Değerli arkadaşlar,
Birbirimizin metinlerine ya da söylediklerine sıkça gönderme yaparsak
şımartırız birbirimizi. Her zaman söylediğimiz gibi Yordam etrafındaki
herkes "şimdilik" burada ve hiç kimse diğerine karşı Yordam'dan dolayı
sorumlu değil, malumunuz. İsteyen istediği zaman Yordam'daki işini
bırakabilir. İsteyen istediği yayın organında yazabilir. Kimse burada
kimseyi bağlamıyor filan.
Ama burada Görkem Evci'nin bir metnine gönderme yapmadan, başlıktaki Akif
Emre bahsine iki sebepten giremeyeceğim, kusura bakmayın:
1- Görkem Evci'nin Yordam dergisinin 13. sayısının Takdim Tefrikaları
bölümündeki "D. Mehmet Doğan ile etnik dillere giriş" başlıklı yazısı,
benim bu iletide dile getirmek istediğim hususla bire bir ilişkili.
2- Birkaç yıl önce Akif Emre'nin İzler kitabını okuduğumda çok rahatsız
olmuş, oradaki Arap milliyetçiliğine karşı yazarın aşağılayıcı tutumu
(İttihat ve Terakki yaklaşımını aynen benimsemesi: Arap isyanını haklı
görmeyişi, yani Arap halkından değil de Osmanlı devletinden yana olan
mutlak tutumu) beni rahatsız etmişti. Aynı kitapta Azeri milliyetçiliğini
yüceltmesi, Balkanlar'ı anlatırkenki sömürgeci yaklaşımı, İngiltere'de
tanıştığı Irak Kürdistanı'ndan gelmiş bir Kürt'le tartışmasındaki müstağni
tutumu ve nihayet Ortadoğu'ya tıpkı üstadı Sezai Karakoç gibi Türk devlet
egemenliğini esas alarak bakışı, onun bir sağcı olduğunu göstermeye
yetiyordu benim için.
"Benim için" dedim, çünkü Akif Emre'nin sağcı-muhafazakâr olduğunu
söylediğim arkadaşların birçoğundan "sana göre herkes sağcı" cevabını
aldım, alıyorum. O arkadaşların pek çoğu, şimdi bu satırları yazdığım
Yordam dergisi grubuna üyeler. Ve bu grup kamuya açık. Anasayfası epeyce
izlenen bir grup (ki burada dişe dokunur yazılarım, birçok site tarafından
"yordam dergisi mail grubu" kaynak gösterilerek alıntılanmıştır.) Akif Emre
ile ilgili sözlerimde yanılıyorsam "sahabe ahlakı" ile karşılaşmak, açıkça
eleştirilmek isterim. Hz. Ömer halife olduğu halde, hem de hutbede bile
eleştiriliyordu. Benim eleştirilerime kızan iyi niyetli(?) insanlar,
itirazlarını İslam'la süslemeden önce bunu düşünsünler. Eleştirdiğim hiçbir
yazar için hiçbir edepsiz kelime kullanmadım.
Neyse. Şimdi önce Görkem Evci'nin o yazısını, sonra da Akif Emre'nin Yeni
Şafak'ta bundan iki hafta önce, 23 Haziran 2012'de yazdığı yazısından bir
kesiti paylaşacağım. Akif Emre'nin bu yazısını farkettiren arkadaşım Selim
Yeşiltaş'a teşekkür ederim. Benim bu yazıdan anladığım; Sezai Karakoç
izleyicisi Akif Emre, Nurettin Topçu izleyicisi D. Mehmet Doğan kadar
sağcı. Üstelik her ikisi de Kürtçe eğitime karşı çıkarken güya Kürtler
lehine bir "duruş" sergiliyorlar. Bir fazlalıkla ki Akif Emre, Kürtçe
anadilde eğitimin Kürtleri İslam'dan uzaklaştıracağını da ileri sürüyor!
Üstelik her türlü imkanından yararlandığı Türk modernleşmesini de
öteleyerek yumuşak bir iniş yapmaya çabalıyor. Böylece birçok muhafazakârın
yaptığı gibi geriye dönüş kapısını açık bırakıyor, kendisini
eleştirebilecek muhtemel muhaliflere "ben sadece Kürt modernleşmesine
değil, Türk modernleşmesine de karşıyım canım" diyebilecek. Türk devleti,
"saldırarak" bitiremediği Kürtçeyi, bilimi ve dini Kürtler aleyhine
fütursuzca kullanan bu yazarlar desteğiyle "sarılarak" bitirmeye
çabalayacak gelecekte. Anlaşıldı.
1- Görkem Evci, "D. Mehmet Doğan ile etnik dillere giriş", Yordam Dergisi,
sayı 13
"Dergâh'ın Aralık 2011 sayısının orta sayfa sohbetini okuyorum. D.
Mehmet Doğan'la yapılmış. Mesele dil, kültür, sözlük... Konu nasılsa asıl
yaraya, "farklı etnik unsurların" kullandığı dile gelmiş. Aslında güzel
güzel başlamış cevap, evrenselden Türkçe örneğine gelmiş, sonra birden
anadilde eğitim mevzuuna dalmış Mehmet Doğan. "Tarih boyunca güçlü bir
yazılı kültür oluşturmamış, edebiyatta, yönetimde ve iletişimde
kullanılmamış bir dili 21. yüzyılda öğretim veya yönetim dili yapmak,
kendini o dilin etnisitesi ile tanımlayan halkı o dile hapsetmek olur."
demiş. Bak sen şu işe. Doğan, acaba hangi dilden bahsetti, konuyu evirip
çevirip buraya nasıl getirdi? Bu dilleri öğrenmek, edebiyatta veya başka
alanlarda kullanmak ancak bu kabulden sonra yararlı olabilirmiş. Bu
kabulden sonra hangi kullanmaktan bahsediyor ki? Ha şimdi, bu dil Kürtçe
oluyorsa -ki oluyor- tarih boyunca edebiyatta, yönetimde, öğretimde
kullanılmamış bir dil mi oluyor Kürtçe? Bunu basit bir bilgi yanlışı olarak
mı görelim? Ve şimdinin modası Kürtler adına Kürt taleplerini yok saymaya
çabalamak. Kürtlerin isteklerinin onlar açısından "zararlı" olduğunu
kanıtlamaya çalışmak... Kürtçe eğitimin Kürtleri hapsetmek olduğunu
söylemek gibi... Peki, bu dili, bu dili kullanan insanları, hapsedenleri ne
yapalım? Diyelim ki D. Mehmet Doğan'ın söylediği gibi "etnik unsurların
kullandığı diller" yeterince gelişmemiş. Bunun sorumlusu o dili hapsedenler
değil mi yani? Doğan'ın sözleri, muhafazakâr bakışa bir kılıf uydurma
çabası olmaktan öteye gidemiyor bu yüzden. Bu durumda bize de şu duayı sık
sık tekrarlamak düşüyor: Allah, cem-i cümlemizi, bilhassa Müslümanları
sağcılıktan korusun. Muhafazakârlıktan muhafaza eylesin. Amin."
2- Akif Emre, "Eğitimde 'insan' var mı?" (Tamamı için bkz:
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/Default.aspx?i=32931&y=AkifEmre)
"Anadilde eğitim mücadelesi verenler, modern insan formatının anadilde daha
kolay verileceğini, daha kolay standardize edileceğinin farkındalar.
Farkında olmayanlar, Kemalist çekirdek zihniyete sahip, tek tipleşmeyi
tabulaştıranlar. Anadilde eğitim, Türkçenin başına çok daha önce gelen
mühendisliğin gecikmiş bir modern versiyonunun icra edilmesinden ibaret.
Sekülerize edilen bir Kürtçe, Kürtlerin İslam medeniyet dairesi ile kalan
son bağlarının da koparılmasına yarar. Modern eğitimin Türkçeye yaptığı
müdahale de bu açıdan muhteva olarak benzer. Türkçe anadilde eğitim
alanlarında, bu anadilin ait olduğu medeniyetle irtibatı koparılmıştır."
Son söz: Akif Emre'nin bu yazısına getirebileceğim birçok itirazı sonraya
bırakıyorum. Lüzumu halinde yazarız. Fakat insana hiç yaraşmayan, devlete
yaraşan bu tutumuyla Kürtlerin asimle edilmesini ima eden aynı Akif Emre,
üç gün önceki yazısında bu kez insana yaraşır bir tutumla Uygur Türklerinin
asimle tehlikesine karşı kendi kültürlerini ve dillerini nasıl
koruyacaklarına dair haklı endişesini okurlarıyla paylaşıyor. Bu ne yaman
çelişki? Bkz:
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/Default.aspx?i=33094&y=AkifEmre
Acaba ben mi adaletsizlik yapıyorum? Bunları dile getiren kişi Kürt ise,
"adaletsiz" bulduğum insanlarca "Kürtçü" olarak damgalanıyor çünkü.
Mehmet Sait Çakar
Yordam dergisi proje koordinatörü
--
- Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in.
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
- Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu.
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir.
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.