Kürt tarafının şideti çözüm paradigması olarak gürmediği çıplak gözle gürmek 
mümkün.
 
Tek taraflı eylemsizlik kararı alan Kürt tarafı,elindeki silahıda sadece 
varlığını idame etmek için savunma amaçlı omuzlamış,aksi-
ne bir gelişme olursa yani Kürt gerillaları silahları bırakıp düz ovaya inerse 
inanınki sayın Bejan Matur bir daha T.C. Başbakanın
eşiyle özel ucağa binme şansı olamıyacaktır ve Zaman gazetesi küşesinde yazı 
yazmak için yer verilmeyecektir, Bejan hanım bir
daha Fetullah Gülenle gürüşme şansı yakalamıyacak o nur yüzünün maneviyatından 
etkilemiyecektir.
 
Biz Kürtler şidetin hangi tarafından faydalandık yada PKK şidetle kendi 
yandaşlarına ve savaşçılarına Ekonomik anlamda neyi kazandır-
dı ? ihaleler yatlar villalar Marketler zincirleri, holdingler, özel uçaklar, 
özel yatlar vs. yada hangi savaşçısı binlerce dolar maaş aldıda
mevcut durumun kurunması için şidettin devam etmesi için nemalanmak için şideti 
seçmek zorunda kalsın.
 
Kürt tarafından bu savaştan ötürü bedel ödemiş çocuğunu kaybetmiş bir mezar 
taşına dahi hasret kalmış açılı Kürt niye şidet ve sa-
vaş istesin,bu savaşta Kürt tarafın ödediği bedel 17 bin faali mechül binlerce 
yakılan yıkılan Köy,kasaba ve mezra binlerce fidan gibi, 
göz bebeği gibi yaşatmak istediği ve kaybettiği gençelerini..!karşılığında bir 
parça özgürlük,sadece onuruyla yaşamak için zindanlarda 
bedel ödedi ve hala durum aynı,binlerce Kürt genci zindanlarda bedel 
ödüyor,dağlarda onuruyla yaşamak için zor şartlarda şeref na-
mus haysiyet nöbetini tutuyor.
 
Ama AKP ve Fetullah organizasyonu bu savaştan ötürü nemalanıyor,inanki 
Kürtlerin nefesini tıkamak ve kazandıkları bir parça özgür-
lükleri ellerinden alma ihalesi verilmiş olmasaydı şimdi AKP ve Fetullah 
organizasyonu Binlerce şirket,holding ve hükümet , iktidar ola-
mıyacaklardı,yeşil sermaye palazlanmayacak ve kendi suç örgütleri olan yeşil 
ergenekon oluşturulup güçlendirilmiyecekti..
 
KCK operasyonu adı altında binlerce Kürt siyasetçi hala zindanlarda savunma 
haklarını yapabilmek için ana dilleri olan Kürtçeyi seçtik-
lerinden dolayı savunma hakları gasb edilmiş ve alıkulunmuşlar..!
 
30 yılda yaşanan savaş ve şidetin ortadan kaldırılması için makul ve insani 
olan taleplerini sunuyorlar T.C Başbakanı ve Akp nin genel
başkanı olan Recep Tayip Erdoğan  ağzını açıyor güzünü yumuyor, tehdit ve 
hakaretler sayıyor..!
Bu gerçekler ışığında Akp İktidarının  Kürtleri parçalayarak,parçala yut 
politikasını teşhir ederek bu tehlikeli ve kirli savaşı mahkum ede-
cek Kürt ve Türkiye aydınlarının tez elden kaçmadan, şidet ortamının oluşmaması 
için buluşma temenilerimi sunar selamlar ve saygılar.
 
 
 
 

 



To: [email protected]
From: [email protected]
Date: Fri, 4 Mar 2011 23:39:58 +0200
Subject: [Diyarbekir] Olum Sarmali










Selam ve sevgilerimle.
B.MaturÖlüm Sarmalı
PKK, Kandil'den yapılan açıklama ile eylemsizlik kararını bozduğunu ilan etti. 
Aslında uzun zamandır konuşulan ama kimsenin ihtimal vermediği bir karar bu. 
Siyaset koridorlarında hemen senaryolar yazılmaya, yeni roller dağıtılmaya 
başlandı bile. Kaldırılan eylemsizlik kararı, sadece bir politik enstrümanmış 
gibi seçim sonuçlarına yapacağı muhtemel etkiler, BDP ve MHP'yi nasıl 
güçlendireceğine dair tahminler yapılıyor. Oysa eylemsizlik kararının 
kaldırılması her şeyden önce insanla ilgili. Ateşkesi bozuyorum demek, 
çatışmaya devam etmek demek... Silahın miadının dolmadığının, silahın aramızda 
hâlâ bir seçenek olarak tutulmasının işareti. Öyle mi gerçekten? Silah bir 
seçenek mi?



Bejan Matur - Ölüm sarmalı
Bana kalırsa bunun böyle olmadığının PKK bile farkında. Soğuk savaş dönemi 
paradigmasının değiştiğini görmüyor olamaz. Bir otoriteye başkaldırmak için tek 
güç olarak silaha sarılmanın günümüzde artık işe yaramadığını onlar da biliyor. 
Ama her bahar yaşanan tekerrür ediyor. Tam otuz yıldır devam eden bir kısır 
döngü bu. 'Eller tetikten çekilsin' isteyenlerin çabası yeni bir siyasetin 
zeminini oluşturmaya yetmiyor ne yazık ki. Başka bir zemin için sebepler hiç az 
değilken, karşılıklı güvensizlik girdabında herkes bildiğini okuyor. Silahtan 
başka yol görmeyen PKK'ya, devlet bildiği ezberlerle yaklaşıyor. Devletin 
yenilenme çabası içinde olan diğer yüzü ise özellikle bu meselede çok yavaş. 
Daha doğrusu yeni olan, eski zemine ekleniyor. Siyasetteki zeminin ve 
niyetlerin uyuşmazlığının faturasını bu ülkenin insanı ödemiş kimin umurunda. 
Üstelik sadece malıyla değil, canıyla da. 
O halde samimiyetle şu soruyu soralım; insanı siyasal mekanizmanın bir parçası 
haline getiren bu anlayışa, hem devletin güvenlik konseptine hem de PKK'nın 
şiddetine dur diyemeyecek miyiz? Bu soru ancak yeni bir siyasi zeminde cevabını 
bulabilir. 
Dünyada paradigmaların değiştiğini görmek için uzağa gitmek gerekmiyor. 
Ortadoğu'da bunun işaretleri fazlasıyla var. Tüm Ortadoğu'da uyanan toplumsal 
bilinç, çağın nabzını gösteriyor. Tarihi belirleyecek olanlar, bu yenilenmeye 
ayak uyduranlar. Eski yöntemlerden şaşmayanlar ise kaçınılmaz olarak tarihin 
dışına düşecekler. 
Bütün bu gelişmeleri okuyamayan körlük bu baharda da kapımızı yokluyor. Kürt 
meselesinde başından bu yana şiddeti seçen PKK, seçtiği yöntemi kendi kitlesini 
koruyabilmenin belli ki tek çaresi görüyor. Seçim öncesi görünür olmanın şartı 
silah ona göre. Şiddeti bir yöntem olarak odağına alan siyasetin başka 
alternatifinin olmayışı ise hepimizi ilgilendiren büyük bir handikap. 
Bunu en iyi acıyı somut olarak yaşayanlar bilir. O insanların yansıttığı derin 
bir psikolojik vakum var bu toplumda. Ölen her insan geride incinmiş, yaralı 
bir aile bırakıyor. Bu iki taraf için de böyle. PKK'ya katılan her gencin 
geride bıraktığı onlarca yakını, ideallerini paylaşmasalar bile onun anısına 
saygıdan PKK'nın yakınında hizalanıyorlar. Tıpkı şehit asker yakınlarının 
kaybettikleri insanın anısına bağlılıktan PKK'ya dair geniş bir antipati halesi 
oluşturması gibi. Bu bir sarmal. Ölüm sarmalı. Yaşanan şiddet, bir duygusal 
anafor oluşturarak toplumu karşılıklı kilitliyor. Nasıl çözülecek bu düğüm? Bu 
sarmal nasıl nihayet bulacak? 
Şunu gocunmadan kabul edelim; Türkiye siyasetinin, 2011 yılında bile insan 
hayatını ilgilendiren bir meseleyi politik malzeme olarak görmesinde hepimizin 
payı var. Yarın sönecek hayatlarda, dökülecek her damla kanda hepimizin 
duyarsızlığının, klişelerinin katkısı var. 
Bunun doğruluğunu test etmek de zannedildiği kadar zor değil. Yeter ki 
kendimize şu soruyu soralım; silahı susturmak için ne yaptık? Sadece suçlamak 
ve savunma pozisyonuna geçmek dışında ne? Silahın oluşturduğu felsefeyi, 
şiddetin yarattığı kalıpları reddetmek için nasıl bir yöntem izledik? 
Siyaset her şeyden önce yaşatma sanatıdır. Sorunlara çözüm bulma arayışıdır. 
Kapanmış kapıları açma sanatıdır siyaset. Ve göründüğünün tersine hantal 
değildir. Yeryüzünün bu hareketli coğrafyasında silkinen, kendine gelen 
toplumsal dinamiklerin yön verdiği yeni siyasetin Kürt sorununa daha cesaretle 
yaklaşmasını diliyor insan. Kendi toplumuna güvenen Türk, Kürt siyasetçiler 
hayal ediyor.



__._,_.___

Diyarbakır Cezaevi Muze Olsun diyorsanız ve hala imza vermediyseniz, lutfen,  
http://diyarbakir.yurttas.tv/diyarbakir    linkine  girip bir imza da siz verin 
ve bu linki imza vermek isteyen dostlarınızla da paylaşın.

Kardeş Sitemiz:

http://diyarbakirgrubu.blogspot.com 

"Seni baharmışın gibi düşünüyorum, Seni Diyarbekir gibi.."
Grubumuzdan , dostlarınıza bahsedip, üye olmalarını önerdiniz mi? 

Gruptaki yazilarin sorumlulugu ilgili yazinin
yazarina aittir. Grup yoneticileri ve diger uyeler
sorumlu tutulamazlar.

Gruba üye olmak için: [email protected] a boş bir mail
atılacak.Akabinde Yahoo dan gelen cevaba bir işlem yapılmadan iade 
edilecek.Böylece Üyelik Tamam.Üye olmayı başaramayanlar 
[email protected] adresine yazmaları halinde kendilerine yardımcı olunur.

Gruba  mesaj göndermek için: [email protected] adresine mail 
atabilirsiniz.


 


Your email settings: Individual Email|Traditional 
Change settings via the Web (Yahoo! ID required) 
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully 
Featured 
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe 


__,_._,___                                        

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap