Eslihû Beyne Exeweykum

"Kardeşlerin arasını düzeltin"

Bu hadisin manası her ne kadar evrensel de olsa ama özelikle İslami kesimi
bağlayan bir emir durumundadır. Veda hutbesine bakıldığı zaman İslam'ın
ibadet ve adalet gibi iki temel prensibin üstünde kurulduğunu görülür. Ama
ne yazık ki ibadette siyasi veya maddi rant  olmadığı için uygulanır ama
adalet için bu söylenemez.

İki zümre arasında iyi bir sulh nasıl yapılır?

1-    Her iki tarafı memnun edecek bir sulh olmaz zaten olmaz çünkü orada
anlaşmazlık yoktur demektir.

2-    Bir tarafı memnun, diğer taraf memnun değil ise bu anlaşma değil bir
dayatmadır.

3-    Ama her iki taraf masadan memnun olmadan kalkarlarsa o sulh başarılı
olur, çünkü burada her iki taraftan taviz vermiş demektir. Birinin tavizi
diğerinin karıdır. Bundan dolayı taraflar kaybettiklerin yanına
kazandıklarını koyar  ve tatmin olmaya çalışır.

Buna çok önemli bir örnek: *" 1. Dünya savaşında ittifak devletleri yenilen
Almanlara çok ağır şartlarda antlaşma imzalattılar. *Bunun üzerine bir
İngiliz sosyolog şunları söyledi:*  "Beyler Almanlara dayattığınız antlaşma
değil 2. Dünya savaşın temelidir."* Ve ne yazık ki tarih bu İngiliz
sosyologu haklı çıkarmıştır.

Kardeşler arasında sulh yaparken bunlara çok dikkat etmesi gerekir, yoksa
aşağıdaki örneklerde görüleceği gibi *tek taraflı kayırma felaket olur*.

Eğer Müslümanlar Allah'ın ayetlerini ve resulullah'ın hadislerini
incelerlerse zaten Allah ve resulü bizim için her kuralı ve her hakkı açık
bir şekilde beyan etmişler, bize kalan ve bize düşen şunun bunun tesirinde
kalmayıp bunları uygulamaktır.

Geçen gün Taraf gazetesinde Ahmet Altan'ın köşesinde beni çok duygulandıran
bir yazısını gördüm aynen şöyle demiş: *"Altan Tan'ın İslam alimlerinden
Kürtler konusunda bir fetva istemesine be kardeşim demiş sen kimden
fetva  istiyorsun
zaten İslam'ın peygamberi bu fetvayı  Veda Hutbesinde size vermemiş
mı? "*ve devam ediyor "
*Ey Türkiyeli alimler eğer şu anda inandığınız o peygamber hayatta olsaydı,
Uludere katliamı karşısında sizin gibi sesiz mı kalırdı. Eğer cevabınız
evet ise ben bir daha sizi eleştirmem* (Ben Ahmet Altan'ı  Allahın huzuruna
Salih biri olarak çıkmasını Allahtan dilerim)

Geçenlerde Irak Kurdistan'nın başkanı : *"gerekirse bağımsızlık ilan ederiz"
* sözlerine bir çok İslam aleminden anından tepki geldi. Ve başkanı fitne
çıkarmakla suçladılar. Irak'ın şii başbakanının generalleri başbakanlarına
*"bize müsaade et üç günde Kurdistan'ı işgal ederim."* Eğer geçmişi göz
önünde bulundursak bunun ne anlama geldiği ortadadır. Ama her nedense bizim
alimler bunu görmediler. Bugün Irak milli gelirinin yüzde 17'si ile
Kürdistan bölgesi gelişiyor ve refah her gün gittikçe gelişiyor. Ama
gelirin yüzde 83 nü alan Arabistan bölgesi perişan ve sefalet içindedir.
Hatta bugün Bağdat'ta böbrek pazarı açılmış insanlar yolsuzluktan
organlarını satıyorlar. Her nedense bizim alimler bunu da görmüyorlar.
Fakat gördükleri tek şey ve içine sindiremedikleri Kürt bölgesini kendi
kendilerini başarılı bir şekilde idare edilmeleridir.

Şu açıktır ki ;  Sadam'ın Enfal davasında *"tüm Kürtlerin katli
helaldır"*fetvasını verenler.
Gerekirse "*50 bin Kürdü öldürün diyenler. Bütün orduları dağlara sürün
hepsini mağarada öldürün "* diyenler ve buna benzer zihniyetler hep
aynıdır. Bu kişiler namaz kılabilirler*, her türlü ibadeti eda edebilirler,
ama insanlığın ve İslamiyet'in temeli olan adalet konusunda sadece sınıfta
kalmış değil,  yok olmuşlar*.

Bu gün Ortadoğu'da Şia İrani bir tarafa koyarsak Arap aleminde İhvanlar, ve
Türkiye'de çeşitli cemaatler İslam'ın akımını büyük ölçüde ellerinde
bulunduruyorlar.

Kürtlere gelince Türkiye'de kendi başına bir İslami Kürt hareketine söz
edilemez. Olanlar da genellikle mevcut cemaatlerde yer alırlar. Bu
cemaatlerin ana prensibi Türk -  İslam sentezidir. Bunlarla beraber olan
Kürtler genellikle Kürt ulusal hakları konusunda duyarsız olurlar. Bazıları
da kraldan daha kralcı misali gibi Türk milliyetçileri gibi davranıyorlar.

Irak Kurdistan'ında ise bazı eksikliklere rağmen durum daha farklıdır.
Onlar daha çok İhvanlarla içli dışlı olurlar. Fakat son zamanlarda özelikle
Suriye'deki muhalefetin başını çeken İhvanlar Türkiye'de ki anti Kürt
cemaatlerinin desteğini almak için Kürtleri muhalefetten dışlamaları Irak
Kürtlerini bir arayış içine sokmuştur. Dehası onların durumu Türkiye'deki
ortama nispeten daha müsaittir. Onlar artık yüksek sesle şunu dile
getiriyorlar:  Anlaşıldı ki Türk veya Arap Müslümanları bizim için laikçi
ve milliyetçilerden farklı değiller ben bunları bizzat Duhok'ta bulunan
İslami Kürt Rabıtası İlan Müdürü ve  İslami Birlik partisi (Yekgirto )
yetkililerinden duydum. Ve Katardaki Dünya İslam fetva birliği başkan
yardımcısı olan ve Süleymaniyeli bir Kürt olan Ali Keredaği , bize aynen
şunları söyledi: *" Şu iyi  bilinmelidir ki bir Kuveytli bir katarlı gelip
bize Kürdistan'ı Özgürleştiremez, bunu bizim yapmamız lazım."*

Ve bir gerçek; her milletin sağcısı, solcusu, liberali, inançlısı,
inançsızı ve milliyetçileri vardır, bu değişmez bir kuraldır. Değişik
milletlerin aynı dünya görüşü paylaşan zümreler birbirleriyle olumlu
ilişkiler kuruyorlar, fakat milliyetçiler bunların dışında; çünkü
milliyetçinin temelinde bencilik vardır ve bir milletin milliyetçileri
diğer milliyetlerin milliyetçilerine düşmandırlar. Her milliyetçi milletini
üstün ırk olarak görür. Halbuki Allah *"insanları en üstün varlık olarak
yarattım"* diyor. Yanı hepimiz Allahın yanında hepimiz diğer varlıklara
karşı üstün bir mahlukuz. Birbirimize karşı değil.

Allah bizi hakkı hak, batılı batıl bilen zümrelerden eylesin.


*Mehmet Said/Gazetekurd*

*
*

*http://gazetekurd.net/kurd/index.php/kardeslerin-arasini-duzeltin/*

*
*

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap