Demek ki Neymiş?
Barış konuşulunca, normalleşme istenince savaşın enkazından çıkan gerçekler
acıtırmış.
Evet, Türkiye Büyük Millet Meclisinde taraf olarak savaşan çok generalin,
komutanın parlementer olduğunu gördük. Emniyet genel müdürleride oldu. Hatta
bir dönem neredeyse kamu görevlilerinin dışında kimse vekil olamadı. Sanki
sivil yaşamdakiler zeka sorunlu ya da devletin bekaasını tehlikeye düşürecek
türden düşünüldü. Devletin sürdürürlülüğü için devletin hizmetinde çalışmış
olmalısın ki parlementer olabilesin izlenimi doğdu.
Ama dünya hızla değişiyordu Türkiyede bu değişimde kendi payına düşeni
almalıydı.
Demokratikleşmede katı kuralları olan Türkiyenin Kürtlerle ilgili kapı gibi
kuralları vardı. Konuşulmayacak, konuşulunca hayın olunacak türden kuralları.
Yok sayılacak, yok sayılmayınca "Asi-Şaki-Terörist" olunacak bağlamda katı
kuralları.
Devlet kayıtlarına geçirelecek kadar fütursüz inkarlar, katl edilmelerine vacip
emirler bu tutanaklarda yerini alacaktı. Tarih bunları tutanaklardan ibaret
tutmadı çünkü zihinlerden silinecek kadar masum değildi bu emir ve inkar
politikaları.
Agirî'de, Koçgiri'de, Dersim'de, Zilan'da, Oremar'da emirler doğrultusunda
kurşuna dizilecek olanlar kurşunlanacak, asılanlar asılacak, yurdundan
sürülecek olanlar sürülecek, bu süretle geri kalanlar devletin sürü adamları
haline getirilecek-itiatları sağlanacaktı.
Mezar taşı bile çok görülen kürtlerin çocukları, ağır işlerde çalıştırılacak,
yoksullukla başbaşa bir hayata terk edilecek, eğitimsiz birakılacak, her türlü
sömürü ve istismarcı fırsataçılarının hedefi haline getirilecekti.
Kürdün ıslığı bölücü ıslığı olacak, türküsü sakıncalı türkü,ağıdı propaganda
olarak nitelenecek, çocuğuna dökecek gözyaşı ona suç sayılacak, sevdikleri
terörist ya da terörist başı sayılacaktı.
Köyler boşaltılacak, yakılacak, ormanlar yakılacak, şehirler sabah ışıklarına
kadar taciz ateşleri altında kalacak, çocuklar altına işeyecek, gençler çarşı
merkezlerinde vurulacak yani savaş adıyla sanıyla sabıkalrını bir bir
işleyecekti.
Failine belli değil denilecekti vurulup alnından çivilenenlere. Isız yerlere
terk edilen gencecik bedenlere bir tutanak bile tutulmayacaktı. Çöpükler
kürtlerin ağabeylerinin, babalarının, kardeşlerinin cesedinin atıldığı yer
olacaktı.
Cesedi panzerlere bağlanıp sürüklenenler ise kollarına kadar apolet ve yıldız
sebebi sayılacaktı. Devlete üstün hizmet vermiş olunacaktı.
Eğer barış konuşulacaksa yukarıdaki hiçbir şey konuşulmayacak demektir. Savaşın
izlerini, derin yaralarını, korkularını, gölgelerini hayatımızdan çıkarmak
demektir.
Hayatımızdan bir süreliğine değil tümden çıkarmamız gerekecektir. Bu bir süreç
elbetteki. Ama bu sürece tüm acılarımzdan sıyrılmış olarak, tüm
yitirilmişliklerimizin bıraktığı boşlukları doldurmak için gerçeklerle
davranmamız gerekecektir.
Eğer barışı konuşacaksak PKK yi konuşmamız gerekecek. PKK yi konuşacağız ki
barışa ihtiyacımız açığa çıksın.
Barış demokrasidir, uyumdur, uygarlıktır, evrenselliktir.
Elbetteki mesken belledikleri dağlardan ayrılıp inilecekse düz ovaya onları
hayatın içine katmak gerekiyor. Hayatın gerçekliği neyi sunacaksa onlara onu
kabul etmek gerekiyor. Üniversitede okuyacaksa okumalıdır. Marangoz olacaksa
olabilmelidir. Parlementer olacaksa TBMM ye girmelidir.
Makul olan budur. Barışılacaksa böyle barışılmalıdır. Demokratik bir ülkedeher
vatandaşın anayasal hakları ne ise onlarında anayasal hakları aynı olmalıdır.
Ne bir eksik ne bir fazla.
Savaşın tahrip ettiği, yığınla enkaza dönüştüğü bir ülke bizim ülkemiz.
Bu enkazlardan gerçeklerin çıkacağı gün gibi açıktır. Her gerçek bizi insan
haklarına biraz daha duyarlı ve biraz daha uyumlu hale getirecekse o zaman
gerçektende barışı konuştuğumuz anlaşılacaktır.
Çirkin durup, savaşın mağduriyetini görmemek zaten bu saatten sonra kimseye
fayda sağlamayacaktır. Savaş acının yoğunlaşmasıdır. Kıyımdır. Haramdır. Bunu
iliklerimize kadar biliyoruz, bilmeyenimiz yok.
O halde geleceğimize isabet edecek gerçeklerimizi şimdiden görüp alışmamız
lazım. Annemize, öğretmenimize, kardeşimize, sevgilimize alışır gibi hemde.
--
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin.
- Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu
yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz.
Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz.
Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger
Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane