Yine hatırlatmak isteriz ki, ergenekoncular
(özellikle Kemal Kerinçsiz ekibi) yakalanmadan önce Ermeni karşıtı
ırkçı propaganda ve faaliyetlerinde Vakit gazetesi yardımcı
olmaktaydı. Halende bu ırkçı ve yaşanılan katliamları inkar eden
tutumlarından bir taviz vermiş de değillerdir. Aynı şekilde Alevi
düşmanlıkları da ön plana çıkan özelliklerindendir.

6-Türkçü İslamcı hareketin büyük abisi Aburrahman Dilipak, yazısında
epey sayıda saçma sapan iddialarının yanında; bu "Kürt devletinde"
mollaların asılacağını, dinin ve ibadetin yasaklanacağını söylemekte,
hızını alamayıp başörtüsü takanların ise kafalarının kesileceğini
iddia etmektedir. Dilipak, bu gerçek dışı ve uydurma hikayesi ile
"tehlike bu kadar büyük olduğundan başörtülüleri kesecek bu hainleri
son ferdine kadar hemen imha etmek gerekmektedir" çağrısı
yapmaktadır.

7-Dava arkadaşları Üzmezlerin faaliyetinde bir yanlışlık olabileceğini
kavramayan, ne kadar gizli kayıt (Baykal  vb) ve ses dinlemesi varsa
kendilerince servis edilen, hedef gösterdikleri kimselerin (Danıştay
saldırısı vb.) başına mutlaka bir felaket geldiği bu gazetenin derin
devletin (daha doğrusu yeni derin devletin) sözcüsü olduğu gerçeğini
bilmekte fayda vardır.

Sinan Aslan


-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik 
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u 
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze 
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. 
 -  Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu 
yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. 
Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. 
Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger 
Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap