bay güçlü ergenekoncu senmisin yoksa  iftira attığın sürekli karaladığın halkmı 
sen ne utanmaz birisin ya insan birşey yazarken enazından yüzde 1 ri de olsa 
doğru olmalı ya kimi görsen etekliyorsun sureti haktan görünüp derin devletin 
tetikçiliğini yapıyorsun sen böyle  ne yapmak istiyorsun  ömür boyu hep bu 
halkın fitnecisi oluyorsun  bilmelisinki kürt halkı tarafından da hep 
naletleniyorsun
Date: Fri, 29 Apr 2011 11:09:44 +0300
Subject: {Diwanxane} PKK/BDP'nin Seçim Siyaseti ve Adayları....
From: [email protected]
To: 

Değerli Dostlar,
 
PKK/BDP'nin seçim siyaseti ve adaylarının yapısı hakkındaki düşüncelerimi 
sizinle paylaşıyorum.
 
Selam ve başarılar.
 
İbrahim GÜÇLÜ
 
                                             *****
 

"PKK-BDP'nın yeni seçim siyaseti ve Adayları...

 

İbrahim GÜÇLÜ

([email protected])

 

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) de, PKK'nın uzantısı, PKK'nın yönetip 
yönlendirdiği bir parti. BDP, PKK'nın silahlı yapısını devamını hem sağlamaya 
çalışan ve hem de kamufle eden bir enstrüman. Çünkü PKK'nın varlık nedeni, 
silahlı gücü ve dayandığı şiddettir. Bütün barış demagojilerine rağmen, silahlı 
gücü elinden bırakmak istememektedir. Kürt Federe Devleti'nin kuruluşu ve soğuk 
savaşın son bulması sonrası, devletin ve PKK'nın eski minval üzere hareket 
etmesi mümkün değildi. Kürt toplumu dinamiğine dayalı yeni gelişmeler, PKK'nın 
meşruiyet sorununu sorguluyor, egemenlik ve hegemonik yapısını zorluyordu. 12 
Eylül Anayasa referandumunda bu sonuç açık bir şekilde ortaya çıktı. PKK'nın 
sivil ve demokratik kesimlere etki yapamadığı ortaya çıktı. PKK tarafından bu 
gelişmenin engellenmesi gerekirdi.

 
PKK ve onun dayandığı güç odakları seçimi fırsat bilerek bunu projelendirmeye 
başladı. Bunun için dört alana el atmaya başladı. 

 
Bu alanlardan biri, sol sosyalist muhalefet alanıdır. İkinci alan, Kürt ulusal 
muhalefet alanıdır. Üçüncü alan, etnik topluluklar alanıdır. Dördüncü alan, 
dindarlar alanıdır. 

 
Bu projelendirmenin, Ergenekon örgütü olarak tanımlayan kuruluşun sistematiğini 
hatırlatması bakımından da çok anlamlıdır.

 
Ayrıca PKK/BDP, Baas'ın seçim siyasetini kendisi için yol haritası olarak 
seçti. Seçim'de ulufe dağıtarak, meşruiyet alanını genişletmeye, hegemonyasını 
devam ettirmeye çalıştı.

 
Suriye Baas Partisi, muhalefet partilerine bir ya da iki milletvekili, 
milletvekillerine bir araba, bir maaş vererek, hem demokratik seçim yapmış 
oluyor, hem de hegemonyasını devam ettirmiş oluyor. 

 
 
       
                                                              *****

 
Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya Önder ve diğerleri, sol sosyalist muhalefetin 
BDP'deki sembol adaylarıdır. Ama Ertuğrul Kürkçü, sol sosyalist alanı daha çok 
açıklayan bir aktör. Ertuğrul Kürkçü, 68 Kuşağının gençlik liderlerinden biri. 
DEV-GENÇ Genel Başkanlığı yaptı. Mahir Çayan'ın en yakın arkadaşı. Türkiye Halk 
Kutuluş Partisi-Ordusu yöneticilerinden biri. Kemalizm'in sol kanadına iman 
getrimiş bir akımım içinde olanlardan biriydi. Türkiye'de sosyalist iktidarı, 
silahlı yolla, ordunun sol kanadının ittifakıyla gerçekleştirmek isteyen akımın 
temsilcilerinden biri. Mahir Çayan ve arkadaşları Kızıldere köyünde 
öldürüldüklerinde sağ kurtulan, 12 Mart Askeri Darbesi sonrası dönemde hapis 
yatanlardan biri. 

 
Ama şu saptamayı yapmak gerekir: Türkiye'de sol sosyalist siyasanın aktörleri, 
toplumsal bir güç oluşturmuyorlar.

 
Öcalan da, kendisinin Mahir Çayan geleneğinden geldiğini kabul eder.
 
                                                  *****

 
PKK'yı ve dayandığı güçleri en çok ilgilendire alan, Kürt ulusal demokratik 
alanıdır. PKK, asıl olarak Kürdistan'da kendisine rakip bir gücün kalmasını 
istememekte. Çünkü PKK'nın meşruiyetini sorgulayan, egemenlik ve hegemonik 
yapısını tehdit edecek alan, bu alandır. 

 
PKK-BDP bu nedenle, Kürt ulusal demokratik alanındaki tüm muhalefet aktörlerini 
yok etmek ve etkisiz hale getirmek için, HAK-PAR ve KADEP üzerinden hareket 
etti. Bundan da başarılı oldu. Üstelik bu iki aktör de, PKK'yı devletin bir 
projesi gören, PKK'yı milli ve demokrat görmeyen aktörlerdi. 

 
HAK-PAR, BDP ile ilkeler ve aday sayısı üzerinde anlaşma yapmadığını açıkladı. 

 
KADEP aktörü, PKK'nın tuzağına düştü. KADEP dendiği zaman da Şerafettin Elçi'yi 
anlamak gerekir. Çünkü PKK tarafından onlarca yoldaşı öldürülen KUK'lular ve 
PKK'yı devlet örgütü gören Şıvancı hareketten bireyler KADEP'te olmasına 
rağmen, hiçbir söz sahibi olmadıkları bir kez daha ortaya çıktı. Yoksa 
Şerafettin Elçi'nin adaylığını engelleyebilirlerdi. 

 
Şerafettin Elçi, Kürt ayaklanmalarından sonraki ilk toplu tutuklama olan 49'lar 
Davası'ndan yargılanan bir üniversite öğrencisi. Türkiye Kürdistan Demokrat 
Partisi'nin kurucularından, Kürtçü olarak bilinen, Barzanilere yakın olarak 
tanınan, kendisini liberal demokrat olarak tanımlayan, ama hiçbir zaman 
demokrat ve liberal olmayan, geleneksel değerler üzerinden hareket eden, ulusal 
demokratik hareketi kendi kişisel çıkarları ve hırsları uğruna kullananlardan 
biri. 

 
PKK-BDP adaylığıyla da, liberal demokrat değerleri ayaklar altına ldığını bişr 
kez daha gösterdi.

 
PKK-BDP, Şerafettin Elçi kanalıyla, Kürt ulusal muhalefetini hiçe indirerek 
Kürtleri tek başına temsil ettiğini göstermek istemektedir. Bunda başarılı 
olması olanaklı değildir. 

 
Ama PKK-BDP, KADEP'in önersisi üzerine beş siyasi çevrenin (KADEP, Kürdistan 
Parti Hareketi, Kürt Devrimci Demokratlar Hareketi,  Demokrat Kürtler Arayışı, 
Dicle-Fırat Diyalog Grubu) başlattığı yeni bir ulusal hareket ve örgüt 
çalışmasını dinamitlemeyi başardı. Kendince Kürt Federe Yönetimi'ne ve Mesut 
Barzani'ye karşı da bir karşı tutum geliştirme olanağını elde etti. Bilindiği 
gibi Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kürdistan Federe Bölgesi'ni 
ziyareti sırasında, Devlet Başkanı Mesud Barzani'nin AK Parti'ye destek 
çağrısı, Şerafettin Elçi ile boşa çıkarılmak istendiği görülmekte.

 
Ayrıca bilinmeli ki, KADEP, toplumda sosyolojik bir karşılığı olan ve bir 
toplumsal gücü temsil etmek durumunda da değildir.

 
Kürt Federe Bölgesine karşı bir cephe oluşturma yönünden bakıldığı zaman,  
Şerafettin Elçi'nin BDP'nin adaylığı sorunu, PKK'yı da aşan büyük bir proje 
olarak orta yerde görülmektedir.

 
Diyarbakır adayı Hatip Dicle, Şıvancı/DDKD geleneğinden gelen biri. Hatip Dicle 
vasıtasıyla, bu gelenekten gelen bir kesim etkilenme yoluna gidilmektedir. Ama 
Hatip Dicle, yaptıkları, konumuyla Apocu kategoride ele alınmayı hak etmiş 
durumda.

 
                                                                  *****

 
PKK-BDP'nin, etnik topluluklardan Yahudilere ve Rumlara öneri götürme şansı 
bile olmadı. Sadece Ermenilerden, Hrant DİNK ailesine öneri götürüldü. Bu 
öneri, Hrant DİNK ailesi tarafından olumlu karşılanmadı. Bunun bilinçli bir 
hareket tarzı olduğu tartışmasız. Sadece Süryanilerden bir aday söz konusudur. 
Bu aday da, Süryanilerin sol ve marjinal olan küçük bir kesimini temsi ettiğini 
düşünüyorum.

 
                                                                    ***** 

 
BDP'nin dindarlar alanında el attıkları adaylardan biri, Altan TAN'dır. Altan 
TAN, eski Kürtçü geleneğine sahip olan biri değil. Hem Kürt ulusallığı ve hem 
de dindarlığı açısından iki-arada bir derededir.  Altan Tan, tam bir Türkiyeci 
Kürt'tür. Dindarlığı da etkin olmayan, kaygan bir dindarlıktır. Said-i Nursi 
ekolüne yakın görünmekte.  Geçmişte İslamcı partilerde çalışan biridir. Ondan 
sonra, HADEP'e yakınlık içinde oldu. HADEP'ten, PKK'nın siyasetlerinden duyduğu 
rahatsızlıktan dolayı ayrıldı. Ama açık bir eleştiri de yapmadı. AK Parti'ye 
yakın olduğu izlenimini verdi. AK Partiden de bir dönem sonra uzaklaştığı 
görüldü, PKK-BDP'nın yan kuruluşu ve oluşumu olan "Demokratik Toplum 
Kongresi'nin" üyesi ve yöneticisi oldu.

 
Altan Tan, dindarlar içinde bir toplumsal temsil gücüne sahip değildir. 
Milletvekili adayı olmak için de büyük hizmetlerde bulunduğu görülmelidir.

 
                                                                *****

 
PKK-BDP'nin seçim siyaseti,  geniş bir yelpazeye açılması olarak 
nitelendirilse, de, amacı PKK-Öcalan egemenliğini ve hegemonyasını genişletme, 
güçlendirme eylemidir. Yoksa bu seçim siyasetinin PKK-BDP'nın ana yapısal 
özelliklerini değiştirme, derin devletin güdümünden çıkma, Kürt ulusal 
demokratik siyasetin değerlerine göre yapılanması, anlamına gelmez.

 
                                                       *****

 
Koparılan bütün gürültülere rağmen, PKK-BDP'nin seçim siyasetinin, geçmiş 
seçimlerden farklı bir yaklaşım yok. Yeni olan Şeraffetin Elçi ve Altan Tan'ın 
adayları görülmekte. Bunlar da, içinden geldikleri kesimlerde büyük bir temsil 
gücüne sahip olmadıkları, marjinal oldukları, PKK-BDP açısından bir sembolden 
öteye olmayan aktörlerdir.

 
PKK-BDP'nin yeni seçim siyaseti psikolojik bir rahatlık getirse de, sanıldığı 
ve ileri sürüldüğü gibi sürpriz bir sonuç doğurmayacağı düşüncesindeyim.

 
Amed, 26.  04. 2011




-- 

-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 

 

Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

 

-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
                                          

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap