Sabah Gazetesinde 30 Mayıs 2011 günü "Bomba... Bomba..." diye sürmanşetten 
verilen "madımak'ın Sırrı Dağlıca saklı.." başlıklı, Ertuğrul Erbaş, Mutlu 
Çolgeçen imzalı bir habere göre 3 Temmuz 1993'de Madımak Katliamı sırasında, 
otelin çevresindeki çekilen görüntülerde kalabalığın içinde hızla ayrıldığı 
görülen 4 kişinin kimlikleri uzun süre araştırıldıkan sonra bu kişilerin PKK 
eylemcisi oldukları ve daha sonra bu eylemcilerin çeşitli tarihlerde öldükleri 
belirlenmiş. Erzurum Özel Yetkili Savcılığından alındığı öne sürülen bu 
bilgilere göre o zaman bu kişiler; Daha sonra Dağlıca olayında adı duyulan 
Alişer Koçgiri kod adlı gerilla komutanı Yücel Halis'e bağlıymışlar.


[ http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/05/31/madimakin-sirri-daglicada-sakli ]


Haberin ve [eğer doğruysa Erzurum Özel Yetkili Savcılığının verdiği 
enformasyonun] mantığı bir kalabalığın içinde PKK'li varsa, orada tüm olup 
bitenden onlar sorumludur anlamına geliyor. Görüntülerde yakalanan en büyük 
"suç" ise bu kişilerin hızla olay yerinden uzaklaşmaları. Hızla 
uzaklaştıklarına 
[yani kaçtılar demeye getiriyor] göre demekki bir suçları olmalı. Oysa normal 
insanların orada Otelin etrafındaki kuşatmayı sürdürüp, eğer yangından dışarı 
kaçacak kimse olursa linç etmeyi beklemeleri; "yak! yak!" diye tempo tutmaları; 
tekbir getirmeleri, yangını alkışlamaları gerekiyordu!..


Haberin "Altın vuruşu" ise PKK eylemcisi oldukları iddia edilen bu kişilerin 
"Sıvas Bölge Sorumlusu Yücel Halis'e bağlı olmaları" iddiası. Yücel Halis, eski 
SHP milletvekili ve Bakan Ziya Halis'in yeğeni. Böylece Sıvas Katliamından 
Ergenekon bağlantılı PKK sorumlu oluyor; PKK ile CHP'nin işbirliği 
ispatlanıyor; 
Halis'ler Alevi olduğu için de Alevi aydınlarının katili de yine Aleviler olmuş 
oluyor!


Yücel Halis 1991 ve 1993 Yıllarında Nerelerdeydi?


Haberde kalabalıkta PKK'li olduğu iddia edilen 4 kişinin kimlikleri dışında 
yeni 
bir şey yok. Güncel bilgi gibi verilen bazı iddiaların tümü 2009 yılında "gizli 
tanık Kıskaç"ın itirafları olarak basında yer almıştı. Bu iddialar biri 
birleriyle tutarlılık aranmaksızınkolajlanarak "bomba" haber imal edilmiş.


Google'deki kısa bir gezintiyle bu bilgi döküntülerini toplamak mümkün oluyor: 
Yücel Halis, PKK-Ergenekon bağlantısına delil olarak gösterilmiş:


"TERÖRİST HALİS'İ KİM KOLLADI? 

GİZLİ tanık Kıskaç, PKK yöneticisi Yücel Halis'in 1991 yılında Suriye Bekaa'da 
eğitim aldığını öne sürerek, 1993 yılında PKK'nın Sivas sorumlusu olduğunu 
iddia 
etti. Halis'in Sivaslı olduğunu ve CHP'li eski Sosyal Güvenlik Bakanı Ziya 
Halis'in de yeğeni olduğunu anlatan Kıskaç, Alişer Koçgiri'nin o dönem Sivas'ta 
görev yapan ve Veli Küçük'ün emrinde çalışan Alay Komutanı M. A. ve İlçe 
Jandarma Bölük Komutanı Teğmen M. G. tarafından kollandığını ileri sürdü. 
Kıskaç, bu kişilere teröristlerle ilgili bilgi verdiğini ancak söylediklerinin 
dikkate alınmadığını iddia etti." (28 Mayıs 2009, Star, 
http://www.bugun.com.tr/haber-detay/70401-teroristin-sok-ergenekon-baglanti-haberi.aspx
 )


Başka bir yerlerde yayınlanan haberlerde de Yücel Halis'in, Ekim 1991 
seçimlerinde amcası Ziya Halis'le birlikte bölgede dolaşarak beraber seçim 
çalışması yaptıkları iddia ediliyor: [Yücel Halis 1991'de Bekaa'da Eğitim mi 
alıyor, Sivas'ta amcası ile birlikte seçim çalışması mı yapıyor?]


" Gizli tanık Kıskaç, 1991 seçimlerinde CHP'den milletvekili adayı olan Ziya 
Halis'in PKK militanı yeğenini yanına alarak seçim çalışmaları yaptığını 
anlattı." (Cihan 
http://www.rotahaber.com/chpli-vekilin-pkkli-yegenle-secim-calismasi_54704.html)
 
"Yücel Halis'in amcası Ziya Halis'in kendisine tahsis ettiği araçla CHP'nin 
propagandasını yapıp amcasına destek olduğunu belirten gizli tanık.." (29 Nisan 
2009 http://www.haber5.com/chp-pkkyi-destekliyor-mu-haberi-4029.aw ) 



Bir başka haberde ise Yücel Halis'in amcasının yanında çalışırken 1993 yılında 
örgüte kaltıldığı iddia ediliyor; ["Tanıştığı" örgütte hemen "Eyalet 
Sorumluluğuna" getirilmiş!]


"ÖCALAN'DAN HALİS'E ÖZEL EYALET
Müteahhit olan amcası Ziya Halis'in yanında çalışan ve Ankara merkezli Halis 
İnşaat Ticaret Ltd. Şirketi'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde aldığı 
okul, köy yolu ve köprüsü gibi inşaatların başında bulunan Yücel Halis, 1993 
yılında amcası Sivas Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne 
seçildiği sırada PKK terör örgütü ile tanıştı." 
(http://www.haberpan.com/bakan-sehit-pkkli-haberi )


Gizli Tanık Kıskaç, Yücel Halis'in 1993'de PKK'nin"Koçgiri Eyaleti" Sorumlusu 
olduğunu iddia etmiş:


Yine Gizlik tanık ifadesine göre "Sivas-Zara-Divriği hattının sorumlusu olan 
Yücel Halis'in ilk eylemi 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak olaylarından 3 gün önce 
Erzincan-Sivas Karayolu'nu kesmek oldu" 
(http://www.internetajans.com/default.asp?nid=106223 )


Eski jandarma istihbaratçısı Gizli Tanık Kıskaç'ın Savcı Öz'e verdiği söylenen 
ifadede Başbağlar katliamının sorumlusu ve Ermenistan-ASALA bağlantısı olarak 
sunulmuş (30 Ekim 2008):


"PKK militani Aliser Koçgiri Kod Yücel Halis, 1991 sonlarinda Suriye Bekaa'da 
egitim almaya gitti ve beraberindeki Ermeni militanlarla birlikte 1993 yilinda 
Sivas alanina gelerek PKK'nin Koçgiri Bölge Sorumlusu oldu. PKK terör 
örgütünün, 
Ermeni terör örgütü ASALA ile isbirligi yaparak ASALA'dan hemen sonra ülkemizin 
basina bela edildigi herkesçe bilinmektedir. (Vakit, 
http://www.forumselcuk.com/yazdir/59995/gizli-taniga-gore-basbaglar-canileri )


Yücel Halis'in Sıvas Madımak'ta eylemci olduğu iddiası Ağustos 2009 Aksiyon 
Dergisinde "Sıvas'taki Ateşi Kim Yaktı?" başlıkla yazıda ortaya atılmıştı: 



"2 Temmuz günü Yücel Halis'in olayları provoke edenler arasında olduğu tespit 
ediliyor. Halis, en son Dağlıca operasyonu sonrasında.." ( Aksiyon, 1. Agustos 
2009 http://www.habereditor.com/news_detail.php?id=60584 ) 



Yücel Halis'in 1993-94 yıllarında değil, 1997-1998 yıllarında Koçgiri Eyalet 
sorumlusu olarak gösteren ayrı bir haber: 21 Ekim 2007 tarihinde Dağlıca 
Baskını 
ardından protokolle serbest bırakılan 7 askerin sorgulamasına yapan TC 
Genelkurmay Başkanlığının açıklamasından: 



"Askerlerin götürüldüğü kampta tek tek sorguya alan kişinin ise eski bir Sivas 
milletvekilinin yeğeni Alişar Koçgiri kod adlı Yücel Halis olduğu belirtiliyor. 
Askerlerin kişisel bilgilerini öğrenerek, telefon numaralarını alıp aileleriyle 
irtibat kuran terörist Halis, yine askerlerin teslimi sırasındaki terörist 
grubun başında bulunduğu ve sözde tutanaklara imza attığı ifadelere yansıyor.


Aslen Sivaslı olduğu belirtilen terörist Yücel Halis'in 1997- 1998 yıllarında 
PKK'nın, 'Koçgiri Eyaleti' olarak adlandırdığı Sivas- Zara- Divriği- Kangal ve 
Hafik bölgelerinde sözde eyalet sorumlusu olduğu kaydediliyor. Teröristbaşı 
Abdullah Öcalan'ın yakalanmasıyla terör örgütünün kayıpları vermesi sebebiyle 
aynı yılda Şam'a gittiği anlatılıyor. Terörist Halis'in Türkiye'de büyük 
kayıplar veren terör örgütünün 22 Temmuz seçimlerinden sonra 12 şehidin 
verildiği Gabar saldırısı ve son olarak Dağlıca'daki hain terör olaylarını 
planlayan grubun içinde yer aldığı tahmin ediliyor." (CİHAN 19.01.2008 
http://www.sehitlerolmez.com/haberler/genel_kurmayin_daglica_yorumu.html )


Yücel Halis 1991'de Cezaevinde; 1993-94'de ise Özgür Gündem'in Müessese Müdürü!


Anlaşılan bu Yücel Halis aynı anda birkaç yerde birden görünme konusunda üstün 
yetenekleri olan biri. Yücel Halis 1991'de Bekaa'da değil İstanbul'da 
Cezaevindeydi. 1 Eylül 1991 tarihli "2000'e Doğru" Dergisinde Cezaevinden 
gönderdiği bir mesajı yayınlandı.


SHP Sivas eski Milletvekili Ziya Halis, yeğeninin "1991'de cezaevine girdiğini, 
2 yıl kadar yattıktan sonra çıktığını ve sonra örgüte katıldığını ve 1993 
yılından beri de kendisini görmediğini" söylüyor. (18 Kasım 2007, 
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7714825_p.asp )


Yücel Halis 1993 yılında İstanbul'da yayınlanan Özgür Gündem gazetesinin 
müessese müdürüydü. Özgür Gündem Gazetesi'nin kapatıldığı 17 Nisan 1994'e kadar 
bu görevde kaldı.




Yücel Halis'in o dönem Özgür Gündem gazetesinde çalışma arkadaşı olan Tüncel 
Fikret, "Sabah İçin Minik Detay" başlıklı yazısındaÖzgür Gündem'in Madımak 
Katliamı ile ilgili yaptığı yayın ve sorduğu sorulardan örnek vererek; Devletin 
olayların çıkacağı önceden tahmin edilmesine rağmen neden önlem almadığını; 
neden seyirci kalındığını ve içerde mağdur olan insanları neden 
kurtarılmadığını 
sorguluyor.

("Sabah İçin Minik Detay / Tuncel Fikret " (31 Mayıs 2011) 
http://tuncelfikret.blogspot.com


Sabah'ın Özgür Gündem'e Utanç borcu yok mu?


Faili mechul cinayetlerin, kirli savaşın tam hızıyla sürdüğü o günlerde bugün 
sureti haktan görünen Sabah'ın 1993'deki yayın politikası bu kirli ilişkileri 
örtbas etmek, kışkırtmak veya arka çıkmaktı. Özgür Gündem çalışanlarıise bugün 
"gazeteciyim" diyenlerin utanacakları bir gazetecilik performansı 
sergiyorlardı: 
Gazetinin 61 sayısından 41'i toplatılmış; yayında kalabildiği iki yıl çinde tam 
76 çalışanı öldürülmüştü. 



Diğer dezinformasyonlar: 


1993'te Sivas'ta İl Turizm Müdürü Vahap Sümbüloğlu'nun Yücel Halis'in amcası 
Ziya Halis tarafından atandığı iddiası doğru değil. Çünkü Ziya Halis o sırada 
henüz bakan değil, milletvekili.Etkinlikler İl Turizm Müdürlüğü tarafından 
değil 
Pir Sultan Abdal Derneği tarafından organize ediliyor. Sivas Valiliği 
onaylıyor. 
Aziz Nesin'in ve diğer pek çok sanatçının etkinliğe getirilmesini organize eden 
deİl Turizm Müdürü değil Pir Sultan Abdal Derneği. Vahap Sümbüloğlu ile Yücel 
Halis görüşmüşler mi, doğrulatmak mümkün değil çünkü Sümbüloğlu ölmüş. (Ziya 
Halis ve Ferdan Ergut'tan Sabah gazetesi haberine tepki : 
http://www.edp.org.tr/haberler/detay.php?id=380 )


Amca Ziya Halis'in alevi kökenli CHP'li bir milletvekili olması 
CHP-PKK(Dolayısıyla Ergenekon!) bağlantsı kurulması için uygun bir profil gibi 
görünüyor. Amcaların yeğenlerin siyasi tercihlerinden dolayı birbirlerinin 
suçlanmasındaki ahlaki sorun bir yana Ziya Halis'in gerçeği bambaşka. O Anayasa 
Referandumu nedeniyle CHP'le ters düşen flash bir isim. EDP isimli bir parti 
kurmuş ve AKP ile birlikte ("Yetmez ama Evet' de değil!) "Evet" kampanyası 
yürütmüştü.



Madımak Katliamını Aklama Çabası


İktidar yanlısı, İslamcı ve "milliyetçi-mukaddesatçı" medya, Madımak Otelinin 
etrafını sarıp tekbir getirerek, alkışlarlaiçerideki insanları cayır cayır 
yakıp 
seyrine bakan katliamcı-soykırımcı güruhu aklamak için bu haberin üzerine 
atlamış görünüyor. Haber yüzlerce kez kopyalanıp başka başlıklarla yayınlanmış. 
Her kopyalanışında da alalacele atılan her yeni başlık nedeniyle ilk halinden 
daha da berbat bir hale dönümlüş durumda. İlk halinde "PKK'lerin Madımak'ta izi 
çıktı" denirken; son kopyasında "Madımak'ın sorumlusu PKK'li ve SHP'li amcası 
çıktı!" haline gelmiş.. 



Belirtilen görüntülerde hızla ayrıldığı belirlenen 4 kişinin PKK'li olması 
mümkün. Bundan ne sonuç çıkar? Muhtemelen etkinlikler için orada bulunan bu 
kişiler, işlerin çığrından çıkıp belkide kendilerine tehlike geleceğini 
düşünerek alandan ayrılmış olabilirler. Otelin etrafını kuşatıp 8 sat boyunca 
"yak! yak!" diye bağırıp tekbir getiren binlerce kişi "suçlu" değil de o 
ortamdan kaçan 4 kişi mi suçlu? 



Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Sabah gazetesinin Sivas Katliamı'nı PKK'ye mal 
etmeye çalışmasına tepki göstererek, "Haber düzmecedir, inandırıcılıktan uzak 
ve 
çarpıtma amaçlıdır" dedi. Alevi Bektaşi Federasyonu eski Genel Başkanı Ali 
Balkız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri Av. Fevzi Gümüş ve 
davanın müdahil avukatlarından Şanal Saruhan gazetelere verdikleri demeçlerde 
haberlere tepki göstererek bunun Madımak Katliamı aklama çabası olduğunu dile 
getirdiler.


Madımak Katliamı, üç-beş kişinin yaptığı gizli kapaklı bir eylem değildi. 
Çoğusu 
Alevi 37 sanatçı ve aydının bulunduğu Madımak Oteli'nin gerici bir güruh 
tarafından kuşatılıp, tekbirlerle, alkışlarla yakılmasıdır. İnsanlar yangından 
kaçarlarsa çıkanları linç etmek için etrafının sarıldığı; güvenlik güçlerinin 
gün boyunca müdahale etmedikleri; yakılmaktan, boğulmaktan kurtulanların da 
linç 
edilmek tehlikesi yaşadıkları kitlesel bir terör olayı idi. Yalnız gerici örgüt 
ve grupların değil, kitlelerin katıldığı (20 bin kadar kişi!) bir şiddetti.


Olayın üzeriden 17 yıl geçtikten sonra binlerce kişinin görüntüleri içinde 4 
PKK'li bulup, olayı bununla izah etmeye çalışmak; yalnızca kötü bir 
dezinformasyon denemesi değil, Alevi toplumuyla da alay etmek anlamına geliyor. 
Neticede "Alevileri Aleviler" katletti, demeye getirip; uzun yıllardır manevi 
sorumluluğunu bir türlü üzerinden atamadıkları Madımak'ın olayının yükünden de 
kurtulup bir taşla bir kaç kuş birden vuracaklarını düşünüyorlar.


02.06.2011


Gelawej

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap