*Paketten 'seçim manevrası' çıktı
*
*
*
*Fehim Işık*
*
*

*DEMOKRATİKLEŞME *Paketi'nin içinde neler olacağı günlerdir kamuoyunda
tartışılıyordu. Başbakan, nihayetinde açıkladı. Uzun bir 'salı
konuşmasının' ardından paketin içeriğine ait merak edilen yanıtları iki
bölüm halinde sundu. İlk bölümde yasal, ikinci bölümde ise idari olarak
yapılacak/yapılabilecek değişiklikleri anlattı. Başbakan değişikliklerin
önemli bir kısmını "yapacağız" şeklinde sunarken, seçim barajı ile ilgili
değişiklikleri de "üç alternatifli olarak tartışmaya açacağız" dedi.

*OLACAKLAR DEĞİL, OLMAYACAKLAR BELLİYDİ*

Konuyla ilgili yazdığımız her değerlendirmede üstüne basa basa dedik; bir
kez daha tekrar edelim: Pakette nelerin olacağını bilmiyoruz ama nelerin
olmayacağını biliyoruz, demiştik. Sunulan pakette bu yaklaşımı yanıltan
belki de tek somut adım oldu: Andımız'ın kaldırılması...
Andımız'ın, doğrusu bir tek azınlık okullarında kaldırılması bekleniyordu.
Başbakan, bir yönetmelikle bile yapılması mümkün bu değişikliği,
nihayetinde 11 yıl sonra somut ifadelerle kaldıracaklarını söyledi.
Olmayacağını bildiklerimizden biri seçim barajıydı. Başbakan, "Seçim barajı
kaldırılmayacak. Meclise gelmek isteyen daha çok çalışsın," diyordu. Bu
kez, üç farklı alternatifi tartışmaya açarak eski söylemini nispeten
yumuşattı.
Tabii seçim barajı tartışmalarından ne çıkacağını, Hükümetin, özellikle
kendi iktidarını riske sokacak demokratik bir seçim yasasını nasıl
değerlendireceğini, Hükümetten yana umutlu olmasak da önümüzdeki günlerde
daha somut göreceğiz.
Bir diğer bildiğimiz şey ise KCK davasından haksız bir şekilde
tutuklananların bırakılmasına dönük değişikliklerin olmayacağıydı. Bu
konuda da zaten Başbakan tek bir söz etmedi. Görünen o, KCK tutuklularının
rehine pozisyonu devam ettirilecek...
Paketten çıkanlarla ilgili Başbakan'ın anlattıklarına gelince; bunların
önemli bir kısmı zaten günlerdir bir şekliyle basına servis ediliyordu. Ana
dilinde eğitimin özel okullarda serbest bırakılması, eski yer isimlerinin
iadesi, Türkçe alfabede olmayan harflerin kullanımına dönük yasakların
kaldırılması gibi değişiklikleri günlerdir Hükümete yakın kalemlerin
yorumlarında, açıklamalarında okuduğumuz için sürpriz olmadı.
Ana dilinde eğitimin yaşamın tüm alanlarında serbest bırakılmadığı bir
toplumda, Başbakan'ın 'yapacağız' dedikleri, başkalarını bilmem ama en
azından Kürtler açısından tatminkâr olmayan geç kalınmış adımlardır.

*HER DEĞİŞİMDE MÜCADELENİN İMZASI VAR*

Şurası çok açık ki Hükümet özellikle ilk iki döneminde hiçbir hükümete
nasip olmayan bir destek alıyordu. Askeri vesayetin kaldırılması ve
demokratikleşme ile ilgili adımlarda, Türkiye'de AKP'ye oy veren-vermeyen
geniş bir kesim Hükümete açık çek verdi. Üçüncü döneminde ise Hükümet daha
önce kendisine verilen bu çek ile edindiklerini ne yazık ki hovardaca
harcıyor. Deyim yerindeyse, parası varken ödemeyi taksit taksit yapmayı
tercih ediyor.
Daha öncekiler de, bu Hükümet döneminde açılan paketler de esasen toplumsal
taleplerin, uzun erimli mücadelelerin ortaya çıkan sonuçlarıdır. Yıllar
önce, yok sayılan bir Kürtçeden Kürtçenin dershanelerde öğretilmesine
olanak sunulması, 2009'da devlet televizyonunun Kürtçe yayına başlaması;
şimdilerde ise bir adım öteye geçilip ana dilinde eğitimin özel okullarda
serbest bırakılması, elbet yönetenlerin bir sabah kalkıp karar verdikleri
yaklaşımlar değil.
Toplumun farklı kesimleri engelleyici, dışlayıcı, yok sayıcı garabetlerin
ortadan kalkması için hep mücadele verdi, bunun için ağır bedeller ödedi.
Tam karşılığını almaları gereken dönemlerde ise Hükümet hep aynı yalana
sığındı: "Toplum hazır değil." Kendisinin bile inanmadığı bu yalanın
karşılığında ise kendi takvimine uygun, toplumu tatmin etmeyen, geç
kalınmış adımlar atmayı yeğledi...

*PAKETİN HAZIRLANIŞI DIŞLAYICI*

Hükümet paketi hazırlarken kimseden görüş alma gereği duymadı. Kapalı
kapılar ardında Hükümete yakın bazılarının görüşünü almasının da zerre
kıymeti harbiyesi yoktur.
"Barış ve Çözüm Süreci" ile ilişkisi ise zaten Başbakan'ın uzun 'salı
konuşması'nda kendini ele veriyordu. Başbakan, daha önce de defalarca
yazdığımız gibi süreci seçime kadar uzatacak bir yolu deniyor. Hatta
takvimi, sadece kendisi belirlemekle kalmıyor ciddi bir riske girerek,
"hazır değil" dediği toplumu yine kendisi biliyor...
Görünen o, Hükümetin rahatsız olmasına, bu kesimleri 'bedbaht' ilan
etmesine rağmen, son paket de Kürtleri, Alevileri, toplumun
ötekileştirilmiş, yok sayılmış diğer kesimlerini tatmin etmedi. Tatmin
olmayan bu kesimlerin bahtına da bir sonraki seçim kaldı.
2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce yeni bir pakette buluşmak üzere...


http://www.evrensel.net/news.php?id=69409

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap