Sayın Güneş,

AK Parti iktidarı isteseydi geçtiğimiz dönemde de "Yeni Bir Anayasa" 
yapabilirdi. Yapmaması için hiç bir engel yoktu.  


Şimdi ise bunu daha güçlü biçimde gerçekleştirebilir. Tabi esas mesele "Yeni 
Anayasa"da Kürt ulusunun özgürlük ve eşitligi istemine vereceği bir yanıt var 
mıdır, o önemli. Ben, şahsen bir takım bahanelerin ardına sığındıklarını, 
zihniyet olarak Kürt ulusunu Türk ulusuyla aynı haklara sahip eşit bir millet 
olarak görmedikleri için "az sadaka çok belayı defeder" umuduyla, ufak tefek 
şeyler kabul ederek "Türk devletini nasıl kurtarırız" peşinde oldukları 
inancındayım.

Şahsen Türk devleti nasıl kurtulur benim hiç umurumda değil!... Bu rejimin 
batması çok daha iyi olur. Türk devletini kurtararak da Kürt milletine hiçbir 
şey kazandıramazsınız. Bir önceki yazımda "yeniden yapılanma" adını verdiğim 
şey 
özünde, Kürtlerle beraber, Türkler ve bölgenin diğer yerli halkları, 
kültürleri, 
ulusları, dinleri ortak yeni bir devlet dizayn edebilirler mi sorusuna bir 
yanıttı. Eğer bu olmazsa Kürt toplumu eni sonu kendi başının çaresine bakacak, 
ama bugün ama yarın...

Meseleye çok farklı yerlerden bakıyoruz. Benim için sorun Kürtlerin de dünyanın 
diğer bütün milletlerinin sahip olduğu hakları kullanabilmeleri ve buna saygı 
gösterilmesi. Elbetteki özgür milletler birlikte yaşamının türlü çeşitli 
yollarını biçimlerini bulabilirler, bu da eşit koşullarda bir ilişkiyle 
kurulabilir... 


Ergenokon meselesine gelince, "bu konuyu çok önemsiyorum" diyen çoğu kişi 
meseleyi aslında basite indirgiyor. Çünkü "Ergenokon" özünde 
militarist-bürokratik oligarşi'nin, İttihat-Terakki devamı olan Kemalist dikta 
anlayışının çok küçük bir parçasıdır. Ordu içinde tasfiyeye uğrayan bir yada 
bir 
kaç cunta grubudur. Oysa sistem devasa boyutlara sahiptir, ayaktadır. 
"Ergenekon" bir cunta yapılanmasının adıdır ve birkaç yıl önce kullanılarak 
"moda" olmaya başlamıştır. Oysa militarist-bürokratik oligarşi kökü Osmanlıya, 
İttihat Terakkiye uzanan yüzlerce yıllık bir sistemdir. Büyük ve köklü bir 
yapılanmayı onun küçük bir yapılanmasına indirgemek,onun çok önemsemek değil 
çok 
küçümsemek hafife almak anlamına gelir.

Kürt aydınları da, Kürt grupları da on yıllardır bu yapıyı isabetle teşhis 
etmiş 
ve değerlendirmişlerdir. Mücadelelerini, yapılanmalarını esas olarak bu tespit 
üzerine oturtmuşlardır. Türk liberalleri ancak üzerlerindeki korku bulutları 
biraz gevşeyince tartışmaya başladıkları olgular Kürt aydınları ve 
politikacıları tarafından, 70'li 80'li yıllarda mahkemelerde bile savunulan 
şeylerdi. Türk aydınları bugün halen "sömürge sorununu" tartışmıyorlar, yarın 
"uyanıp" tartışmaya başladıklarında da birileri çıkıp "Bu Kürt aydınları 
sömürge 
meselesinde niye suskunlar" diye bir şey söylerse sizin söylediklerinize benzer 
garip bir durum ortaya çıkacak.

Yazılarınızda sık sık "Kürt aydınları bu konuda sessizler, suskunlar" diye 
serzenişte bulunmanızı -eğer bilerek tersini söylemiyorsanız!- sizin Kürt 
siyaset ve düşünce dünyasından pek de haberdar olmadığınız, yazılıp çizilenleri 
pek okumadığınız sonucunu çıkarıyorum.

Selam ve iyi dileklerimle.


Recep Maraşlı

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap